close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Vâkıa Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Li-ashâbi-lyemîn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sağ taraf ehli için.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunların hepsi) "Ashab-ı Yemin" olanlar için (hazırlanmıştır ki).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hesabı sağ taraftan görülenler için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bütün bunlar, sağduyulu hareket ederek Allah'ın kitabına iman edip hayata geçirenler, hayırlı sonuca kavuşanlar içindir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sağ ashabı için.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ashab-ı Yemin' olanlar için.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Cennet ehli olan) sağcılar için...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
36, 37, 38. Onları, sağ tarafın adamları için, yaşıt, güzel bakireler yaparız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
35,36,37,38,39,40. Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
Besim Atalay
swap_vert close
35,36,37,38. Biz onları uğurlu olanlarçin yeniden yaratmışız, eşlerini seven körpe, kız oğlan kız yaratmışızdır !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
36-37-38. Onları, ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaparız.
Cemil Said
swap_vert close
Bunlar sağ taraf âdemlerine mahsûsdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
35,36,37,38. Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
36,37,38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bütün bunlar, hakkın ve erdemin yanında olanlar içindir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bütün bunlar sağdakiler içindir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sağ tarafta olanlar içindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sağın adamları içindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ashabı yemîn için
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İşte) bunlar (bütün bu nimetler, amel) defteri sağ taraftan verilenler içindir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sağın adamları için.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
sağcılar için.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bunlar) Ashâb-ı Yemîn içindir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
36,37,38. Ki onları, Ashâb-ı Yemîn için (dürüst ve erdemli bir hayat yaşamış olmalarından dolayı amel defterlerini sağdan alan erkek ve kadınlar için) yepyeni taptaze (hiçbir benzeri olmayan, göz alıcı), hepsi olgun ve bir ayarda (aynı seviyede hiç dokunulmamışlar) yapmış (olacağ)ız. *
(*) Buradaki ifadeler, gelenekçiler tarafından ayetlerde geçen niteliklerin “Müslüman hanımlar veya huriler” gibi ayetlerde bulunmayan öznelere gönderilmesi suretiyle çarpıtılmıştır. Çarpıtılmaya konu olan “urub”, “etrab” ve “ebkâr” nitelemeleri, 35. ayetteki dişil “hünne [onlar]” zamiriyle ilgili olup bu zamir ile kastedilenler de bir önceki ayet grubunda sayılmış olan cennet nimetleridir. “Hünne [onlar]” zamirinin gönderilebileceği bir “kadınlar” ifadesi ne bu ayet grubunda ne de bir önceki ayet grubunda mevcuttur. Burada “onlar [hünne]” zamirinin dişil yapıda olması, Arapçanın yukarıda açıklandığı “çoğul sözcüklerin dişil yapı ile ifade edilmesi” kuralının bir gereğidir. Bunun başka türlü olamayacağı, çarpıtılmaya konu olan nitelemeler tek tek irdelendiğinde daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır: Ancak; “ebkâr” sözcüğü konumuz olan ayette nesnelere, nimetlere izafe edildiğinden, anlam da “el değmemiş, dokunulmamış, orijinalliği bozulmamış” demek olur. Nitekim bu sözcük mecazen “el değmemiş, kullanılmamış, işlenmemiş [toprak] eskimemiş yıpranmamış, yeni anlamlarındadır. Türkçede de “bakir topraklar”, bakir orman” gibi ifadelerle kullanılmaktadır. Burada “ebkâr” sözcüğüyle nitelenmiş olan cennet nimetleri, başka ayetlerde farklı sözcüklerle ifade edilmiştir: (alıntı) “Etrâb” kelimesi “tirb” kelimesinin çoğuludur. Her biri eşit, denk, uyumlu manasına gelir ki sunulan nimetlerde çürük, küçük, lezzetsiz, eksiklik ve noksanlığın olmadığını ifade eder. Bunun yanında cennetliklere denk, uyumlu, onlara lâyık nimetler manasına da gelir. Ayrıca Kur’an’da ‘’muttakin’’ifadesi, nasıl ki hem erkek hem de kadınları kapsıyorsa,’’ashab-ı yemin’’ de aynen onun gibi hem erkekleri hem de kadınları kapsamaktadır. Bu nedenle, eğer ashab-ı yemin’den olanlara cinsel amaçla huriler verilirse, o zaman aynı amaçla ashab-ı yeminden olan dünya kadınlarına da huriler verilmiş olacaktır. Peki, bu durumda dünya kadınları cennet kadınlarıyla (hurilerle) sevicilik mi yapacaklar? Böyle bir saçmalık olur mu? Demek ki, huriler cinsel amaçlı olmayıp erkek kadın demeden cennet ehline hizmet eden ve cinsiyetleri olmayan cennet yaratıklarıdırlar. Ama maalesef bu tür hatalar yüzünden gelenekçiler, müfessirler ve bu şekilde meal yapanlar vs. farkına varmadan cennete giden dünya kadınlarının da tıpkı cennete giden erkekler gibi cennet kadınlarıyla/ hurilerle/ evleneceklerini söylemiş oluyorlar. Bu nedenle, buradaki ayetler Ashab-ı yemin’den erkek ve kadınlara verilen nimetlerden söz ediyor, cinsel amaçlı hurilerden değil. Aşağıdaki tefsire bkz: أنَّ "... أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً": تعود للجنّات وما فيها من أنواع النعم وليس للنساء على الإطلاق، إذًا فالجنّات هي الّتي أنشأها الله تعالى إنشاءً، ولقد أنشأها للمُتَّقين، أي للمؤمنين والمؤمنات من ذكور وإناث، وليس من ذكور تمتُّعًا بالنساء، - إذًا تدبَّرنا جميع تلك الآيات من سورة الواقعة وربطناها ببعضها، نجد بأنَّ الله تعالى يُخبرنا فيها عن الجنَّة وعمّا أعدَّهُ فيها من خيرات للمُتَّقين (ذكورًا وإناثًا). الحديث فى الأيات يعود على الجنات ، أو يعود على الفرش المرفوعة ولا يعود بأى حال على النساء التى لا ذكر لها فى السياق وقوله تعالى ´´ أنشأناهن فجعلناهن´´ الضمير يعود على: الفاكهة الكثيرة والبكورة فالأبكار صفة تطلق على الفاكهة الكثيرة والبكورة . (مفهوم "قاصرات الطرْف" و"عُرُبًا أترابًا" و"كواعب أترابًا" في القرءان الكريم)..وقال مجاهد : أترابا أمثالا وأشكالا - (عُرُبًا) أي جديدة ونظيفة وصافية أي طاهرة لا نجسة، لكي يأكل منها أصحاب اليمين.) إذًا تدبرنا جميع تلك الآيات من سورة الواقعة وربطناها ببعضها، نجد بأنَّ الله تعالى يخبرنا فيها عن الجنة وعمّا أعدَّهُ فيها من خيرات للمتقين (ذكورًا وإناثًا ) وإنَّ قوله تعالى "إِنَّا أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً" يدلنا على أنّهُ تعالى أنشأ جنات لا نساء. فالله تعالى يتحدث في تلك الآيات عن الجنة ويصفها لنا، بدليل قوله تعالى: "وَأَصْحَابُ الْيَمِينِ مَا أَصْحَابُ الْيَمِينِ ﴿٢٧﴾ فِي سِدْرٍ مَخْضُودٍ ﴿٢٨﴾ وَطَلْحٍ مَنْضُودٍ ﴿٢٩﴾ وَظِلٍّ مَمْدُودٍ ﴿٣٠﴾ وَمَاءٍ مَسْكُوبٍ ﴿٣١﴾ وَفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ ﴿٣٢﴾ لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ ﴿٣٣﴾ وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍ ﴿٣٤﴾ إِنَّا أَنْشَأْنَاهُنَّ إِنْشَاءً ﴿٣٥﴾ فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا ﴿٣٦﴾ عُرُبًا أَتْرَابًا ﴿٣٧﴾ لِأَصْحَابِ الْيَمِينِ ﴿٣٨﴾ "إذًا فالجنات هي الّتي أنشأها الله تعالى إنشاءً، ولقد أنشأها للمتقين أي للمؤمنين والمؤمنات من ذكور وإناث، وليس من ذكور تمتُّعًا بالنساء(مفهوم الحور العين وقاصرات الطرف من خلال أحسن التفسير) المسألة الأولى: الضمير في: {أَنشَأْنَـٰهُنَّ } عائد إلى من؟ فيه ثلاثة أوجه أحدها: إلى { حُورٌ عِينٌ } [الواقعة: 22] وهو بعيد لبعدهن ووقوعهن في قصة أخرى الخ (مفاتح الغيب - للرازي) ﴿وأصحاب اليمين﴾ [الواقعة/27] أي: أصحاب السعادات والميامن، وذلك على حسب تعارف الناس في العبارة عن الميامن باليمين، وعن المشائم بالشمال. واستعير اليمين للتيمن والسعادة (معنى الْيَمِينِ في القرآن الكريم)،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bunların tümü cennette mutluluğu hak edenler içindir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
sağcılar için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kocaları olan uğurlularla yaşıt yapacağız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hepsi (defterleri) sağdan verilen kimseler içindir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Defterleri sağdan verilenler için.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bütün bu nîmetleri, iyi insanlar için hazırladık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sağ arkadaşları için!
Mehmet Çakır
swap_vert close
38,39,40. sağduyulular: // eski // yeni kuşak bir arada...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kurtuluşa erip cennetle mükâfatlananlar için,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
38,39,40. (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(İşte bütün bunlar) o sağ taraftaki, şerefli kimseler içindir.
Muhammed Esed
swap_vert close
dürüst ve erdemli olanlarla: ¹⁵
15 Yani, cennetin bütün öteki sakinleri ile aynı imtiyazlara sahip olarak. Yukarıda “uyum içinde” şeklinde çevrilen -ayrıca 38:52 ve 78:33’de de aynı şekilde çevrilmiş olan- etrâb terimi (tekili tirb) konusunda, onun öncelikle “aynı yaşta olan [kişiler]”i (birçok müfessir tarafından kabul edilen anlam) gösterdiğine şüphe yoktur; ancak bütün dilbilim otoriteleri tarafından işaret edildiği gibi, bu terim, aynı zamanda “aynı vasıflara sahip olan [kişiler]”, yani “uyum içinde olanlar” anlamında kullanılmaktadır. Bu anlam, bana göre buraya daha uygun düşmektedir; çünkü, ister kadın isterse erkek olsun, dürüstlük ve erdemliliğe ulaşmış olan herkesin eşit derecede fazilet sahibi olduğunu vurgulamaktadır; yahut, alternatif olarak, birbirlerini aynı ölçüde cezbetmelerini ve böylece ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılıklı olarak tatmin etmelerini, yahut da her iki anlamı birden vurgulamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün bunlar amel defteri sağdan verilenler için. 56/8-27, 69/19-20, 84/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Hepsi de) bahtiyar kesim için;[⁴⁹⁰⁰]
[4900] Yani: Dünyadayken aktif vicdan sahibi olanlar için (90:18’in notuna bkz).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bütün bu nimetler) Ashab-ı yemin içindir;
Osman Fırat
swap_vert close
Sağın adamları (ashabı yemin) içindir bunlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ashâb-ı yemin için (böyle inşa edilmişlerdir).
Suat Yıldırım
swap_vert close
36, 37, 38. Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sağın adamları için.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
38,39,40. Bunlar (ashâb-ı yemîn) ümem-i evveliyeden ve ümmet-i ahîreden çoklardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bütün bunlar uğurlu olanlar sınıfı içindir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sağ taraftakiler için..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bütün bunlar Ashab-ı Yemin için.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Uğur ve mutluluk yâranı için.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
36-38. pes ķılduķ anları bıkrler erenlerin seviciler yaşdaşlar śaġ yan işleri içün.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eṣḥāb‐ı yemīn‐çün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sağ tərəf sahibləri (əməl dəftəri sağ əllərinə verilənlər) üçündür onlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For those on the right hand;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For the Companions of the Right Hand.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِاَصْحَـابِ
ehli içindir
الْيَم۪ينِۜ۟
sağın
(Bütün bunlar) Sağdakiler içindir.
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit