close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn kânet illâ sayhaten vâhideten fe-iżâ hum ḣâmidûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Azabımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ancak onlara) Sadece bir tek (kahredici sayha) çığlık (yetti); anında (yurtları yuvaları) sönüvermişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara vereceğimiz azap ve helak sadece bir ses, bir çığlık oldu ve böylece hepsi sönüp gitmiş yok olmuşlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sadece şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe indirildi. Onlar sönen ocaklara dönüverdiler, yeryüzünden silindiler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sadece bir çığlık (onlara yetti) ve böylece anında sönüverdiler.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O (helâk edilişlerine sebep) yalnız bir sayha (Cebraîl'in sesi) oldu; hemen sönüverdiler (öldü gittiler).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların işi, tek bir sayha (ses veya patlama) ile bitti. O patlamadan sonra onlar sönüverdiler. (Öldüler veya yanardağdan sonra sönüp heykelleşen cesetleri kaldı.)(*)
(*) Hıristiyan tebliğcilerine karşı koyan, Vezüv Yanardağının patlamasına maruz kalan Pompei şehrini kastediyor olması kuvvetle muhtemeldir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Bir anda sönüverdiler.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, bir tek haykırış, hemen hepsi söndüler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler (onlardan hiçbir eser kalmadı).
Cemil Said
swap_vert close
Ânları mahv itmek içün Cibril’in sadâsı kifâyet iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
28,29. Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Cezaları) korkunç bir sesten ibaretti; sönüverdiler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler:
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Onların helâkine) sadece bir sayhâ (şiddetli/korkunç bir ses/gürültü) yetti ve onlar, anında sönüverdiler. (Alevi giden sönmüş ateşe döndüler.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sadece bir sayha!¹ O zaman onlar sönenler oldular!
1- Orduya gerek de yok. Onların hakkından gelmek için ‘şiddetli bir ses, korkunç bir gürültü' yetti.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onları yıkıma uğratan) tek bir sayhadan (yüksek frekanslı dehşet verici bir ses ve patlamadan) başka bir şey değildi. Ondan (o ses, gürleme ve patlamadan) sonra onlar sönüverdiler. (Öldüler ve yanardağdan sonra sönüp heykelleşen cesetleri kaldı.) (*)
(*) 29. âyetteki “dehşet verici ses” anlamına gelen sayha kelimesi “tek” anlamına gelen vâhide sıfatı ile nitelenmiştir. Buna göre âyetin ilk cümlesinin lafzî karşılığı “(Cezaları) tek bir korkunç sesten ibaretti” şeklinde olur. Fakat burada sesin sonuna kadar aynı şekilde devam etme özelliğine işaret bulunduğu için (İbn Âşûr, XXIII, 6), bu cümle “(Cezaları) korkunç bir sesten ibaretti” şeklinde tercüme edilmiştir. Korkunç sesin mahiyeti hakkında burada bir açıklama bulunmamakla beraber, Kur’an’ın, haklarında aynı kelimeyi kullandığı kavimlerle ilgili başka ifadelerinden hareketle bu cezanın yıldırım çarpması ve şiddetli deprem olabileceği açıklamaları yapılmıştır. Tefsir (Kur’an Yolu) Ayrıca bu elçilere karşı koyan, Vezüv Yanardağının patlamasına maruz kalan Pompei şehrini kastediyor olması kuvvetle muhtemeldir. (B. Sağlam Meali)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yalnızca (yüksek frekanslı) bir ses dalgası ve birden bire, ateşin bıraktığı küller gibi yere yayılıverdiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yalnız bir tek haykırma oldu, hepsi birden sönüp gittiler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara yalnız korkunç bir ses yetti, hemen kor gibi söndüler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sadece tek bir korkunç ses [sayha]. Bir de ne görürsün! Hemen sönüp gitmişler.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sadece, dehşet verici bir gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren korkunç bir çığlık kopuverdi, hepsi o kadar! İşte o anda, bütün zâlimler, kül yığınına dönüşerek yok olup gittiler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sadece bir tek sayha / yüksek ses oldu. Artık sönüp gitmektedirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sadece tek bir ses patlaması oldu o kadar. Hepsi balon gibi sönüverdiler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar kendi yaptıkları yüzünden korkunç bir sesle yok olup gittiler. Şeytana uyarak akılları hırsları yüzünden birbirine girdiler. Çıkar peşinde koşarken birçok düşman edindiler. Aralarında çıkan kavgalar, açlıklar, yokluklar, ölümler, dökülen kanlar sonlarını hazırladı. Felaketleri yaşadıkça çığlıkları dünyayı kapladı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bekledikleri), korkunç bir sesten ibarettir; bir de bakarsın ki yere serilirler.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onların helâkine) yalnızca bir tek çığlık (yetti) ve onlar, anında sönüverdiler.¹
1 O şahsı dinlemeyip öldüren kavmini de onun arkasından sağ bırakmadık, gerçi o şehidin arkasında ve Rasullerin elinde bir ordu yoktu. Bununla beraber onlara harp için gökten bir ordu da indirmedik. Yani bu gibi durumlarda gökten apaçık bir ordu indirivermek âdet-i ilâhiyyeden değildi. Allah’ın bir kavmi helak etmesi için öyle ordular indirmesine de lüzum yoktur. “Bedir”de, “Hendek”de Melekleri indirmesi bile mü’minlerin kalplerini tatmin için idi. O Allah, bir iş murad edince ona sâdece “ol!” der o da oluverir. Onların başına gelen hadise sâdece tek bir ses, bir sayha oldu. Bazıları bundan o toplumun helâkini anlamışlarsa da İsa (a.s)’ın daveti karşısında Roma devletinin yıkılışını anlamak daha şümullüdür. (Elmalılı) Bazı çokbilmişler ayetin başındaki (إن)’i şartiyye zannedip bu ayeti: “eğer bu gerekseydi onlara bir çığlık yeterdi” diye anlayarak mucizeleri inkârlarına veya hafife almalarına devam etmişlerdir. Hâlbuki (إلّا)’dan önce gelen (إن) şartıyye değil nafiye olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
hiçbir şey [gerekmiyordu], bir [ceza] çığlığından başka! Ve sonunda sessiz ve hareketsiz bir kül yığınına dönüverdiler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sadece korkunç bir çığlık. Bir de bakmışın hepsi helak olup gitmişler. 29/40, 69/5...8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
eğer bu gerekseydi, tek bir çığlık yeterli olurdu; o zaman da onlar sönmüş köz gibi kararıp küle dönerlerdi.[³⁹⁴⁴]
[3944] Zımnen: ama bu olmadı. Buradaki in kâne kalıbının işlevi şu âyettekine benzer: İn kâne lirrahmâni veledun (“De ki (ey rasul): “Rahmân’ın bir erkek çocuk sahibi olması söz konusu değildir.” 43:81 Krş: 21:17; 35:41). Zımnen: onları cezalandırmaya gerek yoktu. Eğer bunu isteseydik bir ordu değil, tek bir çığlık yeterli olurdu. Bu okuma klasik tefsir otoritelerinin Antakya ile irtibatlı yorumlarına izin verir. Zira Antakya’da söz konusu tarihlerde böylesine kitlesel bir helâke şahit olunmamıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sadece korkunç bir ses, (Cebrail a.s.'in bir kez haykırması) yetti. (Üflenen mum gibi) derhal sönüverdiler. (Önüne geleni yakmak isteyen o kavim, tarih sayfasından silinip gitti)
Osman Fırat
swap_vert close
Sadece (indirdiğimiz) korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Orduya ne lüzum? ), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sadece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onları ancak tek bir sayha helâk itdi. O vakit sönmüş köze döndiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sadece yüksek bir ses olur; bakarsınız ki sönüveriyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Korkunç bir ses onlara yetti; sönüp gittiler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda sönüverdiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül-idi ya'nį 'uķubat illā bir gez çaġırmaķ pes ol vaķt anlar ölmişlerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ helākligi degül‐idi, illā bir ṣayḥa bile. Pes barçası helāk oldı, biriḳalmadı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onların cəzası) ancaq dəhşətli (tükürpədici) bir səs (Cəbrailin qışqırtısı) oldu. Dərhal məhv olub (şam kimi sönüb) getdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It was but one Shout, and lo! they were extinct.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was no more than a single mighty Blast,(3973) and behold! they were (like ashes)(3974) quenched and silent.
3973 Allah's Justice or Punishment does not necessarily come with pomp and circumstance, nor have the forces of human evil or wickedness the power to require the exertion of mighty spiritual forces to subdue them. A single mighty Blast-either the rumbling of an earthquake, or a great and violent wind-was sufficient in this case. Cf. 11:67 and n. 1561 (which describes the fate of Thamud); also, n. 3463 to 29:40, also 36:49, 3974 Cf. 21:15 . They had made a great deal of noise in their time, but they were reduced to silence, like spent ashes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ كَانَتْ
olmadı
اِلَّا
an- cak
صَيْحَةً
bir sayha
وَاحِدَةً
tek
فَاِذَا
akabinde o anda
هُمْ
onlar
خَامِدُونَ
sönen kimselerdir
(Onları helâk eden) Sadece tek bir sayha oldu. Akabinde onlar bir anda (üflenen mum gibi hemen) sönüverdiler.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
صَيْحَة
İsim
ص ي ح
Sayha
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
خَامِد۪ينَ
Etken fiil
خ م د
Sönmüş, sönen kimseler