close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kânû yekûlûne e-iżâ mitnâ ve kunnâ turâben ve ’izâmen e-innâ lemeb’ûśûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz derlerdi, ölüp bir yığın toprak ve kemik olduktan sonra mı dirileceğiz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve: (Hadi canım) "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden) diriltilecekmişiz?" diye (gururlanıp dolaşırlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve biz derlerdi, ölüp bir yığın toprak ve kemik olduktan sonra mı diriltileceğiz?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Devamlı: “Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı, biz mi, yeniden diriltileceğiz?” diyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve derlerdi ki: 'Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de diyorlardı ki: “- Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz vakit mi, hakikaten biz mi dirilecek mişiz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve: “Biz, toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı yeniden dirileceğiz?” diyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
47,48,49,50. Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Biz ölüp de, toprak olup, kemik olduktan sonra dirilecek miyiz?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürüyüp kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz?”
Cemil Said
swap_vert close
47,48. "Biz öldükden toprak ve kemik oldukdan sonra tekrâr mı dirileceğiz. Bizden evvel gelen ecdâdımız da mı dirilecek?" diyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Diyorlardı ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şöyle diyorlardı: “Sahi biz, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken yeniden mi diriltilecekmişiz?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?
Edip Yüksel
swap_vert close
Diyorlardı ki, "Biz öldükten, toz ve kemiğe dönüştükten sonra mı diriltileceğiz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mi? Cidden biz mi mutlak ba'solunacakmışız?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Diyorlardı ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı yeniden dirilti (lip hesaba çeki) leceğiz?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve “Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?” diyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de «Biz öldüğümüz, bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmışız?» derlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
47,48. Ve diyorlardı ki: “(Biz) öldüğümüz ve bir toprak ve bir kemik yığını hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilecek olan kimseleriz? Önceki atalarımız da mı?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: ‘’Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltilecek mişiz?’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Biz toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, tekrar diriltilecek miyiz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
şöyle derlerdi: «Biz ölüp de bir avuç toprak, kemik olduktan sonra gerçekten dirilecekmişiz, öyle mi?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Acaba biz ölecek miyiz? Toprak, çürümüş kemik olacak mıyız? Sonra da dirilecek miyiz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ayrıca) şöyle diyorlardı: “Biz ölüp toprak ve kemik yığını hâline geldiğimizde mi? Biz mi bir daha diriltileceğiz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Biz gerçekten de öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı diriltileceklermişiz?” derlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ilâhî adâleti inkâr ederek diyorlardı ki: “Biz ölüp toprağa ve çürümüş kemik yığınına dönüştükten sonra mı yeniden diriltilip hesaba çekileceğiz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Diyorlardı ki: -“Öldüğümüz, toprak ve kemik yığını olduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeniden diriltilmiş (olacağız)?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
47,48. " Öldükten, toz toprak ve bir sürü kemik yığını olduktan sonra mı, tekrar dirilecekmişiz // hem de atalarımızla beraber öyle mi " derlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde yaşarken diyorlardı ki; "Biz öldükten, toprağa karışıp kemik yığını olduktan sonra mı diriltileceğiz?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
47,48. Şöyle diyorlardı: “Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?”
Mehmet Türk
swap_vert close
47,48. Ve: “sahi biz veya geçmiş atalarımız, ölüp de toprak ve kemik yığını haline gelmişken, gerçekten yeniden diriltileceğiz öyle mi?” ¹ derlerdi.
1 Buradaki soru inkâr içindir. Yani kesinlikle diriltilmeyeceğiz anlamınadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve diyorlardı ki: “Ne Yani! Biz ölüp de toz ve kemik yığını haline geldikten sonra mı diriltileceğiz yeniden?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ya biz ölüp, toprağa karışıp çürümüş bir kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” diyorlardı. 23/78...90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve “Ne yani” demiştiler, “biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?[⁴⁹⁰⁶]
[4906] Krş: 23:82.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve: "Öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra biz mi tekrar dirileceğiz.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve demekte olmuşlardı ki: «Biz öldüğümüz ve toprak ve kemikler olduğumuz vakit mi, mutlaka bizler mi elbette diriltilip kaldırılmış kimseleriz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
47, 48. Ve derlerdi ki: “Ölüp toprak olduktan ve çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz diriltilecekmişiz? Gelip geçmiş atalarımız da mı? ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve "Biz ölüb toprak oldukdan sonra ba's olunur muyuz?"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ölüp toprağa ve kemiklere dönüştükten sonra gerçekten kalkacak mıyız!” diye söylenirlerdi,
Şaban Piriş
swap_vert close
-Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz? diyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve diyorlardı ki: “Biz ölüp de toprak olduktan ve kemik yığınına dönüştükten sonra tekrar mı diriltilecekmişiz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve şöyle derlerdi: "Ölünce mi, toprak ve kemik haline gelince mi, sahi o zaman mı yeniden diriltileceğiz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oldılar eydürler “iy ķaçan öldük daħı olduķ ŧopraķ daħı süñükler iy bayıķ giril ķoparınılmışlar mıvuz yirden?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eydürlerdi biz ölecek‐biz, ṭopraḳ ve süñük olacaḳ‐biz. İkincidirilür mi‐y‐üz? dirlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və belə deyirdilər: “Əcaba, biz öldükdən, toz-torpaq və sür-sümük olduqdan sonra, həqiqətən, yenidən dirildiləcəyikmi?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they used to say: When we are dead and have come dust and bones, shall we then, forsooth, be raised again,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they used to say, "What! when we die and become dust and bones,(5245) shall we then indeed be raised up again?-
5245 Their want of belief and ridicule of Allah's Message contrasts with the stern reality which they see around them now.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَانُوا
ve idiler
يَقُولُونَ
diyorlar
اَئِذَا
o vakit mi ki
مِتْنَا
öldük
وَكُنَّا
ve olduk
تُرَاباً
bir toprak
وَعِظَاماً
ve kemik yığını
ءَاِنَّا
gerçekten biz mi
لَمَبْعُوثُونَۙ
elbette dirilti-lecek olanlarız
Ve diyorlardı ki: "(Şimdi) Biz öldükten, toprak ve kemik hâline geldikten sonra gerçekten biz mi bir daha diriltileceğiz?"
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَاتَ
Fiil-I
م و ت
Öldü
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
تُرَاب
İsim
ت ر ب
Toprak
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَبْعُوثُون
Edilgen fiil
ب ع ث
Diriltilecek olanlar, diriltilmişler