2, 3. Yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba (Kur’an’a), *
(*) Kur’an, Ne zaman Kitap Haline Getirildi? Cevap: Buradaki ikinci ayetten de anlaşılıyor ki, Hz. peygambere inen bütün ayetler değişik nesneler üzerinde değil, deri üzerinde kitap hâlinde yazılıyordu, yani o hayatta iken Kur’an’ın bütün ayetleri kitap hâlinde bir araya getirilmişti. Hz. Ebu Bekir döneminde bir kitap hâline getirildiğini söyleyen rivayetler ve geleneksel inanış ise hem yanlıştır hem de Kur’an’ın ayetleriyle çelişmektedir…Ayrıca Müzzemmil 4. ayette ‘’tertil’’ ifadesi geçiyor. Bu ifade okumak için kullanılırsa anlamı; ‘’acele etmeden harfleri ve harekeleri açık bir şekilde, mana ve hikmetini düşünerek okumak, tebliğ edip duyurmaktır. Eğer ‘’tertil’’den maksat Kur’an’ı yazmak ise, o zaman bunun anlamı; ‘’düzenlemek, hazırlamak, planlamak, sıralamak ve belli bir düzen içinde kitap hâlinde toplayıp yazmak’’ oluyor. İşte Müzemmil- 4. ayetteki ‘’tertil’’ kelimesi bu her iki anlama da gelir. Müzzemmil- 4. ayet şöyledir: وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا ﴿٤﴾: (Ey Resulüm!) Kur’an’ı belli bir düzen içinde tertil et: (Yani hem güzel bir şekilde anlayarak düşünerek acele etmeden oku, anlat ve duyur, hem de güzelce düzenle, kitap hâline getir, satır satır tertiple ve dizilişini düzgün yap!) şeklinde anlaşılır. Çünkü Rettil: Düzenlemek, ayarlamak, yoluna koymak, hazırlamak, düzeltmek, halletmek; planlamak, kararlaştırmak, sıralamak, sıraya koymak, aranje etmek/düzenlemek, doğru ve güzel okumak gibi anlamlara gelir. Tertiylen ise: Doğru düzenleme, doğru ayarlama; doğru diziliş, iyi düzen, tertip, sıra, sıralama, hazırlık, anlaşma, plan, doğru düzgün ve güzel okuma gibi anlamlara gelir. (رتِل الكلامُ :تناسَق، انتظم وحسُن تأليفه) İşte bu kadar açık bir şekilde Hz. Peygamber hayatta iken ve bizzat onun gözetim ve denetiminde ayet ve sûrelerin düzenlenmesi durumu varken, rivayet kültürünün uydurma ve zayıf kaynaklarına güvenip, Kur’an’ın elçinin vefatından sonra kitap hâline getirildiğini söylemek çok yanlış olacaktır. Allah’ın açık emri varken, Hz. Peygamber’in bu düzenleme emrini haşa yerine getirmeyip başka birilerinin bu işi tamamladığını söylemek açıkça büyük bir yanılgıdır… Tur- 1-3:‘’Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba…’’, Kalem sûresi 1 : (ن والقلم وما يسطرون): ‘’Kalem’e ve satır satır yazmakta oldukları şeylere yemin ederim ki…’’deniliyor. İşte bu ayetlere göre de Kur’an’ın satırlaştırılmış / kitaplaştırılmış olduğu çok açıktır… Peki, bu ayetlere ne diyeceğiz? Neden rivayetlerde geçen kemik parçalarından bahseden ayetler yok? Yine Abese, 80/11-16. ayetlerinde de Kur’an’ın sahifelerde yazıldığına vurgu yapılmaktadır. Beyyine sûresinde (رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُواْ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً) (2, 3)’’ (İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri havi tertemiz