6,7. O, (erkeğin ve kadının) beli¹ ile göğüsleri² arasından,³ aniden boşalan (canlı)⁴ bir sudan yaratılmıştır.
1 Sulb: Sırttan kuyruk sokumuna kadar olan ve içerisinden sinirlerin geçtiği omurga, yani “bel” demektir.2 Terâib: Terîbe’nin çoğuludur. Göğüs kemikleri, yani; iki meme ile boyun arası veya göğsün sağ ve sol tarafından dörder kaburga kemikleri demektir.3 Sulb ile terâib bedenin arka ve önden iki cephesidir ki, bunların arası tenasül uzuvlarının bulunduğu yerdir. Buna göre “sulb ile terâib aras”ı, bedenin genel duruşuna göre ortasında bulunan tenasül uzuvlarından kinâye olur. Âyetin kastedilen anlamı da, “O, (erkeğin ve kadının) tenasül uzuvlarından, aniden boşalan (canlı) bir sudan yaratılmıştır.” şeklinde olabilir. Aynı zamanda sulb erkeğe, terâib kadına, işaret olarak düşünülürse “araları” da ikisinin bir araya gelmelerinden kinâye olur. Buna göre de âyetin anlamı, “O, erkeğin ve kadının bir araya gelmesiyle, aniden boşalan (canlı) bir sudan yaratılmıştır.” şeklinde olabilir. Konu ile ilgili Bk. Elmalılı. 4 Genelde “atılan” diye edilgen sıfat fiil (ism-i mef’ul) olarak tercüme edilen (دَافِقٌ) esas anlamıyla; etken sıfat fiil (ism-i fâil) olarak tercüme edilmiştir.