close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 90. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad kâle lehum hârûnu min kablu yâ kavmi innemâ futintum bih(i)(s) ve-inne rabbekumu-rrahmânu fettebi’ûnî ve etî’û emrî
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki Harun, daha önce onlara, ey kavmim demişti, siz bununla sınanmadasınız ancak ve şüphe yok ki Rabbiniz rahmandır, bana uyun ve emrime itaat edin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Harun daha önceden onlara: "Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (imtihana çekildiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" diye (uyarmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Oysa Musa daha dönmeden önce, Harun onlara: “Ey kavmim!” demişti. “Siz bu buzağı ile imtihan olunuyorsunuz, sizin Rabbiniz O sınırsız rahmet sahibidir. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, Hârûn da, daha önce onlara: “Ey kavmim, siz buzağı putu ile imtihana tâbi tutuldunuz. Sizin Rabbiniz rahmet sahibi Rahman olan Allah'tır. Bana tâbi olun, benim kurduğum düzene itaat edin, benim kitabımdaki hükümleri uygulayın.” demişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki Harun onlara daha önce: "Ey kavmim! Şüphesiz siz bununla imtihan olundunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Siz bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Harun bundan önce onlara: 'Ey kavmim, gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, (Musa Tûr'dan dönmeden) daha önce Harûn buzağıya tapanlara şöyle demişti: “- Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz, RAHMAN'dır. (Çok bağışlayan Allah'dır). Gelin bana uyun ve emrime itaat edin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki daha önce Harun onlara: “Ey kavmim! Siz bununla ancak imtihan edildiniz. Asıl sahip ve mabudunuz, her şeyin rızkını veren Allah’tır. Artık bana uyun ve emrime itaat edin” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hârûn ise onlara önceden, “Ey ulusum! Siz bu buzağı ile deneniyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz, Rahmân'dır. Bana uyunuz ve emrime itaat ediniz!” demişti.
Besim Atalay
swap_vert close
Önceden onlara Harun demişti ki: «Ey ulusum! Aldandınız bununla, sizin Tanrınız esirgiyendir, uyunuz bana, başeğin buyrumuma»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, Harun da onlara önceden: “Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz çok merhametli olan Allah'tır. Bana uyun, emrime itaat edin (sakın Samiri'ye uyarak buzağıya tapmayın)” demişti.
Cemil Said
swap_vert close
Hârûn ânlara: "Ey kavmim bu buzağı ile size zulüm idiyorlar sizin rabbiniz merhametlidir. Beni ta’kîb idiniz benim emirlerime itâ’at idiniz" dimişdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Harun da onlara önceden: "Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, Hârûn onlara daha önce şöyle demişti: “Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahmân’dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki daha önce Hârûn onlara, “Ey kavmim! Siz bununla sınanmaktasınız; kuşkusuz sizin rabbiniz o rahmândır. O halde bana uyun ve emrime itaat edin” demişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabbiniz şüphesiz çok merhametli olan Allah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Harun ise: "Halkım, onunla sınanıyorsunuz. Rabbiniz Rahman'dır. Beni izleyin ve emrime uyun," diye onları önceden uyarmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
And olsun ki Harun daha önce onlara: "Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kasem olsun ki önceden Hârun onlara: Ey kavmin siz bununla sırf bir fitneye tutuldunuz ve doğrusu sizin rabbınız ancak Rahmandır, gelin bana tâbi' olun ve emrime itaat edin demişti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, daha (Mûsâ Tûr dağından dönmeden) önce Hârûn onlara, “Ey kavmim, gerçekten siz bununla ancak imtihân olundunuz. Ve hiç şüphesiz, sizin Rabbiniz rahmân (olan Allah) ’tır. (Ben de onun peygamberiyim.) Bana uyun ve emrime itaat edin” diye (uyarmıştı).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki, Hârûn, daha önce onlara: “Ey halkım! Kuşku yok ki siz bununla sınava çekildiniz. Kuşkusuz sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve buyruklarıma tabi olun.” demişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun Harun onlara daha evvel: «Ey Kavmim, siz bu (buzağı) ile ancak imtihaana çekildiniz. Sizin hakıykî Rabbiniz çok esirgeyen (Allahdır). Haydi bana tâbi olun. Benim emrime itaat edin» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, Hârûn daha önce onlara: “Ey kavmim! (Siz) bununla (bu heykelle)sâdece imtihân edildiniz. Şübhesiz ki sizin Rabbiniz, Rahmândır; öyle ise bana tâbi' olun ve emrime itâat edin!” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak Harun onlara daha önce "Ey kavmim! Bununla (buzağı heykeli ile) siz yalnızca denendiniz. Ve şüphesiz ki sizin Rabbiniz rahman (merhameti sınırsız olan Allah) dır. (Sakın Sâmirî’ye uyarak buzağıya tapmayın!) Bana uyun ve verdiğim emirlere itaat edin" demişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Harun kavmine “Ey kavmim! Bu buzağı heykeli ile yalnızca imtihan olundunuz. Sizin Rabbiniz Rahman olan Allah’dır. (Samiri’ye değil) Bana uyun ve verdiğim emirlere itaat edin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Harun onlara demişti: "Ey ulusum! Siz bu buzağı ile sınanmaktasınız. Çünkü sizin çalabınız esirgeyicidir. Gelin, bana uyun, benim sözümü tutun."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Daha evvel Harun onlara demişti: Ey kavmim! Siz, buzağı ile mihnete düştünüz, buna tapmayın, çünkü Rabbiniz esirgeyen Zat/tır, artık bana ittiba edin, emrime itaat eyleyin,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: “Ey kavmim! Siz bununla ancak imtihan edildiniz. Muhakkak ki Rabbiniz Rahmân’dır. Öyleyse bana tabi olunuz ve emrime itaat ediniz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Harun bundan önce onlara, “Ey kavmim! Gerçekten siz bununla fitneye düşürüldünüz (denendiniz). Sizin asıl Rabbiniz Rahman'dır; o halde bana uyun ve emrime itaat edin” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Hârûn, kendilerini zamanında uyararak “Ey halkım!” demişti, “Siz bu buzağı ile, ancak imanınızın imtihan edildiği bir fitneye tutuldunuz! Hiç kuşkusuz sizin Rabb’iniz yaratılmış bir varlık değil, sonsuz merhamet sahibi olan Allah’tır! O hâlde gelin sözümü dinleyin, emrime itaat edin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun önceden Harun onlara: “Ey kavmim! Doğrusu onunla sınandınız. Sizin rabbiniz, Rahmân’dır. Bana tâbi’ olun, benim emrime itaat edin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Harûn daha önce onlara: " Heey Millet! Siz bununla sınanıyorsunuz. Rabb'iniz Allah'tır. Arkamdan gelin. Benim emirlerime saygılı olun " diye uyardığı halde
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar değerli eşyalarını eritirken, buzağı heykelini yaparken Harun onlara; "Ey kavmim! Andolsun! Siz bununla imtihan edildiniz. Yaptığınız büyük bir hatadır. Rabbiniz çok esirgeyen Allah’tır. Rabbiniz sizi korur gözetir. Tövbe ederseniz sizi şefkatiyle karşılar. Size af kapılarını açar. Onun için Rabbinize karşı yaptığınız hatalardan dolayı tövbe edin. Gelin bana uyun! Emrime itaat edin!" demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki Harun, daha önce onlara “Ey kavmim! Siz bununla (buzağı heykeli ile) sadece imtihan edildiniz. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân’dır; bana uyun ve emrime itaat edin!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Hârûn, onlara daha önce: “Ey kavmim! Siz, bununla kesinlikle imtihan ediliyorsunuz. Şüphesiz sizin Rabbiniz çok merhametli olan (Allah)’tır. Şu halde bana uyun ve emrime itaat edin.“ demişti.
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa, [Musa daha dönmeden] önce Harun, onlara: “Ey kavmim!” demişti, “Bu [put]la çok kötü bir biçimde ayartılmaktasınız; çünkü, unutmayın, sizin Rabbiniz O sınırsız rahmet Sahibidir! Öyleyse, bana uyun ve emrime itaat edin!” ⁷⁷
77 Zımnen, “ve Sâmirî’ye uymayın”. Bu ifade, Hz. Harun’u altın buzağıyı yapmakla ve ona tapınmakla suçlayan Tevrat’la (Çıkış xxxii, 1-5) tam bir tezat ortaya koymaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Üstelik Musa dönmeden önce Harun onlara: Ey Kavmim! Siz, bu heykel ile fena halde tuzağa düşürüldünüz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman’dır, siz beni izleyin ve benim emirlerime uyun, demişti. 7/148...156, 20/85...93
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Üstelik, (Musa dönmeden) önce Harun onlara “Ey kavmim!” demişti, “Fena halde tuzağa düşürüldünüz; unutmayın ki sizin Rabbiniz O sınırsız rahmet kaynağıdır: o halde artık beni izleyin ve benim talimatlarıma uyun!”[²⁶¹⁵]
[2615] Bu âyet, Tevrat’ın tahrife maruz kalan bir noktasını tashih eder: Hz. Harun’un dana heykelini yapıp ona tapması (Çıkış 32:1-5). Zira bu bir peygambere yapılacak en büyük iftiradır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki daha önce Harun da onlara: "Ey kavmim, siz bu heykel ile sınanıyorsunuz, sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana tabi olun ve emrime itaat edin!" diyerek onları uyarmıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve daha önceden Hârûn onlara şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahmân’dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve muhakkak ki, Harun onlara daha evvel de demişti ki: «Ey kavmim! Siz bunun ile fitneye düşürülmüş oldunuz ve şüphe yok ki, sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Artık bana tâbi olunuz, ve benim emrime itaat ediniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Doğrusu, Harun onlara, bundan önce: “Ey milletim! ” dedi, “siz bu heykel ile imtihana tâbi tutuldunuz. Şu kesindir ki sizin Rabbiniz Rahman'dır (çok şefkatli ve merhametlidir). O halde beni izleyin ve emrime itaat edin! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Önceden Harun, kendilerine: "Ey kavmim, andolsun siz bununla sınandınız. Rabbiniz, o çok esirgeyendir. Bana uyun, buyruğuma ita'at edin!" demişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hârûn onlara evvelce: "Ey Kavmim! Bununla siz fitneye düşdiniz. Rabbiniz Allâh Te'âlâ'dır. Bana tâbi' olunuz ve emrime itâ'at idiniz" dimişdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Başlangıçta Harun şöyle demişti: “Ey halkım! Siz bununla sadece imtihandan geçiriliyorsunuz. Sizin Rabbiniz[*], O Rahman’dır. Siz bana uyun ve benim emrime girin.”
[*] Sahibiniz  
Şaban Piriş
swap_vert close
Daha önce Harun onlara:-Ey Kavmim, siz ancak onunla sınanıyorsunuz. Sizin Rabbiniz Rahman'dır. Bana tabi olun ve emrime itaat edin demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Halbuki daha önce Harun onlara “Ey kavmim, siz bununla sınandınız,” demişti. “Sizin Rabbiniz, Rahmân olan Allah'tır. Bana uyun ve benim sözümü dinleyin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, Hârun daha önce onlara şunu söylemişti: "Ey kavmim, siz bununla imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz o Rahman'dır. Artık bana uyun, emrime itaat edin!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ eyitti anlara hārūn ilerüden “iy ķavmum! bayıķ fitne olınduñuz buzaġuy ıla. bayıķ çalabuñuz raḥmān’dur pes uyuñ baña daħı muŧį' oluñ buyruġuma.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anlara Hārūn eyitdi–y–idi andan öñdin: Yā ḳavmüm, didi. Taḥḳīḳanuñla siz fitneye düşdi‐siz. Taḥḳīḳ sizüñ tañrıñuz Allāhdur pes bañauyuñuz ve buyruġuma muṭī‘ oluñuz, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Harun isə bundan (Musa Tur dağından qayıtmamışdan) əvvəl onlara belə demişdi: “Ey ümmətim! Siz bununla (hansınızın əqidəcə möhkəm, hansınızın şəkkak olduğunu ayırd etmək məqsədilə Allah tərəfindən) yalnız imtahana çəkildiniz. Sizin Rəbbiniz, şübhəsiz ki, Rəhmandır. Mənə tabe olub əmrimə itaət edin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Aaron indeed had told them beforehand: O my people! Ye are but being seduced therewith, for lo! your Lord is the Beneficent, so follow me and obey my order.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Aaron had already, before this said to them: "O my people! ye are being tested in this:(2613) for verily your Lord is ((Allah)) Most Gracious; so follow me and obey my command."(2614)
2613 "Resist this temptation: you are being tested in this. Do not follow after the semi-Egyptian Samiri, but obey me." 2614 The Bible story makes Aaron the culprit, which is inconsistent with his office as the high priest of Allah and the right hand of Moses. See n. 1116 to 7:150. Our version is more consistent, and explains, through the example of the Samiri, the lingering influences of the Egyptian cult of Osiris the bull-god.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve andolsun gerçekten
قَالَ
de-mişti
لَهُمْ
onlara
هٰرُونُ
Hârûn
مِنْ قَبْلُ
bundan önce
يَا
ey
قَوْمِ
kav- mim
اِنَّمَا
ancak
فُتِنْتُمْ
imtihan edildiniz
بِه۪ۚ
onun-la
وَاِنَّ
muhak-kak ki
رَبَّكُمُ
Rabbiniz
الرَّحْمٰنُ
Rahmân'dır
فَاتَّبِعُون۪ي
öyle ise bana tabi olun
وَاَط۪يعُٓوا
ve itaat edin
اَمْر۪ي
emrime
Andolsun ki Hârûn onlara (Mûsâ, Tûr-u Sînâ'dan dönmeden) daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla (Allah'a kulluğu bırakıp buzağı heykeline tapmakla) imtihan ediliyorsunuz. Muhakkak ki sizin Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin, bana tabi olun ve emrime itaat edin."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile