Sakın onların ne malları ne de evlatları seni imrendirmesin. Zira Allah, ancak (onların münafık olmaları sebebiyle) bunlarla dünya hayatında onlara (mal ve evlat hususunda başlarına gelecek musibetlerle) azap (sıkıntı) vermek ve inkârcı iken (ölüm anında) canlarının da güçlükle çıkmasını murad eder. *
(*) Meallerde (…ve Allah, canlarının inkârcı olarak çıkmasını ister.) şeklindeki çeviri çok hatalıdır. Çünkü yüce Allah hiçbir kulunun küfür ve inkâr üzere ölmesini istemez. Yani buradaki Allah’ın muradı inkâra değil, canlarının güçlükle çıkmasına tealluk eder. Bu şu örneğe benzer! Şuçlu iken onu dövmek istiyorum’’ gibi: Burada onun suçlu olmasını değil, bu durumda iken, yani suç işlediği için onu dövmesini istiyorsun.’’ demektir. İşte ayetin mesajı da buna benzer. Yani yüce Allah onların küfür içinde ölmelerini değil, küfür içinde ölürlerken (o ölüm anında) canlarının güçlükle çıkmasını murad eder. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir.
والإرادة تعلقت بزهوق أنفسهم لا بالكفر وهذا كما تقول أريد أن أضربه وهو عاص فالإرادة تعلقت بالضرب لا بالعصيان. (مجمع البيان في تفسير القرآن) وقال بعض المفسرين: هو الخروج بصعوبة. (تفسير المنار) وليس في الآية ما يدل على ان الله تعالى اراد الكفر على ما يقوله المجبرة، لأن قوله {وهم كافرون} في موضع الحال كقولك اريد ان تذمه وهو كافر واريد ان تضربه وهو عاص وأنت لا تريد كفره ولا عصيانه بل تريد ذمه في حال كفره وعصيانه، وتقديره الاية إنما يريد الله عذابهم وازهاق انفسهم اي اهلاكها في حال كونهم كافرين، (التبيان الجامع لعلوم القرآن) ، وقيل : المعنى فلا تعجبك أموالهم ولا أولادهم إنما يريد الله ليعذبهم بها في الدنيا لأنهم منافقون ، فهم ينفقون كارهين فيعذبون بما ينفقون والثالث: ليعذبهم بمصائبهم في أموالهم و أولادهم (فتح القدير الجامع بين فني الرواية والدراية ) أجاب الجبائي فقال: معنى الآية أنه تعالى أراد إزهاق أنفسهم حال ما كانوا كافرين، وهذا لا يقتضي كونه تعالى مريداً للكفر، ألا ترى أن المريض قد يقول للطبيب: أريد أن تدخل علي في وقت مرضي، فهذه الإرادة لا توجب كونه مريداً لمرض نفسه،,,, ، فكذا ههنا