close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 157. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe’akarûhâ feasbehû nâdimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nadim oldular.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Buna rağmen) Sonunda onu (mucize deveyi yine de tutup) kestiler, ancak (hemen ardından onları) pişmanlık kaplamıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün bu uyarılara rağmen, deveyi ayaklarından keserek öldürdüler, sonra da pişman oldular.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Derken, onu, kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Ama pişman da oldular.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonuçta onu boğazladılar; ama pişman oldular.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Derken o deveyi kestiler, fakat pişman oldular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ise; o devenin el ve ayaklarını kestiler, ardından pişman oldular.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama sonunda pişman oldular.
Besim Atalay
swap_vert close
Deveyi öldürdüler, sonra pişman oldular!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
157-158. Derken onu kestiler, fakat (çok geçmeden) pişman oldular. Sonunda azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmekte diretiyor.159. Şüphesiz senin Rabbin, mutlak galiptir, çok merhametlidir.
Bkz. 7/78, 11/63  
Cemil Said
swap_vert close
Deveyi öldürdiler, irtesi gün nâdim oldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
157-158. Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına pişman oldular; çünkü onları azap yakaladı. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır ama çokları iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nihayet onu kestiler; ancak pişman oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken onu vurdular, fakat nâdim oldular
Emrah Demiryent
swap_vert close
157-158. (Bunca uyarılara rağmen) onu (deveyi) kestiler, (derken azabımızı gördükleri anda yaptıklarına) pişman oldular, (velâkin bu pişmanlıkları onları azabımızdan kurtaramadı ve müstahak oldukları) azap onları yakaladı. Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken onu kesdiler. Fakat peşîman oldular.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken onu kestiler; bunun üzerine (yaptıklarından) pişmanlık duyan kimseler oldular.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular;
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deveyi boğazladılar sonrada yaptıklarına pişman oldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar ise o deveyi kestiler. Sonra da ettiklerine yanıp tutuştular.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlarsa deveyi sinirlediler. Sonra da azap korkusuyle pişman oldular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet onu hunharca boğazladılar ve sonra da pişman oldular.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonunda onu (yine de) kestiler de böylece pişman olmuş kimseler olarak sabahladılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bütün bu uyarılara rağmen, Allah’a itaatin simgesi olan deveyi hunharca boğazlayıp öldürdüler fakat çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Derken onu kestiler; pişman olmaya başladılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken onu kestiler, pişman oldular ama artık
Mehmet Çoban
swap_vert close
Salih’in toplumu su içme haklarına razı olmadılar. Dişi develeri kestiler. Ama sonunda pişman oldular.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu (deveyi) hunharca katletmiş, [*] (sonradan) pişman olmuşlardı.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Kamer 54:29; Şems 91:14.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Buna rağmen) o (deveyi) öldürdüler ve hemen pişman oldular.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bütün bu uyarılara rağmen onlar yine de o deveyi hoyratça boğazladılar; ama bunu yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular; ⁶⁸
68 ‘Akarûhâ ibaresi için benimsediğimiz “onu hoyratça boğazladılar” karşılığı hk. bkz. 7:77 hk. 61. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Buna rağmen onu hunharca boğazladılar, fakat sonunda pişman oldular. 7/73...79
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Buna rağmen onlar, onu işkence yaparak vahşice katlettiler;[³²⁵²] fakat sonunda pişman oldular;
[3252] ‘Akara, işkence yoluyla vahşice katletmeyi ifade eder (7:77, not 60). Bu pasaj, Sâlih kavminin helâkini bir deveye yapılan işkenceye bağlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat onlar Sâlih a.s.'in uyarısına aldırmadılar) Ve onu kestiler!.. Sonra da, (işledikleri cinayetin, kendilerini helâke sürükleyeceğini anladılar) pişman olarak sabahladılar. (Ancak tevbe zamanı geçmişti)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onu (deveyi) kestiler, ama pişman oldular.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, deveyi boğazladılar, ama çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nihayet onu kestiler, ama pişman oldular.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O devenin ayaklarını kesdiler. 'azâbın vurûdundan haberdâr olunca pişmân oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra o deveyi kestiler ama yaptıklarına pişman oldular.
Şaban Piriş
swap_vert close
Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Deveyi kestiler ve pişman oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes öldürdiler anı pes oldılar peşimenler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes siñirlediler deveyi, peşīmānlardan oldılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Amma onlar (dəvəni) tutub kəsdilər, sonra da (əzab qorxusu ilə) peşman oldular.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But they hamstrung her, and then were penitent.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But they ham-strung her: then did they become full of regrets.(3208)
3208 Their regrets were too late. They had themselves asked for a Sign. The Sign had been given them in the she-camel, which their prophet Salih had put forward as a test case. Would they, through that symbol, respect the law of equity by which all people had rights in water and in the gifts of nature? They refused to respect that law, and committed sacrilege by deliberately killing the she-camel. They themselves came to an evil end.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَعَقَرُوهَا
buna rağman onu kestiler
فَاَصْبَحُوا
sonra oldular
نَادِم۪ينَۙ
pişmanlık du-yan kimseler
Buna rağmen onlar, o (devey)i (vahşice biçip) kestiler sonradan pişman da oldular.
عَقَرَ
Fiil-I
ع ق ر
Kesti
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
نَادِم۪ين
Etken fiil
ن د م
Pişman olanlar