close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 70. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż kâle li-ebîhi vekavmihi mâ ta’budûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani atasına ve kavmine, neye tapıyorsunuz demişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani (Hz. İbrahim) babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" diye (sormuştu).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani O, babasına ve toplumuna “Neye tapıyorsunuz?” diye sormuştu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani İbrâhim babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani o babasına ve kavmine: "Siz neye tapıyorsunuz?" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani, babasına ve kavmine: 'Siz neye kulluk ediyorsunuz?' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine demişti ki, siz neye tapıyorsunuz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hani, babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
69,70,71,72,73,74. Onlara İbrâhim'in kıssasını anlat! İbrâhim, babasına ve ulusuna “nelere tapıyorsunuz?” demişti. Onlar: “Putlara tapıyoruz; onlarla ilgilenip duruyoruz” demişlerdi. İbrâhim: “Çağırdığınız zaman sizi duyarlar mı ve size bir fayda ve zarar verirler mi?” demişti. Onlar: “Ancak, babalarımızı da böyle yaparken bulduk” demişlerdi.[378]
[378] Hz. İbrahim ve kavminin kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 68-83.  
Besim Atalay
swap_vert close
İbrahim'in haberini, okuyasın onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
Cemil Said
swap_vert close
69, 70. İbrâhîm’in fıkrasını ânlara tekrâr zikr it: İbrâhîm bir gün babasına ve kavmine "Kime ’ibâdet idiyorsunuz?" dimişdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” diye sormuştu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? demişti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Babasına ve halkına, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O bir vakıt babasına ve kavmine: siz neye taparsınız? dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, o babasına ve kavmine, (aleyhlerine delil getirmek ve bu yolla tebliğ yapmak için,) “Siz neye tapıyorsunuz?” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Babasına ve halkına; “Siz neye kulluk ediyorsunuz?” demişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine: «Siz neye tapıyorsunuz?» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani, babasına ve kavmine: “(Siz) nelere tapıyorsunuz?” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
O bir zaman, babasına (Azer’e) ve ulusuna “nelere tapıyorsunuz?” demişti.
(*) Not: Bizce en doğru görüşe göre Azer, Hz. İbrahim’in babasının lakabıdır, onun asıl adı ise Tarah’tır. (الله اعلم) Detaylı bilgi için En’am-74. ayetin açıklamasına bakılabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Babasına ve kavmine “(Bu) taptıklarınız da nedir?” diye sormuştu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İbrahim babasına, ulusuna: «Sizler neye taparsınız?» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani o babasına ve kavmine «— Neye tapıyorsunuz?» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani, babasına ve kavmine, “Siz neye kulluk ediyorsunuz?” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani İbrahim, putlara tapan babasına ve kavmine seslenerek, “Siz böyle körü körüne nelere tapıp duruyorsunuz?” diye sormuştu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, babasına ve kavmine dedi ki: -“Neye tapıyorsunuz?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir gün öz babası ve halkıyla sohbet ederken İbrahim:" Kime hizmet ediyorsunuz böyle? "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani o (İbrahim), babasına ve kavmine “Neye tapıyorsunuz?” diye sormuştu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir zamanlar o, babasına ve toplumuna: “Siz neye tapıyorsunuz?” demişti.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani, o babasına ve kavmine “Nelere kulluk ediyorsunuz?” diye sormuştu.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani O, babasına ve halkına, “Siz neye kulluk ediyorsunuz?” Diye sormuştu. 37/83...87
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani bir zamanlar o, babasını ve kavmini “Neye kulluk ediyorsunuz?” diye sor(gula)dı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit o; babasına ve kavmine “Nelere tapıyorsunuz?" diye sorunca,
Osman Fırat
swap_vert close
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, babasına ve kavmine dedi ki: «Neye ibadet ediyorsunuz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Günün birinde o babasına ve halkına hitaben: “Söyler misiniz: siz nelere ibadet ediyorsunuz? ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Babasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İbrâhîm babasına ve kavmine "Ne şeye 'ibâdet idiyorsunuz?" didikde
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün İbrahim, babasına ve halkına; “Siz nelere kulluk ediyorsunuz?” diye sordu.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hani, babasına ve halkına:-Neye kulluk ediyorsunuz? demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani babası ile kavmine sormuştu, “Siz neye tapıyorsunuz?” diye.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Siz neye ibadet ediyorsunuz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim eyitti atasına daħı ķavumına “ne nesene ŧaparsız?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki eyitdi atası‐y‐la ḳavmine: Ne nesneye ṭaparsız? didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman ki, o öz atasına və tayfasına demişdi: “Nəyə ibadət edirsiniz?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When he said unto his father and his folk: What worship ye?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, he said to his father and his people: "What worship ye?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
bir vakit
قَالَ
de- mişti
لِاَب۪يهِ
babasına
وَقَوْمِه۪
ve kavmine
مَا
ne- ye
تَعْبُدُونَ
âbd oluyor-sunuz
Hani o, babasına ve kavmine, "neye âbd ol(up kulluk ed)iyorsunuz?" demişti.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti