close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 227. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti veżekerû(A)llâhe keśîran ventesarû min ba’di mâ zulimû(k) veseya’lemu-lleżîne zalemû eyye munkalebin yenkalibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar ve Allah'ı çok ananlar ve zulme uğradıktan sonra yardıma mazhar olanlar müstesna. Ve zulmedenler, yakında bileceklerdir halleri neye varacak ve nereye varıp gidecekler.
İstisnâ edilenler, Ravâhaoğlu Abdullah, Mâlik oğlu Kâ'b, Sâbitoğlu Hassân gibi Hz. Muhammed (s.a.a)'i öven, müşrik şâirlerinin hecivlerini reddeden iman sâhibi şâirlerdir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak iman eden, (ibadet ve istikametle) salih ameller işleyen ve Allah’ı çokça zikreden ve kendilerine (ve dinlerine) zulüm (ve hakaret) edildikten sonra, (rakiplerine karşı İslami bir gayretle) üstün gelmek (ve onları zelil ve aciz düşürmek üzere) yardımlaşıp savunmaya girişen (mü’min şairler ve yazarlar) müstesnadır. (Ancak; haksızlığı ve ahlâksızlığı yaymaya çalışan zorbalar, din istismarcısı ve yozlaştırıcısı iktidarlar ve onları alkışlayan riyakâr ve ucuz kahraman şair ve yazar takımı olan bütün) Zalimler ise nasıl bir inkılâba uğrayıp hangi dönüşümle devrileceklerini yakında bileceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak iman edip, dürüst ve faydalı davranışlar ortaya koyan, Allah'ı çokça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra, kendilerini savunanlar böyle değildir. Yaratılış gayesi dışında hareket edenler, yakında nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak iman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olan, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen, Allah'ı çok çok zikreden, Allah'a çokça ibadet eden, Allah'ın dinini, şeriatını çokça anlatan, zulme, haksızlığa uğradıktan sonra kendilerini savunan şairler müstesna. Haksızlık edenler, zulmedenler, İslâm'ın yükselişinin, müslümanların ilerlemesinin önünü kesme planları yapanlar ve uygulayanlar, günah, isyan ve inkâr bataklığında bocalayanlar nasıl devrileceklerini, hangi âkibete uğrayacaklarını yakında öğrenecekler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/52.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak iman edip salih ameller işleyen, Allah'ı çokça anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar müstesna. Zulmedenler hangi dönüş yerine döneceklerini yakında bilecekler. [8]
227.İbnu Ebi Hatim`in Urve`den rivayet ettiğine göre yukarıda üzerinde durduğumuz, şairlerle ilgili ayeti kerimeler (214 ve 215. ayeti kerimeler) indirilince Abdullah bin Revaha: "Allah biliyor ki ben de onlardanım (yani şairlerdenim)" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.1:655368.Yahut nasıl bir sarsıntıyla sarsılacaklarını yakında bilecekler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak iman edib salih amel işliyenler, Allah'ı çok ananlar, kendilerine zulmedildikten sonra (Peygambere hiciv yapan kâfirleri reddederek) öclerini alanlar müstesnadır. O zulmedenler, yakında hangi dönüş yerine döneceklerini bilecelerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyen, Allah’ı çokça zikreden, zulmedildikten sonra düşmanına karşı (şiir ile) mukabele etmek isteyenler hariç. Ve onlara zulmedenler, nasıl bir inkılâp ile devrileceklerini bileceklerdir (göreceklerdir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Zulmedenler hangi devrimle devrileceklerini bileceklerdir.[386]
[386] Şu‘arâ sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 169-173.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak inanarak, yararlı iş görenler, Allahı çok ananlar, zulme karşı koyanlar, bunlardan ayrıdırlar, hangi bir döneyde döndüklerini, zulmedenler görecekler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yalnız iman edip erdemli davranışlar ortaya koyanlar, Allah'ı çokça ananlar ve zulme uğradıklarında zalimlere karşı koyanlar böyle değildirler. Zalimler, ne acı bir akıbetle yüz yüze geleceklerini yakında anlayacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
Yalnız îmân iden ve a’mâl-i sâlihada bulunan dâimâ Allâh’ı zikr iden ve zulme karşu kendilerini müdâfa’a iden şu’arâ müstesnâdır zulüm idenler ’âkıbetlerinin neye müncer olacağını öğreneceklerdir. (*)
(*) Basılı iki nüshasında da 228 olarak gösterilen bu ayet mevcut mushaflarda 227 ayettir.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, Allah’ı çokça ananlar ve haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, neye nasıl dönüşeceklerini (başlarına nelerin geleceğini) yakında görecekler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
 Sahih hadis kitaplarında yer alan birçok hadisten de anlaşıldığı üzere, kötülüğü ifade etmeyen ve iyi maksatla kullanılan şiir, yukarıda kötülenen şiirden istisna edilmiştir. Nitekim ashâb-ı kiram arasında Resûl-i Ekrem’in takdirlerini kazanmış birçok şairler bulunmaktaydı. Meselâ Hz. Peygamber’in, Hassân bin Sabit’e, «Müşrikleri (şiirlerinle) hicvet, bil ki muhakkak Cebrail de seninle beraberdir» buyurduğu rivayet olunmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak inananlar, erdemli davrananlar, ALLAH'ı çok ananlar ve haksızlığa karşı mücadele edenler hariç. Zalimler, nasıl bir devrim ile devrileceklerini bileceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak iyman edip iyi ameller işliyenler ve Allahı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra öclerini alanlar müstesna, yarın bilecek o zulmedenler hangi ınkılâba münkalib olacaklar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak îmân edip sâlih ameller işleyen, Allah’ı çok zikreden ve kendilerine (kâfirler tarafından herhangi bir sözlü veya fiili saldırı yapılarak) zulmedildikten sonra (İslâm düşmanlarını şiirleri ile hicvederek) mukabele etmek isteyen (mü’min şair) ler müstesnâ. (Onlar bâtıl işler ile iştigal etmezler.) Zulmedenler/kâfirler, nasıl bir akıbete uğrayacaklarını yakında bileceklerdir!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak inananlar, salihatı yapanlar, her zaman Allah'ın öğüdünü dinleyenler ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar hariç.¹ Zulmedenler, nasıl bir alt üst oluşla, alt üst² olacaklarını yakında bileceklerdir.
1- Şairler. 2- Nasıl bir devrimle devrileceklerini.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak îman edib de iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanlar, Allâhı çok zikredenler ve zulme uğratıldıklarından sonra öçlerini alanlar böyle değildir. O zulmedenler yakında hangi inkılâb ile sarsılacaklarını bileceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, Allah'ı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra (şiirleriyle) intikamlarını alan (mü'min şâir)ler müstesnâ!Zulmedenler ise, nasıl bir inkılab yerine (dünyadaki hâllerinin zıddına) döneceklerini yakında bilecek(ler)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapmış olanlar, Allah’ı çok ananlar ve haksızlığa (zulme ve saldırıya) uğratıldıktan sonra kendilerini savunanlar başkadır. O zulmedenler (insanları ezip sömürenler, diktatörler, zorbalar, müstekbirler, tağuti güçler ve bunları öven, destekleyen, alkışlayan tüm şair, sanatçı ve yazarlar) ise nasıl bir devrimle devrileceklerini bileceklerdir. *
(*) Âyetin bu son cümlesi aynı zamanda, İslâm dininin dünya hayatında zâlim ve müstekbirlere karşı yapacağı hak ve adâlet inkılabının ehemmiyetini hatırlatmaktadır. Haksızlık edenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini ileride bileceklerdir  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak iman edip, Rablerinin emrettiği doğru işleri yapanlar, Allah’ı çokça ananlar ve haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunanlar (yapamayacağı şeyleri söylemezler.) Artık haksızlık yapanlar nasıl bir değişikliğe uğrayacaklarını öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak inananlar, iyilik edenler, Allah’ı sık sık ananlar, kıyıcılığa uğrayınca öc alanlar böyle değildirler. Kıyıcılık edenler de yakında göreceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şairden iman edip iyi amel işleyen, Allah/ı çok anan [⁶], zulüm olunduktan sonra öç alan [⁷] kimseler başka. Zalimler yakında nereye döneceklerini bileceklerdir.
[6] Şiirin kendini Allah'ı anmaktan alıkoymadığı zat.[7] Kâfirler mü'minleri hiciv ettikten sonra mukabeleten kafirleri hiciv eden zevat.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak, inanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar, Allah’ı çokça ananlar, zulme uğradıktan/hicvedildikten sonra kendilerini savunan (şairler) bunun dışındadır. Zulmedenler pek yakında nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını bileceklerdir.³⁶
36 Bu ayete binaen, Hz. Peygamber, manevi değerleri yücelten şiirleri tasvip etmiştir. İslam düşmanlarını yeren şairleri teşvik etmiştir. Hatta bir hadisinde: “İnne fi’ş-şi’ri hikmeten” (Bazı şiirler mahza/katıksız hikmettir) demiştir. Hz. Peygamber zamanında kâfirleri hicveden şairlerden bazıları şunlardır: Abdullah bin Revaha, Hassan bin Sâbit, Ka’b. Bin Malik ve Ka’b bin Züheyr. Yine Hz. Peygamber bir başka hadisinde ise: “Beyanın sihirli olanı, şiirin de hikmetli olanı vardır” demiştir. (Bkz. Buhari, Edeb, 92; Tıp, 51; Müslim, Şiir, 7-9; İbn Mâce, Edeb, 41)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar müstesna. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak Allah’a ve âhiret gününe yürekten iman eden, bu imanın gereği olarak güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan, Allah’ın ayetlerini sürekli gündemde tutarak O’nu sıkça anan ve herhangi bir sözlü veya fiilî saldırıya maruz kalıp zulme uğrayınca, düşmana aynen karşılık veren; onları hicvederek ve gerekirse karşı saldırı düzenleyerek kendilerini savunanlar başka. İşte bunlar, Rablerinin hoşnutluğunu kazanacak ve er geç başarıya ulaşacaklardır. O hâlde, ey Müslüman! Sakın ümidini kaybetme, asla yılgınlığa düşme, sana müjdeler olsun: Zâlimler, ne müthiş bir akıbete yuvarlanacaklarını, nasıl bir devrilişle yıkılıp gideceklerini yakında görecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak, iman etmiş, Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış), Allah’ı çokça anmış ve zulmedildikten sonra kendilerini savunmuş olanlar başka! Zulmetmiş olanlar, nasıl bir inkılâp ile dönüşeceklerini (nasıl çevrilip döneceklerini / değişeceklerini) yakında bilecektir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak, inanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlar, Allah adını dillerinden düşürmeyenler, vaktiyle mazlum iken şimdi muzaffer olanlar, ve de zulmü bizzat yapanlar, kimlerin tepetakla olacağını yakında görecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, yasalarımıza uyanlar, her yaptığı işi Allah’ın rızasına göre yapanlar, haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler ise şiddetle cezalandırılacaklarını yakında bilecekler. Hiç acele etmesinler! Günü gelince cezamızdan kurtulamayacaklar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah’ı çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar hariç. Haksızlık edenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini ileride bileceklerdir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlar, Allah’ı çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar bunu dışındadır.¹ Zâlimler nasıl bir devrime uğrayıp devrileceklerini pek yakında bilecekler!²
1 Abdullah b. Revaha, Hassan b. Sâbit, Kâ’b b. Malik ve Kâ’b b. Züheyr gibi mü’min şairler.2 Bu âyet; İslâm dininin âlemde zâlimlere karşı yapacağı hak ve adalet devriminin önemine ve geleceğine işaret etmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah’ı sıkça anan, [sadece] haksızlığa uğratıldıkdan sonra kendilerini savunan ¹⁰¹ ve haksızlık yapanların, hangi devrimle devrileceklerini ¹⁰² er geç görecekleri [konusunda Allah’ın vaadine güvenen şairler] bu hükmün dışındadır!
101 Bu ifadeyle Kur’an, gerçek müminlerin ancak kendilerini savunmak amacıyla savaşa girebileceklerini açıklığa kavuşturmaktadır: karş. bu anlamda savaşla ilgili ilk atfın yer aldığı 22:39-40 ve savaşı meşru kılan şartlar konusunda ayrıntılı açıklamaların geçtiği 2:190-194.102 Lafzen, “ne [tür] devrilişle devrileceklerini”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak iman eden, iyi ve güzel işler yapan, Allah’ı sürekli gündeminde tutan ve zulme uğradıktan sonra kendilerini savunanlar hariç. Sonunda o zalimler nasıl bir devrim ile devrileceklerini yakında anlayacaklar. 4/173, 67/29, 78/1...4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki, iman eden ve sâlih amel işleyen, Allah’ı sürekli hatırda (ve hatırlı) tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dahil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler.[³²⁷⁴]
[3274] Veya âhirete ilişkin bir okumayla: “..nasıl bir dönüşle (Allah’a) döneceklerini günü gelince öğrenecekler”. Esasen zulmün ve zalimin sadece âhiretteki değil dünyadaki sonu da “kötü”dür. Âyet, her iki dünyaya da mesaj vermektedir. Herkes emin olsun ki: Zulm ile âbâd olanın âhiri berbâd olur. Zira zulüm bir şeyi yerinden etmek’tir. Bir şeyi yerinden eden, er-geç yerinden edilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak; iman edip de sâlih amellerde bulunanlar, Allah’ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar böyle değildir!.. (Onlar şiirle hiciv yaparlarsa; müminlere yapılan zulmün öcünü almak için söylerler. Nitekim, "Şiir de söz cümlesindendir; iyisi, iyi bir söz gibi güzel, kötüsü ise; kötü bir söz gibi çirkindir" ve "Bazı beyan vardır muhakkak hikmetlerin ta kendisidir" buyurulmuştur) Zulmedenler ise; nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını göreceklerdir! (Selametle, kurtuluşa eremeyecek, büyük bir felakete ve ebedi azaba uğrayacaklardır)
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan yardımlaşanlar başka. Zulmedenler hangi halden hale uğrayacaklarını göreceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak imân edenler ve sâlih sâlih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokca zikredenler ve zulme uğradıklarından sonra öçlerini alanlar müstesna. Ve o kimseler ki, zulmettiler, nasıl bir inkılab mahalline yuvarlanıp gideceklerini yakın da bileceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak iman edip, güzel ve makbul işler yapanlar, Allah'ı çok zikredip ananlar ve zulme mâruz kaldıktan sonra haklarını savunanlar müstesna. Zalimler de nasıl bir inkılab ile devrileceklerini, yakında öğrenirler. [40, 52]
Cahiliye dönemi Arap şiirinde şehvet, intikam, ırkçılık gibi duygular hakim olup fazilet temaları az yer alırdı. Onun için Hz. Peygamber, genellikle şiir karşısında olumsuz bir tavır takınmıştır. Fakat bu arada bazen şiir dinlemiş, bir keresinde: “Bazı şiirler hikmet doludur” buyurmuştur. Ümeyye b. Ebi’s-Salt hakkında: “Şiiri iman etti, ama kendisi kâfirdir” demiştir. Bu olumlu tavır 227. ayetin istisnasının tefsiri kabilindedir. Bu ayet: 1. İman, 2. Makbul işler işleme, 3. Allah’ı sık sık hatırlama, 4 - Şahsî hislerle hareket etmeyip kamunun haklarını savunma şartları ile şiiri mübah kılmıştır. Bu itibarla Hz. Peygamber (a.s.) Kâb b. Mâlik, Hassan b. Sâbit gibi şairleri övmüştür.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak inananlar, iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra (rakiplerine) üstün gelmeğe çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir devrime uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak îmân iden ve sâlih 'ameller işleyen ve Allâh Te'âlâ'yı çok zikr iden ve zulüm-dîde oldukdan sonra nusret taleb iyleyen şâ'irler öyle değillerdir ve zulüm idenler karîben hangi mercî'a rücû' ideceklerini görirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ancak inanıp güvenen ve iyi işler yapanlar, Allah’ı sıklıkla ananlar, haksızlığa uğrayınca misliyle (dengiyle) öç alanlar, böyle değildirler. Haksızlık edenler de yakında nereye varacaklarını göreceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman eden, doğruları yapan ve çokça Allah'a zikreden, zulme uğradıkları zaman kendilerini savunanlar hariç. Zalimler, nasıl bir inkılapla devrileceklerini yakında öğrenecekler!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak iman eden, güzel işler yapan, Allah'ı çokça anan ve zulme uğradıktan sonra kendisini savunan kimse müstesnadır.(11) Zulmedenler ise, nasıl bir inkılâpla devrilip gideceklerini yakında görecekler.
(11) İmana, güzel işlere, Allah’ın anılmasına, hakkın savunmasına dair şiirleri Peygamberimizin teşvik ettiğine ve okutup dinlediğine dair pek çok rivayet vardır. Örnek için bk. Buhârî, Edeb: 91; Müslim, Şiir: 1, Fedâilü’s-Sahâbe: 157; Ebû Davud, Edeb: 95; Tirmizî, Edeb: 70.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim įmān getürdiler ya'nį mūsülmen şā'irleri daħı işlediler eyü işler daħı añdılar Tañrı’yı çoķ daħı öc aldılar ya'nį kāfir şā'irlerden andan śoñra kim güc eylendiler. daħı tįz bile anlar kim žulm eylediler ķanķı dönecek yire dönerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kişiler ki īmān getürdiler ve eylük eylediler ve Tañrı Ta‘ālā[yı] çoḳañdılar. Daḫı nuṣret virildi özlerine, kendülere ẓulm olunduḳdan ṣoñra. Daḫıbileceklerdür ẓālimler ki ḳanḳı dönecek yire döneceklerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ancaq iman gətirib yaxşı işlər görən, Allahı çox zikr edən və zülmə uğradıqdan sonra intiqamını alanlardan başqa! Zülm edənlər isə (öləndən sonra) hansı dönüşə dönəcəklərini (hara qayıdacaqlarını, aqibətlərinin necə olacağını, hansı inqilabla sarsılacaqlarını) mütləq biləcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save those who believe and do good works, and remember Allah much, and vindicate themselves after they have been wronged. Those who do wrong will come to know by what a (great) reverse they will be overturned!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except those who believe,(3238) work righteousness, engage much in the remembrance of Allah, and defend themselves only after they are unjustly attacked. And soon will the unjust(3239) assailants know what vicissitudes their affairs will take!
3238 Poetry and the fine arts which are to be commended are those which emanate from minds steeped in the Faith, which try to carry out in life the fine sentiments they express in their artistic work, aim at the glory of Allah rather than at self-glorification or the fulsome praise of men with feet of clay, and do not (as in Jihad) attack anything except aggressive evil. In this sense a perfect artist should be a perfect man. Perfection may not be attainable in this life, but it should be the aim of every man, and especially of one who wishes to become a supreme artist, not only in technique but in spirit and essentials. Among the commendable poets contemporary with the Holy Prophet may be mentioned Hassan and Labid: the latter had the honour of being one of the seven whose poems were selected for "hanging" (the Mu'allaqat) in the Days of Ignorance. 3239 These were the scurrilous rhymsters, who were doomed to come to an evil end.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an-cak
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
وَذَكَرُوا
ve zikrettiler
اللّٰهَ
Allah'ı
كَث۪يراً
çokça
وَانْتَصَرُوا
ve yardım gördüler
مِنْ بَعْدِ
sonradan
مَا
o şey-den ki
ظُلِمُواۜ
zulme-dildiler
وَسَيَعْلَمُ
ve yakında bilecek
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
ظَلَمُٓوا
zulmettiler
اَيَّ
hangi
مُنْقَلَبٍ
dönüşe
يَنْقَلِبُونَ
döndürülecekler
Ancak iman edip sâlih ameller işleyenler, Allah'ı çokça zikredenler ve zulme uğradıktan sonra (Allah tarafından) yardım görenler başka. Zulmedenler hangi dönüşe (hangi âkıbete) döndürüleceklerini yakında bilecekler.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
اِنْتَصَرَ
Fiil-VIII
ن ص ر
Yardım gördü, yardımlaştı, hakkını aldı, intikam aldı, kurtuldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
اَىّ
Soru eki
اَىّ
Hangi, hangisi, nasıl
مُنْقَلَب
Edilgen fiil-VII
ق ل ب
Dönüş yeri
اِنْقَلَبَ
Fiil-VII
ق ل ب
Geri döndü, dönüp gitti, dönüverdi