close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 174. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu kıssada da, insanlar için bir ders vardır, onlardan çoğu buna inanmasalar da…
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunlarda da, kesinlikle Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, bütün insanlar için ibretler, alınacak dersler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki bunda (onlara yaptığımız helâk işinde), arkalarından gelecekler için büyük bir ibret vardır; öyle iken, çoğu mümin olmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz bunda, önemli bir ayet ve delil vardır. Fakat çokları inanmadılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
174,175. Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da. Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunda bir belge vardır, pek çokları inanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.
Bkz. 26/8, 67, 103, 121, 190  
Cemil Said
swap_vert close
Bu Allâh’ın bir ders-i ’ibreti idi. Lâkin ekserîsi îmân itmediler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunda bir ders var; ancak çokları inanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak, nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz bunda¹ bir ayet² vardır. Ama onların çoğu iman edenlerden olmadı.
1- Lût'un kıssasında. 2- Gösterge, belge, ibret.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz bunda elbette bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz bunda, apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten, bunda bir ayet (ibretli mesaj vardır), ama onların çoğu iman etmiş değillerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu haberde ibret alınacak işaretler var, ancak onların çoğu inanmıyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bu olayda kesin bir belge vardır. Ancak onların pek çoğu inanan kimseler değildiler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki halkın pek çoğu mü/min değillerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki bunda bir ibret [âyet] vardır fakat onların pek çoğu mü’min değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz (iman edenler için) bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değillerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dinle, ey insan; hiç kuşkusuz bu anlatılanlarda, ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret var fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz ki, bunda bir âyet vardır. Yine de onların çoğu mümin olmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Çokları inanmasa da bu toplu telef olayında şuna işaret vardır:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır. Ama yine çokları inanmazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz bu (Lût kıssasında, insanlar için) bir ibret vardır ama onların çoğu (hâlâ) inanmadılar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu [kıssada da insanlar için] bir ders vardır; onlardan çoğu [buna] inanmasalar da...
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır. Ama onların çoğu yine de iman etmediler. 12/111
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elbet bu (Lût kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kuşkusuz; bu kıssada da bir ibret vardır!.. Ama (sonra gelenler bundan bir ders almadı, içlerinden) çoğu imana gelmedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların çokları mü'minler olmadı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bunda kudret-i bâliğamıza delâlet ider âyet vardır, lâkin ekserîsi îmân idezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanmış değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Elbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregi anlaruñ mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur, daḫı anlaruñ çoġı mü’minler degül‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, bunda (Lutun bu hekayətində) bir ibrət vardır. Halbuki onların əksəriyyəti iman gətirmədi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp-hesiz
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَةًۜ
elbette bir âyet
وَمَا كَانَ
ama olmadı
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
مُؤْمِن۪ينَ
iman edenler
Şüphesiz bunda (anlamak isteyenler için) bir âyet (Allah'ın kudretine bir delil ve ibret) vardır; ama onların çoğu iman etmediler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan