close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ bâridin velâ kerîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki o, (cehennem) ne serindir, ne de ferahlatıcıdır. (İkram edilip rahatlatıcı hiçbir şey bulunmayacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne serinleten, ne de rahatlatan bir gölge.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gölge ne serindir, ne faydalı.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 77/29-34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ne serindir ne de ferahlatıcı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O gölge ne serindir, ne mülâyim...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O duman, ne serindir ne de hoştur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
42,43,44,45,46. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
41,42,43,44. Uğursuz olan kimselere gelince; ne kötüdür uğursuzlar, onlar sam yelinde, sıcak bir havada —Ne serin, ne faydalı— zifirden bir gölgede bulunacaklar !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
42-43-44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Cemil Said
swap_vert close
41,42,43,44. Sol taraf insânları [1] (Ne bedbahtdırlar sol taraf insânları) Zehirli bir rüzgârın ve kaynar suyun ortasında kara bir duman içinde bulunacaklardır ki bu duman ne hoşdur ne de serin!
[1] Kur’ân-ı Kerîm’de "Şimâl" kelimesi muharrer ise de bu kelimenin burada "Sol" kelimesiyle tercümesi maksada daha muvâfık gelmekdedir.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
42,43,44. İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
43-44. Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
43, 44. Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
Edip Yüksel
swap_vert close
Ne soğuktur, ne de yararlı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ki ne serindir, ne de faydalı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ne serin ne de kerîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
42-43-44. (Onlar) içlerine (iliklerine, hücrelerine kadar) işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde (azap içerisinde) bulunurlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Serin olmayan, faydası olamayan!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ki (o gölge) ne serin, ne de fâideli değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
42,43,44. (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
42,43 , 44. (Onlar) Semûm (içe işlemiş) ve hamîm (kavurucu bir sıcaklık) içindedirler. Ve (yine) boğucu bir gölge (için)deki ne serinletici ne de rahatlatıcıdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Orada serinlemek yok ve asla rahatlatıcı bir ikram da yok.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gölge ne serindir, ne de güzeldir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O duman, ne serindir, ne hoş bir şeydir [⁴].
[4] Ne fayda verir, ne istirahat verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ne serindir ne de hoş [kerîm]
Kadri Çelik
swap_vert close
Ne serindir, ne de faydalı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyle bir duman ki, ne serinletir, ne bir fayda verir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne serindir, ne kerîm!
Mehmet Çakır
swap_vert close
serinlik, ve rahatlıktan eser yok.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara verdiğimiz gölgeliğin hiçbir yararı yoktur. Üstelik serinletici değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
42,43,44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
43,44. Kapkara, boğucu bir dumandan (meydana gelen) ve asla serinletmeyen ve rahatlatmayan bir gölge (içerisindedirler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
ne serinleten, ne de rahatlatan [bir gölge].
Mustafa Çavdar
swap_vert close
43-44. Serinlik ve rahatlık vermeyen kapkara bir duman içinde nefessiz kalacaklar. 77/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ne serinletici ne de rahatlatıcı…
Orhan Kuntman
swap_vert close
43,44. Hiç serinlik vermeyen simsiyah bir dumanın gölgesi altındadırlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Serinletmez ve de fayda vermez.,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
43, 44. Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar. [77, 29-34]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki ne serindir, ne faydalı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
bu gölge onlara ne serinlik virir ve ne de yağmur yağdırır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orası ne serinletir ne de rahatlık yüzü gösterir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Serinlik yok, bağış yok.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir gölge ki ne serinlik verir, ne bir hayrı dokunur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ne serindir ne de cömert.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
43-44. daħı gölgede ķara dütünden śovuķ degül daħı görklü degül.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ṣovuḳ degül, daḫı menfa‘atı daḫı yoḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O kölgə başqa kölgələrdən fərqli olaraq) nə sərin, nə də xoşagələndir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Neither cool nor refreshing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nothing (will there be) to refresh, nor to please:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا
değil
بَارِدٍ
serin
وَلَا
ve değil
كَر۪يمٍ
ferah
(O gölge) Ne serinletici ne de ferahlatıcıdır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
بَارِد
Etken fiil
ب ر د
Serin
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı