close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 199. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fekaraehu ‘aleyhim mâ kânû bihi mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara okusaydı gene inanmazlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve de o bunu kendilerine okusaydı, yine Ona iman etmeyeceklerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
o da Kur'ân'ı onlara okusaydı, yine O'na inanmayacaklardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'ân'ı, onlara okusaydı, inceletseydi, yine iman etmezlerdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/96-97; 15/14-15.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu kendilerine okusaydı, ona iman edecek değillerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onlara okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu Kureyş kâfirleri üzerine okusaydı, yine iman etmiyeceklerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
198, 199. Eğer Biz, bu Kur’anı yabancı birisine indirmiş olsaydık, O Kur’anı onlara okusaydı, ona yine de inanacak değillerdi. [Böyle edebî, harika bir kitabın acemi birisinden çıkamayacağını, bunun ancak Allah’ın indirmesi olacağını idrak edemeyeceklerdi.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
198,199. Biz, Kur'ân'ı Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara okunsaydı yine inanmazlardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
198-199. Eğer biz Kur'an'ı yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
198, 199. Bunı bir ecnebî lisânıyla inzâl ide idik ve ânlara okuya idi, anlamadık diyu îmân itmezlerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
198,199. Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
198-199. Kur’an’ı Arap olmayanlardan birine indirseydik de onu onlara okusaydı, yine iman etmezlerdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
198, 199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve onu onlara okusaydı ona inanmıyacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o kendilerine kıraet etse idi yine iyman etmiyeceklerdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
198-199. Eğer Biz, onu (Arapça bilmeyen) yabancı birisine vahyetmiş olsaydık, (o kimse, kendi lisanı ile) onu (Kur’ân’ı), onlara (Mekkeli müşriklere) okusaydı, (bu sefer de, “Biz bunu anlamıyoruz” diyerek) ona îmân etmezlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O da bunu onlara okusaydı, onlar yine de inanmayacaklardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
onlara karşı bunu okusaydı yîne buna îman edici kimseler değillerdi onlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
198,199. Eğer onu Arabca bilmeyen kimselerden birine indirseydik de, (o kimse) onu onlara (Mekkeli müşriklere) okusaydı, (yine de) ona îmân eden kimseler olmazlardı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
198 - 199. Ve eğer biz onu (o Kur’an’ı) yabancı (ana dili Arapça olmayan) birisine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine (kibir ve inatlarından dolayı) ona inanacak değillerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ve elçi, o yabancı kitabı onlara okumuş olsa idi, yine inananlardan olmazlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
o da onlara okusaydı. yine de inanmıyacaklardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O da onlara Kur/an/ı okusaydı yine ona inanmayacaklardı [⁷].
[7] Kur'an'ı Arapça indirseydik Arap olmayana tâbi olmayı âr sayarlardı. «O, Arap dilinde fasih değildir» derlerdi, Bilâkis kendi dilince indirseydik «mânasını anlamadık» derlerdi. Biz ise fasih Arap diliyle indirdik. Daha niye inanmıyorlar?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O da onu onlara okusaydı, yine ona inanmazlardı.³²
32 “Kitap yabancı dilde, elçi ise Arap” diyecekler ve anlamıyoruz mazeretiyle inanmayacaklardı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece onlara karşı onu okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O da bu kitabı onlara mükemmel bir Arapça’yla okusaydı, yine de bir bahane uydurup ona inanmayacaklardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu onlara okusaydı, yine inanacak değillerdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
198,199. Kuran’ı bir yabancıya indirsek de, // o yabancı bunu Mekkelilere okusaydı o zaman yine de inanmazlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yabancı bir elçi onlara Kur’an’ı okusaydı, onlar inanmazdı. İçlerinden tanıdıkları birini seçtik ki; aleyhine olmasın! Yine öyleyken inkâr mı ediyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
198,199. Biz Kur’an’ı, Arap olmayanlardan birine indirseydik de onu kendilerine (farklı bir dilde) okusaydık [*] yine de ona inanmazlardı. [*]
Bu ayet Fussilet 41:44. ayetle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Sebe’ 34:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunu onlara o okusaydı, (onlar) yine de ona inanmazlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bu yabancı onu [kendi diliyle] onlara okusaydı, onlar yine inanacak değillerdi. ⁸⁶
86 Kur’an’da pek çok yerde belirtildiği gibi, Muhammed (s)’in Mekkeli çağdaşlarından çoğu Allah’ın “kendileri gibi bir ölümlüye” mesajını emanet etmeyeceği gerekçesiyle başlangıçta o’nun risaletine inanmaya yanaşmamışlardı; hem de, bu tavrı, Kur’an’ın, tam olarak anlayabilsinler diye “apaçık bir Arapça’yla” ifade edilmiş olduğunu gördükleri halde bırakmamışlardı; fakat (yukarıda ifade edildiğine göre) Hz. Peygamber bir yabancı olsaydı ve mesajı da başka bir dille vahyedilmiş olsaydı, şimdi inanmayanlar o zaman inanmaktan daha da uzak olacaklardı, çünkü bu sefer de mesajı anlayamadıklarını söyleyerek neredeyse meşru olan bir mazeretle ona karşı çıkacaklardı (karş. 41:44).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O da onlara bu mesajı okusaydı anlayamadık diye buna inanmazlardı. 16/103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
o da o (mesajı) kendilerine okusaydı, yine de ona inanmazlardı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
198,199. Şayet Biz onu, hiç Arapça bilmeyen bir kimseye indirmiş olsaydık; (bir mucize olarak o kimse kendilerine Kureyş lehçesi ile de okumuş olsaydı - işlerine gelmediği için-) yine de, iman edenlerden olmazlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Onu (dili başka olan) onlara okusaydı, (onlar yine) ona inanmazlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onu onlara karşı okuyacak olsa idi ona imân edenler olmuş olmazlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
198, 199. Eğer Biz Kur'ân'ı arap olmayanlardan birine indirseydik de onu kendilerine okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi. [15, 14-15; 10, 96-97]
Hz. Peygamberin karşılaştığı inatçı inkârın bir şekli de şu idi: “O’nun getirdiği mesaj Arapçadır. Kendisi de Arap olduğu için bunu kendisinin hazırladığı söylenebilir. Şayet kendisinin de, bizim de bilmediğimiz bir dilden olsaydı ona inanabilirdik.” Oysa Allah onların dediği gibi yapsaydı, bu sefer şöyle diyeceklerdi. “Bu yabancıyı cin tutmuş! Başka izahı yok!” Allah Teâlâ onlara cevaben kolaylıkla anlamaları için kendi dillerinde gönderildiğini bildirmiştir [44,58]. Fakat onlar bunu anlamazlıktan gelmişlerdir. Aslında Arapça dışında bir dil ile gönderilseydi, yine onlar: “Şu tuhaflığa bakın: Arap milletinden bir resul gönderilmiş, ama ona öyle bir mesaj verilmiş ki ne kendisi anlıyor, ne de halkı!” (Krş. 41,44). Allah onların çaresizlik içindeki son bahanelerini, daha doğrusu sayıklamalarını da cevaplandırmıştır: “Vahyi gökten kâğıtlar halinde indirsek, onlar da elleriyle tutsalar dahi bu sefer de: “Bu bir büyüden ibaret, gerçek olamaz!” derlerdi [6,7].  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu onlara okusaydı, ona inanmazlardı:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
ve onlara da Nebî bunı okumuş olsa idi. Ona îmân itmezlerdi. (Bunı anlamıyoruz dimeğe hakları olurdı).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O da bunlara okusaydı inanmaları söz konusu olmazdı.
Şaban Piriş
swap_vert close
O da onlara okusaydı, yine de ona inanmazlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve onu bu yabancı kimse kendilerine okusaydı, yine inanmazlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
198-199. daħı eger indürmişmissedük anı bir nice 'arab degüller üzere pes oķımışmıssa anı anlaruñ üzere olmayalardı aña inanıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
anı oḳusa‐y‐dı üstlerine, anlar aña inanmayalardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və o (Qur’anı) onlara (Məkkə müşriklərinə və kafirlərə) oxusaydı, (bu şəxs ərəb dilini yaxşı bilmir, qeyri-ərəbə tabe olmaq, onun ardınca getmək bizə ayıbdır deyə) ona iman gətirməzdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he had read it unto them, they would not have believed in it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And had he recited it to them, they would not have believed in it.(3228)
3228 The turn of Arabia having come for receiving Allah's Revelation, as was foretold in previous Revelations, it was inevitable that it should be in the Arab tongue through the mouth of an Arab. Otherwise it would have been unintelligible, and the Arabs could not have received the Faith and become the vehicles for its promulgation as actually happened in history.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَقَرَاَهُ
ve onu okusaydı
عَلَيْهِمْ
onlara
مَا كَانُوا
olmazlardı
بِه۪
ona
مُؤْمِن۪ينَۜ
iman edenler
(198-199) Eğer Biz onu (Arapça bilmeyen) yabancı birine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.
قَرَاَ
Fiil-I
ق ر ا
Okudu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan