(Allah’ın ve Elçisinin onlarla herhangi bir antlaşması) nasıl mümkün olabilir ki? Eğer size karşı onların ellerine bir fırsat geçse onlar, sizin gözünüzün yaşına bakmadıkları gibi sizin kişisel hukukunuzu da gözetmezler.¹ Sadece sizi dillerinin ucuyla hoşnut etmeye çalışırlar, fakat kalpleri bu kadarına bile râzı olmaz. Çünkü onların çoğunun karakteri bozuktur.²
1 Âyetin bu bölümü kelime anlamıyla, “Eğer size karşı onların ellerine bir fırsat geçse onlar, verdikleri sözlerde durmadıkları gibi sizin kişisel hukukunuzu da gözetmezler.” diye de tercüme edilebilir. Âyetin daha iyi anlaşılabilmesi için yukarıda kastedilen anlam verilmeye çalışılmıştır. Zimmet ise, korunması gereken ve zayi edilmesi tazmin edilmesini icap ettiren her hangi bir emir anlamıyla taahhüt ve tazmin etmek demektir. Şer’an bir şahsın leh ve aleyhinde icap ve kabule ehil olması, hak ve vazife ehliyeti anlamına gelir. 2 Onların insanlıkları, sadece dillerinin ucundadır, vefakârlıktan, dostluktan, Müslümanlıktan, insanlıktan, haktan, adaletten bahsederler, îman ve ibâdetten dem vururlar, kandırmak için yeminler eder, Kur’an’ı öper, namaz kılar, hattâ Kâbe’ye bile giderler. Hâlbuki onların kalplerinden geçenlerle, ağızlarından çıkan söz, taban tabana zıttır. Çünkü bunlarda insanlık ve mertlik adına bir şey yoktur. Bunlar asla utanmayan, arlanmayan karaktersiz kimselerdir. Burada “fasık” kelimesi, kök anlamı esas alınarak tercüme edilmiştir.