close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 110. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bihi ‘ilmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Önlerinde ne varsa onu da bilir, artlarında ne varsa onu da ve onların bilgisi, bunu ihata edemez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (Allah, kullarının) önlerindekini (şimdiye kadar işlediklerini) de, arkalarındakini (bundan sonra yapıp edeceklerini) de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O’nu kavrayıp kuşatmaktan (acizdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü O Allah, tüm insanların olmuş olacak, gelmiş gelecek her yaptıklarını bilir. Ama onlar Allah'ı bilgileriyle kavrayamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah onların âşikare, saklı gizli yaptıklarını da, gelecekte yapacaklarını da bilir. Onların hiçbirinin ilmi, onu anlamaya, kavramaya yetmez.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/255.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlarsa O'nu bilgi bakımından kuşatamazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
O, önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O'nu kavrayıp kuşatamazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, onların geleceklerini de, geçmişlerini de bilir. Kulların ilmi ise asla bunu kavrayamaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, onların geleceklerini ve geçmişlerini bildiği halde, onlar bilgileriyle O’nu kuşatamıyorlar. (Ne O’nun zatını kavrayabiliyor ne de O’nun bilgisini kuşatabiliyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onlar, bilgi olarak Allah'ı kuşatamazlar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Allah bilir önlerinde, sonlarında olanı, bilgi yönünden onlar onu kavrayamazlar !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir. Onların (sınırlı) bilgisi O'nu(n bilgisini) asla kavrayamaz.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh mahlûkâtının mâzîsini ve istikbâlini bilür. İnsanlar Allâh’ın ’ilmini ihâta idemezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah onların geçmişlerini de, geleceklerini de bilir. Onların hiçbirinin ilmi ise O'nu kuşatamaz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, önlerindekini ve arkalarındakini (dünyadaki ve ahiretteki durumlarını) bilir. Onların bilgisi ise Rahmân’ı kuşatamaz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların önlerinde ve arkalarında olanı O bilir. Onların bilgisi ise O’nu kuşatamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onların ilmi ise bunu kapsayamaz.  
 Âyetin son cümlesi şöyle de anlaşılmıştır: «Onlar ise, bilgice Allah’ı kavrayamazlar».  
Edip Yüksel
swap_vert close
Hiç kimse O'nu bilgice kavrayamazken, O onların geçmişini de geleceğini de bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, onların geleceklerini de, geçmişlerini de bilir. Onlar ise O'nu ilmen kavrayamazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir, onlar ise onu ılmen ihata edemezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (Allah ki, kullarının) önlerindekini ve arkalarındakini (dünyadaki ve âhiretteki durumlarını hakkıyla) bilir. Onların (kullarının) bilgisi ise O’nu (Rahmân’ın ilmini) kavrayamazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir.¹ Ama onlar, O'nu bilgice kavrayamazlar.²
1- Onların geleceğini de geçmişini de bilir. 2- Allah'ın bilgisinin sınırsızlığını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, onların önlerindekileri de, arkalarındakilerini de bilir. Onların ilmi ise asla bunu kavrayamaz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“(O) onların önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir; ve (onlar) bunu ilmen kuşatamazlar.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (Allah, kullarının) önlerindekini (şimdiye kadar işlediklerini) de, arkalarındakini (bundan sonra yapıp edeceklerini) de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O’nu kavrayıp kuşatamazlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Çünkü onların yapıp önlerine koyduklarını ve yapmaları gerekenlerin hangilerini yapmadıklarını yalnızca Rahman bilir. Ama hiçbir kimse, o Rahman hakkında bilgi sahibi olamaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O onların yaptıklarını da, yapacaklarını da bilir. Onlar ise bunu bilgileriyle kavrıyamazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, onların olmuş, olacak ve geçmiş, gelecek hallerini bilir, onlar onun ilmini kavrayamazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, onların önünde olanları, arkalarında olanları da bilir. Onlar ise O’nu ilim bakımından asla kuşatamazlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O'nu kavrayıp ihata edemezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü Allah, insanların geçmişte ve gelecekte, gördükleri ve göremedikleri, bildikleri ve bilmedikleri, açıkladıkları ve gizledikleri, kısacası önlerindeki ve arkalarındaki her şeyi tam olarak bilmektedir; oysa onların ilmi, O’nu asla kuşatamaz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onların ellerindeki şeyleri ve arkalarındaki şeyleri biliyor. Bilgi olarak onu kavrayamazlar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, kulların geçmişini de geleceğini de bilir. Kimse onun ilmine eremez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanların geçmişte ne yaptıklarını biliriz. Gelecekte ne yapacaklarını da biliriz. Huzurumuza nasıl geleceklerini de biliriz. İnsanlar bunları bilemez. İnsanlar yeryüzünde yaşarken her şeyi bildiklerini sanırlar. İnsanların bilme kapasitelerini dünya yaşamında sınırladık. İnsanların geleceği bilmesi mümkün değildir. Hâlbuki Rabbinin bilgisi geçmişi geleceği kuşatmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah şefaat bekleyenlerin) önündekilerini de arkalarındakini de bilir. [*] Onlar, bilgi bakımından O’nu kuşatamazlar.
Benzer mesajlar: Bakara 2:255; Enbiyâ 21:28; Hacc 22:76.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (Allah), onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Fakat onların bilgisi Onu asla kapsayamaz.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Çünkü] O, insanların gözleri önünde olanı da, onlardan saklı tutulanı ⁹³ da bütünüyle bilmektedir, ama onlar O’nu bilgice asla kuşatamazlar.
93 Tam bu şekliyle 2:255, 21:28 ve 22:76’da da geçen bu ifade hk. bir açıklama için bkz. 2. sure, 247. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira Allah, onların yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Fakat onların ilmi bunu kavrayamaz. 2/255, 11/6, 12/39, 13/33, 22/76
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O onların bildiklerini de, bilmediklerini de biliyor;[²⁶³⁴] fakat insan bilgi (kapasitesinin sınırlılığı) sebebiyle O’nu asla kavrayamaz.[²⁶³⁵]
[2634] Lafzen: “önlerinde olanı da, arkalarında kalanı da”. Açıktır ki bu deyimsel ibâre “insanın bildiklerine ve bilemediklerine”, bir başka açıdan “geçmişine ve geleceğine” bir atıftır. [2635] Veya: “insan, bilgi bakımından O’nu asla kuşatamaz”. Bizim tercihimiz, insanın “Allah’ın âyette ifade edilen sınırsız bilgisinin niteliğini kavramaktan âcizliğini” ifade ederken, alternatif anlam insanın “Allah’ın zâtını kavramaktan âcizliğini” ifade etmektedir (Krş: 2:225 ve 21:28).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O, onların önlerindekileri de, arkalarındakileri de (geçmişlerini de, geleceklerini de) bilir. Onların ilmi ise asla bunu kavrayamaz.
Osman Fırat
swap_vert close
O (Şanı yüce Allah), onların önlerindeki ve arkalarındaki (dünyadaki ve ahretteki durumlarını) bilir. Onların bilgisi ise Rahmân’ı kuşatamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların ilerisinde olanı da, gerilerinde olanı da bilir. Onlar ise O'nu ilmen ihata edemezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O, onların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Kulların ilmi ise bunu asla kavrayamaz. [2, 255]
Son cümle şu mânaya da gelebilir: “Onlar ise bilgi kapasiteleri ile Allah’ı kavrayamazlar.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, onların önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir; onlar ise bilgice O'nu kavrayamazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh, onların önünde ve arkasında olanları (geçmiş ve geleceklerini) bilir. Halbuki onlar bunı bilmezler ve Allâh'ın bildiği şeyleri ihâta idemezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yaptıklarını da geriye bıraktıklarını da O bilir. Ama onlar (şefaat edecekler) bunları bilemezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, önlerindekini de; arkalarındakini de bilir. Onların ilmi bunu kavrayamaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah onların geçmişini de bilir, geleceğini de. Onların bilgisi ise Allah'ı kuşatamaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların önden gönderdiklerini de arkada bıraktıklarını da bilir, ama onlar O'nu ilimle kuşatamazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bilür anı kim aña ileylerindedür ya'nį āħiret işi daħı anı kim ardlarındadur ya'nį dünye işi. ķaplayumayalar anı bilmekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilür Tañrı Ta‘ālā allarında olanı, ardlarında olanı daḫı. Daḫı iḥāṭa eylemezleranı ‘ilm bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Rəbbin) onların keçmişini də, gələcəyini də bilir. (Allah insanların nə etdiklərini, nə edəcəklərini, qazanacaqları savabları və günahları, dünyada və axirətdə aqibətlərinin necə olacağını Öz əzəli elmi ilə bilir). Onların elmi isə Onu (Allahın zatını) əhatə edib qavraya bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He knoweth (all) that is before them and (all) that is behind them, while they cannot compass it in knowledge.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He knows what (appears to His creatures as) before or after or behind them:(2635) but they shall not compass it with their knowledge.
2635 Cf. 2:255 and n. 297. The slight difference in phraseology (which I have tried to preserve in the Translation) will be understood as beauty when we reflect that here our attention is directed to the Day of Judgement, and in 2:255 the wording is general, and applies to our present state also.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَعْلَمُ
bilir
مَا
o şey-leri ki
بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ
önlerindedir
وَمَا
ve o şey-leri ki
خَلْفَهُمْ
arkaların- dadır
وَلَا يُح۪يطُونَ
ve kavrayamazlar
بِه۪
O'nu
عِلْماً
ilmen
(Allah, insanların) Önlerindeki (âhirette nasıl bir hâlde olacakları)nı ve arkalarındaki (dünyada neler yaptıkları)nı (çok iyi) bilir. Onlar ise O (Rahmân)ı ilmen asla kavrayamazlar.
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
خَلْف
İsim
خ ل ف
Arka, halife, nesil, ard
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi