close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 206. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme câehum mâ kânû yû’adûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra onlara vaadedilen azap geldi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra va’ad edilen (azap) kendilerine gelip (kuşatsa),
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
sonra tehdit edildikleri azap başlarına gelse,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra tehdit edilmekte oldukları azap da başlarına gelse, bir şey değişmeyecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra kendilerine vaadedilen başlarına gelse,
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra kendilerine va'dolunan (azab günü) geliverse,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra kendilerine verilen azab vaadi gelip çatarsa,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra, onlara vaadedilen azap başlarına gelince,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra da kendilerine uyarıldıkları azap gelse;
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra söz verilen başlarına gelince
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
205-206. Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse,
Cemil Said
swap_vert close
205, 206, 207. Yâ Muhammed! Göriyor mısın bir çok seneler emvâlden müstefîd olmalarına müsâ’ade itmişidik. Nihâyet haber virilen ’azâb irişdiği vakit o müstefîd oldukları ni’metler ne işlerine yarar?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
205,206,207. Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (hâlleri nice olurdu?)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
205-206. Ne dersin? Biz onları yıllarca nimetlerden faydalandırmışsak, sonra da kendilerine vaad edilen azap başlarına gelmişse!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
205, 206. Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve sonra kendilerine söz verilen başlarına gelse,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra kendilerine edilen vaid gelip çatarsa
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap, ansızın) başlarına gelse,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra da onlara yapılan uyarı¹ gerçekleşse,
1- Azap.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
205,206,207. Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
205,206. Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni'metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (yaptıkları kötülüklerden dolayı) kendilerine vaadedilen başlarına gelse,
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra vaat edilen (ölüm) onlara geldi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
sonra da onlara söz verilen azap gelip çatsa,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
205, 206. Ne dersin? Onları senelerce geçindirsek, sonra vaat olundukları azap onlara gelse.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra da onların başına vaat edilen şey de gelmişse,
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra kendilerine vaat edilen (azap günü) geliverse.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve sonunda, onlara vaadedilen azap gelip yakalarına yapışsa,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine vaad ediliyor oldukları şey onlara geldi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
ardından kendilerine sözü edilen felaketin nasıl gelip çattığını.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra tehdit edildikleri azap kendilerine gelse!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
205,206. Şimdi şunu bir düşün: “Biz onları senelerce yaşatsak, sonra da (kendilerine) söz verilmiş olan (azap) başlarına gelse,
Mehmet Türk
swap_vert close
205,206. Diyelim ki Biz, onları yıllarca yaşatsak, sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
Muhammed Esed
swap_vert close
ve sonra vaad edildikleri [azap] başlarına gelmişse;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra da onlara vaat edilen azap başlarına gelse. 7/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
sonra vaad edilen azap başlarına gelse;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra da, kendilerine va’ad olunan azap, başlarına gelip çatsa;
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sonra kendilerine vaad edildikleri (azap) başlarına geliyorsa;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onlara tehdit edilmiş oldukları şey gelecek olsa.
Suat Yıldırım
swap_vert close
205, 206, 207. Ne dersin: Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi? [2, 96; 92, 11]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra tehdid edildikleri (azab) kendilerine gelse,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra va'ad olundukları 'azâb gelse
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra tehdit edildikleri azap gelse,
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra da onlara vaat edilen azap gelse...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra da kendilerine vaad edilen şey başlarına geliverse,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
205-207. ay, gördüñ mi eger gönendürsevūz anları yıllar, andan gelür-ise anlara ol kim va'de olındılardı 'aśśı itmeye anlara ol kim oldılar gönendürinürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra gelse özlerine va‘de olunan ‘aẕāb,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra və’d (təhdid) olunduqları (əzab) onlara yetişsə,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And then cometh that which they were promised,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet there comes to them at length the (Punishment) which they were promised!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
جَٓاءَهُمْ
onlara  gelse
مَا
o şey ki
كَانُوا
idiler
يُوعَدُونَۙ
vaad olunu-yorlar
Sonra onlara vaad edilen (azap) başlarına gelse,
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı