close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
(A)llâhu-lleżî ḣaleka seb’a semâvâtin ve mine-l-ardi miślehunne yetenezzelu-l-emru beynehunne lita’lemû enna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîrun ve enna(A)llâhe kad ehâta bikulli şey-in ‘ilmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir Allah'tır ki yaratmıştır yedi göğü ve yeryüzünü de onun misli olarak yedi kat halketmiştir; bunların arasında, emri, inip durmadadır Allah'ın, şüphesiz, her şeye gücü yettiğini bilmeniz ve şüphe yok ki Allah'ın bilgisinin, gerçekten de her şeyi kavradığını, kuşattığını anlamanız için.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerküreden de onların (mislini) benzerini yaratmıştır. (Dünyamız da yedi tabakadır.) Sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini (kudretinin sınırsızlığını) ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kesinlikle kuşattığını (araştırıp) bilmeniz, (okuyup öğrenmeniz ve O Yüce Rabbinize tam bir teslimiyet göstermeniz) için; (İlahi) Emir (takdir), bunların arasında durmadan inip (durmaktadır).
[Not: İnsan vücudundaki kan hücrelerinden organ moleküllerine; Dünya’daki ve uzaydaki tüm varlıkların iletişim ve ilişkilerine kadar her olay ve her an bizzat Allah’ın emir ve iradesiyle oluşmaktadır. Bu hassas dengeyi ve düzeni kuran ve koruyan da ancak Cenab-ı Hakk’tır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah yedi kat göğü yerden de bir o kadarını yaratandır. O'nun emri, kanunu iradesi yerle gök arasında hükmünü sürdürmektedir ki, Allah'ın herşeye gücü yettiğini ve Allah'ın bilgisinin gerçekten de herşeyi kavrayıp kuşattığını anlamanız içindir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah yedi kat göğü ve onların benzerini yer kürede yaratandır. Emir, ferman, plan, iş, düzen, tedbir bunların arasında cereyan eder. Allah'ın her şeye gücünün kudretinin yettiğini bilmeniz için bu yeter. Her şey Allah'ın ilmi, iradesi, planı içinde gerçekleşmektedir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/156.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerlerini yaratandır. Emir bunların arasından iner durur ki, Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilesiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Allah'dır ki, yedi (kat) gök yaratmış, arzdan da onların mislini (yine yedi kat)... Allah'ın emri ve kazası, bütün bunların arasında inib duruyor; bilesiniz ki, Allah her şeye kadirdir ve her şeyi ilmi ile kuşatmıştır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, O’dur ki yedi kat göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri, (Cebrail, vahiy getirerek) onların arasında iner (çıkar.) Ki Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, yedi kat göğü ve onların benzerini de yerkürede yaratandır. Düzen bunların arasında cereyan eder. Allah'ın her şeye gücünün yettiğini ve bilgisinin her şeyi kuşattığını bilmeniz için bunlar yeterlidir.[654]
[654] Talâk sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 395-397.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yedi kat gökleri, yedi kat yeri de, onların gibisini de yaratıcı Allahtır, Allahın her şeye gücü yettiğin, Allahın bilgisiyle her şeyi kavradığın bilmenizçin, gökle yer arasında buyrumu yürür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah O'dur ki, yedi (kat) sema ve yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Allah'ın (yaratıcı) iradesi, bütün bu yarattıkları aracılığıyla kesintisiz tecelli eder ki Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi yasalarıyla kuşattığını göresiniz. 
Bkz. 2/29, 17/44, 23/17, 41/12, 65/12, 71/15-16Kur’an’da “sema” genelde çoğul olarak, “arz” ise tekil olarak ifade edilir. “Yedi kat sema” ifadesi hikmetine binaen Kur’an’da yedi defa geçmektedir. (Bakara, 2/29; İsra, 17/44; Müminun, 23/86; Fussilet,141/2; Talak, 65/12; Mülk, 67/3; Nuh, 71/15). Ancak yerin de “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifadesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, yerküreye benzeyen yedi gezegen ve onlar gibi başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir. Yine bu ifadeden yerkürenin yedi tabakadan oluştuğunu da düşünebiliriz. Ayrıca “yedi kat sema” ifadesi, Allah’ın sonsuz ilmini ve kudretini anlatmak için de kullanılmış olabilir. Zira Kur’an’ın maksadı mesaj olduğuna göre onun kâinattan bahsetmesinin de asıl gayesi bu mesaja ve mesajın geldiği kaynağa dikkat çekmek olabilir. Kur’an’da sıkça kullanılan “sema” terimi aynı zamanda “kozmik sistem” çağrışımına da sahiptir. Dolaysıyla “yedi sema” ifadesi, göğün yedi tane olduğunu ifade etse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bu ifade ile Allah sonsuz ilim ve kudretinin yansımalarını gözler önüne sermiş olabilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Yedi göği ve arzda ânın mislini yaradan Allâh’dır. Ânların beyninde hep ânın emirleri cârîdir. Her şeye kâdirdir. Ve ’ilmi her şeyi ihâta ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır, Allah'ın herşeye Kadir olduğunu ve Allah'ın ilminin herşeyi kuşattığını bilmeniz için Allah'ın buyruğu bunlar arasında iner durur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yedi göğü ve yerden de onların benzerlerini yaratan Allah’tır. Allah’ın gücünün her şeye yettiğini ve yine Allah’ın ilminin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye O’nun buyruğu gelip, bunlar arasında (bütün evrende) sürekli gerçekleşir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Ferman bunlar arasından inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yedi göğü ve yerden/topraktan da o kadar yaratan ALLAH'tır. Buyruklar onların arasında akıp durur. Böylece ALLAH'ın herşeye gücü yettiğini ve ALLAH'ın herşeyi bilgiyle kuşatmış olduğunu bilesiniz.
Burada maksat dünya gibi yedi gezegen mi yoksa atomun yapısı mı? "Arz" kelimesi, yeryüzü ve toprak anlamına gelir. Modern kimyaya göre, yeryüzündeki maddeleri oluşturan atomlar maximum 7 enerji yörüngesine sahip bulunmaktadır. Bu teze göre, dengeli bir elementteki maximum elektron sayısı da 114'tür. Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah O'dur ki yedi göğü ve yerden de onlar kadarını yarattı. Emir bunlar arasında iner ki Allah'ın her şeye kâdir olduğunu ve Allah'ın bilgisinin, her şeyi kuşattığını bilesiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O Allah ki yedi Semâ yaratmış. Arzdan da onların bir mislini, aralarından emir inip duruyor şunu bilesiniz diyeki: Allah her şey'e kadirdir ve Allah her şey'i ılmiyle ihata etmiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, yedi (kat) göğü ve yerden de bir o kadarını (yedi kat yeri) yaratandır. Allah’ın emri (hükmü) bunların arasında cereyan eder, Allah’ın her şeye hakkıyla gücünün yettiğini ve ilminin her şeyi kuşattığını bilmeniz için, bunlar yeterlidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve benzer şekilde yeryüzünü yaratandır. Allah'ın her şeye gücünün yettiğini, Allah'ın bilgisinin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye, buyruğu onlar arasında iner durur.¹
1- Allah'ın buyruğu yer ile gök üzerinde ortaya çıkmaktadır. (Tecelli etmektedir.) Onun yasaları, bütün varlıklar üzerinde egemenliğini sürdürmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden de onların mislini yaratmış olandır. Emr (i) bütün bunların arasında durmadan iner. Allahın (bunları yaratması Onun) hakıykaten herşey'e kaadir olduğunu, ilmiyle hakıykaten herşey'i kaplamış bulunduğunu bilmeniz içindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, yedi (kat) göğü (ve) yerden de onların mislini yaratandır.(2) (Allah'a âid)emir, bunlar arasında inip durmaktadır ki, şübhesiz Allah'ın herşeye hakkıyla gücü yeten olduğunu, yine şübhesiz Allah'ın herşeyi ilmen gerçekten kuşattığını bilesiniz.
(2)Yerin, yedi kat gök gibi yaratılması hakkında, bakınız; (Lem‘alar, 12. Lem‘a, 65-67)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O Allah ki, yedi (manyetik) semayı ve yerküreyi de onlar gibi (aynı sistemle güzel ve muhkem bir şekilde) yaratmıştır. (O’nun yaratılış, kâinatın işleyişi, varlıkların hayatlarıyla ilgili) emirleri bunlar arasında iner durur ki, Allah’ın her şey üzerinde mutlak kudret sahibi olduğunu ve yine Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilesiniz. *
(*) Yani arz/yerküre tektir, göklerle olan benzerlik sayıda değildir, belki yaratmada güzel ve muhkem yapmadadır. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. Veya yüce Allah yedi sema gibi, Arz’dan da yedi KITA olarak yaratmıştır, şeklinde de anlaşılabilir. Çünkü bilindiği gibi dünyamız yedi kıtadan oluşuyor. İşte o kıtalar şunlardır: Avrupa, Afrika, Antarktika, Asya, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avustralya. Bu nedenle ayete de buna göre meal vermeyi uygun bulduk. Ayrıca yedi manyetik sema ile ilgili detaylı açıklama için Bakara-29. ayetin açıklamasına bkz: ومماثلة الأرض للسماوات في دلالة خلقها على عظيم قدرة الله تعالى ، أي أن خلق الأرض ليس أضعف دلالة على القدرة من خلق السماوات لأن لكل منهما خصائص دالة على عظيم القدرة وهذا أظهر ما تئول به الآية ان إفراد الأرض مشعر بأنها أرض واحدة وأن المماثلة في قوله ( مثلهن ) راجعة إلى المماثلة في الخلق العظي... وفي إفراد لفظ ( الأرض ) دون أن يؤتى به جمعا كما أتي بلفظ السماوات إيذان بالاختلاف بين حاليهما (التحرير والتنوير) وفسّر التعدّد من وجوه الأوّل : أن يراد مثلهنّ في الطبقات ، باعتبار اختلاف طبقات الأرض في البدائع والآثار - الثاني- سبع قطاع من الأرض على وجهها من أقاليم أو قارّات.(شبهات وردود حول القران الكريم )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve göklerde olanları yarattığı gibi, yeryüzünde ki var olanları yaratandır. (Allah’ın) Yaratma emri, onların (yerle gök) arasında devam eder durur ki siz, Allah’ın her şeye gücü yeter olduğunu ve mutlak surette her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah ki yedi kat göğü, bir o kadar da yeri yaratmıştır. Allah’ın buyruğu bu ikisinin arasında yerine gelir. Çünkü Allah’ın gücü her nesneye yeticidir. Allah’ın bilgisi her nesneyi kaplamıştır, bunu bilesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yedi göğü, yerden de onun gibisini [⁴] yaratan, Allah/tır. O/nun emir ve iradesi onların arasında câri ve nafizdir [⁵]. Allah/ın her şeye kemaliyle kaadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle ihata ettiğini biliniz diye bunu böyle yapmıştır.
[4] Yer tabakaları da gök tabakaları gibi yedi tabakadır.[5] Veya bunlar arasında acayip bir surette tedbir eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasında iner durur ki, Allah’ın her şeye gücü yettiğini ve mutlaka her şeyi de ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratandır. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi sarıp kuşattığını bilip öğrenmeniz için (ilahi) emir bunların (yer ve gök) arasında durmadan iner durur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, iç içe tabakalardan oluşan yedi kat göğü ve aynı şekilde yerden de bir o kadarını yaratmıştır. Şu uçsuz bucaksız kâinatı ve uzayın derinliklerinde yüzmekte olan sayısız yıldızları, güneş sistemlerini, galaksileri... yaratan ve mükemmel bir sistemle dengede tutan O’dur. Allah’ın doğaya ve insana yönelik hüküm ve emirleri, yerlerle gökler arasında sürekli akıp duruyor ve O’nun yaratıcı kudretinin tecellîleri, hayranlık verici güzellikleriyle açık birer mûcize olarak her an ve her yerde gözünüzü gönlünüzü aydınlatıyor ki, böylece, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve sonsuz ilmiyle her şeyi kuşattığınıtüm benliğinizle idrâk edesiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah ki Yedi göğü yarattı, Yer’den de onların mislini! Onların arasında Emr, Allah’ın her şeye güç yetiren olduğunu ve bilgi olarak Allah’ın her şeyi kesinlikle kuşattığını bilmeniz için indiriliyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yedi göğü yaratan Allah, bir o kadar da dünya yarattı. Allah'ın ferman dağılımı, bunlar arasında olur. Artık varın takdir edin, Allah'ın nelere kadir olup nasıl bir bilgi hakimiyeti sağladığını.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yedi göğü, yeryüzünü ve bir o kadarını yaratandır. Allah yarattığı bütün varlıklar üzerinde egemenliğini sürdürür. Sakın Allah’ın gücünü hafife almayın! Değilse yanlış yaparak cezaya çarptırılırsınız. Sizi de Allah’ın vereceği cezadan kurtaracak olmaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah yedi kat göğü [*] ve yerden de bir o kadarını yaratandır. Allah’ın her şeye gücünün yettiğini ve her şeyi ilmiyle elbette kuşattığını bilin diye emir bunlar (göklerle yer) arasında inmektedir.
Göklerin “yedi kat” oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü’minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte “yedi yol” (Mü’minûn 23:17) ve “yedi güçlü yapı” (Nebe’ 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah yedi göğü ve yerden¹ de bir o kadarını yaratandır.² Allah’ın gücünün her şeye yettiğini ve ilminin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye Allah’ın kanunları bunlar arasında cereyan edip durmaktadır.
1 Kur’an’da arzın da “yedi” olmasına işaret eden tek âyet budur. Sema, genelde çoğul, arz ise tekil olarak ifâde edilmektedir. Ancak burada arzın çokluğu, “bir o kadarı” ifâdesinden anlaşılmaktadır. Bundan semada, başka arzların bulunduğu da anlaşılabilir.2 Sema: Yüksek demek olup yeryüzünde duran kimselerin yukarısında bulunan âlemlerin ismidir. “Yedi gök” ifâdesi, göğün yedi tane olduğunu ifâde ederse de çokluktan kinâye olarak da anlaşılabilir. Yani, gökler yedi ile sınırlı olmadığı gibi, yer de yedi ile sınırlı değildir. Bir de bu âyetin; Kuzey Amerika, Güney Amerika, Asya, Avrupa, Afrika, Avustralya ve Antarktika olmak üzere yedi kıtaya da işaret ettiği, düşünülebilir. Buna göre âyetin tercümesi: “Allah, birçok göğü ve aynen onlar gibi birçok yeri de yaratandır.” şeklinde de olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH, yedi göğü ¹⁸ ve aynı şekilde yeri[n sayısız parçasını] yaratandır. O’nun [yaratıcı] iradesi, ¹⁹ bütün bu [yarattık]ları aracılığıyla kesintisiz tecellî eder ki Allah’ın her şeye kâdir olduğunu ve her şeyi bilgisiyle kuşattığını göresiniz.
18 Bkz. sure 2, not 20.19 Lafzen, “buyruğu”. Yetenezzelu fiili, tekrarı ve sürekliliği ifade eder, emr ismi ile birlikte Allah’ın kesintisiz yaratıcı faaliyeti kavramını temsil eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, Allah ki yedi kat gökleri ve yerden de bir o kadarını yaratandır. Allah’ın her şeye gücünün yettiğini her şey için bir ölçü koyduğunu ve her şeyi sınırsız ilmiyle kuşattığını bilesiniz diye O’nun yasaları bütün bu varlıklar üzerinde hükmünü icra etmektedir. 21/16, 45/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH, yedi kat gökleri ve yerden de bir o kadarını yaratandır.[⁵¹⁶⁸] O’nun (yaratıcı) iradesi, bu ikisi arasında her an yenilenerek sürekli tecelli eder ki, Allah’ın her şeye muktedir olduğunu ve her şeyi akıl sır ermez bir ilimle kuşattığını kavrayasınız.
[5168] Veya mini beyaniyye sayarak: “benzer bir biçimde de yeri”; veya teb’îdiyye sayarak “yerden de onların bir benzerini yaratmaya başladı”. Esasen her ‘semâ’, bir ‘arz’ın çevresindeki boşluktur. Mislehunne, Kur’an’da yer ve göğün yaratılışından bahseden sayısız âyet arasında sadece burada geçer. Yerin çokluğuna (ardın, aradûn çoğulu yerine kullanılışıyla ilgili bkz: İtkân II, 299), veya çok katmanlılığına ya da kıtalarına delâlet edebileceği gibi, göklerin yaratılışına benzer bir süreçte yaratıldığına da delâlet eder. Bizce mislehunne “ona benzer başka dünyalar” anlamına gelebilir. Eğer bu sonuç isabetliyse, dünya dışı dünyaların varlığına delâlet eder. Âyetin devamında Allah’ın sonsuz kudretine ve akıl sır ermez bilgisine atıf yapılması bunu destekler mahiyettedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah yedi göğü ve yerden de, bir o kadarını yaratandır. -Allah’ın her şeye kâdir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşatmış olduğunu bilesiniz diye- buyruğu bunlar arasında iner durur.
(Bu Ayet-i Kerim’de yer alan "yerden de, -mislini- bir o kadarını yaratandır" beyânı hususunda müfessirler görüş birliğine varamamışlardır. Bunun sebebi; göklerin uçsuz bucaksız derinliklere sahip olmasına rağmen Arz'ın yekpare bir bütün teşkil etmesidir. Asya, Afrika, Avustralya, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Kuzey kutbu ve Güney kutbu gibi kıtalarla bu beyân arasında münasebet arayanlar olmakla beraber bunların Arz’ın bir parçası olması dolayısıyle bu münasebet pek uygun düşmemektedir. Kur'an’ı Kerim'de birçok Ayetde "Gökler ve yer" buyurulmuştur. "Gök" çoğul "Yer" ise tekil olarak kullanılmıştır, bu durum evrenin maddi yapısına da uygun düşmektedir; çünkü Arz, evrendeki sayısız yıldızların biridir. O halde acaba bu ayetde neden "Yer" gök gibi çoğul olarak nitelendirilmiştir? Bunun cevabını ise ancak 'Yedi gök" ile "Yedi yer" beyânlarına birbirine uygun düşen ve birbirini tamamlayan bir mana vermekle karşılayabiliriz. O zaman Müminûn Suresinin 17. ayetinde yer alan “Andolsun ki biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık." beyânı dikkatimizi çekiyor. Müfessirlerden bazıları "yedi yol" beyânına; Mülk suresinin 3. ayetinde, "O; yedi göğü, birbiri üzerinde tabaka tabaka yarattı, "buyurulmasını göz önüne alarak "yedi gök" manasını vermişlerdir, bazıları ise "yedi yol" beyânına cismânî mana vermemişler ve "meleklerin yukarı yükselme yollandır" demişlerdir. Bazıları da bunu insana bağlamışlar ve "Beş duyu, akıl ve vahiy yolan" manasını tercih etmişlerdir. Böylece Talak 12. de olduğu gibi Müminin 17. de görüş birliğine varılmadığını müşahede ediyoruz. Dikkat edilecek olursa, son iki açıklama şekli madde ile değil mana ile ilgilidir. Çünkü meleklerin yükselme yollan cismani âlemde değil melekut âleminde olmaktadır. O zaman Muminûn 17. ile Talak 12. arasında bir münasebet kurarak mana ile ilgili, tasavvufi bir yorum yapmaya çalışıyoruz, şöyle ki: İnsan nefsinin -emmare, levvame, mülhime, mutmainne, raziyye, merziyye ve safiye- olmak üzere "yedi” olgunluk mertebesi vardır ki bu mertebelerde yükselen kişi "Kamil İnsan" pâyesini kazanır. İşte Müminûn 17. de "andolsun ki üstünüzde yedi tarik -yol- yarattık" buyurulmasını buna bağlıyoruz, nitekim Tarikatın gayesi; Şeriatın emirlerini yerine getiren bir müminin, Kamil bir mürşidin terbiyesi altında bu nefsânî olgunlaşma mertebelerinde yükselmesini sağlamaktır. Dikkat edilecek olursa Talak 11. de; iman edip sâlih amel işleyenler cennet ile müjdelenmekte, böylece nefsânî olgunlaşmasında başarı sağlayan kullardan bahs buyurulduktan sonra Talak 12. "Allah, yedi göğü.. yaratandır" beyânı ile başlamaktadır. Bu bakımdan Müminûn 17 gibi, Talak 12. deki bu beyânlarda da, Cenab-ı Hakk'ın kullarına ihsan buyurduğu manevi ve ruhânî yücelme makamları manası verilebileceğini düşünüyoruz. Sıra "yedi yer”e mana vermeye gelmektedir. Yaratıklar üç sınıftır, "Melekler", "Hayvanlar" ve "İnsanlar" Bunlardan ilk ikisi Allah Teâlâ’nın külli iradesine tabi olarak hareket eden bu bakımdan sorumlu olmayan yaratıklardır, dolayısıyla onların manevi mertebelerinin yükseltilmesi veya alçaltılmadı söz konusu olamaz. Oysa insan hür irade emanetini yüklenen ve sorumlu tutulan bir yaratıktır. Yüklendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirdiği zaman, eşsiz nimetlerle mükâfata nail olma imkânına sahip olduğu gibi, doğru yoldan saptığı takdirde, -hayvandan daha aşağı- zillet mertebesine düşme tehlikesine de maruzdur. Nitekim A'raf suresinin 179. ayetinde: "Onların gerçi kalpleri -gönülleri- vardır, ama onunla (hakla bâtıl arasındaki farkı) anlamazlar. Gerçi gözleri vardır, ama onunla (Rablerinin birliğini ve kudretini gösteren delilleri) görmezler. Gerçi kulakları vardır, ama onunla (kendilerine okunan Rablerinin ayetlerini) işitmezler. (İşlerine gelmediği için işitmemezlikten gelirler) Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta daha sapıktırlar. Onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir" buyurulduğu gibi, Kudsi Hadis'te de "Ben insan olmayan insan kadar şerli mahlûk yaratmadım" buyurulmuştur. Bu bakımdan insan için 7 olgunlaşma nefis mertebesi olduğu gibi, 7 tereddi -alçaltıcı- nefis mertebesinin mevcut olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim Hicr suresinin 43 ile 44. ayetlerinde: "Kuşkusuz onların topuna vaad olunan yer cehennemdir. "Onun yedi kapısı vardır, o kapıların her biri bir gurup için ayrılmıştır" buyurulmuştur. Şüphe yok ki her şeyin doğrusunu Allah Teâlâ bilir)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, yedi göğü ve yerden mislini yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah, o (Zât-ı Kibriyâ) dır ki, yedi göğü ve yerden de onların mislini yaratmıştır. Onların aralarında emri cereyan eder.Tâ ki bilesiniz ki şüphe yok Allah, her şey üzerine tamamen kadirdir ve muhakkak ki Allah, her bir şeyi ilmen ihata buyurmuştur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah O yüce Yaratıcıdır ki yedi kat göğü ve yerden de onların benzerini yaratmıştır. Allah'ın emri ve hükmü bunlar arasında inip durur ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle ihata ettiğini, O'nun ilmi dışında hiçbir şey olmayacağını siz de bilesiniz.
Bazı müfessirler yedi gök gibi, “yedi yer” olarak anlamışlardır. Bazıları ise: “yedi yer” tarzında değil, sadece nasıl birçok sema yaratılmışsa, birçok arz da yaratılmıştır.” şeklinde anlamışlardır. Bazı âyetlerde canlıların bizim dünyamıza münhasır olmayıp başka âlemlerde de canlıların bulunabileceğine (42,29) işaret edilmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah O'dur ki yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. (Allah'ın) Buyruğu, bunlar arasında iner ki Allah'ın herşeye kadir olduğunu ve Allah'ın bilgice her şeyi kuşatmış bulunduğunu bilesiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh ki yedi göği ve onun misli arzı halk itdi. Allâh'ın emir ve kazâsı onlar arasında cârî ve nâfiz olur. Tâ ki Allâh'ın her şey üzerine kâdir oldığı ve her şeyi 'ilmiyle muhît bulundığını bilesiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yedi kat göğü ve yerden de onlar gibisini[*] yaratan Allah’tır. İşler, bunlar arasında yürür. Bilesiniz ki her şeye bir ölçü koyan Allah’tır. Bilgisi her şeyi kapsayan da Allah’tır.
[*] Göklerin yedi kat olduğu bildirdiğine göre yerin de yedi kat olması gerekir. Diğer taraftan yer, gökyüzünün bir örneği olduğu için yedinci kat semanın, dünyanın üst düzeyi gibi döşenmiş olması gerekir. Sidret'ul-munteha (Necm 53/13-18), en son sidre ağacı demektir. O da yedinci kat semada olmalıdır. Dünya ile yedinci kat sema arasındaki uzaklığı da şu ayetlerden öğreniyoruz: . Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan sonra da yönetime (arşa) geçen Allah'tır. O'nun ile aranızda bir dostunuz ve destekçiniz yoktur. Bilginizi kullanmaz mısınız? Gökten yere kadar olan bütün işleri Allah düzenler, sonra o işler sizin hesabınıza göre bin yılı bulan bir gün içinde O'na yükselir. İşte O, görülmeyeni de görüleni de bilendir. Üstün ve ikramı bol olan O'dur. (Secde 32/4-6) Dünya ile yedinci kat sema arasındaki uzaklık, ancak uzman bir ekiple yapılacak çalışma sonucu öğrenilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır. O'nun emri, Allah'ın her şeye gücünün yettiğini ve ilmiyle her şeyi kuşatmış olduğunu bilesiniz diye bunların arasında inip duruyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah'tır.(2) Allah'ın emri onların arasından iner, durur.(3) Böylece bilmiş olun ki, Allah'ın gücü herşeye yeter; Allah'ın ilmi de herşeyi kuşatmıştır.
(2) Yedi gök ile yer arasında kurulan benzerlik, benzetme yönü itibarıyla, sayı olarak anlaşılmakta ve bu ifadeden, yedi gök gibi, yedi tane de yer anlamı çıkmaktadır. Bazıları bunu, göğün tabakaları gibi, yerin de yedi tabakası olarak yorumlamıştır. Ancak âyetin metni, yedi ayrı yer olarak anlaşılmaya daha elverişli görünmektedir. Bununla beraber, “yedi” rakamının, 2:29’un açıklamasında da geçtiği gibi, kesin bir rakamdan ziyade, çokluk ifade edebileceği de dikkatten uzak tutulmamalıdır. Şurası bir gerçektir ki, eğer kâinatta gezegen aranacaksa, bunun tespiti çok zor olmakla birlikte, bizim yıldızlarla dolu olarak gördüğümüz uzayın derinliklerinde sayılamayacak kadar çok gezegen vardır. Fakat üzerinde hayat barındıran gezegenlerden söz ediliyorsa, bu konuda şimdilik bizim bir bilgimiz yoktur. Ancak âyet bu kapıyı açık tutmaktadır.(3) O âlemlerde de Allah’ın koyduğu yasalar cereyan eder.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah O'dur ki, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratmıştır. Emir/iş ve oluş onlar arasında sürekli iner ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın bilgi bakımından her şeyi kuşattığını bilesiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
Tañrı ol kim yarattı yidi gökleri [297b] daħı yirden anlarcılayın. iner buyruķ aralarında. tā bilesiz kim bayıķ Tañrı her nesene üzere güci yiter daħı bayıķ Tañrı bayıķ ķapladı her neseneyi bilmekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā oldur kim yaratdı yidi ḳat gökleri, yirlerden daḫı anlarçılayın.İner buyruḳ aralarında. Siz bilmeg‐içün ki Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādir‐dür. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ḳaplamışdur her nesneyi ‘ilmi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yeddi (qat) göyü və bir o qədər də yeri yaradan Allahdır. Allahın hər şeyə qadir olduğunu, Allahın hər şeyi elm (Öz əzəli elmi) ilə ehtiva etdiyini biləsiniz deyə, (Allahın) əmri onların arasında (mövcud olan bütün məxluqata) nazil olar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah it is who hath created seven heavens, and of the earth the like thereof. The commandment cometh down among them slowly, that ye may know that Allah is Able to do all things, and that Allah surroundeth all things in knowledge.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah is He Who created seven Firmaments(5526) and of the earth a similar number.(5527) Through the midst of them (all) descends(5528) His Command: that ye may know that Allah has power over all things, and that Allah comprehends, all things in (His) Knowledge.
5526. "Seven Firmaments." Cf. 2:29; 17:44; 23:86; and 41:12. [Eds]. 5527. As there are grades one above the other in the spiritual kingdom, there are similar grades in our life on this earth. If we take the literal meaning - just as we see the heavenly spheres one above another, over our heads, so we can see that the crust of the earth is built up of geological strata one above another. (R). 5528 But in all spheres of life and Creation, whatever conception we are able to form of them, it is certain that the Command or Law of Allah runs through them all, for His knowledge and power extend through all things.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ي
O zattır ki
خَلَقَ
yarattı
سَبْعَ
yedi
سَمٰوَاتٍ
gökleri
وَمِنَ الْاَرْضِ
ve yerden
مِثْلَهُنَّۜ
onların mislini
يَتَنَزَّلُ
iner
الْاَمْرُ
emr
بَيْنَهُنَّ
onlar arasında
لِتَعْلَمُٓوا
bilmeniz için
اَنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
قَد۪يرٌۙ
Kadîr'dir
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
قَدْ
ger- çekten
اَحَاطَ
kuşattı
بِكُلِّ شَيْءٍ
her şeyi
عِلْماً
ilmen
Allah, yedi (kat) göğü ve yerden de bir o kadarını yaratandır. (Allah'ın) Emr(i) bunlar arasından inip durmaktadır ki böylece Allah'ın her şeye Kadîr olduğunu (kudretiyle her şeyi hükmü altında tuttuğunu) ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَبْع
İsim
س ب ع
Yedi, سَبْعُونَ : Yetmiş
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
تَنَزَّلَ
Fiil-V
ن ز ل
İndi
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi