close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tîn Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti felehum ecrun ġayru memnûn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar başka, gerçekten de onlara bitmez tükenmez, başa kakılmaz bir mükafat var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi-tükenmesi olmayan bir ecir (dünyada şuur, ahirette huzur) vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç, onlar için kesintisiz ve başa kakılmaz bir mükafat var.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler bu duruma düşmeyecektir. Onlar için en yüksek makamlar, bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak iman edip salih ameller işleyenler ayrı. Onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak iman edib salih ameller işliyenler başka; onlar için kesilib tükenmez bir mükâfat vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip de yararlı işler yapanlar ise, onlar müstesna. Onlar için kesintisiz bir ücret (ve hayat) vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edip iyi amel yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalnız, inanarak, yararlı iş görenlere sonsuz ödül var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yalnız iman edip sâlih amel işleyenler için kesintisiz bir mükâfat vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Yalnız îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar müstesnâdır. Bunlar mûcib-i memnûniyet mükâfâta nâil olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak inanıp erdemli davrananlar hariç; onlara kesintisiz bir ödül vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak iyman edip yarar ameller yapan kimseler başka, onlar için kesilmez bir ecir vardır.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak îmân edip sâlih amel işleyenler müstesna. Onlar için (cennette) hiç bitmeyen ve eksilmeyen bir mükâfat vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak iman eden ve salihatı yapanlar hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak îman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar başka. Çünkü onlar için (bitmez) kesilmez mükâfat vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler müstesnâ; artık onlar için, tükenmez bir mükâfât vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak iman edip ve salih amel (faydalı işleri en iyi şekilde) yapmış olanlar (erdemli kimseler) böyle değil (onlar esfel-i safiline düşürülmeyecek, bu düşüşten kurtulacaklardır); onlar (o iman edip iyi işler yapmış olanlar) için hiç kesilmeyecek bir mükâfat vardır. *
(*) …Bu ifade, yaratılış amacına uygun hareket etmeyip ahlâkî değerleri hiçe sayan ve en güzel biçimde yaratılmış olmanın şükrünü yerine getirmeyenlerin sonu hüsran/ cehennem olacağını gösterir. Bize göre “Sonra onu aşağıların aşağısına (esfel-i sâfilîn) indirdik” ifadesiyle şu gerçek ortaya konmaktadır: İman etmeyen ve sâlih amel (dünya ve âhiret için yararlı işler) yapmayan kimseler, Allah Teâlâ’nın insana verdiği, onu yaratılmışların en mükemmeli kılabilecek imkânları verimli ve doğru bir şekilde kullanmadıkları veya kötüye kullanmış oldukları için, hayatın başlangıç noktasından ileriye doğru gitmek, kesintisiz gelişme ve ecir alma imkânından yararlanmak yerine geriye, insandan geri canlılar âlemine doğru gitmiş, alçalmış olacaklardır. Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak, iman edip salih amel işleyenler için, daha sonra bitmez tükenmez karşılıklar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, inanan, iyilik edenler başak. Artık onlar için ardı arası kesilmiyen karşılık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şu kadar ki mü/min olan ve iyi amel işleyen kimselerin ardı arası kesilmeyen mükâfatları vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak, iman edip iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar başka. Onlar için ardı arkası kesilmeyen mükâfatlar vardır.⁵
5 Krş. Fussilet, 41/8; İnşikâk, 84/25  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
(Şevahid’ut Tenzil c.2 s.352-356’da Hâkim Haskani’nin naklettiği rivayete göre bu ayet-i kerime ilk etapta “İmam Ali ve taraftarları” hakkında nazil olmuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak Allah’a ve âhiret gününe yürekten iman edip bu imana yaraşır dürüst ve erdemlice bir hayat ortaya koyanlar hariç; yalnız onlar bu düşüşten kurtulabilirler. İşte onlar için, cennette bitip tükenmeyecek muhteşem bir ödül vardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) kimseler başkadır. Onlar için ölçek dışı bir ücret / ödül vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnanıp yararlı işler yapanların sevab geliri, asla kesilmeyecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak akıl edip düşünenler, Rabbine inanıp iyi işler yapanlar hariç. Onlar asla haksızlık yapmaz. İnsanlar arasında hakkı adaleti sağlar. İnsanları hilelerle düzenbazlıklarla birbirine düşürmezler. Onların insanlar arasındaki davranışları sevgiyle merhametledir. Sevgi ve merhametleriyle insanları kucaklayarak sahip çıkarlar. Güzel davranışlarla insanları mutlu eder. Yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, ihtiyaç sahiplerine sahip çıkar. Hiçbir karşılık beklemezler. Onlar yeryüzü nimetlerinin gelip geçici olduğunu bilirler. Sevdikleri her şeyi Allah için paylaşırlar. Onlar için paylaşmak; inançlarının, insanlıklarının bir göstergesidir. İşte onlar diğerlerinin aksine yükseldikçe yükselirler. Rabbinin katında büyük mükâfata sahiptirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanlar hariç. Onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlar bunun dışındadır ve onlara, hesapsız bir mükâfat vardır.¹
1 Aynı âyet için Bk (İnşikak: 25)  
Muhammed Esed
swap_vert close
iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç: onlar için kesintisiz bir ödül vardır!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak iman edip iyi ve güzel işler yapanlar hariç, işte bunlar için bitimsiz bir ödül vardır. 3/195, 39/10, 77/41...44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ancak (tekâmül yolculuğunda), imanda sebat eden ve o imanla uyumlu hareket edenleri kesintisiz bir ödül beklemektedir.[⁵⁷⁹⁷]
[5797] Amel-i sâlih, 23 yıllık nüzul sürecinin tümünde aynı vurguya sahip olmasa gerektir. Başlangıçta 2:2 ışığında sorumluluk bilinci çerçevesinde “erdemli, dürüst ve sorumlu davranış” vurgusu taşır. Nebiliğin ortalarında, razı olunan ameller artık bildirildiği için “Allah’ın razı olduğu imanla uyumlu ameller” vurgusuna ulaşır. İslâm cemaatinin kurulup emr-i bi’l-ma‘rufun farz kılındığı Medine’de ise “ıslah edici iyi işler” vurgusunu kazanmıştır (Bkz: 103:3, not 5). Gayru memnûna verdiğimiz “kesintisiz” anlamının gerekçesi ve ona alternatif başka mâna için bkz: 84:25  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak, iman edip, sâlih amel işleyenler başka (çünkü) onlar için bitip tükenmeyen mükâfât (cennet nimetleri) vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak o kimseler ki imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular, Artık onlar için kesilmeyecek bir mükâfaat vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır. Onlara ise hiç eksilmeyen bir mükâfat vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yalnız inanıp iyi işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak îmân idüb 'amel-i sâlih işleyenlere minnetsiz ecir ve mükâfât vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başkadır. Onlara tükenmeyecek ödül vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine kesintisiz bir ödül verilecek olan iman edip doğruları yapanlar dışında.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak iman eden ve güzel işler yapanlar müstesna—onlar için ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler; pes anlaruñdur müzd kesilmemiş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler. Anlara minnetsüzmüzd vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yalnız iman gətirib yaxşı əməllər edənlərdən başqa! Onları münnətsiz (saysız-hesabsız) mükafat gözləyir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save those who believe and do good works, and theirs is a reward unfailing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except such as believe and do righteous deeds: For they shall have a reward unfailing.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an-cak
الَّذ۪ينَ
o kimseler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
فَلَهُمْ
artık onlar için vardır
اَجْرٌ
bir mü-kâfat ki
غَيْرُ مَمْنُونٍۜ
kesintisiz
Ancak (bu dünyada) iman edip sâlih ameller işleyenler, (işte) onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مَمْنُون
Edilgen fiil
م ن ن
Kesinti