sahifeleri (Kur’an’ı) okuyan bir elçidir’’ ayetlerinden de kesin anlaşılıyor ki, Kur’an kitap halinde deri sayfalarında yazılıyordu. Ayrıca Allah vahyini bitirmeden Hz. Muhammed’i vefat ettirmeyeceği açıkken, elçinin devam eden vahyi bekleyerek Kur’an’ı kitap hâline getirmemesi de düşünülemez. Kısaca toparlarsak Kur’an’ı yüzlerce ayette ”kitap”olarak tasvir edilmesi açısından da bakarsak net olarak görürüz ki, Kur’an Hz. Muhammed’in vefatından önce bizzat kendisi tarafından kitaplaştırılmış, son noktası konulmuş ilahi mesajdır. Kur’an bunun en büyük şahididir. Uydurma rivayet kültürünün hikâyelerine inanmak zorunda değiliz. Biz en doğru bilgiye bizzat Allah’ın kelamından ulaşmakla sorumluyuz. Kur’an, Hz. peygamber döneminde, onun emri ile gözetim ve denetimi altında kitap haline getirilmiştir. Zira Buhari ve Müslim’in rivayetlerine göre de Kur’an Resulullah’ın döneminde kitap halinde cem edilmiştir. Bkz:
(رتل رَتَلاً ، فهو راتِل ورَتِل وهي رَتِلةٌ رتِل الكلامُ :تناسَق، انتظم وحسُن تأليفُه رتَّل القارئُ القُرآنَ جوَّد تلاوتَه وتأنَّق فيها ولم يعجل المعجم (تعريف و معنى رتلا في معجم المعاني الجامع) والأظهر أن الكتاب المسطور هو القرآن العظيم، وقد أكثر الله من الإقسام به في كتابه كقوله تعالى: { حـمۤ وَٱلْكِتَابِ ٱلْمُبِينِ } [الزخرف: 1-2] وقوله تعالى: { يسۤ وَٱلْقُرْآنِ ٱلْحَكِيمِ } [يس: 1-2] (أضواء البيان في تفسير القرآن - الوسيط في تفسير القرآن الكريم) {وَكِتَـٰبٍ مُّسْطُورٍ } المسطور: المكتوب، والمراد بالكتاب: القرآن (فتح القدير - الجامع لاحكام القرآن ) قوله تعالى : وكتاب مسطور أي مكتوب ; يعني القرآن - وقال الحسن : البيت المعمور هو الكعبة ، البيت الحرام الذي هو معمور من الناس (تفسير القرطبي ) البيت المعمور هو إسم لبيت الله الحرام أي الكعبة المشرفة، فهي معمورة بوفود الحجاج و المعتمرين اليها و الطواف حولها - المقدمة الثالثة: متى جمع القرآن؟)» (1).وروى البخاري (3810) ومسلم (2465) عن أنس رضي الله عنه قال : "" جَمَعَ الْقُرْآنَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَرْبَعَةٌ كُلُّهُمْ مِنْ الْأَنْصَارِ : مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ وَأُبَيُّ بْنُ كَعْبٍ وَزَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ وَأَبُو زَيْدٍ (مراحل جمع القرآن الكريم (الاسلام سوأل وجواب) "" .ومنها: ما رواه منتخب کنز العمال (6) عن الطبرانی وابن عساکر عن الشعبی قال: «جمع القرآن على عهد رسول الله (صلى الله علیه وآله) ستّة من الأنصار: اُبی بن کعب وزید بن ثابت ومعاذ بن جبل وأبو الدرداء وسعد بن عبید وأبو زید، ...(. کنز العمال: ج 2، ص 48، نقلا من کتاب التبیان: ص 269.)».عن عبد العزيز بن رُفَيع، قال: َدخَلْتُ أنا وشَدّادُ بنُ مَعْقِلٍ، علَى ابْنِ عبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عنْهما، فقالَ له شَدّادُ بنُ مَعْقِلٍ: أتَرَكَ النبيُّ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ مِن شيءٍ؟ قالَ: ما تَرَكَ إلَّا ما بيْنَ الدَّفَّتَيْنِ قالَ: ودَخَلْنا علَى مُحَمَّدِ ابْنِ الحَنَفِيَّةِ، فَسَأَلْناهُ، فقالَ: ما تَرَكَ إلَّا ما بيْنَ الدَّفَّتَيْن (الراوي : عبد العزيز بن رفيع | المحدث : البخاري | المصدر : صحيح البخاري) خلاصة: [صحيح