close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne ‘iddete-şşuhûri ‘inda(A)llâhi iśnâ ‘aşera şehran fî kitâbi(A)llâhi yevme ḣaleka-ssemâvâti vel-arda minhâ erbe’atun hurum(un)(c) żâlike-ddînu-lkayyim(u)(c) felâ tazlimû fîhinne enfusekum(c) vekâtilû-lmuşrikîne kâffeten kemâ yukâtilûnekum kâffe(ten)(c) va’lemû enna(A)llâhe me’a-lmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayların sayısı, gerçekten de Allah katında on ikidir ve göklerle yeryüzünü yarattığı günden beri Allah'ın takdirinde bu, böyledir. Onların dört tanesi haram aylardır. Budur dosdoğru hesap. Artık bu haram aylarda kendinize zulmetmeyin, fakat müşriklerin hepsiyle de savaşın, nitekim onların da topu sizinle savaşmadadır ve bilin ki Allah, şüphe yok ki çekinenlerle beraberdir.
Ayın hilâl oluşundan hilâl oluşuna kadar süren ve yirmi sekiz küsur günden ibaret bulunan aylara uygun olarak tespit edilen yıla, ay yılı denir. Geleneğe göre her ay başı, hilâlin görünüşüyle tespit edilir. Bundan dolayı ayların bir kısmı yirmi dokuz, bir kısmı otuz gün sayılır. Ancak ay yılı, güneş yılına nazaran her sene on gün geriler, böylece otuz altı yılda bir yıl farkeder. Hz. Peygamberden önce Arap geleneğine göre zilkade, zilhicce ve muharrem aylarıyle recep ayı, hürmet ayları sayılırdı ve bu aylarda savaş yapılmazdı. Muharremle recebin arasında beş ay, receple zilkadenin arasında üç ay bulunduğu için recebe, tek kalmış anlamına gelen "ferd" vasfı verilmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah’ın Kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesap (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması (küfür cephesinin ortak savunma ve saldırı teşkilatları kurması) gibi siz de müşriklerle topluca (organizeli ve etkili kurumlarla, kararlılıkla ve her türlü hazırlığınızı yaparak) çarpışın. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle (ve sadık mücahitlerle) beraberdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biliniz ki, Allah'a göre ayların sayısı, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gün koyduğu ölçü uyarınca onikidir; ve bunlardan dördü haram aylardır. İşte Allah'ın her zaman geçerli ve sapasağlam yasası budur. O halde bu aylar konusunda, kendinize yazık etmeyin. Bununla beraber onlar sizinle, nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlarla, öyle topyekün savaşın; ve bilin ki, Allah, yolunu yordamını kendi kitabıyla bulmaya çalışanlarla beraberdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın, gökleri ve yeri yarattığı gün, Levh-i Mahfuz'da tesbit ettiği kayıtlarda Allah katında, ayların sayısı on ikidir. On iki aydan dördü savaşın haram olduğu aylardır. İşte bu haram aylarla ilgili hüküm, insanlığı, insanî değerleri ve düzeni ayakta tutan dinin, medeniyetin, zamanla değişmeyen tabii hukuk kurallarını içeren şerîatın hükmüdür. Bu aylarla ilgili Allah'ın koyduğu yasakları çiğneyerek kendinize, birbirinize zulmetmeyin. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşrikler nasıl size karşı top yekün savaşıyorlarsa, siz de onlara karşı top yekün savaşın. Bilin ki, Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlarla, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, Kur'an esaslarını benimseyerek korunan mü'minlerle, müttakilerle beraberdir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/191-194; 22/25.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Doğru hesap işte budur. Bu aylarda kendinize haksızlık etmeyin. [2] Allah'a ortak koşanlar size karşı topluca çarpıştıkları gibi siz de onlara karşı topluca çarpışın ve bilin ki Allah sakınanlarla (takva sahipleriyle) beraberdir.
2.Yani bu ayların saygınlığını çiğneyerek kendinize haksızlık etmeyin. Buradaki ifade, haram aylarla ilgili hükümlere uymada hassasiyet gösterilmesinin gerekliliğine işaret etmektedir. Yoksa insanın gerek kendine ve gerekse başkalarına haksızlık etmesi bütün zamanlarda yasaktır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesab (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle topluca savaşın. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu, Allah, gökleri ve yeri yarattığı günkü kesin hükmünde, ayların sayısı, Allah katında on iki aydır. Onlardan dördü (Zilkade, Zihicce, Muharrem, Recep) haram olanlardır. Bu ayların haram kılınışı (İbrahîm'den gelen) doğru dinin hesabı ve hükmüdür. Onun için, bilhassa bu aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber, müşrikler sizinle toptan harb ettikleri gibi, siz de onlarla toptan harb edin; ve biliniz ki Allah, fenalıktan sakınanlarla beraberdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün, Allah katında, Allah kitabında ayların sayısı on iki aydır. Onlardan dördü yasak aylardır. Doğru din (ve yasa) budur. O aylarda kimseye zulmetmeyin. Fakat müşrikler topyekûn sizinle savaştıkları gibi, siz de onlarla topyekûn savaşın. Ve bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır/savaşın yasak olduğu aylardır. İşte Allah'ın sapasağlam yasası budur. O aylar içinde kendinize zulmetmeyiniz ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşınız. Biliniz ki Allah müttakîlerle/sakınanlarla beraberdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gökleri, yeri, yarattığından beri, Allahın kitabında on ikidir sayısı ayların, bunların dördü sayın, işte budur doğru din, bu aylarda kendinize kıymayın, hepsi de sizinle vuruştukları gibi, siz de eş koşanlarla hepiniz vuruşunuz, bilin Allah sakınçlarladır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri koyduğu yasalar uyarınca Allah katında ayların sayısı on iki aydır. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce) aylarıdır. İşte doğru hesap budur. O halde onlarda (Allah'ın koyduğu yasağı delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa, siz de onlarla (öylece) toplu olarak savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.
Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir. Bu ayların isimleri sırasıyla şöyledir: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rabiülevvel, 4. Rabiülahır, 5. Cemaziyülevvel, 6. Cemaziyülâhır, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade ve 12. Zilhicce.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ’indinde oniki ay vardır, semâvâtı ve arzı yaratdığı günden beri kitâbu(A)llah da bu vechile yazılmışdır bu aylardan dördi harâmdır [1] Bu aylar zarfında nefsinize zulm itmeyiniz, fakat müşrikler dâimâ muhârebe itdikleri içün her ayda ânları katl idebilürsiniz, biliniz ki Allâh kendinden korkanlar ile berâberdir.
[1] Receb, Zi’lka’de, Zi’lhicce ve Muharrem.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah'a göre ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü hürmetli aydır. Bu dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin, topyekun sizinle savaşan putperestlerle siz de topyekun savaşın, Allah'ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.[256] İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Haram aylar, Cahiliye devri uygulamasına göre, hürmet edilmesi gereken, savaş ve kan dökülmesi yasak olan kamerî aylar demektir. Bu aylardan Zilkâde on birinci, Zilhicce on ikinci, Muharrem birinci ve Receb yedinci aydır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu Allah’a göre ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına uygun olarak on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru olan hesap budur. O aylarda kendinize zulmetmeyin, müşrikler sizinle topyekün savaştıkları gibi siz de onlarla topyekün savaşın. Bilin ki Allah buyruklarına karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.  
 Allah Teâlâ gökleri ve yeri yarattığı zaman Ay’ın hareketini öyle ayarladı ki ay sistemine göre bir yılda on iki ay meydana geldi ve bir yıl 355 gün oldu. Bu ayların isimleri şöyledir: Muharrem, safer, rabiülevvel, rabiülâhir, cemâziyelevvel, cemâziyelâhir, receb, şaban, ramazan, şevval, zilkade, zilhicce. Âyette işaret buyurulan «haram aylar» zilkade, zilhicce, muharrem ve receb aylarıdır ki, bu sûrenin 5. âyetinden de anlaşılacağı üzere bu aylarda savaş yasaklanmıştır. Cahiliye devrinde, birbiriyle çarpışmaya ve talana alışmış olan Araplara fasılasız dört ay güvenlik ve sulh içinde yaşamak çok ağır geliyordu. Onun için Hz. İbrahim ve İsmail’den beri devam edegelen bu tertibi canlarının istediği gibi bozmaya, mesela muharrem ayındaki hurmeti safer ayına çevirmeye, diğer haram ayları da ileri geri götürmeye başladılar. Bu hal hicretin 10. yılına kadar devam etti. Veda Haccında Resûlullah (s.a.), ayların o sene tam yerini bulduğunu açıkladı. 37. âyet bu olayla ilgili olarak nâzil olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gün ALLAH'ın kitabında ayların sayısı, ALLAH'a göre on ikidir.* Bunlardan dördü ise kutsaldır. İşte kusursuz din budur; o aylarda (savaşarak) kendinize zulmetmeyiniz. Ama putperestler sizinle toptan savaşırlarsa siz de onlarla toptan savaşın.** Bilesiniz ki ALLAH erdemli davrananların yanındadır.
* Bak. 9:122 ** "Kaffeten" kelimesinin buradaki anlamı "aralık vermeden" olup bir sonraki ayet ile daha iyi anlaşılmaktadır. Bu nüansı göremeyenler bu ayeti 9:122 ayetiyle çelişkiye sokmaktadırlar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu, Allah katında ayların sayısı oniki aydır. Gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah yazısında (böyle yazılmıştır). Bunlardan dördü haram aylardır. Bu da doğru olan dinin hükmüdür. Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız. Müşrikler size karşı topyekün savaştıkları gibi siz de onlara karşı topyekün savaş açın. Ve iyi bilin ki, Allah müttakilerle beraberdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu, ayların sayısı Allah yanında on iki aydır, Gökleri, Yeri halkettiği günkü Allah yazısında; bunlardan dördü haram olanlardır, bu işte en pâydâr, en doğru dindir, onun için bunlar hakkında nefislerinize zulmetmeyin de müşrikler size kâffeten harbettikleri gibi siz de onlara kâffeten harbedin ve bilin ki Allah korunanlarla beraberdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah nezdinde ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah’ın Kitabı’nda (levh-i mahfûzda), on ikidir, onlardan dördü (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb) harâm aylardır. İşte dosdoğru din/ (hesap) budur. O hâlde o aylarda (savaşmama yasağını çiğneyip, günah işlemek sûretiyle) nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber, (size saldıran) müşrikler sizinle, nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de onlara karşı (kendinizi müdafaa etmek için, onların ihlal ettiği harâm aylarda bile olsa) topyekün savaşın. Ve bilin ki, şüphesiz, Allah (’ın yardımı, emirlerine uyup, yasaklarından) sakınanlarla beraberdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı zaman koyduğu yasasında, Allah'ın yanında ayların sayısı on ikidir. Bunların dördü haram aylardır. İşte kayyum¹ olan budur. Bu aylarda, kendinize haksızlık yapmayın. Ve müşrikler nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekûn savaşın. Biliniz ki, Allah, muttakilerle² beraberdir.
1- Koruyan, gözeten. 2-Takva sahibi olan. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya alan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykatde ayların sayısı Allah yanında, Allahın kitabında — ta gökleri ve yeri yaratdığı günden beri — on iki aydır. Onlardan dördü haraam olanlardır, işte bu en doğru hesabdır. O halde (bilhassa) bunlarda (o haram aylarda) nefislerinize zulmetmeyin. (Bununla beraber) müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse siz de onlarla topyekûn harb edin. Bilin ki Allah, (fenâlıkdan) sakınanlarla beraberdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki, gökleri ve yeri yarattığı günde, Allah'ın Kitâbı'nda (Levh-i Mahfûz'da) Allah katındaki ayların sayısı on iki aydır; onlardan dördü haram (aylar)dır. (3)İşte doğru din budur; öyleyse onda (o haram aylarda günahlara girerek) nefislerinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle hepsi birleşerek savaşıyorlarsa, siz de onlarla (kendi aranızda) birleşerek savaşın! Ve bilin ki Allah, gerçekten takvâ sâhibleriyle berâberdir.
(3)Burada zikredilen “Haram aylar”dan murad, Zilka‘de, Zilhıcce, Muharrem ve Receb aylarıdır. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 251)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın, gökleri ve yerküreyi (evreni) yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram (kutsal) aylardır. Allah’ın koyduğu (kozmik) nizama uygun değerlendirme budur. Sakın onlarda (senenin her on iki ayında, hiçbir zaman) kendinize (birbirinize) zulüm etmeyin. Ve onlar (barış antlaşmalarını bozup size saldıranlar) nasıl sizinle toplu hâlde savaşıyorlarsa siz de (meşru müdafaa hakkınızı kullanarak) o (saldırgan) müşriklerle toplu halde savaşın. Ve biliniz ki Allah (saldırganlıktan) sakınanlarla beraberdir.*
(*) Haram aylar, Arabistan’da yaygın olan ve Hz. İbrahim’den bu yana uygulanan Hz. Muhammed’in elçiliğinden önceki bir örfe göre, savaşılması, kan dökülmesi yasak olan saldırmazlık aylarıdır. Bunlar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Ay sistemine göre yani hilalin doğup batması arasında geçen süre bir aydır ve bu şekilde bir yılda on iki ay vardır ve bunlara “kameri aylar” denir… Ayrıca ayette geçen ( فَلاَ تَظْلِمُواْ فِيهِنَّ)’’fihinne’’zamiri’’ İbn Abbas ve bazı âlimlere göre yılın her on iki ayına gitmektedir. Çünkü zulüm yapmak sadece dört ay olan haram aylarda değil, senin bütün aylarında (her on iki ayında) haramdır. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. و(الهاء ) في قوله ( فيهن ) فقال بعضهم ومنهم ابن عباس عاد ذلك علي الاثتي عشر الشهر وقال معناه ( فلا تظلموا في الاشهر كلها ) يعني الاثني عشر الشه (تفسير الطبري))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah kitabında belirttiği gibi, gökleri ve yeri yarattığı günden beri, Allah’ın katında ayların sayısı on ikidir. Bu on iki aylardan dört ay, haram aylardır. İşte gerçek dosdoğru din budur ve sakın ola ki (haram aylarda) yanlışlıklar yapıp ta nefislerinize haksızlık yapmayın. Allah’a ortak koşanlar sizinle toplu olarak nasıl savaşıyorlarsa, sizde topluca Allah’a ortak koşanlarla savaşın. Bilin ki Allah sakınıp korunanlarla beraberdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten yerleri, gökleri yarattığı günden beri Allah’ın yanında, Allah’ın Kitap’ında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü kutlu aydır. Bu, dosdoğru bir sayıştır. Öyle ise sakın bu aylarda kendinize karşı kıyıcılık etmeyin. Allah’a eş koşanlarla, ne vakit olursa olsun, vuruşuyorlar. Bilin ki, gerçekten Allah sakınanlarla birliktedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın yanında ayların sayısı Kitabında [³] göklerin, yerin yaratıldığı günden beri on ikidir [⁴]. Onların dördü [⁵] muhteremdir. İşte bu, dosdoğru bir dindir. [⁶] Artık o aylarda kendinize zulüm etmeyin [⁷]. Bütün müşrikler sizin ile kıtal ettikleri gibi siz de bütün onlarla kıtal edin. Biliniz ki Allah sakınanlarla beraberdir.
[3] İlminde, hükmünde.[4] Eskidenberi Araplar şuhur-ü kameriyeyi sayarlardı.[5] Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem ayları.[6] Ne bozulur, ne ortadan kalkar. Veya İbrahim ve İs- mail Aleyhisselâmın dini budur. Dört ay muhteremdir. Veya dosdoğru bir hesaptır.[7] Veya bütün senelerde haksız yere kıtal etmeyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün belirlediği yazısında/yasasında [Kitap], ayların sayısı, dördü haram, on ikidir. İşte bu Allah’ın dosdoğru/sağlam yasasıdır/nizamıdır [dîn]¹². Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyiniz. Tıpkı Allah’a ortak koşanların sizinle topyekûn savaştıkları gibi, siz de onlarla topyekûn savaşınız. Biliniz ki, Allah hiç şüphesiz sorumluluk bilincinde olanlarla beraberdir.
12 Burada din kelimesi yasa, düzen ve nizam anlamındadır. Ayların on iki olması, kozmik bir yasadır ve sünnetullahtır. Burada ayların sayısının 12 olarak vurgulanması, bir sonraki ayette müşriklerin ayların sayısını değiştirme, haram ayları erteleme yani “nesî’” olayına dikkat çekmek içindir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan din budur. Öyleyse bunlarda (bu aylarda) kendinize zulmetmeyin. Onlar sizlerle topluca savaştığı gibi, siz de müşriklerle topluca savaşın ve bilin ki hiç şüphesiz Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah katında ayların sayısı, —gökleri ve yeri yarattığı ilk günden beri koyduğu yasalar uyarınca— on ikidir. Allah, evreni yaratırken gök cisimlerini öyle mükemmel bir sisteme göre ayarladı ki, hilâlin doğup batması arasında geçen süre bir ay oldu; böyle 12 aydan da, yaklaşık 355 günlük bir yıl meydana geldi. Bu aylar, sırasıyla şunlardır: 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rebiülevvel,4. Rebiülahir, 5. Cemaziyelevvel, 6. Cemaziyelahir, 7. Recep, 8. Şaban, 9. Ramazan, 10. Şevval, 11. Zilkade, 12. Zilhicce. Bunlardan dördü, bizzat Allah tarafından belirlenen ve İbrahim Peygamberden bu yana uygulanan yasaya göre, kutsal, haram aylardır. Buna göre, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarında savaşmak büyük günahtır. İşte en sağlam ve şaşmaz ölçü, budur. O hâlde, o aylarda birtakım keyfî değişiklikler yapmak veya herkesçe kutsal kabul edilen bir yer ve zamanda savaşı başlatmak sûretiyle kendinize zulmetmeyin! Bununla beraber, size yapılan saldırıyı da karşılıksız bırakmayın; müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı —onların ihlal ettiği kutsal aylarda bile olsa— öyle topyekün savaşın ve bilin ki, Allah, yeryüzünde adâleti egemen kılmak için kendi yolunda cihâd eden, fakat bunu yaparken de adâlet ve dürüstlükten asla ayrılmayan, düşmanına bile haksızlık etmekten sakınan kimselerle beraberdir.Bazı müşrikler, yasak aylarda savaşmak istediklerinde —Allah’ı âdetâ kandırmak istercesine— yasak ayı, daha sonraki aylardan biriyle değiştirerek öne veya ileriye alıyor, böylece kutsal ayda savaşma günahını güya işlememiş oluyorlardı. Allah, böyle şeytanca hilekârlıklarla haramı helâl yapmanın ne büyük bir isyankârlık olduğunu beyân ederek buyuruyor ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah katında ayların sayısı, Yer’i ve Gökler’i yarattığı günkü yazısına göre onikidir. Onlardan dördü haram aylardır. Kayyim (Yürürlükte / Geçerli / Gerçek) Din budur. Bu aylarda kendi nefislerinize zulmetmeyin! Toplu olarak sizinle savaştıkları gibi, toplu / seferber olarak Müşrikler’le savaşın! Bilin ki Allah, Müttakîler’le / Sakınıp Korunanlar’la birliktedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'a göre ayların sayısı on ikidir. Yerler ve gökler kuruldu kurulalı, Allah'ın kitabında bu, böyledir. Bunlardan dördünde savaşmak yasaktır. Bu, Allah'ın benimsediği bir yoldur. Ama bunu kendinize sorun etmeyin. çok tanrıcı müşrikler nasıl size karşı birlik olup savaşıyorlarsa siz de öylece savaşacaksınız. Unutmayın ki Allah, geleceğini sağlama alanların yanındadır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün; Allah katında ayların sayısı on iki yazılmıştır. Ay ile dünya arasındaki ilişki yasası böyledir. Bu aylardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse haram aylarda kendinize zulmetmeyin! Allah’a ortak koşan müşrikler sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın! Bilin ki Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah’ın kitabına (yasasına) göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, [*] bunlardan dördü haram aylardır. [*] İşte bu doğru dindir (yasadır). Onlarda (haram aylar konusunda) kendinize haksızlık etmeyin ve onlar nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de müşriklerle topyekûn savaşın! [*] Bilin ki Allah [muttakî]lerle (duyarlı olanlarla) beraberdir.
Müşrikler, yahudiler ve hristiyanlar yılın ayları üzerinde oynamalar yapıyorlardı. Belirli bazı görevlerin zamanında yapılmamasına, bazı yılların on üç ay olmasına neden oluyorlar, haccın yapılması gereken Zilhicce ayının yerini değiştiriyorlardı. Yüce Allah takvimi 12 ay üzerinden benimsetmek için yaratılışın en başından beri yasasının bu olduğunu bildirmektedir.,İçinde savaş yapılmaması için saygın kabul edilenler Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.,Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Doğrusu, Allah katında ayların sayısı; Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri geçerli olan evrensel yasasına göre, bunlardan dördü haram aylar¹ olmak üzere, on ikidir.² İşte (Allah’ın koyduğu) dosdoğru yasa, budur. Sakın bu aylarda (yasakları çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin.³ Müşriklerin sizinle topyekûn savaştıkları gibi siz de onlarla topyekûn savaşın.⁴ Şunu iyi bilin ki Allah kendisinden hakkıyla sakınanlarla beraberdir.
1 Haram aylar: Hz. İbrahim ve İsmail (a.s.) zamanından beri Arapların hürmetine riayet ettikleri aylardır. Bu dört ayın üçü; birbiri ardınca gelen, “Zilkade, Zilhicce, Muharrem” ayları, biri de; “Receb” ayıdır. Bu aylarda savaş yapılmazdı hatta bir adam babasının katiline bile rastlasa saldırmaz, kötü söz bile söylemezdi. Câhiliye devrinde haram aylarda panayırlar kurulur, şiir yarışmaları yapılır; Yahudiler, Hristiyanlar ve müşrikler dinlerini yayarlardı. Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için bu savaşa “Ficâr Savaşı” denirdi. Peygamberimiz (s.a.v)’in yirmi yaşlarında iken, Kureyşlilerle Hevâzin kabilesi arasında yapılan Ficâr savaşlarına katıldığı rivâyet edilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) bu savaşta kimsenin kanını dökmemiş, yalnız atılan okları toplayıp amcalarına vermiştir. Hz. Peygamber Veda Hacc’ında Mina’daki meşhur hutbesinde bu dört ayı beyan ederek: “Bir sene on iki aydır, bunlardan dördü haram olan aylardır, üçü ardarda gelen Zilka’de, Zilhicce ve Muharrem’dir, biri de Mudar kabilesinin Recebi’dir. İşte şimdi zaman Allah’ın yarattığı ilk günkü şeklini almış oldu. Yani zaman üzerindeki haksızlık ortadan kalktı, senenin ayları üzerinde oynamalara son verildi aylar ilk yaratılıştaki gibi yerli yerine oturdu, Zilhicce Zilhicce oldu. Muharrem Muharrem oldu ve hac kendi zamanında yapıldı. Çünkü bir önceki seneye kadar “nesî” yapıldığından, Ebubekir’in başkanlığında yapılan dokuzuncu sene haccı bile Zilhicce sayılarak Zilka’de’de yapılmış idi. İşte şimdi bütün bu haksızlıklar ortadan kalktı ve hatta her bakımdan zaman yeni bir döneme girdi” buyurmuştur. (Elmalılı) (Bakara: 194, 217, Maide: 2) 2 Bu ayların on iki olması; şunun bunun uydurduğu bir varsayım değil, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün koyduğu bir kuraldır. Bu, Allah’ın koyduğu ve asla değiştirilemeyen bilgiler (sünnetullah), akılla yapılabilecek şeyler değildir. Yani bilginin kaynağı asla akıl, olamaz.3 Âyetin bu bölümü; “bu haram aylarda cihadı terk veya tehir ederek kendinizi saldırıya maruz bırakmak sûretiyle, nefislerinize zulmetmeyin” şeklinde de anlaşılabilir. Bu anlayıştan da; haram aylarda cihadın yasaklanmadığı, bilhassa kâfirler saldırırsa haram aydır diyerek zarara uğranılmamasının emredildiği anlaşılmaktadır.4 Konuyla ilgili olarak Bk. (Bakara: 190-195)  
Muhammed Esed
swap_vert close
BİLİN Kİ, Allah’a göre ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün koyduğu ölçü uyarınca onikidir; [ve] bunlardan dördü haram aylardır; ⁵³ işte [Allah’ın] her zaman geçerli sapasağlam yasa[sı] budur. O halde, bu [aylar] konusunda artık kendinize yazık etmeyin. ⁵⁴ Ve onlar sizinle nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de Allah’tan başkalarına tanrılık yakıştıranlarla öyle topyekün savaşın; ⁵⁵ ve bilin ki Allah, kendisine karşı sorumluluk bilincine sahip olanlarla beraberdir.
53 Bu ifade, arkasından gelecek olan savaş buyruğuyla alakalıdır (bkz. bundan sonraki not). Bu ayette sözü edilen aylar, güneş takvimindeki aylar değil de, güneş yılının mevsimleri içinde tedrîcen (yılda on günlük bir farkla ilerleyerek -T.ç.n.) dolaşan ay takviminin (ya da ay sistemine göre düzenlenmiş takvimin) aylarıdır (bkz. 2. sure, 165. not). Bu sisteme göre ayın kolay gözlenebilir hareketlerine dayanılarak yapılan takvim, güneş yılının (ya da güneş takviminin), keyfî tesbitlere dayanan takvime göre daha doğal ve yalın olduğu için ayette ay sistemi “[Allah’ın] her zaman geçerli gerçek yasa[sı] (dîn)”i olarak nitelendirilmektedir. İslam öncesi Arabistan’da savaşmanın yasadışı ya da bozgunculuk sayıldığı -ki İslam da bu örfü pekiştirmiştir (bkz. yukarıda 6. not)- bu aylar: Muharrem, Receb, Zilkâde ve Zilhicce’dir.54 Ay sistemine göre belirlenen ayların mevsimler içinde dolaşmasının yol açtığı belli birtakım ticarî mahzurlardan kaçınmak çabası içinde müşrik Araplar, ay takvimini az çok kararlı (dolanımsız) ve böylece güneş yılına kabaca uygun hale getirmek amacıyla, her sekiz yıllık dönem içinde sırayla üçüncü, altıncı ve sekizinci yıllarda aylara bir onüçüncü ay ilave ederlerdi. Müslümanların bu ilaveyi, hiçbir haklı mazereti olmayan böylesine keyfî bir düzenlemeyi kabul etmeleri, hac farîzasının ve Ramazan orucunun hep aynı mevsimlere bağlanması ve dolayısıyla bu ibadetlerin uygulanmada ya hep zor ya da hep kolay günlere, kolay mevsimlere rast getirilmesi demek olurdu ki her iki durumda da inananlar, bu ibadetlerin özünde yatan ruhsal amacı zedelemiş, gölgede bırakmış olurlardı. Ayette “bu aylar konusunda kendinize yazık etmeyin” ifadesiyle anlatılmak istenen de budur bizce. Yani, Allah’tan herhangi bir hüccet, bu yolda bir buyruk olmadıkça, müşriklerin ihdas ettiği bir âdeti benimseyerek kendinize yazık etmeyin (yani, ibadetlerin yıldan yıla değişen mevsimlerde, uzun kısa, sıcak soğuk, zor ya da kolay, yılın değişik günlerinde size kazandıracağı arındırıcı, duyarlandırıcı feyizden kendinizi yoksun kılmayın -T.ç.n.).55 Yani, “onlar, hakka karşı direnişlerinde size karşı nasıl topyekün birleştilerse, siz de hak yolunda kendinizi adamaya hazır bir tavırla onlara karşı öyle topyekun birleşin”. Müslümanlara inanmayanlara karşı savaş açma izninin verildiği ortam ve şartlar konusunda bkz. bu surenin baş kısımları ve özellikle 12-13. ayetler; ve yine savaşla ilgili genel ilkelerin konduğu 2:190-194.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın kitabında/yasasında, O’nun gökleri ve yeri yarattığı günden beri ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü (savaşın yasak olduğu) haram aylardır. İşte doğru yasa ve takvim budur. O aylarda savaş yaparak kendinize zulmetmeyin! Ama müşrikler size topyekûn savaş açarlarsa siz de onlara karşı topyekûn savaşın. İyi bilin ki Allah, yasaya saygılı davrananlarla beraberdir. 2/190- 194- 217, 5/2, 7/56, 9/5, 12/40, 29/69, 98/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BİLİN Kİ Allah’a göre ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın koyduğu yasa gereğince on ikidir.[¹⁴⁴⁰] Onlardan dördü haram aydır; Allah’ın koyduğu kozmik nizama uygun değerlendirme budur.[¹⁴⁴¹] O hâlde, bu konuda kendinize kötülük etmeyin! Tabii ki[¹⁴⁴²] onların sizinle topyekûn savaştığı gibi siz de onlarla topyekûn savaşın: ama iyi bilin ki Allah sorumlu davrananlarla birliktedir.
[1440] Ilâhî bir tevafuktur ki, Kur’an’da “ay” anlamına gelen şehr tekil olarak 12 kez, “gün” anlamına gelen yevm tekil olarak 365 kez geçer. Kur’an’daki rakamsal tevafuk bunlarla sınırlı değildir. Mesela: erkek-kadın 24’er kez, dünya hayatî ile âhiret hayatı karşıtları 115’er kez, melek ile şeytan karşıtları 88’er kez, hayat ve ölüm karşıtları 145’er kez, sadaka vermek ve hoşnut/tatmin kalmak 73’er kez, sihir ve fitne 60’ar kez, zekât ve bereket 32’şer kez, zihin/akıl ve nur (ışık) 49’ar kez, dil ve hutbe 25’er kez, istek/dilek ve korku 8’er kez, zorluk/engel ve sabır 114’er kez, Muhammed ve Şeriat 4’er kez geçer. [1441] Bu bağlamda ed-dîn, “yasalarını Allah’ın belirlediği kozmik sistem” vurgusu taşır. Esasen İslâm, en geniş anlamıyla Allah’ın kâinatı yönettiği sistemin adıdır. Bu âyetin bir üstteki âyetle bağlantısı açıktır: Ahlâkî amaçları çiğneyerek servet yığanların gözlerini o kadar hırs bürümüştür ki, bu çarkı döndürmek için nesî adı altında feleğin çarkına çomak sokmayı bile göze almaktadırlar (37. âyetin notuna bkz). [1442] Ve bağlacına bu bağlamda verilebilecek en isabetli karşılık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki ayların sayısı, -gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre- Allah katında on iki olup.. bunların dördü haram aylardır. İşte bu doğru olan dinin hükmüdür. Artık o aylarda nefislerinize zulmetmeyin! (Günah işlemeyin, haram ayların hürmetine bir savaş da yapmayın) Fakat müşrikler toplu halde saldırırsa, siz de toplu halde savaşın. (Haram aydır diye savaşmaktan korkmayın, bu bir zaruret icabıdır İslam’a hizmet görevidir) Biliniz ki Allah, takva sahipleri (emrine karşı gelmekten sakınanlar) ile beraberdir, (onlara yardım eder, gâlip gelmelerini sağlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşt, Allah’ın dosdoğru dini budur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Ve müşrikler sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki ayların sayısı, Allah Teâlâ'nın indinde, Cenâb-ı Hakk'ın kitabında gökleri ve yeri yarattığı günden beri onikidir. Bunlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, doğru bir hesaptır. Artık o aylarda nefislerinize zulmetmeyiniz. Ve müşrikler sizinle toplu bir halde savaşta bulundukları gibi siz de toplu bir halde müşrikler ile savaşta bulunun ve biliniz ki, Allah Teâlâ muhakkak korunanlar ile beraberdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğrusu, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü kesin hükmünde, ayların sayısı on iki ay olup bunlardan dördü hürmetlidir. İşte doğru hesap budur. O halde bu aylar konusunda kendinize zulmetmeyin, ve müşrikler nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekûn savaşın! ve bilin ki Allah, ilahî sınırlara saygılı olup fenalıklardan sakınanlarla beraberdir. [22, 25; 2, 191-194]
Maksat, 37. ayette reddedilen nesî’ uygulamasının zulüm olduğunu bildirmektir. Ayrıca şu mana da vardır: “ Bu haram aylarda cihadı bırakmak veya ertelemek suretiyle düşmanlarınızın size savaş açmasına meydan verip, kendinizi kıtale uğratarak nefislerinize zulmetmeyiniz!”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah'ın katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram(ay)lardır. İşte doğru din budur. O aylar içinde (konulmuş yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve (Allah'a) ortak koşanlar nasıl sizinle topyekun savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekun savaşın ve bilin ki Allah korunanlarla beraberdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratdığı günden beri Allâh'ın kitâbında yazılı olan ayların 'adedi onikidir. Bunlardan dördi harâm aylardır. Dîn-i kavîm böyle emr idiyor. Bu dört ayda (hurmetini hetk ile) nefsinize zulm itmeyin. Müşriklerin sizinle kâffeten mukâtele itdikleri gibi siz de onlarla kâffeten mukâtele idiniz ve biliniz ki Allâh Te'âlâ ittikâ idenlerle berâberdir. [²]
[2] Harâm aylar içün işbu surenin 5inci âyetinin notuna bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gün, Allah’ın Kitabında[1] olan şudur: Allah katında ayların sayısı on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır[2]. İşte doğru hesap budur. Öyleyse siz bu aylarda kendinizi kötü duruma düşürmeyin. O müşrikler, nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekün savaşın. Bilin ki Allah, kendisinden çekinerek korunanlarla beraberdir.
[1] Kainatın yapısı buna göredir. [2] Haram aylar, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Bu dosdoğru bir dindir. O aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat sizinle topyekün savaşan müşriklerle de topyekün savaşın! Allah'ın muttakilerin yanında olduğunu bilin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.(11) Dosdoğru hesap işte budur; bu aylarda kendinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl topluca savaşıyorlarsa, siz de onlarla topluca savaşın. Şunu da bilin ki, Allah kötülükten sakınanlarla beraberdir.
(11) Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Eskimez din işte budur. Artık o aylar içinde benliklerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl topyekün savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekün savaşın. Şunu bilin ki, Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ aylar śaġışı Tañrı ķatında on iki uydur [96b] Tañrı kitābı içinde ya'nį lavḥ ol gün kim yarattı gökleri daħı yiri. andan dört ḥarāmlardur şol dindür yā ħisābdur ŧoġru. žulm eylemeñ anlaruñ içinde gendüzilerüñüze. daħı çalışuñ müşriķler-ile hep nite kim çalışurlar sizüñ ile hep. daħı bilüñ bayıķ Tañrı şaķınıcılar iledür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ aylar ṣaġışı Tañrı Ta‘ālā ḳatında on iki aydur, Tañrı Ta‘ālā kitābın‐da. Ol günden berü ki Tañrı Ta‘ālā gökleri yaratdı, daḫı yirleri yaratdı, ol ayla‐ruñ dördi muḥarrem aylardur. Doġrı dīn oldur, pes ẓulm eylemeñüz ol ay‐larda nefslerüñüze. Daḫı ṣavaşuñuz kāfir‐ile barçañuz. Nite kimṣavaşurlar sizüñle barçası. Daḫı bilüñüz ki Tañrı Ta‘ālā mededi müttaḳīler bi‐ledür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Allah yanında ayların sayı göyləri və yeri yaratdığı gündən bəri Allahın Kitabında on ikidir. Onların dördü (rəcəb, zülqə’də, zülhiccə və məhərrəm) haram aylardır. Bu, doğru dindir (İbrahim və İsmailin gətirdikləri dinin doğru hesabı və hökmüdür). Ona görə də həmin aylarda özünüzə zülm etməyin. Müşriklərin hamısı sizinlə vuruşduqları kimi, siz də onlarla vuruşun və bilin ki, Allah müttəqilərlədir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! the number of the months with Allah is twelve months by Allah's ordinance in the day that He created the heavens and the earth. Four of them are sacred: that is the right religion. So wrong not yourselves in them. And wage war on all the idolaters as they are waging war on all of you. And know that Allah is with those who keep their duty (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The number of months(1295) in the sight of Allah is twelve (in a year)- so ordained by Him the day He created the heavens and the earth; of them four are sacred: that is the straight usage. So wrong not yourselves(1296) therein, and fight the Pagans all together as they fight you all together. But know that Allah is with those who restrain themselves.
1295 This and the following verse must be read together. They condemn the arbitrary and selfish conduct of the Pagan Arabs, who, because there was a longestablished custom of observing four months as those in which fighting was forbidden, changed the months about or added or deducted months wben it suited them, to get an unfair advantage over the enemy. The four Prohibited Months were: Dhu al Qa'dah, Dhu al Hijjah, Muharram, and Rajab. If it suited them they postponed one of these months, and so a prohibited month became an ordinary month: while their opponents might hesitate to fight, they got an undue advantage. It also upset the security of the Month of Pilgrimage. This very ancient usage made for fair dealing all round, and its infraction by the Pagans is condemned. The question of a solar astronomical year as against the lunar Islamic year does not arise here. But it may be noted that the Arab year was roughly luni-solar like the Hindu year, the months being lunar and the intercalation of a month every three years brought the year nearly but not accurately up to the solar reckoning. From the year of the Farewell Pilgrimage (A.H. 10) the Islamic year was definitely fixed as a purely lunar year of roughly 354 days, the months being calculated by the actual appearance of the moon. After that, every month of the Islamic year came about 11 days earlier in the solar year, and thus the Islamic months travelled all round the seasons and the solar year. (R). 1296 The Muslims were at a disadvantage on account of their scruples about the Prohibited Months. They are told not to wrong themselves in this. If the Pagans fought in all months on one pretence or another, they were allowed to defend themselves in all months. But self-restraint was (as always) recommended as far as possible.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
عِدَّةَ
sayısı
الشُّهُورِ
ayların
عِنْدَ
katında
اللّٰهِ
Allah
اثْنَا
iki
عَشَرَ
on
شَهْراً
aydır
ف۪ي كِتَابِ
kitabında
اللّٰهِ
Allah'ın
يَوْمَ
günden (beri)
خَلَقَ
yarattı
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
مِنْهَٓا
onlar- dan
اَرْبَعَةٌ
dördü
حُرُمٌۜ
haramdır
ذٰلِكَ
işte budur
الدّ۪ينُ
din
الْقَيِّمُ
dosdoğru
فَلَا تَظْلِمُوا
öyleyse zulmetmeyin
ف۪يهِنَّ
onlardan
اَنْفُسَكُمْ
kendinize
وَقَاتِلُوا
ve savaşın
الْمُشْرِك۪ينَ
müşriklerle
كَٓافَّةً
topyekûn
كَمَا
o şey gibi ki
يُقَاتِلُونَكُمْ
sizinle savaşıyorlar
كَٓافَّةًۜ
topyekûn
وَاعْلَمُٓوا
ve bilin ki
اَنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
مَعَ
bera- berdir
الْمُتَّق۪ينَ
mutakilerle
Şüphesiz ki Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram (aylar)dır*. İşte dosdoğru din budur. Öyleyse o (aylar)da (Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekûn savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekûn savaşın! Ve bilin ki şüphesiz Allah, muttakilerle (kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlarla) beraberdir.
*Haram aylar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayıdır ve bu aylarda savaşmak yasaklanmıştır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عِدَّة
İsim
ع د د
Sayı, iddet, bekleme müddeti
شَهْر
İsim
ش ه ر
Ay (gökteki değil, takvimdeki)
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِثْنَيْن
İsim
ث ن ي
İki
عَشَر
İsim
ع ش ر
اَحَدَ عَشَرَ : Onbir
شَهْر
İsim
ش ه ر
Ay (gökteki değil, takvimdeki)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَرْبَعَة
İsim
ر ب ع
Dört
حَرَام
İsim
ح ر م
Haram, ihram, dokunulmaz
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
قَيِّمُ
Sıfat
ق و م
Dosdoğru
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan
كَٓافَّة
İsim
ك ف ف
Hep birden, topyekûn, hepsi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
كَٓافَّة
İsim
ك ف ف
Hep birden, topyekûn, hepsi
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri