close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 80. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ meridtu fehuve yeşfîn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve hastalandığım zaman o şifa verir bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur;"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hasta olduğum zaman, beni iyileştiren
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hastalandığım zaman bana şifa verendir.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hastalandığım zaman da, O bana şifa veriyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hastalandığım zaman, yalnızca O bana şifa veriyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
75,76,77,78,80,81,82,83. İbrâhim şöyle demişti: “Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Âhiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!”
Besim Atalay
swap_vert close
Odur beni hastalıktan kurtaran
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.”
Cemil Said
swap_vert close
75-82. İbrâhîm "Biliyor mısınız ki sizin sizin tapdıklarınız ve âbâ ve ecdâdınızın tapmış oldukları putlar benim düşmanlarımdır kâinâtın sâhibi yalnız bir Allâh vardır. O Allâh beni yaratdı hidâyete sevk itdi, benim rızkımı ve içeceğimi virdi, hasta oldığım vakit bana şifâ virir, beni öldürecek ve tekrâr diriltecekdir ve ümîd iderim ki dîn gününde günâhlarımı ’afv idecekdir." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
75,76,77,78,79,80,81,82,83. İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Hastalandığımda da O bana şifa verir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hastalandığım zaman bana şifa verendir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hastalandığım vakıt da bana o şifa verir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hastalandığım zaman, bana şifa veren O’dur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Hastalandığım zaman, O'dur bana şifa veren.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Hastalandığım zaman bana şifâ veren Odur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hem hastalandığım zaman da bana O şifâ verir!”(1)
(1)“Evet minnetdarlık ve teşekkürü da‘vet eden ve muhabbet ve senâ (övgü) hissini tahrîk eden, hayattan sonra rızk ve şifâ ve yağmur gibi vesîle-i şükran (şükre sebeb olan) şeyler dahi doğrudan doğruya Zât-ı Rezzak-ı Şâfî’ye (bol rızık ve şifâ verici olan Allah’a) âid olduğunu, esbab ve vesâit(sebebler ve vesîleler) bir perde olduğunu هُوَالرَّزَّقُ ذُوالْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ [O Rezzâk (çokça rızık veren)dir, aslâ sarsılmaz bir kuvvet sâhibidir] وَ اِذَا مَرِضْتُ فَهُوَيَشْف۪ينَ [Hem hastalandığım zaman da bana O şifâ verir!] وَهُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ ماَ قَنَطُو [Ve O, (insanlar) ümidlerini kestikten sonra yağmuru indirendir.] gibi âyetlerle rızk, şifâ ve yağmur, münhasıran (sâdece) Zât-ı Hayy-ı Kayyûm’un(hayat sâhibi ve herşeyi varlıkta tutan Zât’ın) kudretine has olduğunu ve perdesiz, ondan geldiğini ifâde için kāide-i nahviyece alâmet-i hasr ve tahsis (sınırlama alâmeti) olan وَهُوَالَّذِّي۞هُوَ الرَّزَّقُ ile ifâde etmiştir. İlâçlara hâsiyetleri veren ve te’sîrini halkeden ancak o Şâfî-i Hakīkī’dir.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 393)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hasta olduğumda bana O şifa verir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Hastalandığımda bana şifa veren.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hasta olunca beni iyileştiren Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hastalandığım zaman bana O şifa verir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ben hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve hastalandığım zaman beni iyileştiren O!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Hastalandığım zaman bana O şifâ veriyor”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
80,81. Hastalanınca beni iyileştiren de odur. // Beni öldürecek olan da, tekrar diriltecek olan da odur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Hastalandığım zaman bana şifa veren odur."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hastalandığımda bana şifa verendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
“Hastalandığımda bana şifa veren de O (Allah)’tır.”
Muhammed Esed
swap_vert close
ve hasta olduğum zaman beni iyileştiren,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve hastalandığımda bana şifa verecek olan. 10/57, 41/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve hasta düştüğümde şifa veren de yine O’dur.[³²¹⁵]
[3215] Burada Allah’a Şâfî ismi değil, yeşfî fiili isnat edilmektedir. İsimler dilde sabitlik ve devamlılık ifade ederken, fiiller yenilenme ve kesintililik ifade ederler. İsimler zaman bildirmezken, filler zaman bildirirler. Kur’an’da şifa Allah’a hiç isim olarak isnat edilmez. Kur’an’daki esma-i hüsna içerisinde Şâfî diye bir isim yer almaz. Allah’a eş-Şâfî diye bir isim nisbet eden esma-i hüsna rivayetleri ise, hem metin hem de senet açısından sorunludur. Allah’a isnatla gelen kimi fiillerden isim türetenler, bu konuda ortaya tutarlı bir yöntem koyamamışlardır. Dolayısıyla Allah’ın zâtına isim olarak aldığı esmaya kanaat edip, O’na isnatla gelen fiilleri de ‘ef’âl-i hüsna’ kabilinden görmek, “O’nun isimleri konusunda doğru yoldan şaşmama” (7:180) emrine en uygun davranıştır (Bkz: M. İslamoğlu; Kur’an’a Göre Esma-i Hüsna, I, 72-86).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hastalandığımda şifa veren de O!..
Osman Fırat
swap_vert close
"Hastalandığımda da O bana şifa verir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve hasta olduğum zaman bana ancak o şifa verir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hastalandığımda O'dur bana şifa veren.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Hasta olursam bana şifâ virir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hastalandığımda bana o şifa verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bana şifa veren...
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Hastalandığımda bana şifa veren Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Hastalandığımda O'dur bana şifa ulaştıran."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı ķaçan kim śayru olam ol şifā virür baña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ḳaçan ḫasta olsam ol baña ṣaġlıḳ virür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xəstələndiyim zaman mənə yalnız O, şəfa verir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when I sicken, then He healeth me,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And when I am ill, it is He Who cures me;
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o va-kit ki
مَرِضْتُ
hastalandım
فَهُوَ
artık O'dur
يَشْف۪ينِۖ
bana şifa verir
"Hastalandığım zaman bana şifa veren de O'dur."
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَرِضَ
Fiil-I
م ر ض
Hastalandı
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
شَفَى
Fiil-I
ش ف ي
Şifa verdi