Ey Peygamber! Yoksa inkârcılar, “Muhammed Allah adına yalan uydurdu!” mu diyorlar? Asla! Eğer sen bir yalancı olsaydın, bu, seni tanıyan herkes tarafından kolayca anlaşılır ve iddiaların ciddiye bile alınmazdı. Nitekim, ey Muhammed, Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Çünkü ilâhî yasalara göre, Allah adına yalan söyleyen bir insan, çirkin ahlâkı, katı kalpliliği ve saçma iddialarıyla hemen kendini ele verir. Bencildir, inatçıdır, kibirlidir, yalancıdır; yani kalbi mühürlenmiştir. Bu özelliklerini ne kadar gizlemeye çalışsa da, kısa zamanda foyası meydana çıkar. Oysa Muhammed’i tanıyan herkes, onun ne büyük bir ahlâka sahip olduğunu; hayatı boyunca bir kez olsun yalan söylemeyen böyle dürüstlük timsali bir insanın, Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceğini bilir. Zaten onun getirdiği mesajı inceleyenler, bu sözlerin doğrudan doğruya Allah’tan geldiğini açıkça görürler. İşte böylece Allah, ilâhî kaynağa dayanmayan, aksine yalan, kötülük, inkârcılık temelinde yükselen; hikmet ve adâlet anlayışından yoksun her türlü bâtıl ideoloji ve inançları devirip yok eder ve mutlak gerçeklik, doğruluk, güzellik demek olan hakkı, gönderdiği apaçık delilleri ve buyruklarıyla ortaya koyar!Hiç kuşkusuz Allah, kalplerde gizlenen her şeyi bilmektedir.