Ey îman edenler! Şu bir gerçektir ki, hahamlar ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yere yerler ve (onları) Allah’ın yolundan saptırırlar.¹ Bir de altın ve gümüşü, hazineye doldurup da onları, Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları, acıklı bir azap ile müjdele!²
1 Buradaki “haksız yere yeme”; aslı astarı olmayan fetvalar vererek, ölüm, evlenme gibi dini tören ve ayinler icat ederek veya dünyadayken cenneti satarak, yapılmaktadır. Bazı Müslümanların da nikâh, sünnet, mevlit, hatim, ıskat-ı salât, muska yazmak, ğaybdan haber vermek v.s gibi aslı esası olmayan şeyleri, meslek haline getirip fiyat borsaları oluşturması, haham ve rahiplerin haksız kazançlarına ne kadar da benzemektedir.2 Altın ve gümüşün hakkı, insanlığın faydalanması için, para olarak kullanılmasıdır. Bunları toplayıp, gerek gömerek, gerekse ziynet eşyası olarak tedavülden çekmek ve bunlardaki Allah’ın hakkı olan zekâtı vermemek, yasaklanmıştır. Bu işi yapanlar, ister hahamlar ve ruhbanlar, isterse zekâtını vermeyen Müslümanlar olsun durum aynıdır.