Onların (fitne ve nifak temelleri üzerine) kurmuş oldukları bina, (iman edenlere zarar vermek ve onları bölüp parçalamak amacıyla açtıkları Mescidi Dirar); kalbleri (akılları, gönül ve duyguları) parçalanmadıkça (pişman olup tövbe etmekle değişmedikçe); yüreklerinde, bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah ise (her şeyi) bilen, doğru hüküm verendir. *
(*) Aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi kalblerinin parçalanması mecaz olup bunun anlamı pişmanlık ve tövbe ile düşünce ve duygularının değiştirilmesi anlaşılır. Yani her ne kadar bazıları bundan maksat biyolojik kalbin parçalanması sonucunda ölümlerini anlıyorlarsa da gerçek öyle değil, yani bu durum fiziksel ölümle alakası yoktur. Yine bundan da anlaşılıyor ki, Kur’an’da geçen kalbin, kan pompalayan biyolojik kalple uzaktan yakından bir alakası yoktur. Kalbdan maksat, yerine göre bazen akıl merkezi olan insanın beynidir, bazen de akıl, idrak, düşünce, duygu, vicdan vb. gibi beynin fonksiyonlarıdır. (الله اعلم) Konuyla ilgili aşağıdaki Arapça açıklamalarına da bkz: {إِلَّا أَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ} بأن يندموا غاية الندم ويتوبوا إلى ربهم، ويخافوه غاية الخوف، فبذلك يعفو اللّه عنهم، وإلا فبنيانهم لا يزيدهم إلا ريبا إلى ريبهم، ونفاقا إلى نفاقهم (تفسير السعدي) سيظل الذي بناه المنافقون ريبةً مَصْدَرَ اضطرابٍ وخوف في قلوبهم، لا ينتهي حتى تتقطع قلوبُهم بالندم والتوبة أو بالموت،( تيسير التفسير) وقيل: معناه إلاّ أن يتوبوا توبة تتقطع بها قلوبهم ندماً وأسفاً على تفريطهم.(الكشاف – تفسير الرازي) إلى أن تتقطع قلوبهم بقتلهم أو موتهم، أو بندمهم غاية الندم، وتوبتهم إلى ربهم، وخوفهم منه غاية الخوف (التفسير الميسر) وقال الكلبي: حسرة وندامة؛ لأنهم ندِموا على بنيانه - وقال سفيان: إلا أن يتوبوا (الجامع لاحكام القرآن) في المعنى. قولان: ... والثاني: إلا أن يتوبوا توبة تتقطع بها قلوبهم ندماً وأسفاً على تفريطهم، ذكره قال الزجاج: يحتمل ان يكون المراد الا ان يتوبوا توبة تتقطع بها قلوبهم ندماً واسفاً على تفريطهم.. (التبيان الجامع لعلوم القرآن) ( زاد المسير في علم التفسير).