close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ ‘aleynâ illâ-lbelâġu-lmubîn(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibaret.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Bizim üzerimize düşen de; (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden ibarettir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bize düşen, emanet edilen mesajı, size açıkça tebliğ etmek ve nasıl yaşanacağını da, bizzat hayatımızla göstermektir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bizim sorumluluğumuz apaçık bir tebliğdir.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Bize düşen de sadece apaçık bir tebliğdir."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve bizim sorumlu olduğumuz tek görevimiz, güçlü ve açık bir tebliğdir (size mesajı ulaştırmaktır.)” Onlar:
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Bize düşen, açık bir tebliğden başka bir şey değildir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, bizim ödevimiz, sizlere açıkçana eriştirmek»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bizim üzerimize düşen, yalnızca apaçık tebliğdir” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
16,17. Rasûller "Rabbimiz bizim size gönderilmiş oldığımızı biliyor. Biz size ’alenen teblîğ ile mükellefiz." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
16,17. Elçiler: "Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bize düşen, açıkça tebliğ etmekten ibarettir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bizim görevimiz, açıkça duyurmaktan ibarettir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze değil
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bize düşen yalnızca açıkça iletmektir.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bizim üzerimize (düşen vazîfe) apaçık tebliğden başkası değildir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Bize düşen de ancak (Rabbimizin mesajını) tam olarak açık ve anlaşılır bir şekilde size ulaştırmaktır.” *
(*) Yani bizim görevimiz sadece Allah’ın mesajını size ulaştırmaktır. Mesajı ulaştırmak bize, kabul edip etmemek size aittir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ve bize düşen görev açıkça gerçekleri söylemek” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bize düşen, bunu size açıkça bildirmektir, o kadar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
16, 17. Peygamberler «— Bizim size gönderildiğimizi Rabbimiz bilir [²]; bize aşikâr surette peygamberliği tebliğ etmekten başka hiç şey «düşmez» dediler.
[2] «Rabbimiz bilir» cümlesi yemin hükmündedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Bizim üzerimize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bizim üzerimizde de (sorumluluk olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ama yine de siz bilirsiniz; bize düşen, yalnızca açık ve net olarak tebliğ etmektir! İnkârınızdan dolayı başınıza geleceklerden, sadece kendiniz sorumlusunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bize düşen görev Açıkça Tebliğ Etmek’ten / Bildirim’den başkası değildir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bizim görevimiz, sadece duyurmak. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Görevimiz Allah’ın yasalarını size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Apaçık tebliğden başka üzerimize düşen (bir şey) yoktur.” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Bizim görevimiz (Rabbimizin dinini size) açık bir şekilde duyurmaktan başka bir şey değildir.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat [bize emanet edilen] mesajı size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey ile yükümlü değiliz”.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Bizim görevimiz ilahi mesajı apaçık tebliğ/duyurmaktan başka bir şey değildir. 13/40, 16/82, 24/54
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve biz size açıkça tebliğ etmekten başka bir şeyle mükellef değiliz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bizim üzerimize düşen görev, (Rabbimizin emirlerini) size apaçık bildirmekdir. (Eğer itaat ederseniz, dünya ve ahirette mutluluğa kavuşursunuz, etmezseniz başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz) dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
"Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Bizim üzerimize (teveccüh eden ise) apaçık bir tebliğden başka değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Bizim vazîfemiz ancak âşikâr teblîğdir" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Görevimiz açık bir tebliğden ibarettir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Bizim görevimiz apaçık duyurmaktan başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bize düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı degül üzerümüze illā degürmek bellü.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bizüm üstümüze yoḳdur, illā risāleti degürmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bizim vəzifəmiz yalnız (Allahın hökmlərini, peyğəmbərliyi) açıq-aşkar təbliğ etməkdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And our duty is but plain conveyance (of the message).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And our duty is only to proclaim the clear Message."(3962)
3962 Then they proceed to explain what their mission is. It is not to force them but to convince them. It is to proclaim openly and clearly Allah's Law, which they were breaking-to denounce their sins and to show them the better path. If they were obstinate, it was their own loss. If they were rebellious against Allah, the punishment rested with Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا عَلَيْنَٓا
ve bizim üzeri-mize yoktur
اِلَّا
an- cak
الْبَلَاغُ
tebliğ
الْمُب۪ينُ
apaçık
"Bize düşen ancak (size) apaçık bir tebliğdir."
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَلَاغ
İsim
ب ل غ
Tebliğ
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan