close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul len yusîbenâ illâ mâ keteba(A)llâhu lenâ huve mevlânâ(c) ve’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Bize Allah'ın takdir ettiğinden başka bir şey gelip çatmaz kesin olarak. Odur yardımcımız ve inananlar, Allah'a dayanmalıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmeyecektir. O bizim Mevlâ’mızdır. Ve mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Bizim başımıza, asla Allah'ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez. O bizim koruyucumuz ve dostumuzdur. O halde inananlar, sadece Allah'a güvenip dayanmalılar.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah'ın, bizim için yazıp takdir ettiğinden başka bir şey asla bizim başımıza gelmeyecek. O bizim mevlâmız, koruyucumuz, emrinde olduğumuz otoritedir. Mü'minler, Allah'a, sadece Allah'a dayanıp güvensinler.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: " Allah'ın bizim için yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim dostumuzdur. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki, “-Bize Allah'ın takdir ettiğinden başkası ulaşmaz. O, bizim mevlâmızdır. Onun için müminler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler. (O'na güvenip bağlansınlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başka başımıza bir şey gelmez. O sahibimizdir. Ve gerçek müminler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim sıkı dostumuzdur.” İnananlar sadece Allah'a güvensinler.
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ancak bize Allahın yazmış olduğu gelir, o bizim dostumuzdur, inanmış olanlar Allaha dayanalar»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah'ın bizim için takdir ettiği şeylerden başkası bize asla isabet etmez. O, bizim yardımcımızdır/dostumuzdur. Onun için inananlar yalnız Allah'a güvensinler.”
İnsanın başına gelen her şey Allah’ın bilgisi dâhilindedir. Allah, kulu istemedikçe kötülük yaratmaz. Yarattığını ya kul hak etmiştir ya da hayırlı bir geleceğin habercisidir. Onun için inanan insan, Allah’tan gelen her şeye layık olduğunu bilmeli, en büyük yardımcısının, koruyucusunun, yol göstericisinin ve güvenilir dostunun Allah olduğuna inanmalı. Ayetteki “tevekkül”, yan gelip yatarak işi Allah’a bırakmak değil; her türlü çabayı gösterip gerekliliklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır, Onu vekil etmek ve Ona güvenmektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Allâh ne yazdı ise o nasîb olur. Allâh mevlâmızdır. [1] Tekmîl mü’minler Allâh’a tevekkül iderler.
[1] Ya’ni sâhibimizdir.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim Mevlamızdır, inananlar Allah'a güvensin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir, O bizim mevlâmızdır.” Müminler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "ALLAH'ın bizim için yazdığından başkası bize dokunmaz. O'dur bizim mevlamız, sahibimiz. İnananlar, ALLAH'a güvensinler."
Bak 2:286.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki hiç bir zaman bize allahın bizim için yazdığından başka bir şey isâbet etmez o bizim mevlâmızdır ve mü'minler onun için yalnız Allaha mütevekkil olsunlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) de ki: “(İyilik ya da musibetten) bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için takdir ettiği şeyler gelir. O, bizim mevlâmızdır.” O hâlde mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Allah'ın bizim için yazdığından¹ başkası bize erişmez. O, bizim mevlamızdır.² Öyleyse, mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül³ etsinler.
1- Gerekli gördüğünden, uygun gördüğünden. 2- Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevla yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlâna demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır. 3- Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü çabayı gösterdikten sonra, sonucu Allah'a bırakmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Allahın bizim için yazdığından başkası asla bize erişmez. O, bizim mevlâmızdır. Onun için mü'minler yalınız Allaha güvenib dayanmalıdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize aslâ isâbet etmez.(2) O bizim Mevlâmızdır. Öyleyse mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsin!”
(2)“Eğer desen: ‘Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir (elimizden almıştır). İnbisat ve cevelâna müştâk (açılmaya ve coşmaya düşkün) olan kalb ve ruh için kadere îman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?’ El-cevab: Kat‘â ve aslâ! Sıkıntı vermediği gibi, nihâyetsiz bir hıffet (hafiflik), bir rahatlık ve revh u reyhânı (rahat ve huzûru) veren ve emn-i emânı (tam bir güveni) te’mîn eden bir sürur (sevinç), bir nûr veriyor. Çünki insan kadere îmân etmezse, küçük bir dâirede cüz’î bir serbestiyet, muvakkat bir hürriyet içinde, dünya kadar ağır bir yükü, bîçâre rûhunun omzunda taşımaya mecburdur. Çünki insan bütün kâinâtla alâkadardır. Nihâyetsiz makāsıd ve metâlibi (maksadları ve istekleri) var. Kudreti, irâdesi, hürriyeti bunların milyondan birisine kâfî gelmediği için, çektiği ma‘nevî sıkıntının ağırlığı ne kadar müdhiş ve muvahhiş (vahşet verici) olduğu anlaşılır. İşte kadere îman, bütün o ağırlığı kaderin sefînesine (gemisine) atar, kemâl-i râhatla, ruh ve kalbin kemâl-i hürriyetiyle kemâlâtında serbest cevelânına (coşarak dolaşmasına) meydan verir. Yalnız nefs-i emmârenin (kötülükleri emreden nefsin) cüz’î hürriyetini selb eder (çekip alır) ve fir‘avniyetini ve rubûbiyetini (rab olma da‘vâsını) ve keyfemâ yeşâ (dilediğince) hareketini kırar. Kadere îman o kadar lezzetli ve saâdetlidir ki, ta‘rîf edilmez.” (Tılsımlar, 26. Söz, 88)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm, o münafıklara) De ki: “Allah (zafer ve başarı ya da sıkıntı ve yenilgiden) bizim için (eğitim, donanım, karar, sabır, cesaret, fedakârlık, askeri ve maddi teçhizat yönünden güçlü veya zayıf olmamıza tabi olarak) ne yazmışsa, (onun bilgisi dâhilinde) bize ancak o isabet eder. O, bizim Mevlâmızdır (sahip, yardımcı ve koruyucumuzdur). İnananlar ise ancak (üzerlerine düşeni yapıp gerekli olan her türlü çabayı gösterdikten sonra) Allah’a güvenip dayansınlar. *
(*) Peki, Allah’ın yazdığı nedir? Bilindiği üzere Tevbe-9/ 50-52. ayetler savaşın sonucuyla alakalıdır. Burada ayrım yapılmaksızın hangi taraftan olursa olsun, eğitimli ve donanımlı olup davası uğruna her türlü fedakârlığı gösteren kimselere zafer ve başarı, böyle olmayanlara da sıkıntı ve yenilgi söz konusu olur. İşte inanan- inanmayan arasında hiçbir ayrım yapmadan yüce Allah’ın kendileri için yazdığı budur. Zira Bedir savaşındaki zafer ile Uhud savaşındaki yenilgi bunun için birer örnektir. Bedir savaşında Müslümanlar kendilerini savunmak için üzerlerine düşen her türlü gayreti gösterip canları pahasına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar, bu nedenle kendilerine zafer ve galibiyet isabet etti. Uhud savaşında ise, okçuların, Hz. Peygamberin verdiği talimata uymamaları ve ganimet peşinden koşmaları nedeniyle onlara bir sıkıntı ve mağlubiyet isabet etti. İşte 51. ayette böyle durumlara vurgu yapılıyor. Yani Allah’ın yazması insanın eylem, gayret, fedakârlık, hâl ve hareketine tabidir. Örneğin: Eğitimli, donanımlı, kararlı, sabırlı ve cesaretli olan ve hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, askeri ve maddi yönden de güçlü olanlara zafer ve galibiyet isabet eder. Ama bu durumda olmayanlara, yani teçhizat, eğitim, askeri ve maddi yönden zayıf bulunanlara da sıkıntı ve yenilgi isabet eder. (الله اعلم) Ayrıca bunu genelleştirirsek bile iyi veya kötü insana isabet edenin Allah tarafından yazılıp belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani her şey Allah’ın irade/onayı/ ve bilgisi dâhilinde gerçekleşmektedir. Zira Allah’ın bilgisi dâhilinde, kendi iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını da şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan. Yani yüce Allah’ın bunları önceden bildiğinden dolayı yazması, söz konusu hadiseye bir tesiri yoktur, çünkü ilim maluma tabi olduğu için söz konusu hadise o şekilde yazılmaktadır. Ayrıca (مولي)’’Mevlâ’’Allah’ın bir ismi sıfatıdır. Sahip olan, yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevlâ yalnızca Allah’tır. Allah’tan başkasına ‘’Mevla, Mevlâna’’ demek uygun ve caiz değildir. Zira Enfal-40’da Allah hakkında (نعم المولي ونعم النصير) ‘’O, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.‘’ deniliyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Bizim başımıza gelen, yalnızca Allah’ın bizim için planladığından başka bir şey değildir. O dur bizim sığındığımız tek merci.” İnananlar yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Allah ne yazdıysa başımıza yalnız o gelecektir. O bizim koruyucumuzdur. Öyleyse inananlar Allah’a dayansınlar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Allah/ın bizim için Levh-i Mahfuz/da yazdığından başka bize hiç birşey erişmez, O, bizim mevlâmızdır. Artık mü/minler yalnız Allah/a mütevekkil olsunlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Allah bizim için ne yazdıysa/takdir ettiyse [ketebe], bize ancak o ulaşır. O, bizim sahibimizdir [Mevlâna]. İnanmış olanlar yalnız O’na güvenip dayansınlar!”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O bizim mevlamızdır; iman edenler sadece Allah'a güvenmelidir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Bu münâfıklara de ki: “Bizim başımıza, Allah’ın bizim için yazdığından başka hiçbir şey gelmeyecektir. O’nun uygun görüp yazdıklarının ise, başımız gözümüz üzerinde yeri var! Zira bizim gerçek dostumuz, sahibimiz ve efendimiz yalnızca O’dur. O hâlde inananlar, yalnızca Allah’a dayanıp güvensinler.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize isabet etmeyecektir. O bizim mevlâmızdır. Müminler sadece Allah’a tevekkül etsin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! onlara de ki: " Allah'ın kaderinden kaçamayız, çünkü bizim Sahib'imiz odur. Müslüman’a düşen, Allah'a güvenmektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Başımıza ancak Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O bizim yardımcımızdır. Eğer bizim başımıza bir felaket, bir bela, bir yenilgi gelmişse, bu bizim ondan ders almamız, geleceğe daha iyi hazırlanmamız içindir. Biz Müminler olarak başımıza gelen belalardan, felaketlerden, yenilgilerden ders çıkarmasını bilen, yolumuzu ona göre düzelten kimseleriz. Üstelik Müminler olarak yalnız Allah’a güveniriz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla ulaşmaz. [*] O bizim [mevla]mızdır (efendimizdir). Onun için müminler yalnızca Allah’a güvensinler!”
Bu ayet “alın yazısı”nı değil, ilahî hükümlerin yazılışını yani farz kılınışlarını içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Bizim başımıza, ancak Allah’ın bizim lehimize¹ takdir ettiği şeyler gelir. O, bizim sahibimizdir. Öyleyse îman edenler, sadece Allah’a tevekkül² etsinler.”³ de.
1 Yani bizim başımıza ne gelirse, hepsi Allah’ın takdiridir. O da netice itibarıyla mutlaka, bizim lehimizedir. Savaşı kazanırsak, nîmetlerine dünyada kavuşuruz. Yok, eğer yenilirsek şehit olur, cennete gideriz. 2 Tevekkül: Lügatte âcizliğini ortaya koymak ve başkasına güvenmek anlamına gelir. Dini terim olarak ise Tevekkül: “Kulun sebepleri yerine getirdikten sonra, Allah’a karşı âcizliğini ortaya koyup, sadece ona güvenmesidir.” Konu ile ilgili olarak Bk. (Nisa: 122, İbrahim: 11)3 Yani bütün gücü ve kudreti ancak Allah’a ait bilsinler, yalnızca Ona bel bağlayıp, her hususta sadece Ona güvensinler. Emrine ve takdirine gönül hoşluğu ile teslimiyet gösterip gereğince kulluk görevlerini yerine getirmeye özen göstersinler. Fakat şunu unutmamak gerekir ki, tevekkül demek, görevin yerine getirilmesini Allah’a havale etmek demek değildir. Emri ve kararı Allah’a bırakmaktır. Birçokları bu konuda gaflete düşerek, tevekkülü, kulluk görevlerinin yerine getirilmesini Allah’a havale edip, emir ve komuta mercii olarak kendi kendilerini görmek isterler. Sanki kul hiçbir şey yapmadan oturacakmış, namaz, oruç, zekât, cihad... gibi görevleri Allahu Teâlâ ona emredip yaptırmayacakmış da onun yerine Allah (hâşâ) yapacakmış gibi batıl bir zihniyet taşırlar. İsrail Oğullarının vaktiyle Hz. Musa’ya: “Sen ve Rabbin gidin ve onlarla savaşın. Biz, burada oturacağız.” (Maide: 24) dedikleri gibi, demek isterler. Bu ise Allah’a tevekkül ve itimat değil, Onun emrine güvensizliktir, tevekkülsüzlüktür ve küfürdür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Bizim başımıza, asla Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez! O bizim yüceler yücesi Efendimizdir; o halde, inananlar (yalnızca) Allah’a güvensin!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Allah’ın bizim için yazdığı zafer veya şahadetten başkası başımıza gelmez. Zira O bizim mevlamız/koruyucumuzdur. Öyleyse müminler yalnızca Allah’a güvenip, dayansınlar! 2/286, 3/150, 10/30, 22/78, 66/2- 4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Başımıza, Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez; O’dur bizim tek sahibimiz; şu hâlde inananlar yalnızca O’na güvensinler!”[¹⁴⁶²]
[1462] Bu ve bir önceki âyet, mü’min ve münafığın birbirine zıt hayat tasavvurlarını ele veriyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara de ki: Allah’ın bizim için takdir ettiğinden başkası bize erişmez. (Acı tatlı başımıza ne gelirse hepsi Allah'ın takdiridir, sonucu muhakkak ki hayrımızadır) O, bizim mevlâmızdır. (Mizim yardımcımızdır, ne dilerse öyle yapar) Onun için müminler Allah'a tevekkül etsinler.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Bizim başımıza, Allah’ın bizim için yazdığından başka bir musibet gelmez! O bizim mevlamızdır, iman edenler ancak Allah’a tevekkül etsin!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Bize Allah Teâlâ'nın yazmış olduğu şeyden başkası isabet etmez. o bizim Mevlâmızdır ve mü'min olanlar artık Allah Teâlâ'ya tevekkül etsinler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah bizim hakkımızda ne takdir etmiş, ne yazmışsa başımıza ancak o gelir. Mevlam'ız, sahibimiz O'dur. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah, bizim için ne yazmış (ne takdir etmiş) ise ancak o, bize ulaşır, bizim sahibimiz O'dur. İnananlar Allah'a dayansınlar."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara di ki: "Bize ancak Allâh'ın yazdığı ve takdîr iylediği şey isâbet ider, o bizim mevlâmızdır." Mü'minler Allâh Te'âlâ'ya tevekkül itsünler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Allah ne yazdıysa elimize geçen yalnız odur[*]. O, bizim en yakınımızdır.” Müminler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.
[*] Allahın yazıya geçirmesi (Hadid 57/22)  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Allah'ın bize yazdığından başkası başımaza gelmez. O, bizim mevlamızdır.' Müminler Allah'a güvenip, dayansınlar!
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Allah ne yazdıysa başımıza o gelir. Bizim mevlâmız Odur. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki onlara: "Hakkımızda Allah'ın yazdığından başkası bize asla ulaşmaz. O'dur bizim Mevlâ'mız. Yalnız Allah'a güvenip dayansın inananlar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “hergiz irmeye bize illā ol kim yazdı Tañrı bizüm içün. ol arķa viricümüzdür. daħı Tañrı üzere tevekkül eylesün “mü’minler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Bize yitişmez illā Tañrı Ta‘ālā bize yazduġı nesne. Olbizüm Tañrımuzdur. Daḫı Tañrı Ta‘ālāya ṣıġınsun mü’minler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Allahın bizim üçün (lövhi-məhfuzda) yazdığından başqa bizə heç bir şey üz verməz. O bizim ixtiyar sahibimizdir. Buna görə də mö’minlər yalnız Allaha təvəkkül etsinlər!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Naught befalleth us save that which Allah hath decreed for us. He is our protecting Friend. In Allah let believers put their trust!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Nothing will happen to us except what Allah has decreed for us: He is our protector": and on Allah let the Believers put their trust.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
لَنْ يُص۪يبَنَٓا
bize asla isabet etmez
اِلَّا
an- cak
مَا
o şey ki
كَتَبَ
yazdı
اللّٰهُ
Allah
لَنَاۚ
bizim için
هُوَ
O
مَوْلٰينَاۚ
bizim Mevlâ'mızdır
وَعَلَى اللّٰهِ
ve Allah'a
فَلْيَتَوَكَّلِ
o hâlde tevekkül etsin
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla isabet etmez. O, bizim Mevlâ'mız (sahibimiz, dostumuz ve yardımcımız)dır. O hâlde mü'minler ancak Allah'a (güvenip) tevekkül etsinler."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مَوْلٰى
İsim
و ل ي
Mevlâ (Allah'ın ismi, esmasıdır. İman edenlerin sahibi, dostu ve yardımcısı demektir), efendi, yardımcı, mevlâ, dost
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan