close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn neşe/ nunezzil ‘aleyhim mine-ssemâ-i âyeten fezallet e’nâkuhum lehâ ḣâdi’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dileseydik gökten bir delil indirirdik onlara, onun karşısında başlarını eğerlerdi, kalakalırlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Oysa) Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, (mecburen) ona boyunları eğilmiş (olarak) kalıverirlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer biz dileseydik, gökten onları zorla imana getirecek bir ayet ve alamet indirirdik de, onun karşısında hemen ona baş eğerler ve inanırlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olursa, onların üzerlerine gökten bir âyet, bir mûcize indiririz. Bu mûcizeden dolayı toplu olarak boyun eğmek mecburiyetinde kalırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dilersek onların üzerlerine gökten bir mucize indiririz de boyunları ona eğilir kalır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz eğer dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (iman etmelerini gerektirecek bir delâlet) indiriveririz de ona boyunları eğile kalır (artık hiç biri isyan etmez).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer istersek, gökten öyle bir mucize indiririz ki, ona boyun eğmeye başlarlar.(*)
(*) Mecaz-ül Kur’anda böyle meal verilmiştir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dilersek onlara gökten bir mucize indiririz de mecbur kalıp boyun eğerler.
Besim Atalay
swap_vert close
İsteseydik onlara gökten belge indirirdik, ona başeğerlerdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz (onların zorla iman etmesini) murad etseydik, onlara gökten (dehşet verici) bir mucize indirirdik de ona (toptan) boyun eğmek zorunda kalırlardı (ama buna gerek duymadık).
Cemil Said
swap_vert close
Eğer istese idik gökden bir mu’cize gönderir idik ki ânın önünde zelîl başlarını eğerler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz istesek onlara gökten bir mûcize indiririz de derhal ona boyun eğerler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dilesek onların üzerine gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dilersek üzerlerine Semadan bir âyet indiriveririz de ona boyunları eğile kalır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer (onları zorla îmâna getirmeyi) dileseydik, üzerlerine gökten (öyle) bir mu‘cize gönderirdik ki, (mecburen, Allah’ın hükmüne) boyun eğerlerdi (de, derhal îmân ederlerdi).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer dileseydik gökten öyle bir ayet¹ indirirdik ki hepsi ona boyun eğmek² zorunda kalırdı.
1- İradelerini ellerinden alırdık. 2- İman etmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer dilersek biz onların tepesine gökden bir âyet indiriveririz de ona boyunları eğilekalır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dilesek, onlara gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilip kalanlar (olarak inanmaya mecbûr) olurlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer (onların zorla iman etmelerini) dileseydik onlara semadan öyle (açık) bir belge indirirdik ki, onun karşısında (mecburen) boyun büker, baş eğerlerdi. *
(*) Ayette ifade edildiği üzere Allah isteseydi inkârcıları iman ettirecek bir belge veya bir felâket göndererek onların boyun eğmelerini sağlardı. Ancak böyle bir zorlama imtihan hikmetine aykırıdır. Allah dünyayı, hayatı ve ölümü imtihan için yaratmıştır. İnsanın bu imtihanı kazanması serbest ve özgür iradesiyle Allah’a inanmasına ve itaat etmesine bağlıdır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 144) ...Elçinin sözlerine inanmayan hatta sözleriyle küstahça alay edip onu aşağılayan yalancıların inanması için olağanüstü mucizeler sergilemekten Allah münezzehtir. Dileyen inanır, dileyen inanmaz. Allah’ın hiç kimsenin inanmasına ihtiyacı yoktur... Allah gönüllü kul olmayı, gönülsüz köle olmaktan üstün tutmuştur… İslam’a göre imânın manevî değeri, zorlamanın değil, özgür irade ve serbest seçimin ürünü olmasından ileri gelmektedir. Eğer bir peygamber Allah’ın elçisi olduğunu mucizeyle gösterip kanıtlıyorsa orada gayba imândan söz edilemez. Sadece gelen kişinin Allah’ın elçisi olduğuna şahitlik edilir. Bu durum da imtihanı bitirirdi. Zira doğru seçenek, artık ayan beyan görülmektedir. Dolayısıyla buradaki kabul değerli değildir. Bu olsa olsa imtihanda öğretmen eliyle zorunlu kopya çekmek gibidir. Allah zorlama yöntemini dilemiş olsaydı, imtihanın amacı ortadan kalkmış olurdu. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz istersek gökten onlara bir mucize (ayet) indirirdik, sonra onlar indirdiğimiz ayetlere boyun bükmüş olurlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz dilersek onların üzerine gökten öyle bir belge indiriveririz ki, onlar buna boyun eğiverirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, dileseydik onlara gökten onları zelil edecek bir alâmet indirirdik de onlar ona boyun eğerek münkat olurlardı [⁴].
[4] Veya başlan veya bölük bölük halk sana inkiyada gelirlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Biz dilesek onlara gökten bir mucize [âyet] indiririz de onun karşısında boyun eğip kalırlar.²
2 Ayette anlatılmak istenen; bir mucize indirilince onların zoraki imana gelmelerini Allah’ın istemediği demektir. İnanan hür iradesiyle inansın istedik demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de ona boyunları eğilmiş kalıverirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer onları zorla imana getirmeyi dileseydik, üzerlerine gökten öyle dehşet verici bir mûcize indirirdik ki, bunun karşısında derhal Allah’ın hükmüne boyun eğip ister istemez iman ederlerdi. O hâlde, iman etmiyorlar diye üzülme.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dilersek, onlara Gök’ten bir âyet indiririz; ona hep birlikte boyunları eğile kalır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz istesek onlara gökten mucize indirebiliriz. Ama o zaman ona, buyun eğmek zorunda kalırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz dilersek onların üzerine bir ayet göndeririz. Hiçbir şey yapamazlar. Etraflarındaki ayetleri görmüyorlar mı? Bilseler; gökyüzündeki ay, güneş, yıldızlar da ayetlerimizdir. Fırtına, şimşek, yıldırım, sel felaketleri, depremler, yanardağ patlamaları, kıtlıklar, yokluklar, bolluklar da ayetlerimizdir. Göktaşlarını görmüyorlar mı? Onlardan birini üzerlerine düşürmüş olsaydık ne yapabilirlerdi? Veya ayı, güneşi dünyaya yakınlaştırsaydık, engellemeye güçleri yeter miydi? Hesaplayabilirler mi? Güneş onlara birazcık yaklaştırılsa veya birazcık uzaklaştırılsa halleri nice olur?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dilesek, üzerlerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de ona boyunları eğik kalır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz dileseydik, o (müşriklerin) üzerine gökten bir mûcize indirirdik, onlar da o (mûcizeye) toptan boyun eğerlerdi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer dileseydik, onlara gökten öyle bir alamet indirirdik ki, onun karşısında boyunları bükülür, hemen baş eğerlerdi. ⁴
4 Ama insanın inanmasının manevî/ahlakî değeri, bu inancın bir zorlamanın değil, serbest ve özgür iradenin ürünü olmasına bağlı olduğuna göre, “göklerden indirilen” görünür ya da işitilir bir “alamet/işaret”, karşı durulmaz aşikarlığıyla bu serbest irade ya da seçim ögesini ortadan kaldırır ve dolayısıyla insanın mesaja olan inancını ahlakî değerinden ve anlamından yoksun bırakırdı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şayet biz dileseydik gökten onlara öyle bir mucize indirirdik ki hepsi ona boyun eğip inanmak zorunda kalırdı. 10/99, 17/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer tercih etseydik onlara semadan öyle bir kudret delili indirirdik ki, onun karşısında (mecburen) boyun büker, baş eğerlerdi.[³¹⁷¹]
[3171] Sözgeliminden âyetin sonu zımnen şöyle biter: ..fakat dilemedik. “Boyun bükmek” çaresiz kalmayı, “baş eğmek” ise mecburi itaati ifade eder. Sözün özü: İman değerini, insanın hür iradesiyle yaptığı özgür seçimden alır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Dileseydik; onlara gökten bir ayet (mucize)indirirdik de, (o mucizenin dehşetinden korkup, Rablerinin emirlerine) boyun eğerlerdi. (Tümü hak davetini kabul etmek zorunda kalırlardı, imana gelirlerdi. Bunu yapmayız, çünkü o, zorlama bir iman olurdu, onun için Biz onların öğütle yola gelmesini diliyoruz... Fakat ne yazık ki)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer dileyecek olsak üzerlerine gökten bir âyet indiririz de artık ona boyunları eğili kalmış olurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer dileseydik onlara gökten öyle bir mûcize indirirdik ki, onun karşısında ister istemez boyun bükerlerdi.
Allah dileseydi İnkâr edenlerin, imana girmelerini gerektirecek mûcizeler gösterirdi. Fakat O’nun hikmeti, insana verdiği akıl, irade gibi kabiliyetlere göre insanlık şahsiyetine yaraşan bir hürriyet vermeyi dilemiştir. Allah insanın, gerek tekvinî kainat kitabına, gerek tenzilî kitabına yerleştirdiği âyetleri inceleyerek hidâyeti kabul etmesini beklemektedir. İnsan bu imtihan dünyasında gerçeğe yönelmekle gelişme ve yükselme imkânı bulmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer murâd itsen onlara gökden bir mu'cize indirirdik ki ona boyunlarını eğer ve inkıyâd iderlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Farklı bir tercihte bulunsaydık gökten üzerlerine öyle bir belge indirirdik ki, karşısında başları öne eğilirdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dilersek, üzerlerine gökten bir işaret indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer dileseydik, onlara gökyüzünden bir âyet indirirdik de ister istemez ona boyun eğerlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger dilersevüz indürevüz anlaruñ üzere gökden nişān ola-dı boyunları yā cema'atları aña aşaķlıķ eyleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger biz dilesevüz indürür‐biz anlar üstine gökden āyetler. Pes ol vaḳtda anla‐ruñ boynı öñe münḳād olurdı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər istəsək, göydən onlara bir ayə (dəlil) göndərərik, onlar da ona (səssiz-səmirsiz) boyun əyib durarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If We will, We can send down on them from the sky a portent so that their necks would remain bowed before it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If (such) were Our Will,(3140) We could send down to them from the sky a Sign, to which they would bend their necks in humility.
3140 If it had been Allah's Will and Plan to force people's will, He could quite easily have forced the Makkans. But His Will and Plan work differently. His revelation is meant to train man's own will so that it conforms to Allah's beneficent purpose.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
eğer
نَشَاْ
diler- sek
نُنَزِّلْ
indiririz
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
اٰيَةً
bir âyet
فَظَلَّتْ
hemen olur
اَعْنَاقُهُمْ
boyunları
لَهَا
ona
خَاضِع۪ينَ
eğilip kalanlar
Biz dilersek onların üzerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de ona boyunları eğilip kalır (hemen secdeye kapanarak iman ederler).
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
ظَلَّ
Fiil-I
ظ ل ل
Oldu, devam etti
عُنُق
İsim
ع ن ق
Boyun
لَهَا
Zamir
لَهَا
Onun, ona (لَهُ Zamirinin müennes hâli)
خَاضِع۪ينَ
Etken fiil
خ ض ع
Eğilip kalanlar