close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tûr Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yetenâze’ûne fîhâ ke/sen lâ laġvun fîhâ velâ te/śîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve birbirlerine öyle bir kadeh sunarlar ki içtikleri şaRabın sonucunda ne boş şeylerden bahsediş var, ne günaha giriş.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cennet yurdunda) Orada karşılıklı kadeh(lerini) kapıştırırlar (veya birbirlerine ikram yarışında bulunurlar) ki, onda (muhabbet sofrasında) ne ’boş ve saçma bir söz’, ne günaha sokma (gibi kötülük ve çirkinlikler) olmayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Orada birbirlerine öyle kadeh sunarlar ki, içtikleri şarabın etkisinden, ne boş şeylerden bahsetme var, ne de günaha sokma.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Cennet'te birbirlerine boş konuşturmayan, saçmalamaya sevk etmeyen, bile bile günaha sokmayan, dolu kadehler sunarlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama ne de günâha sokma vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Orada bir kadeh kapışır-çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz', ne günaha sokma vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Orada birbiriyle kadeh çekiştirirler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne bir günaha sokma...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Birbirlerine, içinde ne saçmalama ne de günah olmayan kadehler sunarlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar; ama burada kötü söz de yoktur, günah işleme de.
Besim Atalay
swap_vert close
Birbirlerinin elinden, orada dolu çekerler, ne boş söz var, ne de günah orada !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Orada, boş söz söyletmeyen, yanlış davranışta bulundurtmayan (içilince sarhoş etmeyen), dolu kâselerle içecekler sunulacaktır.
Ayette geçen “yetenâze’ûne” fiili ile A’râf suresi 7/43 ayetindeki “neze’na” fiili aynı kökten gelmektedir. Her ikisi de atmak/çıkarmak anlamında kullanılmıştır. “Onların (cennet ehlinin) içlerinde kinden ne varsa (hepsini) söküp atarız…” (Â’raf 7/43) buyrulmaktadır.Burada aynı fiilin humâsisi kullanılmış ve müşareket anlamı içermektedir. Yani onlar cennette içlerindeki sıkıntıyı atmış olarak hep beraber otururlar.  
Cemil Said
swap_vert close
Meşrû’bat kasesi dolaşdırılacak ve hiç bir münâsebetsizliği ve günâhı mûcib olmayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada karşılıklı kadeh alıp verirler, ama o içecek ne saçmalamaya yol açar ne de günah işlemeye.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.  
 Dünyada, ilk bakışta çekici gözüken içki âlemlerinin sonunda saçmalıklar, günahlar ve suçlar vardır. Cennet şarabı ise sarhoşluk değil, sürur ve mutluluk veren ilâhî bir ikramdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Orada bir peymâne çekiştirirler ki ne bir saçmalama vardır onda ne bir günaha sokma
Emrah Demiryent
swap_vert close
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi, elden ele dolaştırırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada birbirleriyle öyle kadeh çekişirler ki! Onda ne bir saçmalama, ne de bir günâha sokma yokdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Orada (neş'e ile) birbirlerine kadeh çekişirler (verip alırlar); onda (onun içiminde)ne boş bir söz, ne de bir günâha sokma vardır (sarhoş etmez).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Orada (her türlü meyve sularından) birbirlerine dolu dolu bardaklar sunarlar, orada (cennetlerde karşılıklı sohbetlerinde) ne boş sözler var ne de kendilerine günah (yasak olan bir şey) vardır. (*)
(*) Ayrıca aşağıdaki tefsir metinlerinde geçtiği gibi ayete ( يتنازعون ) ‘’yetenazeune’’nin’’anlamı, kadahları tokuşturmak değil, birbirlerine meşrubat dolu bardaklar sunarlar şeklindedir. Yine meallerde geçen ‘’şerap, içki, kadah çekiştirme ve kadah kapışırma gibi şeklinde hiçbir ifade de yoktur. Oradaki içilenler şerap ve içki değil, meyve sularından yapılmış meşrubatlardır. وقوله تعالى : ( يتنازعون فيها كأسا ) فيكون ذلك على عادة الملوك إذا جلسوا في مجالسهم للشرب يدخل عليهم بفواكه ولحوم وهم على الشرب ، وقوله تعالى : ( يتنازعون ) أي يتعاطون الشرب (التفسير الكبير) تنازعون فيها كأسا أي ، يتعاطون ويتساقون بأن يناول بعضهم بعضا (تفسير الماوردي) ) // Birbirlerine içecekleri sunarlar. وقوله تعالى: {لا لَغْوٌ فِيهَا وَلاَ تَأْثِيمٌ } وسواء قلنا {فِيهَا } عائدة إلى الجنة (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) {لاَّ لَغْوٌ فِيهَا} يعني: لا باطل في الجنة (بحر العلوم) الرابع: لا لغو في الجنة ولا كذب، وهذا مروي عن ابن عباس أيضاً. واللغو ها هنا فحش الكلام كما قال ذو الرمة:( النكت والعيون)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Orada içlerindeki bütün sıkıntıları atarlar. Orada ne boş konuşmak, ne de günah işlemek vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Orada kadeh tokuşturup duracaklar. Ne kimse kimseye boş söz söyliyecek, ne de kimse kimseyi günaha sokacak.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Orada birbirinin elinden şarap kâselerini çekecekler, orada ne boş söz, ne günah bir iş vâki olmaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada boş söz söyletmeyen, (içilince) günaha sokmayan bir kâseyi kapışırlar [yetenâze’ûne].
Kadri Çelik
swap_vert close
Orada bir kadehi kapışır çekişirler; onda ne saçma bir söz, ne de bir günaha sokma vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Orada, insanı sarhoş edip saçma sapan konuşturmayan ve günaha sürüklemeyen içki kadehlerini birbirlerine ikram ederek aralarında neşeyle kapışacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada birbirine kadeh sunarlar. Orada ne bir boş söz vardır, ne de günah işlemek!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kadeh tokuştururlarken, boş ve ağır bir laf çıkmaz ağızlarından.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Görevliler insanı sarhoş etmeyen, insana gereksiz sözler söyletmeyen, insanları günaha sevk etmeyen içecekleri kadehlerle dolaştırırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Boş söze de günaha girmeye de (neden) olmayan kadeh(lerden almak için) orada karşılıklı olarak çekişecekler. [*]
Benzer mesajlar: Sâffât 37:47; Vâkı‘a 56:25; Nebe’ 78:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Orada (içerisinde) sarhoş etmeyen ve günâha sokmayan içecekler bulunan kadehlerden, (birlikte) içecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve orada, [cennette], birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kâseler uzatacaklar. ¹¹
11 Karş. 37:47 -“o, çarpmayan ve sarhoşluk vermeyendir”; 56:19 -“onunla kafaları dumanlanmayacak ve sarhoş olmayacaklar”: bilinçli/ölçülü ve keyifli hoşnutluğun bir temsîli. Önceki “bolca meyve ve et -ne dilerlerse” şeklindeki atıf ile ilgili olarak Râzî, duyusal tatminin bu sembolik “bolluğu”nun doygunluğa yol açmayacağını, ama -insanın bu dünyadaki durumunun tersine daima tatmin edilecek olan hoşnutluk verici bir isteğin devamına yol açacağını anlatır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara orada dolu kâselerle içecek sunulur, fakat içtiklerinden dolayı onlar ne saçmalayacaklar ne de günaha girecekler. 37/40...61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
orada birbirlerine içeni boşboğaz etmeyen ve günaha sokmayan dolu kadehler sunacaklar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Orada karşılıklı kadeh kaldırırlar. (Hak sohbetinde bulunurlar) Meclislerinde ne saçma bir söz vardır ne de günaha girme. (Çünkü içtikleri cennet şarabıdır, zevk verir ama sarhoş etmez.)
Osman Fırat
swap_vert close
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günâha sokma vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve orada bir kâseyi teatide bulunurlar, onda ne bir saçma söz vardır ve ne de bir günah.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar orada içecek kadehleri kapşırlar ki bunları içmede ne saçma sapan konuşma olur, ne de günaha girilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.
Kadeh çok neş'e verdiğinden, ben alayım, ben alayım diye nizâ' ederler. Rızâ evinde nizâ' olmaz. Fakat bu nizâ', kavga değil, fazla sevinç ve memnunluktan ötürü aralarında dolaşan ortak kadehe duydukları eğilimi gösteriyor. Biri içiyor, ötekine veriyor. İçenler usanmıyor, Yine içmek için büyük bir sevinç ve iştiyâk içinde bekliyor. Kadeh o kadar tatlı ki kapışılıyor.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cennetde onlar, serhoşlığı olmayan ve insânı günâha sokmayan şarâb kadehlerini aralarında te'âtî iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orada kadeh kaldırırlar. Ne gereksiz bir sözleri ne de yanlış davranışları olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Orada saçmalama yoktur. Günaha sokma yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Orada öyle kadehler kapışmaktadırlar ki, içene ne boş söz söyletir, ne onu günaha sokar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
virişeler anuñ içinde [279b] süci yoķdur herze söz anuñ içinde daħı yoķdur yazuķlu eylemek.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biri birinden anda ḳadeḥler ṭolu şarābdan ki anda ḫumār ve serḫoş‐luḳ yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar orada bir-birinə (şərab dolu) qədəh ötürəcəklər. Onda (cənnət şərabının xislətində dünyakından fərqli olaraq) nə lağlağılıq, nə də günaha təhrik vardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
There the pass from hand to hand a cup wherein is neither vanity nor cause of sin.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They shall there exchange, one with another, a (loving) cup free of frivolity,(5057) free of all taint of ill.
5057 Drinking or loving cups, in our life on this earth, are apt to be misused in two ways: (1) they may be occasions for mere frivolity or the wasting of time; (2) they may lead to evil thoughts, evil suggestions, evil talk, or evil deeds. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَتَنَازَعُونَ
çekiştirirler
ف۪يهَا
orada
كَاْساً
kadeh
لَا لَغْوٌ
boş bir söz yoktur
ف۪يهَا
orada
وَلَا تَاْث۪يمٌ
ve ne bir günah işleme
Orada karşılıklı kadeh alıp verirler; ama orada (içtikleri şarap ile) ne (sarhoş olup) saçmalarlar ne de günaha girerler.
تَنَازَع
Fiil-VI
ن ز ع
Çekişti, anlaşmazlığa düştü, tartıştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَاْس
İsim
ك ا س
Kadeh, kâse
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
لَغْو
İsim
ل غ و
boş söz, boş şeyler
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَاْثِيم
Fiilimsi-II
ا ث م
Bir günah işleme