close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tûr Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ kunnâ min kablu ned’ûh(u)(s) innehu huve-lberru-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de önceden onu çağırırdık; şüphe yok ki o, şanı yüce bir lütuf sahibidir, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Şüphesiz, biz bundan önce (dünyada iken, çok şükür ki) O’na dua (kulluk) eder (ve Hakk davasını güder)dik. Gerçekten O, İyiliği bol, Esirgemesi çok olanın ta Kendisidir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz bundan önce dünyada da, O'na yalvarıp ibadet ederdik. Çünkü O, iyiliği bol ve rahmeti geniştir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Biz, bundan önce devamlı O'na kulluk ve ibadet ediyor, ona yalvarıyorduk. İhsan ve kerem sahibi, engin merhamet sahibi olan O'dur.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz biz daha önce O'na yalvarırdık. Gerçekten iyilik eden, rahmet eden O'dur."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Şüphesiz, biz bundan önce O'na dua (kulluk) ederdik. Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta kendisidir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, bundan önce O'na ibadet ediyorduk ve bizi korumasını istiyorduk. Gerçekten O, kerem sahibidir, Rahîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü biz, daha önce Allah’a yalvarıyorduk. Gerçekten O, çok hayırsever ve çok acıyandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü asıl iyilik sahibi ve merhamet eden O'dur.”
Besim Atalay
swap_vert close
Önce O'na tapıyorduk, O iyilik yapıcı, yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Gerçekten biz bundan önce de (dünyada da) sadece O'na dua ederdik. Şüphesiz O, iyiliği ve merhameti bol olandır.”
Cemil Said
swap_vert close
"Vaktiyle biz Allâh’a ’ibâdet ider idik. Allâh müşfik ve rahîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
26,27,28. "Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Gerçekten biz bundan önce O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz O, iyilik edendir, çok merhametlidir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elbette biz bundan önce yalnız O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz ihsanı bol ve çok merhametli olan da yalnız O’dur.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur.»  
 Müfessirler, 24. âyette geçen «gılman» kelimesiyle ifade edilen ve hizmet için dolaşan gençlerin, kendilerinden önce ölen çocukları olduğu görüşüne yer vermişlerdir. Âyetlerden anlaşıldığına göre, cennet ehli birbirlerine durumlarını ve yaptıklarını sorarlar. Durumlarını anlatırken, dünyada âkıbetlerinden korku duyduklarını ve bu duygu içinde yaşadıklarını söylerler. Vücudun içine işleyen sıcak yel anlamına gelen «semûm»dan yani cehennem azabından kurtulduklarını ifade ederler. Çünkü bunlar, Allah’ı birleyerek ibadetlerine devam eden müminlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Biz daha önce O'na yalvarırdık; O, İyilik edendir, Rahimdir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Evet biz bundan evvel ona duâ ediyor korumasını istiyorduk, hakikat o öyle keremkâr öyle rahîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz, (dünyada iken yalnızca O’na kulluk eder ve sadece) O’na yalvarırdık. Şüphesiz ki O, (mü’min) kullarına karşı çok lütufta bulanandır, çok merhamet edendir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
İyi ki daha önce yalnızca O'na yöneldik. Kuşkusuz ki O, İyilik Yapan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Gerçek biz bundan evvel (müvahhid olarak) Ona ibâdet ediyorduk. Şübhesiz ki O, (evet) O, (va'dinde saadık) ihsanı bol, çok esirgeyicidir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Gerçekten biz, bundan önce O'na duâ ediyorduk. Şübhesiz ki Berr (çok lütufta bulunan), Rahîm (çok merhamet eden) ancak O'dur.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Gerçekten biz bundan önce (dünyada) O’na yalvarırdık (ibadet ederdik). Şüphesiz (çok) iyilik eden, merhamet eden O’dur’’ (derler.)
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz, daha önce dünyada iken, yalnızca Allah’a dua ederdik. Çünkü bütün iyilikleri veren ve merhametli olan O dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz bundan önceki dünyada Ona tapardık. Çünkü O, bol vergili, esirgeyici olandır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz bundan evvel dünyada ona ibadet ederdik. Çünkü O, lûtfu çok, merhameti artık bir Zat/tır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Gerçekten biz O’na daha önceden dua ediyorduk. Muhakkak ki O, Berr’⁶dir, Rahîm’dir.”
6 El-Berr: İyilik eden, ihsanda bulunan.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Hiç şüphesiz biz bundan önce O'na dua (kulluk) ederdik. Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta kendisidir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü biz, dünyadayken yalnızca O’na kulluk eder ve sadece O’na yalvarırdık. Gerçekten O, iyilik edendir, çok merhametlidir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Biz, önceden O’na dua ediyorduk. Gerçekten O, Rahîm Berr’dir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü vaktiyle biz, hep ona yalvarıyorduk, çünkü, iyiliğin ve sevginin kaynağı o idi... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Biz dünya hayatını yaşarken Rabbimize yalvarıyor, sadece O’na güveniyor, O’nun yolundan ayrılmıyorduk. Şüphesiz O iyilik edendir, çok merhametlidir. Bilerek bilmeyerek yaptığımız hatalardan tövbe ederek bir daha geri dönmedik. İnşallah Rabbimiz bizi af eder."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz bundan önce (dünyada) O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz ki yalnızca O çok iyilik edendir; çok merhametlidir.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Şüphesiz biz bundan önce, sadece Ona kulluk ederdik. Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta kendisi imiş." (diyecekler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Şüphesiz biz bundan önce [yalnız] O’na yalvarırdık: [ve O, bize şimdi gösterdi ki ¹⁶ ] yalnız O’dur gerçekten iyilik eden ve gerçek rahmet kaynağı!”
16 Zımnen, “bizim fiilen yaşadıklarımız aracılığıyla”. Bu parantez içi açıklama, bir sonraki kelimenin, genel kabul görmüş olan Kûfe ve Basra kıraatına göre innehû (“şüphesiz, O”) şeklinde okunması yerine Medine ekolüne göre ennehû (“ki O”) olarak okunmasına dayanmaktadır. Taberî’nin vurguladığı gibi bu kıraatlerin ikisi de doğrudur: Ben ikinci şekli tercih ettim, çünkü burada, yeniden dirilme sırasında nimet verilenlere bağışlanacak olan vasıtasız ve kuşatıcı bir basîrete işaret edilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Zaten biz önceden de sadece Allah’a dua ile yalvarıp yakarıyorduk. Gerçekten Allah, sınırsız bir iyilik sahibi ve sonsuz bir rahmet kaynağı imiş, 6/12, 15/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz biz bundan önce de hep O’na dua ederdik; çünkü O, evet O’dur mutlak iyi olan sonsuz rahmet sahibi.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz gerçekten bundan önce O’na yalvarıyorduk! (da "ey Rabbimiz, bize dünyada da, ahirette de güzellik ver, bizi cehennem azabından koru" - Bakara/201-diye niyazda bulunuyorduk) Şüphe yok ki O, iyilik eden (ihsan ve kerem sahibi olan) ve çok merhamet edendir" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz bundan önce yalnız O’na yalvarırdık. Çünkü iyilik eden, merhametli olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, biz evvelce O'na dua eder olmuştuk. Muhakkak ki o, vaadinde sâdıkdır, çok esirgeyicidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü biz daha önce Allah'a dua ve ibadet eder, bizi ateşten korumasını niyaz ederdik. Gerçekten O, berr'dir, rahîmdir (hayırların kaynağıdır, merhamet ve ihsanı boldur).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz bundan önce yalnız O'na yalvarır(bizi korumasını O'ndan niyaz eder)dik. Çünkü iyilik eden, esirgeyen O'dur, O.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Biz evvelce O'na 'ibâdet ve du'â iderdik, çünki kullarına hayrı kesîr ve merhametlidir"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şimdiye kadar hep bunu ister dururduk. Çünkü Allah’ın iyiliği ve ikramı boldur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, önceden de ona dua ediyorduk. Gerçekten O, iyilik sahibi, merhamet sahibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bundan önce biz Ona dua ederdik. Gerçekten O pek lütufkâr ve esirgeyicidir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Biz önceden O'na yakarıyorduk. Çünkü O'dur Berr, cömertçe iyilik eden; O'dur rahmeti sınırsız olan."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ biz olduķ ilerü ŧaparuz aña. bayıķ ol oldur eyü işlü raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz bundan [burun] dünyāda aña ṭaparduḳ. Taḥḳīḳ ol iḥsān idicidür,raḥmeti çoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bundan əvvəl (dünyada) Ona ibadət edirdik. Şübhəsiz ki, O, (və’dinə sadiq) kərəm sahibidir, rəhm edəndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! we used to pray unto Him of old. Lo! He is the Benign, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Truly, we did call unto Him from of old: truly it is He, the Beneficent, the Merciful!"(5062)
5062 'Before this, we called upon Him, in faith that He is good: now we know in our inmost souls that He is indeed good-the Beneficent, the Merciful.' This is the climax of the description of Heaven.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
zaten biz
كُنَّا
idik
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
نَدْعُوهُۜ
O'na dua ediyoruz
اِنَّهُ
şüphe- siz O
هُوَ
O'dur
الْبَرُّ
Berr
الرَّح۪يمُ۟
Rahîm
"Zaten biz bundan önce (dünyadayken sadece) O'na (yalvarıp) dua ediyorduk. (Şimdi de müşahede ettik ki) Şüphesiz O, Berr'dir, Rahîm'dir (mutlak iyi olan, kullarını iyiliğe davet eden ve isimlerinde, fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
بَرٌّ
İsim
ب ر ر
Berr (Allah'ın esması, ismidir. Mutlak iyi olan, kullarını iyiliğe davet eden demektir), iyilik eden
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli