close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ yeste/żinuke-lleżîne lâ yu/minûne bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣiri vertâbet kulûbuhum fehum fî raybihim yeteraddedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Senden ancak Allah'a ve son güne inanmayıp yürekleri şüpheye düşenler ve şüpheleri içinde tereddüde düşüp bocalayanlar izin isterler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak Allah’a ve ahiret gününe (gerçekten) inanmayanlar, kalpleri (Hakk’tan ve hayırdan kayıp) kuşkuya kapılanlar, şüpheler (ve endişeler) içinde bocalayıp duranlar (cihaddan kaçmak için yalan özürler uydurup) Senden izin isteyeceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar, savaştan geri kalmak için senden izin isterler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman etmeyecekler, kafaları, kalpleri şüphe içinde bocalayanlar, tebliğinde, teşriinde şüpheye düşürecek konular arayanlar, ithamlarda bulunanlar senden izin istiyorlar. Onlar şüpheleri içinde küfür ile iman arasında gidip geliyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden sadece Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen ve kalplerinde şüphe olup da şüpheleri içinde bocalayıp duranlar izin isterler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Senden, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Senden ancak izin istiyenler, Allah'a ve âhiret gününe iman etmiyenler, kalbleri şüpheye düşenlerdir. Onlar, şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ancak öyle kişiler senden izin isterler ki, onlar Allah’a ve ahiret gününe inanmazlar, kalpleri şüphelenmiştir. Onlar o şüpheleri içinde bocalamaktadırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Senden, ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, gönüllerini şüpheye kaptıran kimseler geri kalmak için izin ister.
Besim Atalay
swap_vert close
Senden ancak izin istiyenler, Allah ile son güne inanmamış olanlarla, yürekleri çürük olan kimselerdir, şüphe içinde bunlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler (savaşa katılmamak için) senden izin isterler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a ve âhiret günine inanmıyanlar senden cihâd içün müsâ’ade isterler kalblerindeki şübhe ânları mütereddid idiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri şüpheye düşüp şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Senden izin isteyenler sadece, Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyenler ve şüpheye kapılmış olanlardır; onlar şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlar senden izin isterler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inanmıyanlar senden izin ister. Kalpleri kuşku ile doludur. Onlar kuşkuları içinde bocalamaktadırlar.
Münafıklar ve müşrikler, Allah'a inandıklarını iddia ederler (23:84-90). Nitekim "şefaat" kurumuna olan inançlarıyla bir kısmı ahirete de inanç iddia eder (10:18). Ne var ki, putperestlikle kirlenmiş bu taklidi inançlarında kuşkuları vardır (9:45; 11:110; 14:9; 34:21; 41:45; 44:9). Oysa, bilgiye dayanan bir inanca kuşku bulaşmaz (49:15). İşin ilginç yanı, müşrikler kendilerinin müşrik olduklarını kabul etmezler (6:23).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Senden izin isteyenler, olsa olsa Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar olabilir. Onların kalbleri hep işkillidir. Bundan dolayı şüphe içinde bocalayıp dururlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak o kimseler senden istiyzan ederler ki Allaha ve Âhıret gününe inanmazlar ve kalbleri işkillidir de işkilleri içinde çalkanır dururlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Cihada katılmamak maksadıyla mazeretler uydurarak) senden ancak, Allah’a ve âhiret gününe îmân etmeyen ve kalplerinde şüphe olup da şüpheleri içinde bocalayıp duran (munâfık) lar izin ister.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu, senden, ancak Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayanlar ve kalpleri şüpheye düşüp, şüphe içinde bocalayanlar sefere çıkmamak için izin isterler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Senden ancak Allaha ve âhiret gününe inanmaz, kalbleri şek ve şübheye düşüb de kendilerini o şübhelerinin içinde şaşırıb bocalar kimseler izin isterler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak Allah'a ve âhiret gününe îmân etmeyen ve kalbleri şübheye düşmüş olup da şübheleri içinde bocalayıp duranlar senden izin ister.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, gönülleri (akıl ve duyguları) kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duran (münafık) kimseler (seninle sefere çıkmamak için yalan özürler uydurup) senden izin isterler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak, Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, kalplerinde şüphe olanlar senden izin isterler. Ayrıca onlar, kendi içlerindeki şüphelerden dolayı da tereddüt içerisindedirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten, geride kalmak için uygununu istiyenler Allah’a, son güne inanmıyan, yürekleri işkilli olan kimselerdir. Onlar işkilleri içinde şaşırıp kalmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Senden izin isteyenler ancak Allah/a, âhiret gününe inanmayanlar, kalplerinde şüphe bulunanlardır. İşte onlar şüphelerinde tereddüt ve hayret içindedirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de her türlü şüphe bataklığında [reyb]¹⁶ kararsız kalanlar gelip senden izin isterler.
16 Reyb kelimesinin yorumu için bkz. (Bakara, 2/2) Dipnot.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan ve kalpleri şüpheye düşüp şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Senden ancak, Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, kalpleri şüphe bataklığına saplandığı için kararsızlık içerisinde bocalayıp duran o münâfıklar izin isterler. Zaten onların, hiçbir zaman cihâda katılmak gibi bir niyetleri olmamıştı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu Allah’a ve Âhir Gün’e inanmaz, kalbleri kuşkuya düşmüş ve kuşkularında bocalayan kimseler senden izin ister.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Senden, istese istese Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlar izin isteyebilirler, bir de kalpleri şüphe içinde olanlar ve şüphe içinde bocalayanlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İyi bil ki Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin ister. Onun için sen savaşa çıktığında birileri gelip senden izin istiyorlarsa; bil ki onlar gerçekten Allah’a ve ahiret gününe inanmıyorlardır. Meğerki izin istemekte haklı bir nedenleri olsun! O zaman başka! Haklı bir nedeni olup olmadığını kontrol etmedikçe onlara izin verme ki, onlar inkârlarını apaçık ortaya çıkarsın, biz sizin gibi inananlardan değiliz desinler. Siz de onların apaçık kâfir olduklarını bilin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Senden izin isteyenler yalnızca Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkuları içinde bocalayanlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Senden izin isteyenler, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, kalplerini şüphe kaplamış ve bu çelişkiler içerisinde bocalayıp duran, kimselerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yalnızca, Allah’a ve Ahiret Günü’ne [yürekten] inanmayanlar senden bağışıklık isterler; ve bir de kendilerini şüphe ve tereddüdün eline kaptırıp da kararsızlık içinde bir o yana bir bu yana gidip gelenler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Senden savaşa katılmamak için izin isteyenler, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen kalpleri derin şüphelerle dolu olup bu şüphelerle bocalayıp duran kimselerdir. 3/60, 34/54, 27/60, 50/45, 57/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yalnızca Allah’a ve Âhiret Günü’ne (yürekten) güvenip inanmayan kimseler senden (cihada) katılma izni isterler; zira onların kalpleri kuşkuya teslim olmuştur, bu yüzden (katılsak mı, katılmasak mı diye) derin tereddütler içerisinde bocalayıp dururlar.[¹⁴⁵⁶]
[1456] İmanın ahlâkî karşılığı güvendir. Zımnen: Ne kadar güveniyorsanız, o kadar inanıyorsunuz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalplerini kuşku saran, kuruntu bataklığında bocalayan kimseler (özürleri olmadan) senden izin isterler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde tereddütde olan kimseler senden izin isterler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Senden ancak o kimseler (cihada iştirak etmemek için) izin isterler ki, Allah Teâlâ'ya ve ahiret gününe inanmazlar ve onların kalpleri şekke düşmüştür. Artık onlar o şekk (ve şüphelerinde) mütereddit bulunur dururlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senden katılmamak için izin isteyenler sadece Allah'ı ve âhireti tasdik etmeyenler, kalpleri şüphe ile çalkalanıp şüpheleri içinde bocalayıp duranlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri kuşkuya düşmüş ve şüpheleri içinde bocalayıp duranlar, (geri kalmak için) senden izin isterler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak Allâh'a ve âhiret gününe îmân itmeyenlerdir ki senden (geri kalmak içün) izin isterler. Onların kalbleri şek ve şübhede ve binâen'aleyh tereddüddedir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senden izin isteyenler sadece Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyenlerdir. Onların içleri kuşkuludur. Onlar kuşkuları içinde gidip gelmektedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp, şüphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sefere katılmamak için senden izin isteyenler, Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşmüş kimselerdir ki, şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayanlar, kalpleri kuşkuyla karışmış olup da işkilleri içinde çalkanıp duranlar, sefere katılmak için senden izin isterler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ destūr diler senden anlar kim inanmazlar Tañrı’ya daħı śoñraġı güne daħı gümānlendi göñülleri anlar gümānleri içinde dañ ķalurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Senden destūr istemez, illā ol kişiler kim īmān getürmezler Tañrı Ta‘ālāya,daḫı ḳıyāmet günine. Daḫı yüreklerinde şirk vardur. Anlar şeklerinde biradım ilerü varurlar, bir adım atḳaru giderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səndən (cihada çıxmamaq üçün) izin istəyənlər ancaq Allaha, axirət gününə iman gətirməyənlər və ürəkləri şəkk-şübhəyə düşənlərdir. Onlar öz şübhələrində tərəddüd edib durarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They alone ask leave of thee who believe not in Allah and the Last Day, and whose hearts feel doubt, so in their doubt they waver. .
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Only those ask thee for exemption who believe not in Allah and the Last Day, and whose hearts are in doubt, so that they are tossed(1309) in their doubts to and fro.
1309 Doubt takes away all stability of conduct, while Faith makes a man firm in action and cool and collected in mind.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
يَسْتَاْذِنُكَ
senden izin ister
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmiyorlar
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَالْيَوْمِ
ve gününe
الْاٰخِرِ
âhiret
وَارْتَابَتْ
ve şüpheye düşmüş
قُلُوبُهُمْ
kalpleri
فَهُمْ
ve onlar
ف۪ي
içinde
رَيْبِهِمْ
şüpheleri
يَتَرَدَّدُونَ
bocalayıp dururlar
Ancak Allah'a ve âhiret gününe iman etmeyen ve kalpleri şüpheye düşüp de o şüpheleri içinde bocalayıp duranlar senden izin isterler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِسْتَـْٔذَنَ
Fiil-X
ا ذ ن
İzin istedi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اِرْتَابَ
Fiil-VIII
ر ي ب
Şüpheye düştü, şüphe etti
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَيْب
İsim
ر ي ب
Şüphe, felâket
تَرَدَّدَ
Fiil-V
ر د د
Bocalayıp durdu