close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kîle lehumu-ttekû mâ beyne eydîkum vemâ ḣalfekum le’allekum turhamûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onlara, önünüzde bulunanla ardınızda olan azaptan çekinin de rahmete erin dendi mi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan (yapmayı tasarladığınız kötülüklerden ve daha önce işlediklerinizden artık) sakının (ve uzaklaşın), belki esirgenip (merhamet edilirsiniz)" denildiği vakit de (dinlemeyip inkâra ve isyana devam ederlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu insanlara önünüzdeki ve arkanızdaki, yani sizden önce geçen ve ileride sizi bekleyici olaylardan sakınıp, yolunuzu Allah'a sorarak öğrenip, ne yapacağınızı belirleyin ki, ancak böylece merhamet olunasınız denildiği zaman, aldırış bile etmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Dünyadaki cezadan, âhiretteki azaptan, önünüzdekilerden ve gelecektekilerden korunun, Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arının. Ola ki, merhamete mazhar olursunuz.” denildiği zaman aldırmazlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızda olandan korkun. Umulur ki merhamet olunursunuz" dendiğinde (yüz çevirdiler).
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara: 'Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz' denildiğinde, (dinlemeyip inkâra devam edenler).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara (o Mekke halkına Peygamber tarafından): “-Önünüzdeki ahiret işinden ve arkanızdaki dünya felâketlerinden korkun ki, merhamet olunasınız.” denildiği zaman (yüz çevirdiler).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara “Geçmiş ve geleceğinize dikkat edin, belki rahmete mazhar olursunuz.” denildiğinde (yüz çevirirler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara, “Önünüzdekinden/ahiret azabından ve arkanızdakinden/dünyanın aldatıcılığından sakınınız ki, size merhamet edilebilsin” denildiğinde hiç aldırmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
«Uzak, yakın kötülükten sakının, olur yarlıganırsız» denildiğinde, ancak ondan yüz çevirirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara: “önünüzden (dünyada Allah'a karşı gelmekten) ve geleceğinizden (ahiret azabından) sakının ki, belki merhamet olunursunuz!” dendiği zaman yüz çevirirler.
Cemil Said
swap_vert close
Kendilerine "Allâh’ın merhametine mazhar olmak içün dünyâ ve âhiret ’azâbından korkunuz" dinildiği zamân ehemmiyet virmiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara, “Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin” denildiğinde yüz çevirirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki rahmet göresiniz” dendiğinde (aldırış etmezler).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işlerde Allah'tan korkun; umulur ki size merhamet olunur denildiğinde (aldırmazlar).
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine, "Geçmişinizden ibret alıp ve geleceğiniz için sakının ki merhamet edilesiniz," denilmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hal böyle iken onlara önünüzdekini ve arkanızdakini gözetip korunun ki rahmete şayan olasınız denildiği zaman
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara, “Önünüzdekinden (âhiret azabından) ve arkanızdakinden (geçmiş günahlarınızdan tövbe ederek) sakınınız ki, size merhamet edilsin” diye buyurulduğunda (haktan/hakikatten) yüz çevirirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara: “Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz.” denildiği zaman;
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara : «Önünüzdekinden de, arkanızdakinden de sakının. Tâki esirgenesiniz» denildiği zaman (yüz çevirdiler).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve âhiret azâbından)sakının; tâ ki merhamet olunasınız” denildiği zaman (yüz çevirirler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hem onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve ahiret azabını gerektiren inkâr, zulüm ve kötü işlerden) sakının ki, esirgenesiniz," dendiği zaman (aldırmazlar).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara “Yapıp önünüze koyduklarınızdan ve yapmanız gerekenleri yapmayıp, arkanıza atarak yapmadıklarınızdan korunun ki, merhamet olunasınız” denildiği halde,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendilerine "Önünüzdeki, arkanızdaki azaptan sakının ki yarlıganasınız" denilince,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— Merhamet olunmanız için önlerinizde, arkalarınızda bulunan afetlerden sakının» denildiği zaman onlara yüz çevirirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara, “Önünüzde ve arkanızda¹³ bulunan şeylerden dolayı O’na karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Ola ki merhametine nâil olursunuz” denildiğinde;
13 Önünüz ve arkanız deyimleri; yaptığınız ve yapacağınız şeyler, dünyada ve ahirette azaba götürecek şeyler, sizden önce geçen ve sizi bekleyen olaylar vb şekillerde yorumlanmıştır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, “Önünüzde olandan (azaptan) ve arkanızda olandan (geçmiş günahlarınızdan) korkup sakının da belki esirgenirsiniz” denildiğinde (dinlemeyip küfre saparlar).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, “Önünüzde ve arkanızda bulunan ve sizi çepeçevre kuşatan evrendeki hârika yaratılış mûcizelerini düşünün! Ayrıca, sizden öncekilerin başına gelenlerden ibret alın da, ileride başınıza gelebilecek felâketlerden kendinizi koruyun! Çevrenizdeki bütün varlıklara karşı şefkat ve merhametle davranın ve kötülüğün, haksızlığın her çeşidinden sakının ki, böylece ilâhî lütuf ve rahmete lâyık olabilesiniz!” denildiğinde, sanki bunları hiç duymamış gibi dönüp giderler. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara: -“Önünde ve sonunda başınıza gelecek şeylerden sakınıp korunun ki merhamet edilesiniz!” denildiği zaman;
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanlara zaman zaman : " Dünyanızı da aihiretinizi de sağlama alın, böyle yaparsanız sevgiye mazhar olabilirsiniz " denmiştir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara demiştik ki; yaptığınız yapacağınız kötülükler nedeniyle başınıza gelecek azaptan sakının! Eceliniz bitmeden aklınızı başınıza toplayın! Yapmış olduğunuz kötülükler nedeniyle kötülük yaptığınız kişilerden özür dileyin! Haksızlıkla el koyduklarınızı geri verin! Rabbinizden de af dileyin! Belki yaptıklarınızın cezasından kurtulmanıza yarar. Değilse biz yaparız olur biter, kimse bize bir şey yapamaz diyorsanız şiddetle cezalandırılırsınız. Artık Rabbinizin cezası yeryüzünde mi gelir, ahirete mi kalır bilinmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korunun ki merhamete uğratılasınız” [*]dendiğinde
Bu ifade “Onlara ‘Önünüzdekiler ve arkanızdakiler (yapıp ettikleriniz/yapmayıp terk ettikleriniz) nedeniyle duyarlı olup korunun ki merhamete uğratılasınız’ dendiği zaman” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlara: “Önceden yaptığınız ve halen yapmakta olduğunuz işlerinizde (Allah’tan) korkup sakının,¹ belki o zaman esirgenirsiniz.” denildiğinde (aldırmazlar.)
1 Bu bölüm: “işlediğiniz ve işleyeceğiniz günahlar için Allah’tan korkup sakının” diye tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlara: “Gözlerinizin önünde olan ve sizden gizli tutulan ²⁴ [her şeyin Allah’ın bilgisi dahilinde olduğu gerçeğini unutmadan] dikkat edin ki Allah’ın rahmetine nail olabilesiniz!” denildiğinde [çoğu duymazlıktan gelir;]
24 Yukarıdaki ifadenin bu şekilde çevrilmesinin bir açıklaması için bkz. sure 2, not 247. Bu örnekte insanın bilinçli olarak yaptıkları ile bilinçsiz veya yarı bilinçli eylemleri ifade edilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara: – Dünyada ve ahirette sizi azaba götürecek şeylerden sakının ki ilahi merhamete nail olasınız, denildiğinde. 16/32, 21/101-102, 39/73-74
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerine “Sizi bekleyen (âhiret) ve geride bıraktığınız (hayattan) dolayı[³⁹⁵⁸] sorumluluktan titreyin ki, ilâhî merhamete mazhar olabilesiniz” denildiğinde (yüz çevirdiler):
[3958] Said b. Cübeyr ve Mücahid yoluyla İbn Abbas’ın yorumunun ışığında.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara, "Önünüzdekilerden (başınıza gelecek dünya ve ahiret azabından) ve arkanızdakilerden (önceki kavimlerin başına çöken azaplardan ibret alıp) korkun" denildiği zaman (bunları boş bir tehdit sayıp alay ederler)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olanlardan sakının ki belki size merhamet edilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara belki merhamet olunursunuz, önlerinizde olandan ve arkanızda olandan sakınınız denildiği zaman (onlar yüz çevirirler).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara ne zaman: “Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin! böylelikle merhamet edilmeye layık olun! ” denilse, yüz çevirirler. . .
Bu haller hakkında şu ihtimaller düşünülmüştür:“Dünya azabı ve âhiret azabı”; “Şimdiki zaman veya istikbaldeki tehlikeler”, “Görünen veya görünmeyen kaza ve belalar”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara: "Önünüzdeki ve arkanızdaki (yani sizden önce geçen ve ileride sizi bekleyen) olaylardan sakının ki, esirgenesiniz," dendiği zaman (aldırmazlar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara "Önünüzde olan ('azâb-ı dünyâdan) ve arkanızda olan (âhiret 'azâbından) korkub sakınınız, şayed ki rahmet olunasınız" dinildikde (buna icâbetden i'râz iderler.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bu insanlara önünüzde olan ve arkanızda kalan için tedbirinizi alın[*] ki ikram göresiniz” dendiği zaman (ölçüye uymazlar)
[*] Gemiye binmeden, bakım ve onarımını yapmalı ve seyir esnasında meydana gelebilecek her şeye hazırlıklı olmalıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara:-Önünüzdeki ve arkanızdakinden sakının ki merhamet olunasınız, denildiği zaman...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara “Önünüzdekilerden ve ardınızdakilerden sakının(20) ki size merhamet edilsin” dendiği zaman yüz çevirirler.
(20) Dünya ve âhiretin, geçmiş ve geleceğin, yaptıklarınızın ve yapacaklarınızın, gizli ve açık şeylerin tehlikelerinden.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin!" denildiğinde, hiç aldırmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim eyidildi anlara “ķorķuñ anı kim ileyünüzdedür daħı anı kim arduñuzdadur ya'nį dünye ola kim siz raḥmet ķılmasız”...
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan eyidilse anlara ḳorḳuñuz ileyüñüzde olandan, arduñuzda olan‐dan daḫı, ola kim raḥmet oluna.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara (müşriklərə): “Önünüzdə və arxanızda olandan (dünya və axirət əzabından) qorxun ki, bəlkə, rəhm olunasınız!” – deyildikdə (dönüb gedər, öyüd-nəsihətə qulaq asmazlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When it is said unto them: Beware of that which is before you and that which is behind you, that haply ye may find mercy (they are heedless).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When they are told, "Fear ye that which is(3992) before you and that which will be after you, in order that ye may receive Mercy," (they turn back).
3992 Man should consider and beware of the consequences of his past, and guard against the consequences in his future. The present is only a fleeting moment poised between the past and the future, and gone even while it is being mentioned or thought about. Man should review his whole life and prepare for the Hereafter. If he does so, Allah is Merciful: He will forgive, and give strength for a better and higher life in the future. But this kind of teaching does not suit those steeped in this ephemeral life. They are bored, and turn away from it, to their own loss.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o za-man ki
ق۪يلَ
denildi
لَهُمُ
onlara
اتَّقُوا
takvâlı olun
مَا
o şey-lere ki
بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ
önünüzdedir
وَمَا
ve o şey-lere ki
خَلْفَكُمْ
arkanızdadır
لَعَلَّكُمْ
ta ki siz
تُرْحَمُونَ
merhamet olunursunuz
Hâl böyle iken onlara, "önünüzde ve arkanızda olan (yaptığınız ve yapmayıp geride bıraktığınız) şeylere karşı takvâ sahibi olun (Allah'ın ve âhiretin hesabını yaparak, kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın) ki size merhamet edilsin" denildiği zaman (bu nasihati dinlemezler).
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلْف
İsim
خ ل ف
Arka, halife, nesil, ard
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı