close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eni-kżifîhi fî-ttâbûti fakżifîhi fî-lyemmi felyulkihi-lyemmu bi-ssâhili ye/ḣużhu ‘aduvvun lî ve’aduvvun leh(u)(c) veelkaytu ‘aleyke mehabbeten minnî velitusne’a ‘alâ ‘aynî
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sandığa koy onu da nehre bırak, nehir onu kıyıya bırakır, benim düşmanım ve senin düşmanın, alır onu demiştim ve himayem altında yetişmen için sana karşı bir sevgi de vermiştim ona.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Onu (çocuğunu öldürülmekten korumak üzere bir) sandığın içine koyup suya bırak, böylece su onu sahile atsın ki; onu Benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacak (ve kendisine sahip çıkacak)tır. (Ey Musa, böylece zahiren Firavun’un himayesinde, ama gerçekte Benim nezaretimde) Gözümün önünde yetiştirilmen için, Kendimden senin üzerine bir sevgi yöneltip yerleştirdim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak, ırmak O'nu kıyıya çıkaracaktır. O'nu benim de, O'nun da düşmanı olan biri alıp evlat edinecektir. Ve böylece daha o çağda kendi katımdan bir sevgiyle seni kuşattım ki; benim korumam ve esirgemem altında senin için belirlediğim kader uyarınca yetişip olgunlaşasın diye.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Mûsâ'yı sandığa koy, sandığı ırmağa, Nil'e bırak. Irmak onu sahile atsın, onu hem bana düşman, hem ona düşman biri alsın, istedik. Sana karşı insanların gönlüne bir sevgi yerleştirdim. Gözetimim-himayem altında büyütülmeni, eğitilmeni, yetiştirilmeni, hayata hazırlanmanı murad ettim.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 28/7-9.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Onu sandığa koyup suya bırak, su onu sahile bıraksın. Benim de düşmanım onun da düşmanı olan kişi (Firavun) onu alacaktır." Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım. [2]
2.Yani Firavun`un kalbine sana karşı bir sevgi yerleştirdim.  
Ali Bulaç
swap_vert close
'Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu (çocuğu - Mûsa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu, hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın. Bir de mürakabem altında yetiştirilmen için üzerine tarafımdan bir sevgi bırakmıştım (ya Mûsa!).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Önce onu (çocuk olan Musa’yı) sandığa koy. Ardından onu hemen (Nil) denizine at; deniz onu sahile vurur. Bana da ona da düşman olan biri onu alır” (dedik.) Ve senin üzerine kendimden bir sevgi bıraktım. Ki sevilesin ve Benim gözetmemde kişiliğin oluşsun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ'yı sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan bir sevgi attım.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani senin bacın : «Size bir süt anası bulayım mı?» demişti; «Gözün aydın olsun, tasalanmayasın» diye geri verdik seni annene; sen birini öldürmüş idin, kurtardık kaygıdan seni hemencek, seni iyi sınadık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Annene ilham etmiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa'yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil'e) bırak ki, nehir onu kıyıya atsın da kendisini hem bana düşman hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Seni de ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye sempatik kılmıştım.”
Bkz. 28/7Musa doğduğu sırada Mısır'da İsrailoğulları köle olarak en ağır işlerde çalıştırılıyordu. Firavun gördüğü bir rüya üzerine İsrailoğullarından doğan bir erkek çocuğun peygamber olacağını ve kendi saltanatını sarsacağını gördü ve bunu önlemek için İsrailoğullarının doğan bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emretti. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Akıntı çocuğu Firavun’un sarayının yakınına götürdü. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı ve çocuğu evlat edindi.  
Cemil Said
swap_vert close
"Oğlını bir sandığa koy ve denize at. Deniz o sandığı sâhile sevk idecekdir. Benim ve ânın düşmanı o sandığı ahz idecekdir. Ben ânların kalbine muhabbet ilkâ itdim. Senin gözümün önünde yetişdiğini istedim Yâ Mûsâ!"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
36,37,38,39. Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu sandığa koy ve ırmağa bırak; böylece ırmak onu kıyıya çıkarsın ve benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Mûsâ!) Senin üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki (sevilesin), nezâretim altında büyütülüp yetiştirilesin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.  
 Musa (a.s.)’ın annesi, Firavun’un, diğer erkek çocuklar gibi kendi oğlunu da öldürmesinden endişe ediyordu. Bu yüzden, bu âyette belirtilen ilâhî işarete uyarak oğlunu denize veya Nil nehrine bıraktı. Karısı Âsiye ile bahçesinde gezinen Firavun, suda gördüğü sandığı çıkarttırıp içindeki çocuğu görünce şaşırdı; âyette belirtildiği gibi, Allah’ın Musa’ya bir lütfu olarak, çocuğa karşı garip bir sevgi hissi duydu. Hz. Musa’nın ablası, kardeşine ne olduğunu araştırıp soruştururken, ona bir süt annesi arandığını öğrendi. Bunu fırsat bilerek Firavun’un sarayına gitti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"'Onu bir sandığa koyup ırmağa at. Irmak da onu kıyıya atsın ve Bana da ona da düşman olan birisi onu alsın.' diye... Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın." Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa!)
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onu tabut içine koy da deryayı bırak derya da onu sahile, bıraksın, onu hem bana düşman hem ona düşman biri alsın, ve üzerine benden bir sevgi koydum ki hem nezaretim altında yetiştirilesin
Emrah Demiryent
swap_vert close
38-39. Hani (vaktiyle Firavun, yeni doğan bütün erkek çocukları öldürtüyordu da sen doğduğun zaman annen senin için endişelenmişti. İşte bu sırada, senin kurtuluşun için) annene: “Onu (tahta bir) sandığa koyup suya (Nil nehrine) bırak, su onu kıyıya bıraksın. Onu (Mûsâ’yı), hem bana düşman olan hem de ona düşman (olacak) olan kişi (Firavun) alacaktır” diye ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik. (Ey Mûsâ!) Gözetimim altında yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan (insanların kalplerine) bir sevgi bıraktım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu sandığa koy da suya¹ bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın. Ve korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım.
1- Nil'e.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
37,38,39. «Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“ 'Onu sandığa koy, sonra kendisini denize (Nîl'e) bırak! Böylece deniz onu sâhile çıkarsın; bana da düşman, ona da düşman olan biri onu alsın!' diye (ilhâm etmiştik). (Hem sevilesin) ve müşâhedem altında yetiştirilesin diye sana tarafımdan bir sevimlilik de verdim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Onu (bebek Musa’yı) sandığın içine koy ve ırmağa (Nil’e) bırak ki, ırmak onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman hem de (ileride) ona düşman olacak biri (kendine evlat) alsın. Ve (işte ey Musa! Böylece daha o çağda) kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde yetişip olgunlaşasın.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Çocuğu sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak. Irmak sandığı sahile sürüklesin ki, o sandığı benimde düşmanım, çocuğun da düşmanı alsın. Ben, sana olan sevgisini (annenin) içine yerleştirdim ki, benim kontrolüm de yetişkinliğe erişesin” diye vahyettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa’yı bir sandık içine koy da suya bırak, sular onu kıyıya atsın, Benim de, onun da düşmanı olan biri alsın diye. Ben sana olan sevgimden başkalarına da dağıttım ki gözümün önünde yetişesin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa/yı bir sandığa koy, Nil denizine at Deniz onu kenara çıkarsın; Benim düşmanım ile onun düşmanı onu alsın, Musa! Tarafımdan sana muhabbet ilka ettim [²] ki gözümün önünde büyüyesin,
[2] Seni sevdirdim. Ben seni seyrekle halk da seni sevdi. Kısası seni sevdim, sevdirdim. Veyahut tarafımdan muhabbetini onların kalplerine ilka ettim demektir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Onu sandığa koy ve suya [yemm] bırak.⁷ Su onu sahile bıraksın; Onu benim de düşmanım, onun da düşmanı biri alsın. Ey Musa! Sevilesin ve gözetimimde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi [muhabbet] verdim/bıraktım [elkaytu].”
7 Firavun gördüğü bir rüya üzerine, İsrailoğullarından o yıl doğan erkek çocuklarını öldürtüyordu. Hz. Musa da yeni doğmuştu. Annesi telaşa kapılır. Allah annesine bir sandık yaparak Nil Nehri’ne bırakmasını vahyeder. Firavun ailesi suda yüzen bir sandık görünce onu çıkartıp bakarlar. İçinde bir bebek vardır. Ona derin sevgi duydular. Ayette Hz. Musa’nın annesine “Sandığa koy ve suya bırak” şeklinde vahyedildiğini söylüyor. Buradan vahy kelimesinin anlamı da yerine oturuyor. Çünkü vahy altında olan kişi, vahyin etki alanının gücünden dolayı ancak vahyedileni, vahiyde denileni yapar. Hiç endişeye kapılmaz. O esnada başka bir şey yapamaz, düşünemez. Tıpkı peygamberler gibi, Hz. Meryem gibi, bal arısı gibi. Hz. Musa’nın annesi de öyle…  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Musa'yı sandığa koy; sonra onu nehire (Nil'e) bırak; nehir onu kıyıya atsın da benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. Benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bebeğini bir sandığa koy ve sandığı da Nil nehrine bırak; böylece nehir onu kıyıya çıkaracak ve hem Benim, hem de onun düşmanı olan Firavun onu yetiştirmek üzere yanına alacak.”Ayrıca, bizzat Benim gözetimim altında yetişipbilgili ve güçlü bir lider olarak eğitilmen için, sana kendi katımdan gönülleri cezbeden bir güzellik ve sevecenlik bağışlamışve böylece, Firavunun seni el üstünde tutmasını sağlamıştım.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şöyle ki; -“Onu Sandık içine yerleştir; Büyük Deniz (Okyanus) Suları’na bırak! Büyük Deniz Suları onu Kıyı’ya atsın! Bana düşman ve ona düşman kimse onu alır". Gözümün önünde yetiştirilmen için sana benden bir sevgi / sevimlilik verdim".
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Bebeği tabuta [1] koy ve akıntıya bırak. Çünkü akıntı onu kıyıya atacak ve bebek, ikimizin de ortak düşmanı eline geçecek " demiştik. Musa! sana hep özel bir ilgi gösterdim. Hep gözümün önünde yetişmeni sağladım:
Mehmet Çoban
swap_vert close
“O’nu sandığa koy. Suya at. Su O’nu sahile bıraksın. O’nu benim de düşmanım, O’nun da düşmanı olan biri alsın” dedik. Seni koruması için üzere üzerine sevgi koydum. Seni görenler yok etmeye kıyamadılar. Seni sevmek seninle olmak için birbiriyle yarıştılar. Sana koyduğumuz sevgi senin hayatını kurtardı. Senin için temel korunak oldu. Onlar seni en güzel şekilde yaşatmak için bakıcılar aramaya başladılar.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Onu (Musa’yı) sandığa koy ve onu nehre bırak! Nehir onu kıyıya bıraksın; benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın!” Sana tarafımdan bir sevgi vermiştim; böylece gözetimimde yetiştirilesin diye (böyle yapmıştık).
Mehmet Türk
swap_vert close
“(Ey Mûsa’nın annesi!): O (çocuğu)nu tahta sandığın içerisine koy ve derhal denize¹ bırak da su onu sahile çıkarsın. Onu (orada) Benim de düşmanım, onun da düşmanı olan birisi² alacaktır.” (Sonra Allah: “Ey Mûsa!) Gözetimim altında yetiştirilmen için sana kendimden bir de sevgi verdim.”³ (buyurdu.)
1 Burası; Nil’in denize ulaştığı yer olabilir.2 Bu biri de firavun’dur.3 Âyetin son bölümü “gözümün önünde yetiştirilmen için, sana kendimden bir de sevgi verdim.” diye tercüme edilebilir. Ancak; tam anlaşılmayıp Allah’a göz isnadı yapılabilir korkusuyla, mecâzî anlamı tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
‘o’nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak; ırmak o’nu kıyıya çıkaracaktır; Bana düşman olan biri ve o’na ilerde düşman olacak olan biri o’nu oradan alıp evlat edinecektir.’ ²¹ Ve [böylece daha o çağda] Kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde ²² yetişip olgunlaşasın.
21 Lafzen, “o’nu alacaktır” (karş. 28:9). Firavun, kibirli azgınlığı, zulmü ve ayrıca kendini tanrı yerine koymaya kalkışması (bkz. 79:24) sebebiyle Allah’ın düşmanı olarak nitelendiriliyor; öte yandan da çocuk olan Hz. Musa’nın düşmanıdır, çünkü o’nun mensup olduğu halktan nefret etmekte ve korkmaktadır.22 Yani, “Benim korumam-esirgemem altında ve senin için belirlediğim kader uyarınca”: bunun, Hz. Musa’nın Firavun sarayının kültürel ortamında yetişmesine ve Mısır’ın kadîm hikmet ve düşüncesine vukuf kazanmasına -ve böylece hem gelecekte halkına liderlik yapabilmesi, hem de Allah’ın tevdî edeceği elçilik görevini yüklenebilmesi için gerekli nitelikleri edinmesine- ilişkin bir atıf olması mümkündür.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bebeği sandığın içine koy ve nehre bırak ki nehir onu kıyıya ulaştırsın böylece onu benim ve onun düşmanı alacaktır. Ey Musa katımdan sana bir sevecenlik bahşettim ki gözetimim altında yetişesin. 3/14, 28/7...13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
‘Onu sandığa koy, ardından da o sandığı akarsuyun akıntısına bırak; akıntı onu kıyıya ulaştıracaktır; Bana düşman olan ve ona da düşman olan biri ona sahip çıkacaktır.’[²⁵⁷⁰] İşte Ben, seni daha (o zamandan) katımdan bir muhabbetle kuşatmıştım ki,[²⁵⁷¹] gözlemimiz altında yetiştirilesin diye.[²⁵⁷²]
[2570] Bu âyetlerde özet geçilen Hz. Musa’nın hayatına dair çizgiler 28:3-22’de ayrıntılı olarak anlatılır. İlk muhataplara bu kıssa üzerinden verilen mesaj açıktır: Allah vardır, imkânsız diye bir şey yoktur. Her Firavun’un bir Musa’sı vardır. Bir toplum Musa’yı hak etmişse, Allah onu Firavun’un sarayında da olsa yetiştirir. Bu hakikat Allah Rasûlü’nün dilinde şöyle ifadesini bulacaktır: “Allah dinine, bir fâsık eliyle dahi yardım eder”. [2571] Bir önceki sûrenin 96. âyetiyle bu âyet arasında belirgin bir bağlantı vardır. [2572] Enbete yerine suni‘a kullanılması, Musa ile Meryem arasındaki yetişme farkına delâlet eder, ama ne? Kullanılan kelimenin kip ve kök mânasının da yardımıyla biz bu farkı; “bir prens gibi, uzmanlar elinde özenle yetiştirilme” şeklinde anlayabiliriz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Musa'yı bir sandığa koy da denize bırak, deniz onu kıyıya atacak ve onu; benim de onun da düşmanı olan biri (Firavun) alacak" diye emretmiştik" Ey Musa böylece, gözetimim altında yetiştirilmen için katımdan bir sevgi ortamı da hazırlamıştım!. (Seni, gören herkes sever olmuş Firavun'un eşi seni yanında alıkoymuştu da öldürülmekten kurtulmuştun!..)
Osman Fırat
swap_vert close
(Annene demiştik ki) Onu sandığa koy, nehre at; nehir(Nil) onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır. Ve yapıp etiklerini de gözümüm önünde yapasın. Ve (sevilmen için de) senin üzerine benden bir sevgi koydum.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şöyle ki: «Onu tabut içine bırak, sonra onu denize at. Hemen deniz de onu sahile bıraksın da onu bana da düşman ve ona da düşman olan alıversin. Ve üzerine tarafımdan bir muhabbet bıraktım ki, hem de nezaretim önünde yetiştirilesin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Onu bir sandığa yerleştirip denize bırak! Deniz onu sahile atsın. Bana da ona da düşman olan biri onu alsın! ” Ve “Ey Mûsâ! nezaretim altında yetiştirilmen için sana karşı insanların gönüllerinde tarafımdan bir sevgi bıraktım! ” [28, 7-9]
Eski Ahid Çıkış kitabında yer alan kıssaya göre Nil nehrinden onu alan Firavun’un kızı, İslâmi geleneğe göre ise hanımıdır. Hz. Mûsâ’nın annesi, oğlunun da diğer yeni doğan İsrail çocukları gibi öldürüleceği korkusuyla, onu Nil nehrine bıraktı. Eşi Asiye, kocası ile sarayının bahçesinde gezinirken fark edip ırmaktan sandığı çıkarttı. Kalbi çocuğa sevgi ile doldu. Mûsâ’nın ablası onu izlerken, çocuk için süt annesi aradıklarını öğrenince, gelecek âyetteki teklifi yaptı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır. "Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine benden bir sevgi koydum (görenler senin üzerine koyduğum bu sevgiden ötürü sana meftun oldular)."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
38,39. "Vâlidene 'Onı (çocuğı) tâbuta koyub denize at. Deniz onı sâhile ilkâ ider. Benim ve onun düşmanı olan alır' diye vahy iylediğimi, benim taht-ı nezâretimde perverde olmaklığın içün Fir'avn'ın kalbine sana karşı muhabbet ilkâ itdiğimi derhâtır it."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Musa’yı sandığa koy, suya bırak da sular onu kıyıya atsın, benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın” demiştik. Üzerine de katımızdan bir sevgi koymuştuk ki gözümüzün önünde yetişesin[*]”
[*] İltifat. "Her türlü tehlikeden uzak, sevgiyle büyütülesin diye"  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Musa'yı bir sandığa koy, ve nehre bırak. Nehir onu kıyıya çıkarır. Onu, benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kılmıştım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“ 'Onu sandığa koy, sandığı deryaya bırak; derya onu sahile atsın, Bana ve ona düşman olan kişi de onu oradan alsın.' Bir de sana, Benim gözetimim altında yetiştirilmen için, tarafımdan bir sevimlilik vermiştim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
37-39. “daħı bayıķ minnet eyledük senüñ üzere bir gez daķı ol vaķt kim göreline bıraķduķ añanuñ ol kim göñüle bıraġılur kim bıraķ mūsā’yı ŧābut içine pes bıraķ anı deñiz içine pes bıraķsuñ anı deñiz deñiz ķıranına duta anı ya'nį nil ırmaġı [164b] benüm düşmānum daħı anuñ düşmānı daħı bıraķdum senüñ üzerüne sevgülik benden daħı tā bislenesin śaķlamaķlıġum üzere.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mūsāyı ṣanduḳ içine ḳoy, pes anı deñize bıraḳ, didük. Deñiz daḫı anıḳırañına bıraḳsun, didük. Alsun anı benüm düşmanum, özinüñ düşmanı daḫı ve senüñ üstüñe sevgü bıraḳdum benden. Ḥattā ki bisle sen benümri‘āyetüm bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O zaman ki, Mən anana buyurmuşdum: ) “(Musanı) bir sandığa qoyub çaya (Nilə) at. Qoy çay onu sahilə çıxartsın və Mənə də, ona düşmən olan birisi (Fir’on) onu (sudan tapıb) götürsün”. (Ya Musa!) Gözümün qabağında boya-başa çatdırılasan deyə, Öz tərəfimdən (insanların ürəklərində) sənə bir sevgi yaratdım. (Mərhəmət nəzərim heç vaxt üstündən əskik olmadı. Elə etdim ki, Fir’on özü, arvadı Asiyə və ətrafındakıların hamısı səni sevdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Saying: Throw him into the ark, and throw it into the river, then the river shall throw it on to the bank, and there an enemy to Me and an enemy to him shall take him. And I endued thee with love from Me that thou mightest be trained according to My will,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"´Throw (the child) into the chest, and throw (the chest) into the river: the river will cast him up on the bank, and he will be taken up by one who is an enemy to Me and an enemy to him´:(2558) But I cast (the garment of) love over thee from Me:(2559) and (this) in order that thou mayest be reared under Mine eye.(2560)
2558 Pharaoh was an enemy to Allah, because he was puffed up and he blasphemed, claiming to be God himself. He was an enemy to the child Moses, because he hated the Israelites and wanted to have their male children killed; also because Moses stood for Allah's revelation to come. 2559 Allah made the child comely and lovable, and he attracted the love of the people who, on general grounds, would have killed him. 2560 See n. 2558 above. By making the child Moses so attractive as to be adopted into Pharaoh's household, not only was Moses brought up in the best way possible from an earthly point of view, but Allah's special Providence looked after him in bringing his mother to him, as stated in the next verse, and thus nourishing him on his mother's milk and keeping in touch, in his inner growth, with the feelings and sentiments of his people, the Israelites.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَنِ
diye
اقْذِف۪يهِ
onu koy
فِي التَّابُوتِ
sandığa
فَاقْذِف۪يهِ
sonra onu bırak
فِي الْيَمِّ
denize
فَلْيُلْقِهِ
böylece onu atsın
الْيَمُّ
deniz
بِالسَّاحِلِ
sahile
يَاْخُذْهُ
onu alsın
عَدُوٌّ
bir düşman
ل۪ي
Bana
وَعَدُوٌّ
ve bir düşman
لَهُۜ
ona
وَاَلْقَيْتُ
ve bırakmıştım
عَلَيْكَ
sana
مَحَبَّةً
bir sevgi
مِنّ۪يۚ
Benden
وَلِتُصْنَعَ
ve yetişti- rilmen için
عَلٰى عَيْن۪يۢ
nezaretimde
"(Kucağındaki) O (çocuğ)u sandığa koy sonra onu denize (Nil'e) bırak ki deniz onu kıyıya atsın da Benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu (bulup) alsın!" diye (vahyettik). "(Ey Mûsâ! Firavun ailesinin yanında) Benim nezaretimde yetiştirilmen (ve sevilmen) için sana kendimden bir sevgi verdim."
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَذَفَ
Fiil-I
ق ذ ف
Koydu, bıraktı, attı, atıp tuttu, taşladı, saldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
تَابُوتٌ
İsim
تَّابُوت
Tabut
قَذَفَ
Fiil-I
ق ذ ف
Koydu, bıraktı, attı, atıp tuttu, taşladı, saldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَمّ
İsim
ي م م
Deniz
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
يَمّ
İsim
ي م م
Deniz
سَاحِل
İsim
س ح ل
Sahil
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَحَبَّة
İsim
ح ب ب
Muhabbet, sevgi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
صَنَعَ
Fiil-I
ص ن ع
Yaptı, yetiştirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı