close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kîle-dḣuli-lcenne(te)(s) kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Denildi ki: Gir cennete. Ne olurdu dedi, kavmim de bilseydi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Buna rağmen tutup öldürdükleri zata) Ona: "Cennete gir" denilince şöyle söyledi: "Ne olurdu, keşke kavmim (imanın ve İslam’ın kıymetini) bilselerdi."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyle bir tavır sonrası, üzerine üşüşüp orada şehid ettiler ve kendisine Allah tarafından denildi ki: “Haydi buyur cennete.” O da girdiği cennetteki manzaralar ve nimetleri görünce: “Ah ne olaydı keşke benim toplumum da bu gerçeği bir anlasaydı” der.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bütün çabalarına rağmen söz dinlemeyen kavmi tarafından şehit edilirken, ona: “Gir Cennete!” denildi. O da: “Ne olurdu kavmim bilseydi...” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ona: "Cennete gir" denildi. O da dedi ki: "Keşke kavmim bilseydi,
Ali Bulaç
swap_vert close
Ona: 'Cennete gir' denildi. O da: 'Keşke benim kavmim de bir bilseydi' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onun nasihatlarına rağmen, kavmi onu öldürdüler. Ruhuna hitaben şöyle) denildi; “- Haydi, gir cennete!” (Cevap olarak ruhu şöyle) dedi: “- Ne olurdu, kavmim bilselerdi, tasdik etselerdi?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(O öldüğünde) ona “Cennete gir” denildi.(*) O ise “Keşke toplumum da bilseydi:
(*) Kabir hayatına işarettir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
26,27. “Gir cennete!” denilecek. Bu adam dedi ki: “Âh, keşke kavmim, Rabbim'in beni affedip ikram edilenlerden kıldığını bir bilebilseydi!”
Besim Atalay
swap_vert close
Ona denildi ki: «Cennete gir!», o dedi: «Keşke ulusum bilseydi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
26-27. (Kavmi tarafından taşlanarak ölüme giden o kimseye:) “Cennete gir” denildi. (O da:) “Keşke, Rabbimin beni bağışladığını ve cennetle ikram edilenlerden kıldığını kavmim bilseydi!” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
26,27. Taşa tutulub şehîd idildikden ve cennete dâhil oldukdan sonra Âh! Allâh’ın bana olan ihsânını ve ikrâmını eğer kavmim bilse idi" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
26,27. Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
26-27. Ona, “Cennete gir” denildi. “Rabbimin beni bağışladığını ve güzel biçimde ağırlananlardan eylediğini keşke kavmim bilseydi!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
26, 27. Gir cennete! denildi. «Keşke, dedi, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!»
Edip Yüksel
swap_vert close
(Ölüm anında) Kendisine, "Cennete gir," denir. "Keşke benim halkım bir bilseydi..."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Denildi ki: haydi gir Cennete! ay, dedi, nolurdu kavmın bilselerdi? Rabbım bana ne mağrifet buyurdu
Emrah Demiryent
swap_vert close
26-27. (Bunca nasihate rağmen, müşrik kavmi onu taşlayarak öldürdüler. Rûhuna hitaben şöyle) buyuruldu: “Haydi, gir cennete!” O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni (m geçmiş günahlarımı) bağışladığını ve beni (cennet ile) ikram edilenlerden kıldığını bilseydi” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona, “Cennete gir!” denildi. “Keşke halkım bilseydi;”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ona): «gir cennete denildi. (O da) «Nolurdu, dedi, kavmim bilselerdi»,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
26,27. (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) “Cennete gir!” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
26, 27. (İman ettim demesinin peşinden, ona), "Gir cennete (cenneti hak ettin, cennetlik oldun)" denildi. (O da,) keşke kavmim, Rabbimin (bu iman sayesinde) beni affedip ikram edilenlerden kıldığını bir bilebilseydi!’’ dedi. *
(*) Er-RAZİ" tefsirinde ‘’gir cennete" ifadesiyle ilgili olarak iki izah yapılır: a) O önce öldürüldü, sonra da ölümünü müteakip kendisine, "gir cennete" denildi. b) Onun, "iman ettim" demesinin peşinden, ona, "gir cennete" denildi. Birinci izaha göre, Cenâb-ı Hakk´ın, "(O da) Ne olurdu kavmim bilselerdi..." ifadesi, o zatın bu sözü ölümünden sonra söylediği; Allah´ın, onun bu sözünü haber verdiği manasına gelir. İkincisine göre ise o bu sözü hayatta iken söylemiş olur. Buna göre o sanki kendisinin cennete gireceklerden olduğunu o elçilerden duymuş, onları tasdik etmiş, buna kesinkes inanmış ve bunun böyle olduğunu bilerek, "Keşke kavmim de, benim bildiğimi bilselerdi, böylece de, benim iman ettiğim gibi, iman etselerdi!" demiştir. Kaynak: (Tefsir-i Kebir - Mefatih’ul GAYB) İşte bizim tercihimiz de bu ikinci görüş olduğundan bu iki ayete bu şekilde meal vermeyi uygun bulduk. (الله اعلم) Ama birinci görüşün yorumu ise birçok tefsirde şöyledir: Bu emir, yani gir cennete emri, müjde içindir, o zaman cennete girme izni için değil. Yani bu zat ölünce melekler onun ruhuna hitaben ‘’dirilişten sonra ahiret günü müminler cennete girdiklerinde sen de cennete gireceksin’’ diye şeklinde bir müjde vermişlerdir. Zaten cennet ve cehenneme ancak ahiret günü hesap görüldükten sonra girilebilir. Arapça bilenler, aşağıdaki tefsir metinlerine bakabilirler. ثم قال تعالى: { قِيلَ ٱدْخُلِ ٱلْجَنَّةَ } فيه وجهان أحدهما: أنه قتل ثم قيل له ادخل الجنة بعد القتل وثانيهما: قيل ادخل الجنة عقيب قوله { ءامَنتُ } [يس: 25] وعلى الأول. فقوله تعالى: { قَالَ يٰلَيْتَ قَوْمِي يَعْلَمُونَ } يكون بعد موته والله أخبر بقوله وعلى الثاني قال ذلك في حياته وكأنه سمع الرسل أنه من الداخلين الجنة وصدقهم وقطع به وعلمه، فقال: يا ليت قومي يعلمون كما علمت فيؤمنون كما آمنت (مفاتيح الغيب – التفسير الكبير) ) وقيل: معناه وجبت لك الجنة، فهو خبر بأنه قد استحق دخولها، ولا يكون إلا بعد البعث، ولم يأت في القرآن أنه قتل (البحر المحيط) قِيلَ ٱدْخُلِ ٱلْجَنَّةَ}، والتعبير بالماضي لتحقق الوقوع (روح المعاني) الثاني: أنه أخبر بأنه قد استحق دخول الجنة لأن دخولها يستحق بعد البعث (النكت والعيون - الماوردي - البحر المحيط) {قِيلَ ٱدْخُلِ ٱلْجَنَّةَ} ظاهره أنه أمر حقيقي بدخول الجنة وقت البعث.( النهر الماد - الاندلوسي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O’na “Gir cennete” denildi. O’da cennette “Keşke kavmim (ne ile karşılaşacaklarını) bilselerdi”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Cennet’e gir" buyruldu. Dedi: "Ah, ne olurdu, ulusum bunu bir bilseydi,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
26, 27. Ona «— Cennete girin» denildi. O «— Keşke kavmim, Rabbimin beni yarlıgadığını, beni ağırladıkları kimseler meyanında bulundurduğunu bilseydi!» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Öldürüldüğünde ona) “Cennete gir!” dendi. O da “Keşke kavmim bilseydi!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Ona, “Cennete gir” denildi. O ise “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu sözleri duyunca çılgına dönen zâlimler, o fedâkâr insanı oracıkta şehit ettiler. Böylece ona, “Şehitler için hazırlanmış olan şu cennete gir!” denildi. Fakat o hâlâ, halkının içler acısı durumunu düşünüyordu: “Keşke!” dedi, “Beni kanlara bulayarak işi bitireceğini zanneden halkım, şimdi ne durumda olduğumu bilseydi! ”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Cennet’e gir!” denildi. Dedi ki: -“Ah keşke benim kavmim bilse!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Cennete buyur " dedi bir ses. Adam ise son nefesinde: " Keşke, halkım şu anda görebilseydi,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbine inanan, Rabbinin emrettiği yasalara uyan, bunun için mücadele veren insana hesap günü gir cennete denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
26,27. Ona “Cennete gir!” denince, o da “Ah! Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Âhirette)¹ Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi”,
1 Bu âyetten, bu şahsın o toplum tarafından şehit edildiği ve Allah’ın bildiği şekilde âhirete göçtüğü anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve] ona: “Cennete gir[eceksin]!” denildiğinde ¹⁵ “Keşke” dedi, “kavmim bilseydi,
15 Yani, elçiler tarafından, yahut daha doğrusu, (bu kıssanın temsîlî karakteri dikkate alındığında) kendi sezgisi tarafından. “Kentin en uzak ucundan koşarak gelen” kişinin müdahalesi, kuşkusuz, her dinde bulunan inanmış bir azınlığı ve onların, yoldan sapmış arkadaşlarını, Allah’a karşı sorumluluk bilinci duymanın insan hayatını boşluktan kurtaracağına inandırmak için giriştikleri ümitsiz ve sonuçsuz çabalarını anlatan bir mecazdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O zaman kendisine gir cennete, denildi. O da: -Ah keşke halkım bilseydi. 16/32, 41/30...32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(En sonunda) ona “Sen cennetliksin!”[³⁹⁴²] denildi. Dedi ki: “Ah, keşke kavmim bir bilseydi
[3942] Lafzen: “Gir cennete!”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Zalimler onu, taş yağmuruna tuttular, öleceği sırada ona) "Cennete gir" diye nidâ olundu. O da: "Keşke kavmim;”
Osman Fırat
swap_vert close
Ona: "Cennete gir" denilince: "Keşke, dedi, kavmim bilseydi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(O'na) Denildi ki: «Cennete giriver.» Dedi ki: «Keşke kavmim bilselerdi!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ona “Buyur cennete gir! ” denildi. O ise halkını hatırlayarak: “Ah halkım bir bilseydi! ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ona: "Cennete gir" denilince: "Keşke, dedi, kavmim bilseydi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
26,27. (Kavmi onı katl itdiklerinden) Ona "Cennete gir" denildi. O da: "Ne olurdı bile idi, Rabbimin beni mağfiret itdiğini ve beni mükrimlerden kıldığını kavmim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Onu öldürdüler) “Cennet’e gir[*]” dendi. “Ah, keşke kavmim bilseydi” dedi.
[*] Bu ayet kabrin, bazı kimseler için cennet bahçesi olacağını gösterir. Çünkü Ahiretteki cennete mahşer gününden sonra girilecek ve bu şahsın oraya girdiğini, onu öldürenler de göreceklerdir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Cennete gir, denildi. O da:-Keşke kavmim bilseydi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ona “Cennete gir” dendi. O ise “Keşke,” diyordu. “Kavmim bilseydi,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Gir cennete!" denildi. Dedi: "Kavmim bir bilebilseydi?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
26-27. eyidildi “gir uçmaġa!” “eyitti iy keşki ķavmum bilelerdi yarlıġaduġuñ beni çalabum! daħı ķıldı beni aġırlanmışlardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyidildi aña şehīd olduġı vaḳt, cennete gir, dinildi. Eyitdi: N’ola‐y‐dı, be‐nüm ḳavmüm bile‐y‐di.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Antakiyalılar bu sözü eşidən kimi Həbib Həccarı daşqalaq edib öldürdülər). Ona (şəhid olduğu üçün Allah dərgahından): “Cənnətə daxil ol! – deyildi. (Həbib Həccar Cənnətə daxil olub oradakı ne’mətləri, hörmət-izzəti gördükdən sonra) dedi: “Kaş qövmüm biləydi ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It was said (unto him): Enter Paradise. He said: Would that my people knew
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was said: "Enter thou(3971) the Garden." He said: "Ah me! Would that my People knew (what I know)!-
3971 This godly and righteous man entered into the Peace of Allah, typified by the Garden of Rest and Beauty. Perhaps it is implied that he suffered martyrdom. But even then his thoughts were always with his People. He regretted their obstinacy and want of understanding, and wished even then that they might repent and obtain salvation, but they were obdurate and suffered for their sins as we learn from verses 28-29 below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ق۪يلَ
denildi
ادْخُلِ
gir
الْجَنَّةَۜ
cennete
قَالَ
dedi
يَا لَيْتَ
keşke (olsaydı)
قَوْم۪ي
kavmim
يَعْلَمُونَۙ
biliyorlar
(26-27) (Bunun üzerine kavmi onu öldürdü. Sonrasında ise kendisine) "Cennete gir!" denildi. (O da) "Keşke kavmim, Rabbimin beni mağfiret ettiğini ve beni ikrama nail olanlardan kıldığını bilseydi!" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
لَيْت
Zamir
لَيْت
Keşke
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi