close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tebbet Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemraetuhu hammâlete-lhatab(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve odun hamalı, karısı da.
Ebu-Leheb'in karısı Ümmü Cemil, dikenler toplar, demet yapar, iple bağlayıp sırtına bağlar, getirir, Hz. Muhammed (s.a.a)'in geçeceği yollara döşerdi.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Karısı da; odun hamalı (olarak oraya atılacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Laf taşıyan karısı da sırtına odunları yüklenmiş olarak ateşe atılıp orada yanacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Küfre hizmet için koğuculuk, kundakçılık, düşmanlık yapan, adeta kendi cehennemine odun taşır gibi dikenli çalılar getirip peygamberin yoluna döken karıları da ateşi boylayıp beraber yanacaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hanımı da. Odun taşıyarak.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eşi de; odun hamalı (ve)
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Peygambere eziyyet ve düşmanlık eden) karısı da (cehennemde) odun hammalı olarak (oraya girecek);
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hanımı da o ateşe dayatılacaktır. O, odun (laf) taşıyıp fitne ateşini tutuşturandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
3,4,5. O, alevli ateşe girecektir. Boynunda hurma lifinden bir iple odun taşıyıcısı olarak karısı da.
Besim Atalay
swap_vert close
3,4. Yakında kendisi, odun çeken karısı, alev saçan ateşin içine atılacak!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Peygambere eziyet ederken kocasına destek veren) karısı da odun hamalı olarak (oraya girecektir).
Cemil Said
swap_vert close
3,4. Hem kendisi hem odun hamalı olan karısı alevli âteşde yanacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
4,5. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
4,5. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).[592]
Ebu Leheb, Hz. Peygamberin amcası olmasına rağmen ona düşmanlık edenlerin en başında geliyordu. Karısı Ümmü Cemil de bu düşmanlığında kocasına katılır, hatta zaman zaman dikenli çalılar taşıyıp Hz. Peygamberin geleceği yollara dökerdi. Sûrede, bunların hem bu düşmanlıkları, hem de bu yüzden uğrayacakları azap dile getirilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dedikodu yapıp söz taşıyan karısı da.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).
Edip Yüksel
swap_vert close
Odun taşıyan (zulmun ateşine yakıt hazırlayan) karısı da.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Karısı da odun hamalı olarak (onunla beraber girecektir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
karısı da, odun hammalı olarak
Emrah Demiryent
swap_vert close
4-5. Karısı da boynunda hurma liflerinden örülmüş bir ip olduğu hâlde, sırtında odun taşıyarak (o alevli ateşe girecektir).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Odun hamalı karısı da.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Karısı da. (Hem) odun hammalı olarak!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Karısı da! Odun hamalı olarak!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (sürekli) hatab taşıyan (fitne ateşini körükleyen, Kur’an ve onun tebliğini yapan elçiye karşı iğrenç şeyleri söyleyen) karısı da.*
(*) (حَمَّالَةَ الْحَطَبِ)’’hammaletel hatab’’ her ne kadar zahiren ateş yakmak için çok odun taşıyan anlamında ise de bu bir kinaye olup dedikodu yapan, laf taşıyan, aleyhte tezviratta bulunanlar ve fitne ateşini körükleyenler için kullanılan bir deyimdir. Boynunda bir iple bağlı oluşu sanki efendisine bağlı onun adına çalışan tıpkı tasmalı bir kimse gibi fitneye yardım etmesinden kinayedir. Aynı gayeye hizmet etmenin beliğ bir ifadesidir. Lafzen, “odun hammalı”, insanlar arasında “nefret ateşini tutuşturmak için” gizliden gizliye gerçek dışı söylentiler yayan ve iftiralar atan kişiyi anlatan meşhur bir deyimdir. (Zemahşerî; bkz). Yani burada (الْحَطَبِ)’’hatab’’mecaz bir ifade olup fitne ateşininin yakıtı demektir. İşte onun eşi de islama, Kur’an’a ve Hz. peygambere karşı fitne ateşini körüklüyordu. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. (حَمَّالَةَ الْحَطَبِ» أي حمالة الفتنة، التي تؤجج بها نار العداوة، وتسعى بها بين الناس، لتثير النفوس على النبي، وتهيج عداوة المشركين له ( التفسير القراني للقران) (وقصارى أمرها - إنها في تكليف نفسها المشقة الفادحة، للإفساد بين الناس وإيقاد نيران العداوة بينهم، بمنزلة حاملة الحطب التي في عنقها حبل خشن تشدّ به ما تحمله إلى عنقها حين تستقلّ به، وهذه أبشع صورة تظهر بها امرأة تحمل الحطب وهي على تلك الحال. (تفسير المراغي) وقال قتادة ، ومجاهد ، والسدي : كانت تمشي بالنميمة وتنقل الحديث فتلقي العداوة بين الناس وتوقد نارها كما توقد النار بالحطب . يقال : فلان يحطب على فلان ، إذا كان يغري به (تفسير البغوي) وقال بعض العلماء : { وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ } المراد بها النميمة أنها كانت تنم ، ما وجه الشبه ؟ لأن النار تشتعل اشتعالا كبيرا في الأمور الحسية كذلك النميمة تشعل في القلوب النارأنها كانت تحتطب الكلام وتمشي بالنميمة ، قاله الحسن والسدي فسمي الماشي بالنميمة حمال الحطب لأنه يشعل العداوة كما تشعل النار الحطب (تفسير الماوردي ) - (وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ) إلى جهنم . فالحطب كناية عن الكافرين الذين تغويهم على حرب النبيّ وتحرّضهم على القتال ، فكأنها ترسلهم إلى جهنم . وهذا مثلُ قوله تعالى { وَأَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًا } . وكلمة "الحمل" معناه التحريض على الإثم أو القتل أو علي شيء آخر(حقائق التأويل في الوحي والتنزيل ) فلم تحمل امرأته إذا أعواد الخشب على ظهرها، ولكنها كانت كنافخ الكير تشعل نار الحرب والإنتقام، نار الغرور والغطرسة، نار الحقد الأسود والغل الأعمى لتوجه كل ذلك ضد الإسلام ونبيه والمسلمين فحق عليها الوعيد حَمّالَةَ الحَطَبِ- تَسْعَى فِي الفِتْنَةِ وَنَشْرِ الأَكَاذِيبِ (أيسر التفاسير): (4)- وَسَتُعَذَّبُ.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Karısı da (onunla birlikte) odun taşıyıcısı olarak,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Karısı ona odun taşıyacak.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
3, 4. O da, odun taşıyan karısı da alevli ateşe atılacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Karısı da; tezviratçı/laf taşıyıcı/odun taşıyıcı [hammâlete’l-hatab]³ olarak
3 “Hammâlete’l-hatab” Arapçada tabir olarak “odun taşıyıcı” demektir. Meâlciler genelde bu anlamı kullanmışlardır. Aslında dedikodu yapan, laf taşıyan ve aleyhte tezviratta bulunanlar için kullanılan bir deyimdir. Boynunda bir iple bağlı oluşu sanki efendisine bağlı onun adına çalışan tıpkı tasmalı bir kimse gibi fitneye yardım etmesinden kinayedir. Aynı gayeye hizmet etmenin beliğ bir ifadesidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Odun hamalı olan eşi de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir zamanlar lâf getirip götüren ve Peygamberin yoluna dikenler taşıyan karısı da, yaptıklarına uygun bir ceza olarak, kendilerini yakacak odunları sırtına yüklenmiş olarak kocasına eşlik edecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Odun’un taşıyıcısı olarak karısı da!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Odun hamalı karısı da,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Karısı da ona yardım ediyor. Karısı bilse ki; yardım ettiğini sandığı şey, kocası için cehennem odunu taşımaktan başka bir şey değil. Ama bilmiyor ki!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
3,4,5. O ve odun taşıyıcı(sı olarak) hanımı boynunda hurma lifinden bükülmüş bir iple alevli bir ateşe girecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Karısı da (onun ateşine) odun taşıyacak.
Muhammed Esed
swap_vert close
iğrenç söylentilerin taşıyıcısı olan ³ karısı ile birlikte,
3 Lafzen, “odun hammalı”, insanlar arasında “nefret ateşini tutuşturmak için” gizliden gizliye gerçek dışı söylentiler yayan ve iftiralar atan kişiyi anlatan meşhur bir deyim (Zemahşerî; bkz. ayrıca Taberî’nin nakliyle ‘İkrime, Mücâhid ve Katâde). Kadının adı Ervâ Ummu Cemîl binti Harb b. Umeyye idi: Ebû Süfyân’ın kardeşi ve dolayısıyla Umeyye saltanatının kurucusu Muâviye’nin halası idi. Onun Muhammed (s)’e ve o’na tâbi olanlara karşı nefreti o kadar şiddetliydi ki, sık sık, karanlıkta Hz. Peygamber’in evinin önüne o’nu yaralamak için dikenli çalılar serperdi; ve bu büyük öfkesini sürekli olarak Hz. Peygamber’i ve o’nun mesajını zedeleyici iftiralar atmak suretiyle gösterirdi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ateşine odun taşıyıcı hanımı da yanında olacak. 66/10, 70/11...44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Odun hamalı olan karısı[⁵⁹²⁹] da (o ateşi boylayacak).[⁵⁹³⁰]
[5929] Kur’an’ın zikrettiği eşler dört kategoride tasnif edilebilir: 1) iyi-iyi: İbrahim ve eşi, 2) kötü-kötü: Ebu Leheb ve eşi; 3) iyi-kötü: Hz. Nûh ile Lût ve eşleri; 4) kötü-iyi: Firavun ve eşi. Bu dört eşleştirme tüm eş durumlarını kapsar. Benzer bir sınavı veren her mü’min için örnek veya ibret olur. [5930] Veya: “Karısı da; o odun hamalı olan (karısı)”; ya da bunu laf taşımaktan kinaye sayarak: “laf taşıyan (karısı)”. Tercihimiz günahı sırtta taşınan bir yük olarak niteleyen En’âm 31 gibi âyetlere dayanmaktadır. Zımnen: Karısı dünyada eşinin küfrüne katkı veriyordu, âhirette de ateşine katkı verecek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
4,5. Karısı da -boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip- ve odun hamalı olarak!..(cehenneme girecektir)
(Hatıra "Madem ki tevbe kapısı açıktır, o halde Ebu Leheb hakkındaki cehenneme atılma hükmü neden onun ölümünden evvel açıklanmıştır?" sorusu gelebilir. Bu takdîrin ibret olarak açıklanmasının sebebi, Ebu Leheb’in şirk ve küfürde aşırı gitmesinden ötürü, Allah Teâlâ tarafından kalbinin mühürlenmiş olmasıdır. Kalbin mühürlenmesinden murâd ise, kişinin kalb aynasının -uyarıları hiçe sayıp günah üstüne günah işlemesi sonucu- kapkara kesilip görünmez hale gelmesidir ki, artık onun aklına tevbe düşüncesi gelmez. Şeytan, yaptıklarını süslü ve güzel göstermiş, peşinden sürüklemiş kendi avenesinden yapmıştır. Elmalılı'nın belirttiği gibi: "Şimdi birisi -Nasr suresinde olduğu gibi- tesbih, hamd ve istiğfar ile Allah'a giden, diğeri de -Tebbet suresinde olduğu gibi- hüsran ve aşağılanma ile ateşe giden iki son böyle beyân edildikten sonra, güzel bir sona erişmek ve o helâkten kurtulmak için tek çarenin Allah’ın dinine sarılmak ve bunun için de önce Allah’ı birlemek ve samimiyetle tanımak sonra da bütün kötülüklerden korunmada O'nun yardımına sığınmak olduğu hususu tevhid ve samimiyetle O'na bağlanma emredilecektir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onun odun taşıyıcısı olan karısı ile birlikte,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Odun yüklenmiş olan karısı da.
Suat Yıldırım
swap_vert close
4, 5. Eşi de boynunda bükülmüş urgan olarak, o ateşe odun taşıyacak.
Ebû Leheb’in, Ebû Süfyan’ın kızkardeşi olan eşi Ümmü Cemil de kocasından geri kalmayan bir düşmandı. Diken toplayıp Resulullahın yoluna saçardı. Âhiretteki âkıbetini de kendisi istemiş olarak, kendini yakacak olan odunu taşıma işini devam ettirecektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Karısı da, odun hamalı olarak.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Odun hamalı olan karısı da girecekdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Karısı da odun hamallığı yapacak,
Şaban Piriş
swap_vert close
Karısı da, odun taşıyıcısı..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Karısı da beraber girecek: O odun hamalı,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Karısı da, odun hamalı olarak.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı 'avratı anuñ odun götürici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘Avratı daḫı Ebū Lehebüñ odun getüricidür, tiken bıraġur‐ıdı nebī yolına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onun odun daşıyan (Peyğəmbərlə düşmənçilik edən, adamlar arasında söz gəzdirən) övrəti də həmçinin!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And his wife, the wood carrier,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
His wife shall carry the (crackling) wood - As fuel!- (6295)
6295 Abu Lahab's wife was a woman of equally passionate spite and cruelty against the sacred person of the Prophet. She used to tie bundles of thorns with ropes of twisted palm-leaf fibre and carry them and strew them about on dark nights in the paths which the Prophet was expected to take, in order to cause him bodily injury. "To carry firewood" may also be symbolical for carrying tales between people to embroil them. This was also one of her vices. But she was laying up for herself another kind of Fire and another kind of Rope, the Fire of Punishment, and the Rope of Slavery to Evil. Thus does Evil prepare its own fate. This is the general lesson of sustained craft and cruel wrongdoing recoiling on the wrongdoer's head. See also Introduction to this Surah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَامْرَاَتُهُۜ
ve karısı
حَمَّالَةَ
hamalı olarak
الْحَطَبِۚ
odun
(4-5) (Küfründe ona yardım ettiği için) Karısı da! (Ve karısı) Boynunda hurma lifinden bir iple odun hamalı olarak (onun ateşine odun taşıyacaktır).
اِمْرَاَت
İsim
م ر ا
Kadın, hanım, eş
حَمَّالَة
Etken fiil
ح م ل
Hamal
حَطَب
İsim
ح ط ب
Odun