Böylece (kendilerine haber verilen) o azap (felâket onları) yakalayıverdi. Kuşkusuz bunda bir ayet (ibret alınacak bir ders) vardır, oysa onların çoğu iman etmiş değillerdi. *
(*) Bozguncuların mucize istemeleri üzerine Salih, mûcize olarak deveyi gösterdi. Bu mûcize ile Semûd kavminin bu hayvana karşı nasıl davranacağı Allah tarafından sınanıyordu. Suyu dönüşümlü olarak kullanacaklardı, yani bir gün Salih’in devesi içecekti, bir gün de Semûd halkı ihtiyacı olan suyu alacaktı veya geleneğe bağlı olarak halkın su ihtiyacı için ayrılmış olan günde halk suyunu alacak, develerin su içmesi için ayrılmış günde ise deve diğerleriyle birlikte su içecekti. Salih’in, bu deveye herhangi bir kötülük yapmamaları hususunda halkını uyarmasına rağmen onu hunharca öldürdüler. Aslında zalim ve azgın Semud halkı için deve bir imtihan aracı idi, maksat onların zulüm, inkâr ve azgınlıkları terk edip ilâhî buyruklara itaat hususundaki niyet ve kararlılıklarını denemekti. Ne var ki onlar bu sınavı kaybettiler (Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/73-79; Hûd 61-62 vd.) Ayrıca ilgili ayetler incelendiğinde görülecektir ki, Semud halkının helâk oluşunun sebebi sadece söz konusu devenin öldürülmesi seğildir, bunun yegâne sebebi onların yeryüzünde yaptıkları zulüm, kötülük, bozgunculuk, inkâr, isyan ve azgınlıklarıdır. Ama deveye zarar vermemeleri hususunda son kez ikaz edilmişlerdi. Semud kavminin yok edilişini anlatan ayetlerde ise (A’raf-7/78) "Şiddetli bir sarsıntı" ve (Hud-11/ 67)"korkunç bir sesten" söz edilmektedir. Bu da şiddetli bir deprem ya da yanardağ patlamasını akla getirmektedir. Hem depremle hem de yanardağın patlamasıyla beraber bir sesin olması da bilinen bir hakikattir. Bütün bunlardan anlaşılan ansızın gelen azabın, bir patlama sesiyle korkunç bir sarsıntıyla devam etmesidir. Diz üstü çöken Semudlular daha sonra yere yığılmış ve böylece helak olmuşlardır. Helâk oluşlarının nedenleriyle ilgili bir açıklamada da aşağıya alınmıştır.
والذي يمعن النظر في القرآن الكريم يجد أن استئصال الله للقوم لم يكُ بسبب عقرهم للناقة فقط، بل بسبب أنواع من الذنوب، منها النوع الأول: كفر النعم، والاستكبار على الناس واستضعافهم والبغي عليهم بغير حق، والطلم والطغيان والإفساد في الأرض، والإسراف وإطاعة
المسرفين، وكل ذلك منصوص عليه في القرآن الكريم : النوع الثاني: تكذيب المرسلين، والاستهزاء بهم، واتهامهم، والاتفاق والتآزر على قتل نبي الله صالح وأهلِه والمؤمنين به جميعًا : النوع الثالث: قتلهم الناقة التي نُهُوا عن مَسِّها بسوء:إنَّ الناقةَ كانت فتنة واختبارًا للقوم، وجعل الله – تعالى- قَتْلَهَا عَلامةً على إهلاكهم، وآيةً على فواتِ فرصةِ النجاة من عذابِ الله ولم يكن قتلُهُم للناقة الذنبَ الوحيدَ الذي ارتكبوه حتى يُعَذِّبَهُمُ اللهُ -تعالى- بسببه ويهلكهم بالصيحة، بل كان قتلُها آخِرَ ذنبٍ لهم مسبوقًا بجملة من الذنوب والكبائر -كما بيَّنَّا فيما سبق (فوائد الطالبين ج(2) ناقة صالح -عليه السلام- لم تخرج من الصخرة!)