close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul enfikû tav’an ev kerhen len yutekabbele minkum(s) innekum kuntum kavmen fâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: İster gönül rızasiyle, ister zorla ve istemeyerek Tanrı uğrunda mal harcedin, kesin olarak bu harcayışınız kabul edilmeyecek, şüphe yok ki siz, buyruktan çıkmış kötü bir topluluksunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kalpleri marazlı takımına) De ki: "(Malınızı) İster gönüllü ister gönülsüz infak edin; (bunlar) sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. (Çünkü Allah, kötü niyetinizi bilmektedir.) Gerçekten siz bir fasıklar topluluğu (günah ve kötülük grubu) oldunuz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Allah'ın rızası görüntüsü altında ister gönüllü, ister gönülsüzce harcayın, bu sadakalar sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, ilâhî emirleri dinlemeyen, hak yolundan çıkmış bir topluluksunuz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“İster gönüllü harcayın, ister gönülsüz. Sizin infakınız, harcamalarınız asla kabul edilmeyecek. Çünkü siz hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu bir kavimsiniz.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "İster gönüllü olarak isterse gönülsüz bir şekilde sadaka verin, verdikleriniz kabul edilmeyecektir. Şüphesiz siz fasık bir topluluk oldunuz."
53.İbnu Cerir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre (yukarıda sözü edilen) Cedd bin Kays, Resulullah (a.s.)`ın teklifine karşı: "Ben kadınları gördüğümde fitneye düşerim" dedikten sonra: "İstersen sana malımla yardımcı olayım" diye teklifte bulundu. Bunun üzerine Yüce Allah böyle buyurdu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz bir fasıklar topluluğu oldunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm, münafıklara de ki: “- İster gönül rızası ile ve ister rıza göstermiyerek harcayın, sizden asla harcadıklarınız kabul edilmiyecektir. Çünkü siz, bir fasıklar toplulğu oldunuz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “İster isteyerek, ister kerhen sadaka verin; o sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık (İlahî yasaları çiğneyen) bir kavimsiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü, ister zorla veriniz; nasıl olsa sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz.”[174]
[174] Fâsık kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 229-231; I, 274-285; I, 481-485.  
Besim Atalay
swap_vert close
De ki: «İster gönüllü, ister gönülsüz mal verirseniz de, sizden hiç kabul olunmaz, gerçek sizler buyrulanı tutmaz bir ulus oldunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O münafıklara) de ki: “(Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz, gerçekten yoldan çıkan bir kavim oldunuz.”
Bu ayetten anlıyoruz ki; münafıklardan ve kâfirlerden İslâm’a hizmet adına asla yardım talep edilemez. Birtakım fonlar aracılığıyla onlar yardım etmek isteseler de asla kabul edilemez.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Tav’an veyâ kerhen emvâlinizi virseniz de kabûl olunmıyacakdır. Zîrâ siz fâsık bir kavimsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "İstekli yahut isteksiz olarak verin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz şüphesiz fasık bir topluluksunuz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yine de ki: “İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü harcayın ister gönülsüz, sizden asla kabul edilmeyecek! Zira siz günaha gömülmüş kimseler oldunuz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Yoksullara ister gönüllü, ister gönülsüz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O münafıklara şunu da de ki; gerek isteyerek, gerek istemeyerek infak edip durun. O infak ettikleriniz sizden hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir kavimsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: gerek tav'an infak edin gerek kerhen sizden hiç bir zaman nefakalarınız kabul edilmiyecek, çünkü siz fasık bir kavm oldunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah yolunda cihada katılanlara yardım ettiklerini söyleyerek sizi minnet altında bırakmaya çalışan o munâfıklara) de ki: “İnsanlara gösteriş amacıyla harcadığınız malları ister gönüllü olarak harcamış olun, ister gönülsüzce, yoldan çıkan bir toplum olduğunuz için hiçbiri sizden kabul edilmeyecektir!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “İster istekli ister isteksiz infak¹ edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fâsık bir toplum oldunuz.”
1- Yardım.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Gerek gönül rızaasıyla harcedin, gerek istemeyerek (verin). Sizden (çıkan) hiç bir (nafaka) kat'iyyen kabul olunmayacakdır. Çünkü siz (Allah yolunda cihâddan geri kalmak suretiyle) faasıklar güruhu (na iltihak etmiş) oldunuz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “(Allah yolunda) ister gönüllü ister gönülsüz harcayın, (verdikleriniz)sizden (aslâ) kabûl edilmeyecektir. Çünki siz, bir fâsıklar topluluğu oldunuz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O münafıklara) de ki: ‘’(Allah’ın rızası görüntüsü altında) istekli yahut isteksiz olarak infak edin, sizden asla kabul olunmayacaktır. (Çünkü) şüphesiz siz fasık (doğru yoldan çıkmış) bir topluluksunuz.” *
(*) Yüce Allah bu ayette dolaylı yoldan münafıkların dünyaya düşkünlüklerine değinmektedir. Ayrıca yoldan çıkan bir topluluk olduğunu ifade etmektedir. Anlaşılıyor ki infak denen eylem aslında şeklen ekonomik bir işlem gibi görünse de aslında bunun bir iman eylemi olduğudur. İmansız yapılan infak Yüce Allah’ın kabul edeceği bir yardım değildir. Çünkü bu işlem imansız yapıldığı için “salih amel” olarak isimlendirilemez. (M. Okuyan Meali Tevbe-53. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “İnsanlara ister gönüllü, isterseniz gönülsüz yardım edin, sizler yoldan çıkmış bir topluluk olduğunuz için, yardımlarınız asla kabul edilmeyecektir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "İsteyerek de olsa, istemiyerek de olsa, sizin yoksullar için harcadıklarınız onanmıyacaktır. Çünkü, sizler karıştırıcı kimseler oldunuz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki gerek gönül hoşluğuyla, gerek gönül hoşsuzluğuyla harcediniz [⁸], harcettikleriniz asla kabul olunmayacaktır. Çünkü sizler cihattan geri kalmakla fasık kimseler oldunuz.
[8] Cihad uğurunda ister istemez harcetseniz de.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü ister gönülsüz olarak harcayınız/sadaka veriniz [enfikû], sizden kabul edilmeyecektir. Muhakkak ki siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz [kavm].”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır. Siz şüphesiz yoldan çıkanlarsınız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah yolunda cihâda katılanlara yardım ettiklerini söyleyerek sizi minnet altında bırakmaya çalışan o münafıklara de ki: “İnsanlara gösteriş amacıyla harcadığınız malları ister gönüllü olarak harcamış olun, ister gönülsüzce; yoldan çıkan bir toplum olduğunuz için, hiç biri sizden kabul edilmeyecektir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Gönüllü veya gönülsüz infâk edin / harcayın; sizden asla kabul edilmeyecektir. Siz, yoldan çıkıp sapmış (fâsık) bir kavim oldunuz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
gönüllü gönülsüz verdikleriniz de yarın makbule geçmeyecektir. Çünkü siz, tamamen asî bir milletsiniz."
Mehmet Çoban
swap_vert close
"İster gönüllü, ister gönülsüz olarak Allah yolunda harcayın! Sizin gibi riyakâr, ikiyüzlü, inkârcı münafıkların harcamaları asla kabul edilmez. Çünkü siz bozguncu bir topluluksunuz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü, isterse zorla verin; (yaptığınız infak) sizden asla kabul edilmeyecektir. [*] Şüphesiz ki siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.”
Yüce Allah bu ayette dolaylı yoldan münafıkların dünyaya düşkünlüklerine değinmektedir. Ayrıca yoldan çıkan bir topluluk olduğunu ifade etmektedir. Anlaşılıyor ki infak denen eylem aslında şeklen ekonomik bir işlem gibi görünse de aslında bunun bir iman eylemi olduğudur. İmansız yapılan infak Yüce Allah’ın kabul edeceği bir yardım değildir. Çünkü bu işlem imansız yapıldığı için “salih amel” olarak isimlendirilemez.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O münâfıklara): “(Sadakalarınızı) ister gönüllü, ister gönülsüz verin (fark etmez). O verdiğiniz sadakalar, asla kabul edilmeyecektir.¹ Çünkü siz, fasık bir toplum oldunuz.” de.
1 Bu âyetten; İslâm toplumunda, münâfıklardan ve kâfirlerden asla yardım talep edilmeyeceği, onlar verseler de asla kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu âyet; Cid b. Kays’ın: “Ben, kadınlara düşkün birisiyim. Bu yüzden sarışın Rum kızlarıyla beni belâya sokma. Ben, sana malımla yardım edeyim de beni bırak.” sözüne cevaptır. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “[Allah uğruna olduğu görüntüsü altında] ister gönüllü olarak harcayın, ister gönülsüzce: bu sizden asla kabul edilmeyecektir; ⁷⁶ çünkü, siz kötülüğe gömülüp gitmeye niyetli bir topluluksunuz!”
76 Yani, “bu, asla Allah için kabul edilebilir olmayacaktır”: yahut “bu asla Allah uğruna harcanmış sayılmayacaktır”. Pek çok münafıkta görülen ve görünüşte yüce ahlakî değerler, ahlakî ülküler uğrunaymış gibi olsa da, gerçekte sadece gösterişe ve insanların katında övgü ve saygınlık elde etme saikine dayanan “bonkörlük” ya da “hayırlı girişimler”i desteklemeye teşne gözükme tavrına işaret eden bir ifade (karş. 2:264 ve 4:38).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – İster gönüllü infak edin ister gönülsüz, sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış fasık bir toplumsunuz. 2/270, 4/142, 18/103...107, 32/18...20, 47/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “İster gönüllü infak edin ister gönülsüz; sizden asla kabul edilmeyecektir:[¹⁴⁶³] çünkü siz, hepten sapık bir güruh oldunuz.”
[1463] İnfak-nifak karşıtlığı işleniyor ve gönülsüz verildiği bir sonraki âyette dile getiriliyor. Zımnen: Allah için vermek gerçekte almaktır. Bunu bilmedikten sonra verseniz ne olacak? (Krş: 2:272 ve âyetin notları)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki, (Ey İslam'ın yenilgiye uğramasını dört gözle bekleyen münafıklar bundan sonra) Sizlerden (sadaka veya cihad için) harcama asla kabul edilmeyecektir; ister gönüllü, isterse zorla verin! (Allah katında makbul olmayacaktır) Çünkü siz (Allah yolunda cihaddan geri kalmak suretiyle) kuşkusuz yoldan çıkmış bir topluluk oldunuz.
Osman Fırat
swap_vert close
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak infak edin, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «İster gönül rızasıyla ve ister kerhen infakta bulunun, elbette sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz şüphe yok fâsıklar olan bir kavim olmuş oldunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah yolunda, ister gönül rızasıyla verin, ister gönülsüz infak edin, verdikleriniz sizden hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, hak yoldan çıkmış fâsıklar güruhusunuz. ”
Bu âyet, nifaklarını gizlemek için bazı maddî katkılarda bulunmak isteyen münâfıklara sert bir uyarıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz sadaka verin: sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkan bir kavimsiniz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Gerek isteyerek gerek istemeyerek zorla infâk itseniz sizden kabûl olunmaz. Siz fâsık olan bir kavimsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Yaptığınız harcama ister gönüllü isterse gönülsüz olsun; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü yoldan çıkmış bir topluluk oldunuz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Allah yolunda gönülden de harcasanız, gönülsüzce de harcasanız, bu sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir güruhsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da söyle: "İster kendi arzunuzla ister baskı ve zorla infak edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkan bir topluluk oldunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “ḥarc eyleñ ya'nį ġaża'ya geñ-ile yā geñsüz hergiz ķabūl olmaya sizden bayıķ siz olduñuz ķavm fāsıķlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed, ḫarc eyleñ māluñuz iḫtiyār‐ıla, yā güçlüg‐ile, hergiz ḳabūlolmaz sizden. Taḥḳīḳ siz fāsıḳ ḳavmsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Münafiqlərə) de: “İstər könül xoşluğu ilə, istər zorla (mallarınızı) xərcləyin. Onsuz da (Allah dərgahında) sizdən qəbul olunmayacaq. Çünki siz fasiq bir tayfasınız.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Pay (your contribution), willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. Lo! ye were ever froward folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Spend (for the cause) willingly or unwillingly:(1314) not from you will it be accepted: for ye are indeed a people rebellious and wicked."
1314 The Hypocrites, who secretly plotted against Islam, might sometimes (and they did) make a show of making some contribution to the Cause in order to keep up their pretence. Their contributions were not acceptable, whether they seemed to give willingly or unwillingly, because rebellion and disobedience were in their hearts. Three reasons are specifically given for their rejection, in the next verse: {1) they did not believe; (2) their prayers were not earnest, but for mere show; and (3) in reality their hearts were not behind the contributions which they offered. Nothing is acceptable to Allah which does not proceed from a pure and sincere heart.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَنْفِقُوا
infak edin
طَوْعاً
gönüllü olarak
اَوْ
ve- ya
كَرْهاً
gönülsüz olarak
لَنْ يُتَقَبَّلَ
asla kabul edilmeyecektir
مِنْكُمْۜ
sizden
اِنَّكُمْ
şüphesiz siz
كُنْتُمْ
oldunuz
قَوْماً
topluluğu
فَاسِق۪ينَ
fâsıklar
De ki: "(Mallarınızdan gösteriş yapmak için) İster gönüllü ister gönülsüz infak edin, (bu şekilde infak ettikleriniz) sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fâsık bir topluluk oldunuz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
طَوْع
İsim
ط و ع
İsteyerek, gönüllü olarak itaat
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كَرْه
İsim
ك ر ه
İstemeyerek, zorla, gönülsüz olarak
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
تَقَبَّلَ
Fiil-V
ق ب ل
Kabul buyurdu, kabul etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık