(Lût) dedi ki: “Doğrusu ben sizin bu (sapık) davranışınızdan tiksinenlerdenim.”
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Lut kavmine “Şunu bilin ki, ben sizin yaptıklarınızdan tamamen uzak olanlardanım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Lut dedi: «İşte ben de sizin bu ettiklerinize karşı bayağı hınç duymaktayım.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Lût dedi: «— Ben sizin bu işinize pek ziyade öfkelenenlerden biriyim».
İsmail Yakıt
swap_vertclose
(Lût da) dedi ki: “Muhakkak ben sizi bu yaptığınızdan dolayı nefretle kınayanlardan [kâlîn] biriyim.”
Kadri Çelik
swap_vertclose
Dedi ki: “Gerçekten ben, sizin bu yapmakta olduğunuza öfke ile karşı olanlardanım.”
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Lut ise, “Siz ne derseniz deyin, ben sizin bu yaptıklarınızı nefretle kınıyorum!” dedi. Ve Rabb’ine el açıp yakardı:
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Dedi ki: -“Ben, sizin ameliniz için İğrenenler’denim”.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Lût: " Vallahi sizin işiniz midemi bulandırıyor.”
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Lut dedi ki, "Ben sizin bu yaptıklarınıza fena halde kızanlardanım!"
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
(Lut da) “Doğrusu ben sizin bu işiniz nedeniyle (sizi) kınayanlardanım!” [*] demişti.
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-kâlîne] kelimesi [el-kılâ’] kökünden gelmekte ve “şiddetli öfke duyanlar” anlamı vermektedir. Buradaki öfke, gönüle ve ciğerlere tesir etmiş olan bir öfkedir. İfadenin “Bu işiniz nedeniyle sizi kınıyorum” şeklinde tekil değil de “Sizi kınayanlardanım” şeklinde çoğul gelmesi, o dönemde bu kavmin yaptığı ahlâksızlığı herkesin paylaşmadığını, bunu kınayanların da bulunduğunu göstermektedir.
Mehmet Türk
swap_vertclose
(Lût): “(Doğrusu) ben, sizin bu işinizden nefret ediyorum.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vertclose
[Lût:] “İyi bilin ki, ben bu sizin yaptıklarınızı sonuna kadar kınayanlardan biri olarak kalacağım!” dedi.
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
– Lut: Ben sizin yaptıklarınızdan tiksiniyorum ve sizi şiddetle kınıyorum dedi. 15/57...77
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
(Lût): “Bilin ki ben, bu yaptığınızdan dolayı sizi nefretle kınıyorum!” dedi.[³²⁵⁵]
[3255] Kâlîn hem “nefretle kınama”yı, hem de bundan dolayı o toplumun bir üyesi olmayı reddetmeyi” ifade eder. Âyetin başındaki kâle ile sonundaki kâlîn arasında Mutarraf da denilen mükemmel bir cinas sanatı görünmektedir.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
(O zaman Lut; onların yola gelmiyeceğini anladı, eğer ben hak davetimden vazgeçersem sizin suçunuza ortak olurum!.. Oysa) "Ben, sizin yaptığınız çirkin işten uzağım!.." dedi. (Ve Rabbine yönelerek)
Osman Fırat
swap_vertclose
(Lût) dedi: "Ben sizin bu işinize, (kadınları bırakıp erkeklere gidişinize) kızanlardanım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Dedi ki: «Şüphe yok, ben sizin işlediğiniz şey için buğz edenlerdenim.»
Suat Yıldırım
swap_vertclose
168, 169. “Ben” dedi, “Sizin yaptığınız bu işten nefret ediyorum. “Beni ve bana tâbi olanları, onların yaptıkları kötülüğün cezasından ve onların her türlü şerrinden Sen kurtar ya Rabbi! ”
Süleyman Ateş
swap_vertclose
(Lut) dedi: "Ben sizin bu işinize, (kadınları bırakıp erkeklere gidişinize) kızanlardanım."
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
Lût: "Ben sizin bu 'amelinize şiddetle buğz idenlerdenim"
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
O da “Bu işiniz beni sizden iyice soğuttu[*].”
[*] Mekayis'l-luğa'da şu ifade yer alır والقِلَى تجافٍ عن الشّيء وذَهابٌ عنه القِلَى Bir şeyden soğumak ve uzaklaşmak'tır. Lut aleyhisselam burada, aradaki bağların koptuğunu ve kendinin de ayrılmak istediğini ifade etmiş olmaktadır.
Şaban Piriş
swap_vertclose
-ben sizin yaptıklarınızdan tiksiniyorum dedi.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Lût dedi ki: “Ben sizin yaptığınız işten şiddetle nefret edenlerdenim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Lût dedi: "Ben sizin şu yaptığınıza öfkelenenlerdenim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
eyitti lūŧ “bayıķ ben işlerüñüzi düşmān dutıcılardanvan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Lūṭ eyitdi: Ben sizüñ ‘amellerüñüzi terk idenlerden‐men, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(Lut) dedi: “Həqiqətən, mən sizin əməlinizə nifrət edənlərdənəm!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
He said: I am in truth of those who hate your conduct.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
He said: "I do detest(3211) your doings."
3211 He was only among them from a stern sense of duty. The whole atmosphere there was detestable to him, and he was glad to escape when duty no longer demanded his presence there. He prayed for deliverance from such surroundings.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اِنّ۪ي
doğru-su ben
لِعَمَلِكُمْ
sizin yaptığınıza
مِنَالْقَال۪ينَۜ
kızanlardanım
(Lût) Dedi ki: "Doğrusu ben sizin bu yaptığınız(dan tiksinip siz)e kızanlardanım!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.