close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in tâbû veekâmû-ssalâte veâtevû-zzekâte fe-iḣvânukum fî-ddîn(i)(k) venufassilu-l-âyâti likavmin ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat tövbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse onlar da din kardeşlerinizdir ve biz, bilen topluluğa ayetlerimizi açıklar, bildiririz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer onlar (şirkten ve kâfirlere tarafgirlikten) tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama yine de tevbe eder, namazı kılar, zekatı verirlerse, artık dinde kardeşlerinizdir. Bilmek ve öğrenmek isteyen toplumlara biz, ayetleri ayrıntılı olarak dile getiriyoruz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer tevbe ederler, isyandan vazgeçerler, Allah'a itaate yönelirler, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılarlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verirlerse, onlar, o zaman dinde kardeşlerinizdir, sizinle eşit haklara sahiptirler. İlimde ilerlemeye devam eden kavimlere, bilgi toplumlarına şeriatın hedefini belirtmek ve hayata geçirmek için âyetleri ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer tevbe eder, namazı kılar ve zekatı verirlerse dinde sizin kardeşlerinizdirler. Bilen bir topluluk için ayetleri etraflıca açıklıyoruz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer onlar tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık tevbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse, dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, anlıyacak bir kavme açıklarız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer tevbe edip namazı doğruca kılar, zekâtı verirlerse, işte onlar din kardeşlerinizdir. Ve Biz bilen bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Tövbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, anlayacak bir topluluğa âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer tövbe yaparak, namaz kılarlarsa, zekât verirlerse, dince sizin kardeşiniz olurlar; anlayan bir ulusa âyetleri açıklarız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer tevbe ederler (ve bu tevbenin göstergesi olan) namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı hakkıyla verirlerse sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.
Hangi dinden ve görüşten olursa olsun, pişmanlık duyarak tevbe eden, Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı ikame eden ve zekâtı verenler dinde kardeş sayılırlar. Burada yalnız tevbe ederek İslam’a girmek yani Müslümanların safında yer almak yeterli bulunmamıştır. Çünkü namaz ve zekât imanla küfür arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin özelliklerdendir. Namazını vaktinde ikame eden ve zekâtını da gerektiği gibi veren bir insanın küfürden yana davranış sergilemesi mümkün değildir.  
Cemil Said
swap_vert close
Fakat tevbe iderler ise namâz kılarlar ve zekât virirler ise sizin dîn kardaşlarınız olurlar. Bizim âyâtımızı anlayan akvâma mufassalan bildireceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ama tövbe ederlerse ve namazlarını kılıp zekâtlarını verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilmek isteyenler için âyetlerimizi ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tevbe ederlerse, namaz kılar ve zekat verirlerse din kardeşleriniz olurlar. Bilenlere ayetleri böyle açıklarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bundan böyle eğer tevbe ederler, nemazı kılarlar, zekâtı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar, bilecek bir kavim için biz âyetlerimizi daha tafsıl ederiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer (müşrikler, küfür ve günahlardan) tövbe eder, namazı kılar ve zekâtı verirlerse artık dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz bilen (ve anlayacak) bir topluluk için âyetlerimizi iyice açıklıyoruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer tevbe eder, “salâtı ikame eder ve zekâtı verirlerse”¹, onlar artık dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz, âyetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
1- “Salatı ikame etmek, Zekâtı vermek” terkibi, ibadete layık yegâne ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Zekât sözcüğü birçok ayette daha temiz, daha iyi, arınmak, temizlenmek, aklanmak, yüceltmek anlamında kullanılmıştır. (Örneğin 2:151; 3:77; 4:49; 9:103; 19:13; 20:76; 24:21; 35:18; 53:32; ; 62:2; 80:3; 91:9 )  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bununla beraber) eğer tevbe ve rücû ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse artık dînde kardeşlerinizdir onlar. Biz âyetleri bilecek bir kavm için açıklarız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık tevbe ederler, namazı hakkıyla kılarlar ve zekâtı verirlerse, o takdirde dinde kardeşlerinizdirler.(1) (Bu hakikatlerin kıymetini) bilecek bir kavim için âyetleri açıklıyoruz.
(1)“İnsan İslâmiyet sâyesinde, ibâdet sâikasıyla (sevkiyle) bütün Müslümanlara karşı sâbit bir münâsebet (alâka) peydâ eder ve kavî (kuvvetli) bir irtibat ve bağlılık elde eder. Bunlar ise sarsılmaz bir uhuvvete (kardeşliğe), hakīkī bir muhabbete (sevgiye) sebeb olur. Zâten hey’et-i ictimâiyenin (tümcem‘iyetin) kemâline ve terakkīsine (yükselmesine) mukaddeme (başlangıç) ve en birinci basamaklar, uhuvvet ile muhabbettir.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 133)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ama yine de) eğer (size saldırmaktan, barış antlaşmasını bozmaktan ve nifaktan vazgeçip kendi özgür irâdeleriyle) tövbe eder, namazı kılar, zekâtı verirlerse, artık (onlar da) dinde kardeşlerinizdir. Ve biz bilmek (öğrenmek) isteyen bir toplum için, ayetleri ayrıntılı olarak (böyle) açıklıyoruz.*
(*) Not: Önceki ayetlere bakıldığında görülecektir ki, buradaki tövbe, yani (رجوع)’’dönüş’’ saldırganlıktan, barış antlaşmasını bozmaktan ve nifaktan dönüştür, Çünkü onlara karşılık vermenin tek sebebi saldırmaları ve barış antlaşmasını bozmalarıdr. Zira bundan hemen önceki ayette onlar için müşrik, münafık değil de, (هُمُ الْمُعْتَدُونَ) yani ‘’onlar saldırgandırlar,’’ifadesi kullanılmıştır. Yani burada şöyle bir mesaj veriliyor. Onlar kendi özgür iradeleriyle saldırganlıktan ve nifaktan vazgeçer, namaz kılar ve yoksulun hakkı olan zekâtı verirlerse, onlar korktukları için münafıklık yaptıklarını ve böylece sizi kandırmaya çalıştıklarını sakın düşünmeyin ve onları dinde de kardeşleriniz olarak bilin. اعلم أنه تعالى لما بين حال من لا يرقب في الله إلا ولا ذمة، وينقض العهد وينطوي على النفاق ويتعدى ما حد له، بين من بعد أنهم إن أقاموا الصلاة وآتوا الزكاة كيف حكمهم، فجمع ذلك الشيء بقوله: {فَإِخوَانُكُمْ فِى ٱلدّينِ } (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير).ايَرْقُبُونَ فِي مُؤْمِنٍ إِلاًّ وَلاَ ذِمَّةً وَأُوْلَـٰئِكَ هُمُ ٱلْمُعْتَدُونَ {تابوا} رجعوا عن حالهم (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز) وماالرجوع الا من الاعتداء (وأولئك هم المعتدون} في نقض العهد. (لباب التأويل في معاني التنزيل) اشترطت هذه الآيات اابتداء الكافرين لنا بالعدوان لإباحة قتالهم  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yine de tövbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onlar tövbe ederler, namaz kılarlar, zekat verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilenler takımına uzun uzadıya açıklarız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer onlar küfürden dönerler de namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı da verirlerse artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Biz âyetleri, bilen bir cemaata tafsil ederiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer tevbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı da verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz bilen bir topluluk [kavm] için ayetleri ayrıntılarıyla açıklıyoruz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse, sizin dinde kardeşleriniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadıya açıklıyoruz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama yine de, zulüm ve inkârcılıktan vazgeçip kendi özgür irâdeleriyle tövbe eder ve bu tövbenin göstergesi olan namazı kılar, zekâtı verirlerse, artık sizin sahip olduğunuz bütün yetki ve sorumluluklara sahip din kardeşleriniz olurlar. Aksi hâlde, bu hâinlerle yeni bir barış antlaşması imzalamayın!Bilinçli bir toplum için, ayetlerimizi işte böyle açıkça ve ayrıntılarıyla ortaya koyuyoruz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer tevbe ettiler, Namaz’ı kıldılar, Zekât’ı verdiler ise, artık Din’de sizin kardeşlerinizdir. Bilecek bir kavim için Âyetler’i ayrı ayrı açıklıyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Buna rağmen, pişman olup tövbe ederlerse, namazı kılıp vergiyi verirlerse, din kardeşiniz olabilirler. Biz bu açılımı bilgi toplumu için yapıyoruz...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Fakat onlar yaptıklarına pişman olup tövbe ederlerse; salat-ı ikame ederek ayetlerle bilgilerini bilinçlerini artırırlarsa, Rabbinin huzurunda kendilerini özeleştiriye tabi tutup yanlışlarından dönerlerse, zekât-ı ikame ederek kötülüklerden, şirkten, dünyaya ilişkin olumsuz duygulardan, çıkardan çıkarcılıktan arınıp paylaşımı, sevgiyi, saygıyı esas alırlarsa; artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri Allah böyle ayrıntılı açıklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Fakat) tevbe eder, namaz kılar ve zekât verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluma ayetlerimizi ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz. [*]
Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ama) eğer bunlar tevbe eder, namazı dosdoğru ve devamlı kılar, zekâtı verirlerse işte o zaman dinde kardeşleriniz olurlar. (İşte) Biz, bilip anlamak isteyen bir topluluk için âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklarız.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama yine de tevbe eder, salâta katılırlar ve arınma için gerekli yükümlülükleri yerine getirirlerse onlar da artık din kardeşleriniz sayılırlar: ¹⁷ Bakın, işte böyle açık açık ve ayrıntılı olarak dile getiriyoruz, bilmek öğrenmek isteyen bir topluluk için, ayetlerimizi!
17 Bkz. yukarıda 9. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer tövbe eder yanlıştan döner namazı kılar ve zekâtı verirlerse, işte o zaman sizin din kardeşiniz olurlar. Biz bilmek isteyen toplum için ayetlerimizi etraflıca açıklıyoruz. 25/70- 71, 4/146, 2/177, 30/31, 3/103, 49/10, 2/230, 41/3, 6/105
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama eğer dönüş yapar, namazı istikametle kılar ve zekâtı gönülden gelerek verirlerse, o zaman sizin dinde kardeşiniz olmuş olurlar. Ve Biz âyetlerimizi, (değerini) bilen bir toplum için işte bu şekilde tüm boyutlarıyla açıklıyoruz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bununla beraber) Eğer onlar tevbe ederlerse (küfrü terk edip, imana gelirlerse) namaz kılar, zekatı da (gönülden isteyerek fakir müslümanlara) verecek olurlarsa, artık onlar sizin, din kardeşlerinizdir! (Aranızda bir sevgi bağı gerçekleşmiş olur.) Biz, (hak hukuk nedir) bilen bir topluluğa Ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Ve biz, bilen bir kavim için âyetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer onlar bilâhare tevbe ederlerse ve namaz kılarlar ve zekâtı da verirlerse artık sizin dinde kardeşlerinizdir. Ve Biz âyetlerimizi bilenler olan bir kavim için mufassalan beyan ederiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bununla beraber kâfirlikten vazgeçip tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Bilip anlayacak kimseler için Biz âyetlerimizi iyice açıklarız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz, bilen bir kavme ayetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer tevbe ider, namâzı kılar ve zekâtı virirlerse o zamân sizin dîn kardaşlarınızdırlar. Bilen ve anlayan kavim içün âyetlerimizi böylece tafsîl iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer dönüş yapar, namazı kılar ve zekâtı verirlerse din kardeşleriniz olurlar. Biz ayetlerimizi bilenler topluluğu için açıklarız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri iyice açıklıyoruz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ama tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı da verirlerse, o zaman din kardeşleriniz olurlar. Bilen bir topluluk için âyetleri Biz böyle açıklıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bununla birlikte tövbe eder, namazı/duayı yerine getirir, zekâtı verirlerse, artık sizin, dinde kardeşlerinizdirler. Biz ayetlerimizi, bilen bir topluluk için böyle açık seçik ortaya koyarız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eger tevbe eyleyeler daħı ŧururalar namāzı daħı vireler zekātı ķarındaşlaruñuzdur dįn içinde. daħı beyān eyleyü seçevüz āyetleri bir ķavma kim bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes eger tevbe eyleseler, namāzı durġursalar, zekātı virseler, pes sizüñḳardaşlaruñuzdur dīnde. Daḫı bellü ider‐biz āyetleri bir ḳavme ki bilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər tövbə etsələr, namaz qılıb zəkat versələr, onlar sizin din qardaşlarınızdır. Biz ayələrimizi anlayıb bilən bir tayfa üçün belə ətraflı izah edirik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But if they repent and establish worship and pay the poor due, then are they your brethren in religion. We detail Our revelations for a people who have knowledge.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But (even so), if they repent,(1259) establish regular prayers, and practise regular charity,- they are your brethren in Faith: (thus) do We explain the Signs in detail, for those who understand.
1259 The chance of repentance and mercy to the worst enemies is again emphasised, in order that people with any understanding may not be misled into thinking that war was an easy or light matter. This emphasis is balanced by the emphasis in the next verse on the causes which made war inevitable for those with any self-respect  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
artık eğer
تَابُوا
döner-
lerse
وَاَقَامُوا
ve ikâme ederlerse
الصَّلٰوةَ
namazı
وَاٰتَوُا
ve verir- lerse
الزَّكٰوةَ
zekâtı
فَاِخْوَانُكُمْ
artık kardeşle- rinizdirler
فِي الدّ۪ينِۜ
dinde
وَنُفَصِّلُ
ve açıklıyoruz
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يَعْلَمُونَ
biliyorlar
Fakat onlar (bu yaptıklarından tövbe ederek hakka) döner, namazı ikâme eder ve zekâtı verirlerse artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen (ve bilmek isteyen her) bir kavim için âyetleri (işte birer birer böyle) açıklıyoruz.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
فَصَّلَ
Fiil-II
ف ص ل
Açıkladı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi