close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 97. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
El-e’râbu eşeddu kufran venifâkan veecderu ellâ ya’lemû hudûde mâ enzela(A)llâhu ‘alâ rasûlih(i)(k) va(A)llâhu ‘alîmun hakîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından şehirlilerden beterdir ve Allah'ın, Peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını daha ziyade bilmezler, buna daha fazla onlar layıktır ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bedeviler (cahil ve gafil, ama kaba ve kibirli göçerler) inkâr ve nifak bakımından daha şiddetlidirler. (Çünkü cahillikleri ve görgüsüzlükleri nedeniyle) Allah’ın Elçisine indirdiği (Kur’ani kuralları ve) sınırları bilmemeye de onlar daha ’yatkın ve elverişlidirler.’ Allah (her şeyi) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bedevîler, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etme ve iki yüzlülük bakımından, diğerlerinden daha beter ve Allah'ın Rasûlüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah böyle diyorsa, bu böyledir; çünkü Allah, herşeyi bilen ve her yaptığını yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bedevî Araplar, kültür ve medeniyetten uzak, baskın ve yağmacılıkla geçinen kavimler, küfürde, inkârda, nifakta ve iki yüzlülükte başkalarından daha aşırı, azgın davranışlar sergilerler. Allah'ın, Rasûlüne indirdiği kuralları, kanunları, cezaları tanımamaya da daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 12/109.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bedeviler küfürde ve nifakta daha katıdırlar ve Allah'ın Peygamberine indirdiğini bilmemeye daha yatkındırlar. Allah bilendir, hakimdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bedeviler inkâr ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bedevî'ler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidirler. Bununla beraber, Allah'ın, Rasûlüne indirdiği hükümlerin sınırını bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah her şeyi kemaliyle bilicidir, hükmünde hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bedevi Araplar, küfür ve münafıklıkta daha ileridirler. Allah’ın elçisine indirdiği yasaların sınırlarını tanımamaya daha müsaittirler. Hâlbuki Allah, her şeyi en iyi bilen ve yerli yerinde yapandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bedevîler, inkâr ve iki yüzlülükte daha ileridirler. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, durumlarına daha uygundur. Allah her şeyi bilendir; işini yerli yerinde yapandır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kaypaklıkça, küfürce çöl Arapları çok katıdırlar, Allahın kendi peygamberine indirmiş olduğunun sınırların bilmemeye, daha çok yaraşırlar, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bedevîler (Medine çevresindeki çöllerde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından (şehirde yaşayan Araplardan) hem daha beter hem de Allah'ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yerleşik hayat tarzı, göçebe hayat tarzından her zaman daha üstündür. Göçebe hayat tarzına sahip olan bedeviler, ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmak konusunda yerleşik insanlara göre daha başarısızdır. Bu bakımdan bedevilerin dini öğretileri/talimatları kavraması ve pratik hayata taşıması şehirlerde yaşayan insanlara nazaran daha zor gerçekleşmekte, inkâr ve nifakları da o derece kötü olmaktadır.Göçebe Araplar (Bedevîler), görünüşte İslâm’ı kabul etmiş olsalar da iman kalplerine tam yerleşmemişti. Nitekim Hucurat 49/14. ayetinde de “Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘İman etmediniz’ (Onun için; ‘iman ettik’ demeyin) fakat ‘boyun eğdik (teslim olduk/Müslüman olduk)’ deyin” buyrularak bedevilerin imanlarının kalplerine henüz oturmadığı, Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak için Müslüman kimliğini kabul ettikleri anlatılıyor. Onun için göçebe Araplar savaşlarasadece yağmalamak ve ganimet elde etmek için katılıyorlardı, namaz kılmaya, zekât ve sadaka vermeye yanaşmıyorlardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Bedevî olan ’arablar küfür ve nifâkda en şiddetli olanlardır. Bunlar Allâh’ın rasûlüne inzâl iylediği âyâtdan haberdâr değildirler. Allâh ’alîm ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bedevilerin küfür ve nifakları her yönden, daha ileridir. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, onlara daha layıktır. Allah bilendir, hakimdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bedevîler inkârcılık ve iki yüzlülükte daha ileridedirler; Allah’ın resulüne indirdiklerinin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilmekte ve hikmetle yönetmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Araplar inkarcılıkta ve ikiyüzlülükte en aşırıdırlar. ALLAH'ın elçisine indirdiğini tanımamaya da en yakındırlar. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bedeviler inkâr ve münafıklık bakımından daha beterdirler. Bununla beraber Allah'ın, Resulüne indirdiği (hükümlerin) sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah alîmdir, hakîmdir,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ârâbîler küfürce ve nifakça daha şiddetlidirler, bununla beraber Allahın Resulüne indirdiği ahkâmın hududunu bilmemiye daha lâyıktırlar, Allah alîmdir, hakîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bedevîler, inkâr ve nifak bakımından daha şiddetli ve Allah’ın, resûlüne vahyettiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bedevi Araplar, küfür¹ ve nifakta² daha katıdırlar. Allah'ın Resûlüne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Nankörlükte, gerçeği görmezden gelmede. 2- Birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak, Müslümanlara olan düşmanlığını gizlemek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bedeviler küfür ve nifak bakımından (şehirlilerden) daha beterdir. Allahın, Resulü üzerine indirdiği (hükümler) in sınırlarını bilmemeleri de daha çok onlara lâyıkdır. Allah kemâliyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Arabların göçebe kısmı olan) bedevîler, küfür ve nifak cihetiyle (şehirdekilerden)daha şiddetli ve Allah'ın, Resûlüne indirdiği şeylerin (o hükümlerin) hudûdunu bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah ise, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bedevîler (göçebe Araplar) inkâr ve nifak bakımından daha ileri, (hem cahillikleri hem de görgüsüzlükleri nedeniyle) Allah’ın elçisine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya da daha yatkındırlar. Allah ise, (hakkıyla) bilendir, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
(*) el-arâb, ‘’ الأَعْرَابُ ‘’ Bedevî, çölde yaşayan göçebe araplara denir. Her bedevî değil, fakat genelde bedevîler, yaşadıkları çöl hayatının gereği olarak medeniyetten uzak ve görgüsüz olduklarından daha kaba ve sert huyludurlar. Böyle olunca inkâr ve nifakları da daha beterdir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bedevi araplar inkâr ve ikiyüzlü davranma konusunda daha şiddetlidirler. Çünkü onlar Allah’ın elçisine indirdiği ayetlerin sınırlarını bilmediklerinden daha çok cephe alıyorlar. Allah şüphesiz ki her şeyi en iyi bilen ve ona göre en iyi hüküm verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çöl araplarının tanımazlığı, iki yüzlülüğü daha baskındır. Allah’ın elçisine bildirdiği sınırları bilmemek onlara daha çok yakışır. Allah bilicidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bedevilerin küfürü ve nifakı şehirlilerden daha ziyadedir. Cehalet ve vahşetlerinden dolayı Allah/ın peygamberine inzâl ettiği hududunu [³] bilmemek onlara elyaktır. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir.
[3] Tekâlif ve alıkâm-ı şer'iyenin miktarlarını veya adil, tevhit, nübüvvet ve mi'ad delillerinin meratibîni.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bedeviler, inkârda ve ikiyüzlülükte daha beterdirler/ aşırıdırlar [eşedd] ve Allah’ın elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar [ecder]. Zira Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bedeviler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın, resulüne indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha elverişlidir. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibi olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Medîne çevresindeki çöllerde göçebe bir hayat süren bedeviler, içinde bulundukları şartlardan ve yapılarındaki kabalık ve sertlikten dolayı, yerleşik bir hayat süren şehirlilere nazaran hem inkârcılık ve ikiyüzlülükte daha aşırıdırlar, hem de Allah’ın Elçisine gönderdiği Kur’an’ın hükümlerini tanımamaya daha yatkındırlar. Unutmayın ki, Allah, kullarının yapısını ve özelliklerini en iyi bilendir; her konuda en doğru hükümleri veren, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince ve en uygun biçimde yaratan birhakîmdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bedevî Arablar, inkâr ve nifak bakımından en şiddetli ve Allah’ın kendi rasûlüne indirdiği şeylerin sınırlarını bilmemeye en yatkındır. Allah hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nankörlük ve ikiyüzlülük konusunda bedevî Arapların üstüne yoktur. Bu nedenle Allah'ın resulüne indirdiği kuralları tanımamak tam onlara göredir. Allah, engin bilgi gücüyle her şeye hakimdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Medine’de yaşamayıp çöldeki vahalarda yaşayan Araplar; inkâr ve nifak bakımından daha ileri, Allah’ın yasalarına karşı çıkmaya daha yatkındırlar. Allah hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göçebeler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter hem de Allah’ın Elçisine indirdiği sınırları tanımamaya daha meyillidir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bedevî Araplar¹ inkâr ve münâfıklık bakımından daha beter ve Allah’ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha müsâittirler.² Gerçekten Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Arab-A’râbî; A’rab, a’râbî’nin çoğuludur. Yani “a’râb,” bir köy veya kasabada ikamet etmeyip badiyede dolaşan göçebelere verilen isimdir. “Arab” ismi hem köy ve kasabalarda yerleşik olarak yaşayanlar, hem de göçebe yaşayan bütün Arab kavmi için kullanılmakla birlikte daha ziyade köy ve kasabalarda yerleşik olarak yaşayan medeni kısmı için söylenir ki, bunlara “a’râb” denmez. Şehirli bir Arab’a “ya a’râbi!” diye hitap edilecek olursa kızar. Fakat her hangi bir bedevi a’râbi’ye “ya arabî” denilirse kızmaz, üstelik memnun olur. Arapça’daki Arab ve a’râb, Türkçe’deki Türk ve Türkmen gibidir. Türkmen, Türkün yörüğü olduğu gibi, a’râb da Arab’ın yörüğüdür. A’râbilerin yaşadıkları çöl hayatının gereği olarak huyları daha sert, daha ilkel olduğundan küfür ve nifakları da daha şiddetli, daha beterdir. Bunlar, tevhid inancının ve peygamberliğin, ahiret akidesinin inceliğini ve bunlarla ilgili delillerin ayrıntılarını tam anlamıyla bilemeyebilirler. Bk. (Yusuf: 2, Fetih: 11, Hucurat:14)2 Bedevîler, görünüşte İslâm’ı kabul etmişlerse de, îman gönüllerine tam yerleşmemişti. Fakat İslâm devletinin gücünü görünce, İslâm’a girmenin uygun olacağını düşündüler. Fakat içlerinde İslâm’ı samimiyetle kabul edenler azınlıktaydı. İşte bu nedenle onlar sadece Müslüman olmanın avantajlarına sahip olmak istiyorlar, namaz kılmaya, oruç tutmaya ve zekât vermeye yanaşmıyorlardı. İslâm’ın istediği; Allah yolunda mallarını ve canlarını feda etmek, onların doğalarına aykırı geliyordu. Çünkü onlar, sadece yağmalamak ve ganîmet elde etmek için savaşırlardı. Bu âyette, bedevîlerin yukarıda değinilen zihni ve ahlâkî durumları: "Bu bedevîler şehirli Araplardan daha ikiyüzlü ve Hakk’ı inkârda daha inatçı, daha dik başlıdırlar.” şeklinde ifâde edilmektedir. Bunun yanı sıra bedevîler, ahlâkî ve rûhî değerleri olan insanlar gibi yaşamazlar ve hayatlarını ekonomik hayvan (homo ekonomikus) olarak devam ettirirlerdi. Bu nedenle hayvansal dürtülerinin ötesinde daha yüce bir duygu ve düşünceleri yoktu. Bu âyetlerin indirilişinden iki yıl sonra, Hz. Ebû Bekir’in (r.a) hilafeti zamanında çıkan isyan ve irtidat hareketinin en önemli nedeni, bedevîlerin yine burada adı geçen özellikleriydi. (Özetle; Tefhim’ül-Kur’an-Mevdudi)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bedevîler [arasındaki ikiyüzlüler] ¹³⁰ hakkı tanımaktan kaçınma tavırlarında ve ikiyüzlü davranışlarında [yerleşik insanlardan] daha ısrarlıdırlar; ve Allah’ın, Elçisi’ne indirdiği öğretinin sınırlarını görmezden gelmek, [başkalarına göre] onlardan daha çok beklenen bir haldir. ¹³¹ (Allah böyle diyorsa, bu böyledir) çünkü Allah her hükmünde ince-derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
130 Büyük parantez içinde yaptığımız bu açıklayıcı ilave, bedevîler arasında bulunan müminlerden sözeden 99. ayet gözönünde bulundurularak Râzî tarafından yapılan açıklamaya dayanmaktadır (keza bkz. Menâr XI, 8).131 Göçebe hayat tarzına ve bu hayatın yoğurduğu sert, esneklikten yoksun bir mizaca sahip olan bedevîler, günübirlik kabilevî ilgi ve maslahatlarıyla doğrudan bağlantılı görünmeyen ahlakî emir ve yaptırımlara ayak uydurmayı yerleşik insanlara göre daha zor başarabilmektedirler. Bu zorluk, onların metropollerden, yüksek kültürlerin doğduğu, geliştiği merkezlerden maddî olarak uzak kalmalarıyla daha da artmakta ve bunun sonucu olarak da, bedevîler dinî öğretilere/talimatlara karşı nisbî olarak daha kapalı, daha kavrayışsız kalmaktadırlar. Bunun içindir ki, Hz. Peygamber yerleşik hayat tarzının göçebe hayat tarzına olan üstünlüğünü sık sık dile getirmiştir. Bu konuda karş. Tirmizî, Ebû Dâvûd, Neseî ve İbni Hanbel’in İbni ‘Abbâs’a dayanarak kaydettikleri Hadis: “Çölde (bâdiye) yaşayan kimse mizac olarak kabalaşır/sertleşir (yahut kaba ve sert olur)”. Ebû Dâvûd ve Beyhakî’nin, Ebû Hureyre’ye dayanarak kaydettikleri benzer bir başka Hadis daha vardır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Araplardan bazıları küfürde ve ikiyüzlülükte çok katıdırlar ve Allah’ın elçisine indirdiği nizamın sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar, Allah ise her şeyi bilen ve her hükmünde doğru karar verendir. 11/13- 14- 35, 25/4- 5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bedevî Araplar, inkâr ve ikiyüzlülük açısından (kentsoylulardan) daha katıdırlar;[¹⁵¹⁵] ve Allah’ın, Elçisi’ne indirdiği hayat tarzının sınırlarını tanıyıp kavramamaya daha yatkındırlar: Allah bu (gerçeği) de[¹⁵¹⁶] çok iyi bilendir, (ama) hikmetle iş görendir.
[1515] Bunun için elçiler anakentlere gönderilmiştir. Buradaki “bedevîlik” bir algı biçimidir; ufuksuzluğu, sığlığı ve kabalığı temsil eder. Sonraki âyetlerden de anlaşılacağı gibi, vahiy bedevîleri de toptan mahkûm etmeye izin vermez. Onları da seçip ayıran mümeyyiz bir akılla değerlendirir (Bkz: 9:90). [1516] Burada ve bağlamın işaret ettiği daha birçok yerde ve bağlacına, tercümede “dahi” mânasına gelen “de-da” işlevi yüklenmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bedeviler, -kafirlik ve münafıklıkta- (şehirlilerden) daha beterdir. (Bunda biraz mazur da sayılırlar, çünkü) Allah'ın Resulüne indirmiş olduğu dini hükümlerin hududunu bilmezler. (Medeni merkezlerden uzaktırlar, bilgin kimseler ile görülememektedirler) Şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Bedeviler inkâr ve nifak ve bu işe uygunluk bakımından şeddidirler ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah alimdir, hakimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bedeviler, küfürce ve nifakça daha galizdirler. Ve Allah Teâlâ'nın Resûlüne indirmiş olduğu şeyin hududunu bilmemeğe daha layıktırlar. Allah Teâlâ ise alîmdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bedevîler inkâr ve münafıklıkta şehirlilerden daha şiddetli;Allah'ın, Resulüne indirdiği hükümleri tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir. [12, 109]
Bedevî (a’rabî) çölde yaşayan göçebe araplara denir. Her bedevî değil, fakat genelde bedevîler, yaşadıkları çöl hayatının gereği olarak kaba ve sert huyludurlar. Böyle olunca küfür ve nifakları da daha beterdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allah'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsaittirler. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
A'râb (bedevîler), Allâh'ın Rasûl'üne indirdiği dînin hudûdını bihakkın bilmediklerinden küfürde ve nifâkda daha şiddetlidirler. Allâh her şeyi bilici ve muktezâ-yı hikmeti icrâ idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çölde yaşayan Araplarının kâfirliği ve münafıklığı pek güçlüdür. Allah’ın elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri onlardan beklenen bir şeydir. Allah bilir, doğru kararlar verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah'ın Resulüne indirdiğinin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah alimdir, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bedevîler inkârda ve münafıklıkta daha şiddetli ve Allah'ın Resulüne indirdiği hükümleri bilmemeye daha yatkındırlar. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Çöl Arapları; küfür, parçalanma/ikiyüzlülük yönünden daha şiddetli; Allah'ın resulüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
'arablar ya'nį yazıdaġılar ķatıraķdur kāfirlıķdın yaña daħı munāfıķlıķdın yaña daħı lāyıķıraķdur kim bilmeyeler ḥadlarını anuñ kim indürdi Tañrı resūlı üzere daħı Tañrı bilicidür dürüst işlü sözlüdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘Arablaruñ küfri ḳatıdur, münāfıḳlıḳları daḫı. Daḫı lāyıḳlardur ki bilmeye‐ler ḥudūdı ol nesnenüñ indürdi Tañrı Ta‘ālā resūl üstine. Tañrı Ta‘ālā bili‐cidür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bədəvilər küfr və nifaq baxımından daha pis (qəliz) və Allahın öz Peyğəmbərinə nazil etdiyi hökmləri (cahillikləri üzündən) bilməməyə (başa düşməməyə) daha layiqdirlər. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The wandering Arabs are more hard in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits which Allah hath revealed unto His messenger. And Allah is knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Arabs of the desert are the worst in Unbelief and hypocrisy, and most fitted to be in ignorance of the command which Allah hath sent down to His Messenger. But Allah is All-knowing, All-Wise.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْاَعْرَابُ
bedevi araplar
اَشَدُّ
daha şid- detlidir
كُفْراً
küfür bakımından
وَنِفَاقاً
ve nifak bakımından
وَاَجْدَرُ
ve daha yatkındır
اَلَّا يَعْلَمُوا
bilmemelerine
حُدُودَ
sınırlarını
مَٓا
o şey- lerin ki
اَنْزَلَ
indirdi
اللّٰهُ
Allah
عَلٰى رَسُولِه۪ۜ
resulüne
وَاللّٰهُ
ve Allah
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
حَك۪يمٌ
Hakîm'dir
Bedevi Araplar, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter hem de Allah'ın resulüne indirdiği (hükümlerin) sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
اَعْرَاب
İsim
ع ر ب
Bedevi araplar
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
نِفَاق
Fiilimsi-III
ن ف ق
Nifak
اَجْدَر
İsim
ج د ر
Daha yatkın
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
حُدُود
İsim
ح د د
Sınırlar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli