close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev erâdû-lḣurûce lee’addû lehu ‘uddeten velâkin keriha(A)llâhu-nbi’âśehum feśebbetahum vekîle-k’udû me’a-lkâ’idîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Savaşa çıkmayı kursalardı elbette bir hazırlıkta bulunurlardı, fakat Allah, onların çıkmasını hoş görmedi de onları alıkoydu ve kendilerine, oturun oturanlarla denildi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Aslında (o münafıklar) eğer (cihad için yola) çıkmak isteselerdi (herhalde) bu maksatla bir hazırlık görür (ve gayret gösterirlerdi). Ancak Allah, onların harekete geçip (aranıza katılmalarını) kerih bulup (münasip görmemiştir) de (bu yüzden) ayaklarını dolayıp oyalayıvermiş ve (onlara); "siz de (evlerinde) oturanlarla birlikte oturun (da Allah’ın rahmetinden mahrum olun!..)" denilmiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer o münafıklar, seninle gerçekten sefere çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını hoş görmedi de, bu yüzden onları savaştan alıkoydu ve kendilerine “Peki, sizler de evlerinizde oturun bakalım, öteki oturan kadın ve çocuklarla beraber” denildi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer sizinle beraber cihada çıkmak isteselerdi, elbette cihad ile ilgili olarak teçhizatlarını, araçlarını, kumanyalarını hazırlarlardı. Fakat Allah onların davranışlarını beğenmedi. Onları alıkoydu. Onlara: “Savaşa giden orduya katılma mükellefiyetleri olmayan sakatlar, düşkünler, hastalar, mazeret sahipleri ve çoluk çocukla beraber siz de evlerinizde oturun” denildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi onun için hazırlık yaparlardı. Ama Allah onların savaşa çıkmalarını hoş görmedi ve onları durdurdu. Kendilerine: "Oturanlarla birlikte siz de oturun" denildi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, (savaşa) gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve; '(Onlara) Siz de oturanlarla birlikte oturun' denildi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer o münafıklar savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, davranmalarını kerih gördü de onları evlerinde alıkoydu ve kendilerine: “- Oturun, oturanlarla beraber” dendi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer savaşa çıkmayı isteselerdi, savaş için bir şeyler hazırlayacaklardı. Fakat Allah, onların ayağa kalkmalarını (teşebbüs etmelerini) istemedi, onları vazgeçirtti. Ve onlara, “geriye kalanlarla beraber siz de oturun” denildi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi ona bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları alıkoydu; onlara, “Âciz olanlarla beraber oturunuz” denildi.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizinle birlikte savaşa çıkmak isteselerdi, bir hazırlık görürlerdi, Allahsa istemedi çıkmalarını, onları gevşetti, «Oturanlarla oturunuz!» denildi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi, bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, (korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine: “Peki, (sizler de kadın, çocuk, yaşlı ve hasta gibi) oturanlarla beraber evlerinizde oturun bakalım” denildi.
Cemil Said
swap_vert close
Eğer muhârebeye gitmek niyetinde ola idiler hazırlık görirler idi, lâkin Allâh ânların gitdiğini istemedi ânları tenbel yapdı "Kalanlar ile kalınız [1]" dinildi.
[1] Ya’ni nisvân etfâl ve ’aceze ile.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah davranışlarını beğenmedi de onları alıkoydu. "Acizlerle beraber oturun" denildi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, “Oturun, oturan âcizlerle beraber” denildi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yapabilirlerdi; fakat Allah da onların sefere çıkmalarını istemedi, onları geri koydu, onlara “Oturun bakalım diğer oturanlarla beraber!” denildi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları geri koydu; onlara «Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!» denildi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Savaşa çıkmayı istemiş olsalardı, onun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat ALLAH onların katkısını istemedi ve onları yüreksiz ve isteksiz yaptı. Kendilerine, "Oturanlarla birlikte oturun!," denildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer sizinle beraber cihada çıkmak isteselerdi, elbette onunla ilgili olarak bir takım hazırlıklar yaparlardı. Fakat Allah davranmalarını istemedi de onları yoldan alıkoydu ve (kendilerine): "oturun oturanlarla beraber" denildi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer cihada çıkmayı dileselerdi elbet onun için hazırlık görürlerdi, lâkin davranmalarını Allah istemedi de onları alıkoydu ve oturun oturanlarla beraber denildi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer (onlar cihada) çıkmak isteselerdi, (cihada katılmamak maksadıyla mazeretler uydurmaz, bilakis) onun için bir hazırlık yaparlardı. Velâkin, Allah, onların bu tutumlarından razı olmadı ve onları (yaptıkları hainlikten dolayı evlerinde) geri bıraktı ve (kendilerine, çocuk, kadın, ya da hasta olup da cihada katılamadığından dolayı evlerinde) oturanlarla beraber (sizler de evlerinizde) oturun” denildi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer çıkmak isteselerdi, elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, onların davranışlarını kötü gördü de kendilerini alıkoydu ve onlara: “Oturanlarla beraber siz de oturun.” denildi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer onlar (harbe) çıkmak isteselerdi elbet bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranmalarını çirkin gördü de kendilerini (korkaklıkları ve tenbellikleri yüzünden evlerinde) alıkoydu. Onlara: «Oturun oturanlarla beraber» denildi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer (cihâda) çıkmak isteselerdi, elbette onun için bir hazırlık (bir tedbir)hazırlarlardı; fakat Allah onların (cihâda) çıkmaya kalkmalarını çirkin gördü de onları (oşereften) alıkoydu; (onlara:) “(Evlerinde) oturan (kadın)larla berâber oturun!” denildi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer onlar (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi, elbette onun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, (o ikiyüzlülerin samiyetsizlikleri, tenbellikleri ve korkaklıkları yüzünden) sefere çıkmaya kalkışmalarını hoş görmediği için onları böyle bir girişimden (sefere çıkmasından) geri bıraktı (geri kalmasına imkân verdi). Ve onlara; “Oturanlarla (kadın, çocuk ve acizlerle) birlikte oturun!” dendi.*
(*) Bu ifade, makul ve meşru gibi görünen mazeretlerle sefere katılmayacak durumda olan bir kısım arkadaşlarına Hz. Peygamber tarafından verilen izni (bkz. 43. ayet) îma ediyor olabilir (Taberî, Zemahşerî, Râzî). Sözkonusu olan böyle bir izinse, bu zaten ikiyüzlülerin kendi lehlerinde kullanmaya dünden hazır oldukları bir şeydi… (M. Esed Meali Tevbe- 46.Ayet Açıklaması) Ayrıca burada onların etken değil edilgen, aktif değil pasif ruh hâllerine dikkat çekilmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onlar savaşa çıkmak isteseydiler, hazırlık yaparlardı. Ancak Allah onların savaş için evden çıkışlarını hoş görmedi, onları ayırıp engelledi ve onlara “Evlerde oturanlarla beraber oturun” denildi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi besbelli ki bunun için hazırlık yaparlardı. Ancak, Allah onların tutumunu çirkin buldu. Onun için onları tenbelleştirdi. Onlara: "Siz olduğunuz yerde kalın" denildi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar cenge çıkmak isteselerdi sefer hazırlıklarını tedarik edebilirlerdi. Fakat Allah onların cenge gitmelerini istemedi de onları korkaklık ve tembellik ile geciktirdi. Onlara «— Evlerde oturanlar ile [³] beraber oturun» denildi.
[3] Kadınlar, çocuklar, mazur olanlar ile.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını/isteksiz oluşlarını beğenmedi ve onları alıkoydu ve onlara, “Acizlerle beraber oturun!” denildi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah davranışlarını beğenmedi de onları alıkoydu. “Oturanlar (acizler) ile beraber oturun” denildi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer gerçekten sefere çıkmak isteselerdi, ta başından beri tembel tembel oturacakları yerde, bunun için bir hazırlık yaparlardı. Zira pek çoklarının buna fazlasıyla gücü yeterdi. Fakat Allah, tutum ve davranışlarını beğenmediği için onları cihâda çıkmaktan alıkoydu, böylece onlara Peygamberin ağzıyla, “Evlerinde oturan kadın, çocuk, yaşlı ve özürlü insanlarla beraber siz de oturun bakalım!” denildi. Demek ki Allah, onların İslâm ordusuna katılmasını istememişti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Savaşa) Çıkmayı isteselerdi, bir hazırlık yaparlardı; ama Allah, onların seçip gönderilmelerini / yeniden dirilmelerini uygun bulmadı da onları alıkoydu. “Oturanlar’la birlikte oturun!” denildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar, gerçekten sefere katılmak isteselerdi, zaten sefer için gerekli hazırlığı yaparlardı. Fakat Allah, davranışlarını beğenmedi ve onları oyaladı: " yaşlılar gibi oturun " bakalım.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette savaş için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi. Kalplerindeki inkârı izin isteyerek ortaya çıkardılar. Böylece biz onları sefere çıkmaktan geri bıraktık! Onlara "Oturun oturan acizlerle beraber!" dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların katılmasını uygun görmedi ve onları geri bıraktırdı. Onlara “Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) birlikte oturun!” dendi.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer onlar sizinle beraber (savaşa) çıkmak isteselerdi, elbette ona ciddi bir şekilde hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların davranışlarını çirkin görüp onları yoldan alıkoydu ve (kendilerine): “Siz de evlerinde oturan (kadın ve çocuklarla) beraber, oturun bakalım!” denildi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, [gerçekten seninle sefere] çıkmak isteselerdi, elbette, bunun için bir hazırlık yaparlardı: zaten Allah onların kalkış tarzlarını beğenmedi ve bu yüzden onları (seferden) alıkoydu; Ve kendilerine: “Peki, [sizler de] evlerinizde oturun bakalım, [öteki] oturanlarla ⁶⁹ beraber” denildi.
69 Bu ifade, makul ve meşru gibi görünen mazeretlerle sefere katılmayacak durumda olan bir kısım arkadaşlarına Hz. Peygamber tarafından verilen izni (bkz. 43. ayet) îma ediyor olabilir (Taberî, Zemahşerî, Râzî). Sözkonusu olan böyle bir izinse, bu zaten ikiyüzlülerin kendi lehlerinde kullanmaya dünden hazır oldukları bir şeydi. Allah’ın münafıkları böyle bir günah üzere alıkoyması, ya da onların böyle bir günah işlemelerine meydan vermesi konusunda bkz. 2:7 ve ilgili 7. not, keza 3. sure, 117. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer onlar gerçekten savaşa katılmak isteselerdi bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların isteksiz ve samimiyetsiz davranışlarından dolayı savaşa katılmalarını hoş görmedi ve onları alıkoydu ve onlara ‘Siz de acizler gibi oturanlarla beraber oturun!’ denildi. 2/244, 4/71...77, 8/74
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem, eğer (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi elbet bir hazırlığa girişirlerdi; fakat Allah onların kalkış biçimlerini[¹⁴⁵⁷] beğenmedi, bu yüzden de onları alıkoydu. Adeta onlara, “(Sefere ehil olmayıp) oturanlarla birlikte siz de oturun!”[¹⁴⁵⁸] denildi.
[1457] İnbe‘ase fiili, yalnızca somut eylemlerde kullanılır. Mutavaat babının özelliği gereği, öznesini üzerine uygulanan eylemin nesnesi hâline getirir (Krş: 91:12). Burada cihada katılmak istemeyenlerin etken değil edilgen, aktif değil pasif ruh hâllerine dikkat çekilmektedir. [1458] Ayaktakine “Otur!” derken iclis, yatana “Otur!” derken uk‘ud formu kullanılmasından yola çıkarak (Fıkhu’l-Luğa). Evde oturup sosyal savunmaya katılmayanların safına lâyık görülen bu sorumsuz insanların zaten ‘ayağa kalkmadıkları’, dolayısıyla onların oturuşunun ayağa kalkmış birinin oturuşu olmadığı anlaşılacaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer onlar (savaşa, gönüllü) çıkmak isteselerdi, elbette sefer için bir hazırlık yaparlardı. (Tam sefere çıkar iken "Silahımız, nafakamız yok" diye izin istemeleri elbet bahane idi) Allah, onların cihada (böyle gönülsüz) çıkmalarını hoş görmedi. (İslam ordusuna karışmalarına razı olmadı da) Onları (evlerinde) Alıkoydu ve onlara: "Evde oturanlarla (çoluk çocuk, hastalar, ihtiyarlar ve korkaklar ile) beraber oturun" denildi!
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer (cihâda) çıkmak isteselerdi, onun için bir hazırlık yaparladı. Fakat Allâh, onların çıkmalarını kerih gördüğü için onları durdurdu ve "Oturanlarla (acizlerle) beraber oturun!" denildi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer (cihada) çıkmak isteseydiler, elbette onun için bir hazırlık (bir kuvvet) hazırlardılar. Fakat Allah Teâlâ onların cihada çıkmalarını kerih gördü de onları alıkoydu. Ve, «Oturanlar ile beraber oturunuz!» denildi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onlar gerçekten sefere çıkmak isteselerdi, elbette onun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını hoş görmeyip kendilerini engelledi ve kendilerine: “Oturun, oturanlarla beraber! ” denildi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer (cihada) çıkmak isteselerdi, onun için bir hazırlık yaparladı. Fakat Allah, onların davranışlarından hoşlanmadığı için onları durdurdu: "Oturan(kadın ve çocuk)larla beraber oturun!" denildi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer münâfıklar cihâda çıkmak murâd itselerdi onun içün hazırlık görürlerdi. Lâkin Allâh onların sefere iştirâklerini kerîh gördiğinden onlara korku ilkâsıyla çıkmalarına mâni' oldı. Ve onlara "Evlerinde oturanlar ile berâber oturınız" dinildi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah, tutumlarını çirkin buldu da onları bocalattı. Onlara: “Oturanlarla birlikte siz de oturun.” denildi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eger savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, davranışlarını çirkin gördü de onları alıkoydu. 'Acizlerle beraber oturun.!' denildi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sefere çıkmaya niyetleri olsaydı bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah onların sefere çıkmalarını istemedi ve onları alıkoydu. Ve kendilerine, “Evlerinde oturanlarla beraber oturun” denildi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sefere çıkmak isteselerdi elbette ki, bir sefer hazırlığına girişirlerdi. Ama Allah, harekete geçmelerini istemedi de onları yerlerine çiviledi ve "-Oturun, oturanlarla beraber" denildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dileseleridi çıķmaġı yaraķlayalardı anuñ-içün yaraķ. velįkin dilemedi Tañrı ķoparılmaķlıķlarını pes dölendürdi anları daħı eyidildi “oturuñ oturıcılar-ile.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger çıḳmaḳ dileselerdi sefer‐içün yaraḳ iderlerdi. Līkin Tañrı Ta‘ālā dile‐medi, sevmedi anlar sefere çıḳmaġını. Ḥabs eyledi ḳorḳu bile, keselānlıḳ bileanları. Daḫı eyidildi anlara: Oturuñuz oturanlar bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər onlar (münafiqlər cihada) çıxmaq istəsəydilər, ona hazırlıq görərdilər. Lakin onların davranışı Allaha xoş gəlmədi, buna görə də (cihada çıxmaqlarına) mane oldu. Onlara: “(Evdə) oturanlara (qocalar, zəiflər, qadınlar və uşaqlarla bərabər) siz də oturun!” - deyildi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if they had wished to go forth they would assuredly have made ready some equipment, but Allah was averse to their being sent forth and held them back and (it was said unto them ) : Sit ye with the sedentary!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If they had intended to come out, they would certainly have made some preparation therefor; but Allah was averse to their being sent forth; so He made them lag behind, and they were told, "Sit ye among those who sit (inactive)."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
اَرَادُوا
isteselerdi
الْخُرُوجَ
çıkmak
لَاَعَدُّوا
elbette ha- zırlarlardı
لَهُ
onun için
عُدَّةً
bir hazırlık
وَلٰكِنْ
fakat
كَرِهَ
kerih gördü
اللّٰهُ
Allah
انْبِعَاثَهُمْ
onların kalkmalarını
فَثَبَّطَهُمْ
bu yüzden onları alıkoydu
وَق۪يلَ
ve denildi
اقْعُدُوا
oturun
مَعَ
bera- ber
الْقَاعِد۪ينَ
oturanlarla
Eğer onlar (sefere) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların (isteksizce sefere) kalkmalarını kerih gördü ve bu yüzden onları (seferden) alıkoydu. Ve onlara, "(evlerinde) oturan (kadın)larla beraber (siz de) oturun!" denildi.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
خُرُوج
İsim
خ ر ج
Çıkmak, çıkış
اَعَدَّ
Fiil-IV
ع د د
Hazırladı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
عُدَّة
İsim
ع د د
Hazırlık
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
كَرِهَ
Fiil-I
ك ر ه
Hoşlanmadı, kerih gördü, tiksindi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنْبِعَاث
Fiilimsi-VII
ب ع ث
İleri atılmak, Kalkmak
ثَبَّطَ
Fiil-II
ث ب ط
Alıkoydu, men etti, durdurdu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
قَعَدَ
Fiil-I
ق ع د
Oturdu, oturup bekledi, kalakaldı
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
قَاعِد
Etken fiil
ق ع د
Oturan