close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veterâhum yu’radûne ‘aleyhâ ḣâşi’îne mine-żżulli yenzurûne min tarfin ḣafiyy(in)(k) ve kâle-lleżîne âmenû inne-lḣâsirîne-lleżîne ḣasirû enfusehum ve ehlîhim yevme-lkiyâme(ti)(k) elâ inne-zzâlimîne fî ‘ażâbin mukîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve görürsün ki onlar, ateşin önüne getirildikleri zaman düştükleri horluktan ürküp titremedeler ve cehenneme, göz ucuyla gizlice bakmadalar ve inananlarsa şüphe yok ki derler, ziyana düşenler, kıyamet gününde kendilerini ve yakınlarını ziyana düşürenlerdir. İyice bil ki zulmedenler, şüphesiz, sürekli bir azap içindedir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Onları görürsün ki, (ahirette) zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden gizlice (ve çaresizce ve zelil bir halde etrafa) bakışıverirler. İman edenler ise: "Gerçekten asıl hüsrana düşenler, (işte bu) kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem de ailesini ve ehlini hüsrana sürükleyenlerdir" diyecek (ve kendi hallerine şükredecek)lerdir. Haberiniz olsun; gerçekten (imansız) zalimler, kalıcı (ve kahra uğratıcı) bir azap içindelerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine onları görürsün, zilletten başları önlerine düşmüş bir halde ateşe sunulurlarken, göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İman edenler ise, o gün şöyle derler: “Gerçekten zarara uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi kendilerini, hem de yakın akraba ve yandaşlarını zarara uğratmışlardır.” Haberiniz olsun ki, varoluş gayesinin dışında hareket edenler, sürekli bir azap içindedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ateşe atılırlarken, onların, hakkaniyete riayet duyguları gereği, zilletten başlarını öne eğerek, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İman edenler: “İşte kıyamet günü asıl hüsrana uğrayanlar, dünyada birbirlerini, kendilerini, ailelerini, vatandaşlarını, milletlerini, hak yoldan uzaklaştırarak zarara, ziyana uğra-tan liderler, güç ve iktidar sahipleridir” diyecekler. Unutmayın, baskı zulüm ve işkence yaparak temel hak ve hürriyetleri kısıtlayanlar, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık yapanlar, kurtuluşu mümkün olmayan, özel, kesintisiz, sürekli bir azap içindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların, aşağılıktan boyun bükmüş halde ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla gizlice baktıklarını görürsün. İman edenler de derler ki: "Asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana uğratanlardır. İyi bilin ki zalimler kalıcı bir azap içindedirler!"
Ali Bulaç
swap_vert close
Onları görürsün; zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İman edenler de: 'Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem yakın akraba (veya yandaş)larını da hüsrana uğratmışlardır' dediler. Haberiniz olsun; gerçekten zalimler, kalıcı bir azab içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve o kâfirleri, ateşe arz edilirlerken, zilletten boyunlarını bükerek göz altından (ateşe) bakarlarken göreceksin. İman etmiş olanlar da şöyle diyeceklerdir: “- Gerçekten hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerini de, ailelerini de hüsrana uğratanlardır.” Bilin ki, zalimler devamlı bir azab içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve o zalimlerin ateşe tutulduklarını, zillet içinde küçülerek, alçalarak göz uçlarıyla baktıklarını görürsün. (İşte o zaman) inananlar: “Şimdi asıl zarar edenler, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir” derler. İyi bilin ki, zalimler için daimi bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ateşe atıldıklarında onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar şöyle derler: “İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlar bunlardır.” Biliniz ki, zâlimler kesinlikle süreli bir azap içerisindedirler!
Besim Atalay
swap_vert close
Yine onları görürsün ki, horluktan titriyerek, ateşin önüne konduklarını, ateşe yan gözle baktıklarını; inanlılar dediler ki: «Ziyan etmiş olanların kıyamet günü, hem kendi üzerlerine, hem de ailelerine zararları dokunur»; bilesin ki zalimler sürekli azaptalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve yine sen onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla ateşe salınırken göreceksin! İnananlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de yakınlarını kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” İyi bilin ki zalimler, sürüp giden devamlı bir azabın içinde olacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
’Azâb mahalline getürildiği vakit zilletle gözlerini nasıl eğdiklerini ve gizli gizli etrâfa nazar itdiklerini göreceksin. Mü’minler: "İşte nefislerini de akrabâsını da mahv iden bedbahtlar" diyecekler, kıyâmet gününde zâlimler ’azâb-ı ebedîye dûçâr olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Aşağılıktan başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli etrafa bakarken, ateşe sunulduklarını görürsün. İnananlar: "Hüsranda olanlar, kıyamet günü kendilerini de, ailelerini de hüsranda bırakanlardır" derler. İyi bilin ki, zalimler sürekli bir azap içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, “İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır” diyecekler. İyi bilin ki zâlimler, sürekli bir azap içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine ateşe atılırlarken onların, aşağılanmaktan ötürü başları eğik halde göz ucuyla etrafa baktıklarını göreceksin. İman edenler de, “Gerçek anlamda kayba uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem kendilerine uyanları ziyan edenlermiş meğer!” diyecekler. İyi bilinmeli ki zalimler sürekli bir azap içinde olacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ateşe arz olunurlarken onların, zilletten başlarını öne eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar da: İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır, diyecekler. Kesinlikle biliniz ki, zalimler, sürekli bir azap içindedirler.  
 Kıyamette ziyana uğrama, cehennemde ebedî kalma ve cennette hazırlanan nimetlerden mahrum bırakılma şeklinde açıklanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Aşağılanmış ve başları eğilmiş olarak ateşe sunulurlarken göz ucuyla çevrelerine bakındıklarını görürsün. İnananlar, "Gerçek kaybedenler, Diriliş Gününde kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. Zalimler sürekli bir azaba mahkum olmuştur," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen, onların aşağılıktan dolayı başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli etrafa bakarlarken ateşe sunulduklarını görürsün, iman edenler de: "Gerçekten zarara uğrayanlar hem kendilerine hem de ailelerine kıyamet günü yazık etmiş olan kimselerdir."diyeceklerdir. İyi bilin ki zalimler devamlı bir azap içerisindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve göreceksin onları o ateşe arz olunurlarken, zilletten boyunlarını bükerek göz altından bakarlarken, iyman etmiş olanlar da şöyle demekte: gerçek husrâna düşenler Kıyamet günü kendilerine ve âilelerine hasar eden kimselermiş! Bakın zâlimler hakıkaten mukım bir azâb içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Yine sen) onların (kâfirlerin), ateşe sunulurken, zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli (etrafa ve ateşe) baktıklarını görürsün. Îmân edenler (o anda): “İşte asıl ziyana uğrayanlar, hesap günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır!” diyeceklerdir. Şunu iyi bilin ki, zâlimler (kâfirler) sürekli kalacakları, bir azap içerisindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları, aşağılanmalarından dolayı başları öne eğilmiş, göz ucuyla çevrelerine bakarlarken ona¹ sunulduklarını göreceksin. İman edenler: “Zarara uğrayanlar, kendilerini ve taraftarlarını Kıyamet Günü zarara uğratmış olan kimselerdir.” dediler. İyi bilin ki zalimler kalıcı bir azabın içindedirler.
1- Ateşe.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların (ateşe) arz olunurlarken, zilletden boyunlarını büke büke göz ucuyle (nasıl) bakacaklarını göreceksin. îman etmiş olanlar (şöyle) demiş (ler) dir (diyeceklerdir): «Gerçek hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerini de tarafdarlarını da hüsrana uğratanlardır». Gözünüzü açın ki zaalimler muhakkak sürekli bir azâb içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine onları görürsün ki, zilletten boyunlarını bükmüş kimseler olarak göz ucu ile(ateşe) bakarlarken, ona arz olunurlar. Îmân edenler ise der ki: “Asıl hüsrâna uğrayanlar, kıyâmet günü hem kendilerini, hem de âilelerini (işte böyle) hüsrâna uğratanlardır!” Dikkat edin! Şübhesiz ki zâlimler, devamlı bir azab içindedirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sen (o gün) onları, zilletten ezilip büzülmüş hâlde ürkek bakışlarla ateşe sunulurken göreceksin! (Dünyada iken) inanmış olanlar ise (bu manzara karşısında) şöyle diyecekler: “En büyük kayba uğrayanlar hem kendilerini hem de ailelerini kıyamet gününde hüsrana uğratanlardır.” (İşte ey insanlar!) Bilin ki, şüphesiz (o gün) zalimler (Allah’ın dilediği vakte kadar) devam edecek bir azabın içinde olacaklardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar cehennem ateşine götürüldüklerinde, onların eziklikten korku dolu bakışlarla gizli gizli çevrelerine baktıklarını görürsün. İman edenler onlara “Kıyamet gününde kaybedenler, kendi nefislerine ve kendi taraftarlarına (ehline) yazık edenlerdir. Gerçekten zalimler, kalıcı bir azab içinde değiller mi?” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yine göreceksin, onlar alçalmaktan dolayı başları önünde ateşin karşısına getirilince gözlerinin ucuyla bakacaklardır. İnananlar da diyecekler: «Kendilerine yazık edenler kalkış günü hem kendilerine, hem de kendilerinden yana olanlara yazık etmiş olurlar.» İyi bilin ki işte kıyıcılar sürekli bir azap içinde olacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün zalimlerin, kendilerine ârız olan rüsvaylıktan dolayı hakir bir halde ateş önüne getirildiklerini, korkularından ateşe yan gözle baktıklarını göreceksin. Mü/min olanlar «— Asıl ziyankârlar, kıyamet günü kendilerine de, ailelerine de ziyan verenlerdir» diyecekler. Haberiniz olsun ki zalimler kımıldayamayacak azapta kalacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların aşağılanmaktan boyunları bükük [hâşi’în] göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da “Muhakkak ki (asıl) zarara uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini zarara sokanlardır” derler. İyi biliniz ki, zalimler mutlaka sürekli bir azap içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onları zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlarken bir görsen! İman edenler ise, “Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır” derler. İyi bilin ki, gerçekten zalimler, kalıcı bir azap içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zillet içerisinde başlarını eğerek ateşin karşısına çıkarıldıklarında, onların göz ucuyla etraflarına ürkek ürkek baktıklarını göreceksin. İşte o anda, iman edenler şöyle haykıracaklar: “En büyük felâkete uğrayanlar, Hesap Gününde hem kendilerini, hem de yandaşlarını felâkete sürükleyen zâlimlerdir!”İyi dinleyin; o gün zâlimler, sonsuz bir azâba mahkûm edilecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onları görürsün, gizlice göz ucuyla bakarlar, Zillet’ten boyun eğerek oraya sunulurlar. İman etmiş olanlar dedi ki: “Hüsrana Düşenler, Kıyâmet günü kendilerini de, ailelerini de hüsrana düşürmüş olanlardır”. Dikkat edin! Zâlimler, kalıcı bir azap içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca, ateş hattına doğru sevk edilirken bunların çaresiz ve kaçamak bakışlarla etrafı süzdüklerini de göreceksin. İnananlar ise: " Vah zavallılar! Asıl o büyük günde hem kendilerini hem yakınlarını hepten kaybedecekler " diye konuşurlar. Zalimlerin cezası müebbettir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ateşe sunulurken onların düştükleri hakir durumdan, korkularından, başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün! İnananlar onları cehenneme doğru giderlerken görünce; "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokan bunlardır." diyecekler. İyi bilin ki zalimler sürekli bir ceza içindedirler. Cezaları hiç bitmeyecektir. Sandıkları gibi bir müddet cezalarını çekip af edilip cehennemden çıkarılmazlar. Bilmiyorlar mı? Cehenneme girenin çıkışı yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ateşe sunulurlarken onların, alçaklıktan (başlarını öne) eğerek göz ucuyla gizli gizli baktıklarını göreceksin. İnananlar da “Şüphesiz ki kaybedenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (destekçilerine) yazık edenlerdir.” diyeceklerdir. [*] Dikkat edin! Zalimler, [ebedî] bir azap içindedir.
Benzer mesaj: Zümer 39:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ayrıca) cehenneme atılırken onların zilletten boyunlarını büküp, korkudan başlarını kaldırıp bakmaya cesaret bile edemediklerini göreceksin.¹ İnananlar da bunlara: “İşte asıl perişan olanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de yakınlarını perişan edenlerdir.” diyecekler. Şunu iyi bilin ki zâlimler sürekli bir azap içerisindedirler.
1 Yukarıdaki anlam mecâzî’dir. Bu âyetin kelime anlamı; “cehenneme atılırken onların zilletten başları öne eğik ve göz ucuyla gizli gizli etrafa baktıkların göreceksin” şeklindedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sen onları, zavallı şekilde boyunlarını bükerek [çevrelerine] göz ucuyla bakarken o [akibet]e atladıklarını göreceksin; o zaman iman edenler, “[Bu] Kıyamet Günü hüsrana uğrayanlar, kendilerini ve arkalarından gidenleri mahvedenlerdir!” ⁴⁶ diyecekler. Gerçek şu ki zalimler, ebedî azaba mahkum olacaklar,
46 Ehl terimi, öncelikle bir şehrin, ülkenin veya ailenin “mensuplar”ını ve aynı zamanda bir ırkın, dinin veya mesleğin “üyeler”ini gösterir. Daha geniş ideolojik anlamıyla bu terim, belli ortak karakteristiklere sahip olan insanlar, mesela ehlu’l-‘ilm (“ilim adamları”, yani bilginler); yahut tek ve aynı inancı veya öğretiyi izleyenler, mesela ehlu’l-kitâb (“[eski] vahiylerin mensupları/izleyicileri”), ehlu’l-kur’ân (“Kur’an’ın izleyicileri”) vb. için uygulanabilir. Yukarıdaki pasaj, 44. notta işaret edildiği gibi öncelikle -özellikle olmasa bile- 42. ayette zikredilen zorbalara ve zalimlere işaret ettiğinden, ehluhum terimi, açıkçası, “onların mensupları/izleyicileri” anlamını taşır. Böylece, yukarıdaki cümle, her türlü zulmün ve özellikle başkalarına baskı uygulamanın kaçınılmaz sonucu olarak, onu yapanları ve/veya onların ardından gidenleri manevî olarak yaraladığını ve sonuçta onların kendi kendilerini yok etmelerine yol açtığını anlatır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine sen o sapkınların zilletten boyunları bükük bir halde ateşin önüne getirildiklerinde korku dolu gözlerle gizli gizli etrafı süzdüklerini göreceksin. İman edenler de onlara şöyle diyecekler: – Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki, bu yanlışta ısrar eden zalimler azap içinde olacaklar. 18/53, 32/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine sen onları, zilletten iki büklüm vaziyette, feri kaçmış gözlerle ve kaçamak bakışlarla[⁴³⁵⁵] etrafı süzerek (ateşe) atılırlarken bir izlemelisin! Zaten iman edenler de, “Kıyamet Günü kaybedenler, hem kendilerini hem de takipçilerini mahvedenlerdir” demişlerdi. Bakın, işte bu zalimler kalıcı bir azaba mahkûm olacaklar;
[4355] Yani: O kadar bitkinlik ve yılgınlık ki, etrafa bakacak mecalleri bile kalmamış.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ateşe sunulurken de, zilletten başlarını öne eğerek, çevrelerine göz ucuyla baktıklarını göreceksin. İman edenler ise (çoluk çocuklarıyla sevinç içindedirler ve) işte asıl ziyana uğrayanlar böyle, (dünyadayken kötü örnek olup da) kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrâna uğratanlardır! (Cennete girmek yerine cehenneme sürükleyenlerdir ey insanlar ibret alın) Biliniz ki muhakkak, zalimler (ahirette), sürekli azap içindedirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İman edenlerde, "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır" diyecekler. İyi bilin ki zâlimler, sürekli bir azap içindedirler.?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onları göreceksin ki zilletten mütevaziler oldukları, zayıfca göz kapağını depreterek baktıkları halde ateşe arz-olunacaklardır ve imân etmiş olanlar da diyeceklerdir ki: «Şüphe yok, hüsrâna düşenler o kimselerdir ki, Kıyamet gününde nefslerini ve amellerini hüsrâna uğratmış olurlar.» Uyanın! Muhakkak ki, zalimler ebedî bir azab içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onları uğradıkları zilletten dolayı boyunları bükük, yürekleri titrer vaziyette cehennemin önüne getirildiklerinde, korkudan, sadece göz ucuyla ateşe baktıklarını fark edersin. Müminler ise (bu manzara karşısında): “En büyük kayba uğrayanlar, hem kendilerini hem de ailelerini kıyamet gününde hüsrana sürükleyenlerdir. ” derler. İyi bilin ki zalimler devamlı bir azap içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yine onları görürsün: Aşağılıktan başlarını öne eğmiş vaziyette ateşe sunulurlarken göz ucuyla gizli gizli bakarlar. İnananlar da: "İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem ailelerini ziyan edenlerdir. Bakın, gerçekten zalimler sürekli bir azab içindedirler" demişlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cehenneme arz olundukları zamân onların korkak ve zelîl olarak cehenneme yan gözle bakdıklarını görirsin. Zulüm olunan mü'minler: "Bunlar zulümleriyle kendi nefislerini ve ehillerini dûçâr-ı hüsrân iden hâsirlerdir" dirler. Âgâh olun ki zâlimler ebedî 'azâbdadırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların, ateşin karşısına, itibarsızlıktan dolayı boyunlarını bükmüş halde çıkarıldıklarını göreceksin. Göz ucuyla bakınacaklar, inanıp güvenenler ise şöyle diyeceklerdir: “Demek ki asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlermiş.” Bilin ki yanlışlar içindeki o kimseler, kalıcı bir azap içinde olacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların ateşe sunulurken alçaltılmanın korkusu ile, gizlice göz ucuyla baktıklarını görürsün. İman edenler şöyle der:-Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem de ailelerini hüsrana uğratmışlardır, Şunu iyi bilin ki zalimler kalıcı bir azap içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ateşe sunulduklarında, onları boynu bükük, göz ucuyla bakarken görürsün. İman edenler ise derler ki: “Asıl ziyan edenler, kıyamet günü kendilerini ve yakınlarını hüsrana atanlardır.” Bilmiş olun ki, zalimler sürekli bir azap içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve göreceksin onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla bakarken, ateşe salınırlar. İnananlar şöyle derler: "Gerçek hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini perişan edenlerdir. Dikkat edin, zalimler, sürüp gidecek bir azabın içindedir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı göresin 'arż olınurlar od üzere ħorlarken yā aşaġa eyleyicilerken ħorlıķdan baķarlar göz depretmekden gizlü. daħı eyitti anlar kim įmān getürdiler “bayıķ ziyānlular anlardur kim ziyān eylediler gendüzilerine daħı ķavumlarına ya'nį ḥuriler ķıyāmet güni.” bayıķ žālimler 'aźāb içindedür durıcı!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı görürsin anları ‘arż olurlar ‘aẕāb üstine, ḳorḳu‐y‐ıla ẕelīllikden gizlübaḳarlar göz ucı‐y‐la. Daḫı eyitdi mü’minler: Taḥḳīḳ ziyānlıḳdur ol kişiler‐dür ki ziyān itdiler nefslerini ve ehllerini ḳıyāmet güninde. Bilmiş oluñ kiẓālimler dāyim olıcı ‘aẕāb içindedürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ona (cəhənnəm atəşinə) gətirilib göstərildikləri zaman sən onların zillətdən boyunlarını büküb (dəhşətdən gözlərinin ucu ilə) gizlin-gizlin (oda) baxdıqlarını görəcəksən. İman gətirənlər deyəcəklər: “Həqiqətən, (əsl) ziyan çəkənlər qiyamət günü özlərini və ailələrini (özlərinə bağlı olanları) ziyana uğradanlardır!” Bilin ki, zalımlar (kafirlər) daimi əzab içində olacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thou wilt see them exposed to (the Fire), made humble by disgrace, and looking with veiled eyes. And those who believe will say: Lo! the (eternal) losers are they who lose themselves and their housefolk on the Day of Resurrection. Lo! are not the wrong doers in perpetual torment?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And thou wilt see them brought forward to the (Penalty), in a humble frame of mind because of (their) disgrace,(4588) (and) looking with a stealthy glance. And the Believers will say: "Those are indeed(4589) in loss, who have given to perdition their own selves and those belonging to them on the Day of Judgment. Behold! Truly the Wrong-doers are in a lasting Penalty!"
4588 They were very arrogant in their probationary life. Now will they be humbled to the dust. And they will be in utter despair and misery. They will not be able to see the favours and good things of the other life (Cf. 20:124-126). Even their misery, which will face them as a terrible Reality, they will only be able to look at askance, so thoroughly cowed will be their spirit. 4589 This will be their thought, and their realised experience: 'after all, any troubles and sorrows, any persecutions and taunts which they suffered in the life of probation from the enemies of truth, were of no consequence; the real loss was that revealed at the Judgement at the restoration of true values; the wicked and the arrogant have lost their own souls, and have brought to perdition all who attached themselves to them and followed their evil ways; and this Penalty is one that will endure! How much more real it is!'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتَرٰيهُمْ
ve onları görürsün
يُعْرَضُونَ
arz olunurlar
عَلَيْهَا
ona
خَاشِع۪ينَ
başları eğik olarak
مِنَ الذُّلِّ
zilletten
يَنْظُرُونَ
bakıyorlar
مِنْ طَرْفٍ
bir bakışla
خَفِيٍّۜ
gizlice
وَقَالَ
ve dedi
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اِنَّ
şüp- hesiz
الْخَاسِر۪ينَ
hüsrana uğrayanlar
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
خَسِرُٓوا
hüsrana uğrattılar
اَنْفُسَهُمْ
kendilerini
وَاَهْل۪يهِمْ
ve ehlini
يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ
kıyamet günü
اَلَٓا
dikkat edin
اِنَّ
şüp- hesiz
الظَّالِم۪ينَ
zalimler
ف۪ي عَذَابٍ
bir azap içindedir
مُق۪يمٍ
sürekli
Ateşe arz olunurlarken yine onların, zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli (etrafa) baktıklarını görürsün. (Bu durumu gören) İman edenler ise der ki: "İşte asıl hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ehlini (ve gittiği yolda onu takip edip izinden gidenleri) hüsrana uğratanlardır." Dikkat edin! Şüphesiz ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
خَاشِع
Etken fiil
خ ش ع
Saygı duyan, boynu bükük, başı eğik
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذُلٌّ
İsim
ذ ل ل
Tevazu, zillet
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
طَرْف
İsim
ط ر ف
Göz, bakış
خَفِىّ
Sıfat
خ ف ي
Gizli
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَسِرَ
Fiil-I
خ س ر
Hüsrana uğradı, kaybetti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُقِيم
Etken fiil-IV
ق و م
İkâme eden, daimi, devamlı, sürekli