close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 121. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ yunfikûne nefekaten saġîraten velâ kebîraten velâ yakta’ûne vâdiyen illâ kutibe lehum liyecziyehumu(A)llâhu ahsene mâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Az olsun, çok olsun, hiçbir şey harcamazlar, hiçbir vadiyi aşmazlar ki Allah onları, yaptıklarının daha güzeliyle mükafatlandırmayı takdir etmemiş olsun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ayrıca) Küçük (olsun) büyük (olsun) her türlü infak yapmaları, (cihad ve davet amacıyla) bir vadiyi geçmek (gibi İslam ve insanlık yolunda yorulmaları nedeniyle), Allah’ın onları (bu) yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendirmesi için; mutlaka onların lehine (sevap olarak hesaplarına) yazılır ki, yaptıklarının en güzeli ile karşılık görsünler (diyedir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine o mü'minler, az ya da çok, Allah için ne zaman bir harcamada bulunsalar, yeryüzünde Allah için ne zaman bir yol alsalar, bu onların hesabına sevap olarak kaydedilmektedir ki, Allah onları yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandırsın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah onları amaçla örtüşen niyetlerine göre, bilinçli olarak yapmakta olduklarının en güzelini, en değerlisini ölçü alarak mükafatlandırmak için, küçük büyük gönüllü yaptıkları ferdî ve içtimâî her harcamayı, kestikleri her yolu, tuttukları her vâdiyi mutlaka onların sevap hanelerine yazar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın onlara yaptıklarının daha güzeliyle karşılık vermesi için (Allah yolunda) harcadıkları küçük büyük her şey, geçtikleri her vadi kendileri için yazılır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Küçük, büyük infak ettileri her nafaka ve (Allah yolunda) aştıkları her vadi, mutlaka Allah'ın yaptıklarının daha güzeliyle onlara karşılığını vermesi için, (bunlar) onlar adına yazılmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların Allah yolunda harcadıkları küçük ve büyük bir nafaka ve geçtikleri bir vadi olmaz ki, (bunun karşılığında) Allah, yapmakta olduklarından daha güzelini kendilerine vermek için hesaplarına yazılmış bulunmasın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlar küçük büyük hiçbir harcama yapmazlar da, hiçbir vadiyi geçmezler de illa onlar için sevap olarak yazılır ki; Allah, yapmakta oldukları şeylerin daha güzelini onlara mükafat olarak versin..
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Küçük büyük bir masraf yapmaları, bir vâdiyi geçmeleri, mutlaka onların lehine yazılır ki, Allah onları, yaptıklarının en güzeliyle ödüllendirsin.
Besim Atalay
swap_vert close
Gerek az, gerek çok bir azığı yedirenler, yol yürüyenler, herhalde işledikleri şeyden daha iyisiyle, Allah onlara ödül verecek
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah onları, yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmek için, küçük büyük (Allah için) yaptıkları her harcamayı, geçtikleri her vâdiyi mutlaka onların lehine kaydediyor.
Bkz. 24/38, 29/7Ayette geçen “vâdî” terimi klasik Arapçada çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır. Burada “kataa” “kesti” fiiliyle birlikte kullanılması “yol tepmek”, “yolculuğa devam etmek” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu itibarla, “geçtikleri her vadiyi” ifadesini “ne zaman yeryüzünde yol kat etseler” şeklinde anlamak daha doğru olacaktır. Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
Büyük, küçük virdikleri sadakalar ve muhârebeye gider iken geçdikleri vâdîler hep sevâb kayd olunacak ve Allâh kendilerine en güzel mükâfâtı virecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, yaptıklarının karşılığını en güzel şekilde kendilerine vermek üzere, az veya çok sarfettikleri her şey, yürüdükleri her yol, onlar için yazılır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah’ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine, onlar küçük olsun büyük olsun hayır yolunda bir harcama yaptıklarında, bir yol katettiklerinde, bu -Allah’ın onlara, yapmış olduklarından daha güzeliyle karşılık vermesi için- muhakkak onların lehine yazılır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vâdi mutlaka onların lehine yazılır.  
Tebük seferine katılmayanlar hakkında şiddetli âyetler inince, bundan sonraki seferlere müslümanlar topyekün katılmaya başladılar. Sefer esnasında Resûlullah Medine’de yalnız kalıyordu. Bunun üzerine 122. âyet nâzil oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve aştıkları her vadi onlar için kredi olarak yazılır. ALLAH yaptıklarının en güzeliyle kendilerini ödüllendirir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların, Allah yolunda yaptıkları küçük veya büyük her harcama veya geçtikleri her vadi karşılığında, yaptıkları işin daha güzeliyle Allah'ın kendilerini mükâfatlandırması için sevap yazılmaması mümkün değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve küçük, büyük bir masraf yapmazlar ve bir vadî kat'etmezler ki amellerinin daha güzeliyle Allah kendilerine mükâfat etmek için hisablarına yazılmış olmasın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların (Allah yolunda) küçük büyük yaptıkları her türlü harcama ve (bu yolda) aştıkları her vadi kendileri için (sâlih) bir amel olarak yazılır. Allah onları yaptıklarının en güzeliyle mükâfatlandırmak için böyle yaptı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve güçlük içinde aştıkları her vadi, kendilerine yazılacaktır. Allah, yaptıklarından daha iyisiyle kendilerini ödüllendirecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (hak yolunda) gerek küçük, gerek büyük herhangi bir masraf yapmaya dursunlar, bir vadiyi geçmeye dursunlar ille Allah o yapar olduklarının daha güzeliyle onlara mükâfat etmek için, (bütün onlar) hesâblarına yazılmışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (Allah yolunda) ne küçük, ne de büyük olarak sarf edecekleri bir nafaka, ne de geçecekleri bir vâdi olmaz ki, lehlerine (bir sevab olarak) yazılmış olmasın! Tâ ki Allah kendilerini, yapmakta olduklarının daha güzeliyle mükâfâtlandırsın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (onlar) ne zaman (Allah için) az veya çok bir şeyler harcasalar ve ne zaman (Allah yolunda) bir vadiyi aşıp geçseler, (Hesap gününde) Allah onları, yaptıklarından çok daha güzel (nîmetlerle) ödüllendirsin diye (her yaptıkları iyilik) kendi hesaplarına yazılmaktadır.*
(*) …Tebük seferi, inananlar için ciddi bir imtihan olmuştu. Sefere katılanlar Allah tarafından övgü dolu ifadelerle anılmış, katılmayanlar şiddetle uyarılmıştı. Bazılarının tevbesi kabul edilmiş, bazıları kovulmuştu. Bu duruma tanık olan Müslümanlar seferden geri kalanlarla ilgili inen ayetlerin de etkisiyle daha sonraki seferlere hep birlikte katılmışlardı. Bunun üzerine bu ayet indirildi. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ve yine Allah yolunda) Az veya çok, ne kadar harcarlarsa harcasınlar ve ne kadar yol kat ederlerse etsinler, Allah, yaptıklarının daha güzeli ile karşılayıp, onlara mükâfat vermesi için, yaptıklarının tamamı onların lehine yazılmaktadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar yoksullara az, çok bir geçimlik versinler, bir dereyi aşsınlar da Allah işlemiş olduklarını daha güzeliyle karşılaşması için hesaplarına yazılmasın olmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haklarında iyi bir amel yazılmaksızın onlar az çok bir şey harcetmezler, hiçbir yerden geçmezler. Allah kendilerine işledikleri şeylerin daha iyisiyle mükâfat verecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yine onların) Allah yolunda yaptıkları küçük, büyük bütün harcamalar ve bir vadiyi aşmak için çektikleri sıkıntılar yoktur ki, Allah’ın, yaptıklarını en güzel şekilde mükâfatlandırması için, karşılığı yazılmamış olsun.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küçük ve büyük infak ettikleri her nafaka ve (Allah yolunda) aştıkları her vadi, yaptıkları işin daha güzeliyle Allah'ın kendilerini mükâfatlandırması için onlar adına yazılmıştır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve yine onlar, ne zaman Allah yolunda az veya çok bir şeyler harcasalar ve ne zaman bir vadiyi aşıp geçseler, yarın Hesap gününde Allah onları, yaptıklarından çok daha güzel nîmetlerle ödüllendirsin diye her yaptıkları iyilik kendi hesaplarına yazılmaktadır. Öyleyse, Allah yolunda cihâd çağrısı yapıldığında koşarak gelmelisiniz. Bununla birlikte:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne küçük bir infâk / harcama yaparlar, ne büyük! İşliyor oldukları şeylerin en iyisiyle Allah’ın onlara karşılık vermesi için onların lehine yazılmadıkça bir vâdi katetmezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların küçüklü büyüklü yaptıkları her harcama, katettikleri her mesafe, kendi hanelerine anında işlenmiştir. İlerde ise Allah onlara, yaptıklarından çok daha güzelini verecektir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yolunda küçük büyük ne olursa olsun bir harcama yapıldığında, Allah yolunda mücadele uğruna bir vadiyi geçtiklerinde; Allah yaptıklarına karşılık verilmek üzere hemen kendine borç yazar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Küçük büyük yaptıkları her bir infak ve geçtikleri her bir vadi mutlaka onların lehine yazılır. Sonunda, Allah onları yapmakta olduklarının en güzeli ile ödüllendirecektir. [*]
Benzer mesajlar: Nahl 16:96, 97; Nûr 24:38; ‘Ankebût 29:7; Zümer 39:35; Ahkâf 46:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’ın yaptıklarından daha güzeli ile mükâfatlandırması¹ için; onların küçük veya büyük, yaptıkları her masraf, hatta geçtikleri her vadi bile mutlaka onların lehine, (sevap olarak) yazılır.
1 Bk. (Nur: 38, Ankebut: 7)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine onlar, az ya da çok, [Allah için] ne zaman bir harcamada bulunsalar, yeryüzünde [Allah için] ne zaman bir yol katetseler, ¹⁶¹ bu onların lehine kaydedilmektedir; Allah yaptıkları her şey için onları en güzel bir biçimde ödüllendirecektir.
161 Lafzen, “bir vadiyi katetseler”. Zemahşerî’nin bu ayeti tefsir ederken pek yerinde olarak belirttiği gibi vâdî (“vadi, akarsu yatağı”) terimi klasik Arapça’da çok defa “yeryüzü/arazi” anlamında kullanılır; terimin bu kullanımı, özellikle terim “katetmek”, “yol tepmek” ya da “[yolculuğa] devam edip gitmek” anlamına gelecek şekilde kata‘a (lafzen, “kesti”) fiiliyle birlikte geçtiği zaman, Arabistan Yarımadasındaki bedevîler arasında bugün dahi bilinen, anlaşılan bir kullanımdır. Bu itibarla, yukarıdaki Kur’ânî ifadenin “ne zaman yeryüzünde yol katetseler” şeklinde aktarılması yerinde olacaktır. (Cümlenin kuruluş üslubu hakkında bkz. bundan önceki not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine onların Allah yolunda yaptıkları küçük büyük harcamalar, vadileri ve tepeleri aşmak için çektikleri eziyetler, Allah’ın onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirmesi için yazılmıştır. 4/74- 100, 9/20...22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar, az ya da çok Allah yolunda her ne harcamışlar ve hangi vadide ne yol almışlarsa, Allah’ın onları yaptıklarından dolayı en güzel bir biçimde ödüllendirmesi için, elbet o da onların lehine kayda geçirilmektedir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükafatlandırmak ister de, Allah yolunda yaptıkları en küçük bir harcama, savaşta geçtikleri her vadi onların lehine bir sevap olarak yazılır.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah’ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükâfatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (onlar) ne küçük ve ne de büyük bir nafaka sarfetmezler ki, ve bir vadiyi dolaşmış olmazlar ki, illâ onlar için yazılır. Tâ ki yaptıklarından daha güzeli ile Allah Teâlâ onları mükâfaata nâil buyursun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar Allah yolunda, az olsun çok olsun, hiçbir harcama yapmazlar, hak yolda katettikleri hiçbir vadi olmaz ki, Allah, işledikleri bu iyilikleri en güzel tarzda ödüllendirmek için, onların hesaplarına yazılmış olmasın!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Küçük, büyük bir masraf yapmaları, bir vadiyi geçmeleri, mutlaka onların lehine yazılır ki Allah onları, yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandırsın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar küçük ve büyük bir şey infâk itmezler ve bir vâdiyi geçmezler ve adım atmazlar ki Allâh Te'âlâ onları defter-i a'mâllerine sevâb olarak yazar ve Allâh onlara daha eyisi ile mükâfât iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Az olsun, çok olsun yaptıkları her harcama ve aşıp geçtikleri her vadi mutlaka lehlerine yazılır. Bu, Allah’ın onları, yaptıklarından daha güzeli ile karşılaması içindir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah tarafından yaptıklarının karşılığı olarak en güzel şekilde ödüllendirilmek için, az ve çok infakta bulundukları her şey, yürüdükleri her yol onlar için yazılmıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar ister hayır için küçük veya büyük birşey harcamış, isterse bir vadi aşmış olsunlar, bu da onların lehine yazılır ve sonunda Allah onları yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendirir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küçük-büyük bir infakta bulunmaları, bir vadiyi geçmeleri, kendileri lehine mutlaka yazılır ki, Allah onlara yapıp ettiklerinden daha güzeliyle karşılık versin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ħarc eylemeyeler ħarc giçi ne daħı büyük daħı kesmeyeler illā kim yazıldı anlaruñ içün tā yanud vire anlara Tañrı görklüregin anuñ kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı nafaḳa eylemezler kiçi nafaḳa, ne daḫı ulu nafaḳa. Daḫı kesmezler herbir dereyi illā ecr yazalar anlara cezā virmeg‐içün anlara Tañrı Ta‘ālā yaḫşısını işledükleri ‘amellerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların sərf etdikləri elə bir az-çox xərc, (cihad zamanı Peyğəmbərlə) keçdikləri elə bir vadi olmaz ki, Allah (qiyamət günü) əməllərinin qarşılığını daha gözəl versin deyə, əvəzində onlara (savab) yazılmamış olsun!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nor spend they any spending, small or great, nor do they cross a valley, but it is recorded for them, that Allah may repay them the best of what they used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor could they spend anything (for the cause) - small or great- nor cut across a valley,(1372) but the deed is inscribed to their credit: that Allah may requite their deed with the best (possible reward).
1372 Cut across a valley: this is specially mentioned in a symbolical way, as denoting an individual act of heroism, dash, or bravery. To march with the troops along valleys, or, spiritually, tread paths of danger along with our Comrades, is good and praiseworthy; but one that dashes across a stream, all alone, for some special deed of bravery where the elan of comradeship does not sustain him, needs special mention. Notice that both the things mentioned in this verse—the spending of resources and the dashing across a valley—are individual acts, while those mentioned in the last verse are collective acts, which are in some ways easier. The individual acts having been mentioned, the next verse follows naturally.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا يُنْفِقُونَ
ve infak etmezler
نَفَقَةً
bir harcama
صَغ۪يرَةً
küçük
وَلَا كَب۪يرَةً
ve ne büyük
وَلَا يَقْطَعُونَ
ve kat etmezler
وَادِياً
bir vadiyi
اِلَّا
ancak
كُتِبَ
yazıl- mıştır
لَهُمْ
lehle- rine
لِيَجْزِيَهُمُ
onları mükâfat- landırması için
اللّٰهُ
Allah
اَحْسَنَ
en gü-
zeliyle
مَا
o şey- lerin ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Onların (Allah yolunda) ne küçük ne de büyük infak edecekleri bir harcama ve ne de geçecekleri bir vadi vardır ki Allah'ın onları, yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırması için (bu ameller onların) lehine yazılmış olmasın.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
نَفَقَة
İsim
ن ف ق
Harcama
صَغِيرَة
İsim
ص غ ر
Küçük
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَبِيرَة
İsim
ك ب ر
Büyük
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَطَعَ
Fiil-I
ق ط ع
Kesti
وَادِي
İsim
و د ي
Vadi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı