Allah (O’dur) ki, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En iyi isimler (sıfatlar) O’nundur. *
(*) Esma’ul Husna”ya, “En güzel isimler.” olarak anlam verilmesi doğru değildir. “Husna” sözcük olarak, “güzel” değil, “iyi” demektir. “İyi,” nitelik ifade eden bir sözcüktür. Dolayısıyla “en nitelikli özellikler; en üstün ve anlamlı nitelikler yalnızca Allah’a aittir.” denmektedir. Diğer bir ifade ile Allah’ın sahip olduğu; er-Rahman, el-Âlim, el-Hâkim, el-Ğafur, el-Kerim, er-Rabb vb. nitelikleri isim olarak tanımlanamaz. Ve Allah’ın sahip olduğu bu nitelikler, başka varlıklara isnat edilemez. (Bir kimseye, iyi insan dediğimiz zaman ahlakını ve karakteristik yönünü, güzel insan dediğimiz zaman fiziki yapısını ifade etmiş oluruz. (Erhan Aktaş Meali Tâ-Hâ Suresi 8. Ayet Açıklaması) İşte “En iyi simler/sıfatlar, nitelikler” anlamındaki Esmâ-i Hüsnâ, yüce Allah tarafından bize Kur’an’da bildirilmiş ünvanlarıdır: Örneğin: Rahmân, Rahîm, Hâlık, Rezzak, Gafûr, Halîm gibi. Bu isimler, her türlü eksiklikten sonsuz derecede yüce olan Allah’ı bize tanıtırlar; onları öğrenmekle biz, Allah’ın her şeyi yaratan, rahmeti her şeyi kuşatan, rızık veren, bağışlayan, her şeyi gören, her şeyi işiten, dilediğini dilediği gibi yaratan yegâne ilah olduğunu öğrenmiş oluruz. Bu isimler, aynı zamanda, kâinatta gözümüzün önüne serilmiş olan bütün güzelliklerin (maddenin, mânânın, görüntünün, sesin, ilmin, rahmetin, hikmetin, adaletin güzellikleri gibi) kaynağını da bize gösterir. Ayrıca Allah Teâlâ sayılamayacak kadar fazla iyi fiilleri ve eserleri ile Kendisini tanıtmaktadır. Bu fiillerin kaynağı O’nun o iyi isimleri, isimlerin kaynağı da zatî ve sübûtî sıfatlarıdır. Allah Kendisini nasıl tanıtıyorsa insanın da öyle tanıması gerekir. Yoksa insan kendi sınırlı akıl ve duyuları ile Allah’ı tavsif etmeye kalkarsa ciddî eksiklikler ve yanlışlar yapabilir. Kur’an, Allah’ı ulûhiyetin nihayetsiz hususiyetlerini ortaya koyacak en iyi isimlerle tanıtır. Bu ilahî isimler vasıtasıyla insan, yaşayışının her türlü durumunda Allah ile bir bağ kurma imkânına kavuşur. Esma-yı hüsnanın en önemli işlevi Allah ile insan, insan ile Allah arasında münasebetleri en ideal bir seviyede gerçekleştirmektir. Ama maalesef E. Yüksel’in Meal Açıklamasında da belirtildiği gibi uydurma hadis kitaplarında sunulan 99 isimli liste de yüce Allah’a yakışmayacak birkaç nitelik içerir. Örneğin, dindar müslümanlarca ezberlenip dua maksadıyla okunan 99 isimden birisi olan "ed-Darr,"zarar veren" anlamına gelir… Hâlbuki Kur’an’da yüce Allah’a ait böyle bir isim yoktur. Ayrıca âlimlerinin ittifakıyla Allah’ın isimleri 99’dan fazla olup sahih olarak belli bir sayı bildirilmemiştir. Buradaki Arapça metnine de bkz:
اتَّفَقَ علماءُ المسلمين على أنَّ أسماءَ الله أكثرُ من تسعة وتسعين وغيرُ محصورة بعدد معيَّن؛ كما نقل النَّوَويُّ وابنُ تيمية وغيرُهم من أهل العلم؛ إذ لا يجوز أن تتناهى أسماؤه؛.لأنَّ مدائحَه وفواضلَه غيرُ متناهية؛ فكلُّ اسم متضمِّنٌ صفةً، ومن الصفات ما يتعلَّق بأفعال الله، وأفعاله لا
مُنْتَهَى لها وأَيَّدَ ذلك ابنُ القَيِّم : «أن الأسماءَ الحسنى لا تَدْخُلُ تحت حَصْر ولا تُحَدُّ بعدد؛ فإن لله تعالى أسماءً وصفات استأثر بها في علم الغيب عنده، لا يعلمها ملك مقرب، ولا نبيٌّ مُرْسَلٌ». ثم اسْتدلَّ بالحديث عن النبيِّ ص:«أسألُكَ بكُلِّ اسم هُوَ لَكَ سَمَّيتَ به نَفْسَكَ أوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا منْ خَلْقِكَ أَوْ أَنْزَلْتَهُ في كِتَابِكَ أَوِ اسْتَأْثَرتَ به في عِلْمِ الغَيبِ عِنْدَكَ الخ» (رواه أحمد في مسنده والبزار وأبو يعلى وابن حبان في صحيحه والحاكم ، بل نقل بعضهم (كالنووي) اتفاق العلماء على أن أسماء الله تعالى ليست محصورة في هذا العدد وكأنهم اعتبروا قول ابن حزم شذوذاً لا يلتفت إليه .واستدلوا على عدم حصر أسماء الله الحسنى في هذا العدد بما رواه أحمد عن عَبْدِ اللَّهِ بن مسعود قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَ: مَا أَصَابَ أَحَدًا قَطُّ هَمٌّ وَلا حَزَنٌ فَقَالَ : اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ ، وَابْنُ عَبْدِكَ ، وَابْنُ أَمَتِكَ ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ ، أَوْ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي ، وَنُورَ صَدْرِي ، وَجِلَاءَ حُزْنِي الخ (" هل هي 99 اسمًا فقط ؟ " - الكلم الطيب) وليعلم ان الحديث الذي ذكر أن من أسماء الله الحسنى الضار، ذكر الترمذي في السنن بعد ذكره له أنه ليس له إسناد صحيح، وقد ضعفه ابن حزم وابن العربي والداودي وابن كثير (بيان معنى اسم الله الضار والحكم على الحديث الوارد فيه - إسلام ويب )