close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 121. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten, bu (anlatılanlar)da (ders alınacak) bir ayet ve ibret vardır, ama onların (insanların) çoğu iman etmiş (veya edecek) değillerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz bu kıssada, insanlar için bir ders ve ibret vardır, onların çoğu buna inanmasa da…
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunlarda kesinlikle, Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Onların çoğu iman edecek değildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki (onlara yaptığımız) bu işte, (geride kalanlar için) bir ibret var, öyle iken onların çoğu mümin olmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz bunda, önemli bir ayet (belge-delil) vardır. Fakat çokları inanmadılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
119,120,121,122. Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunda bir belge vardır, pek çokları inanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu inanmamakta diretiyor.
Bkz. 26/8, 67, 103, 174, 190  
Cemil Said
swap_vert close
Şübhesiz bu vak’a ibret-âmizdir, fakat insânların ekserîsi inanmıyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu anlayanlar için bu kıssada büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunda kesinlikle bir ayet¹ vardır. Yine de onların çoğu iman edenlerden olmadı.
1- İbret.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhe yok ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu, (düşünüp anlamak isteyenler için) bunda bir ayet (ibretli mesaj) vardır, ama onların çoğu iman etmiş değillerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu olayda ibret alınacak dersler var, ancak insanların çoğu inanmıyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten bu olayda kesin bir belge vardır. Ancak onların pek çoğu inanmadılar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki onların çoğu Nuh/a iman etmemişlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki bunda bir ibret [âyet] vardır, fakat onların pek çoğu mü’min değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz bunda bir ayet vardır; ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dinle, ey insan; hiç kuşkusuz bunda, ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret var fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz ki, bunda bir âyet vardır. Yine de çoğu mümin olmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Çokları inanmasa da bu toplu telef olayında şuna işaret vardır:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Çoğunluk ibret alıp inanmaz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz bu (Nuh kıssasında, insanlar için) bir ibret vardır ama onların çoğu, (hâlâ) inanmadılar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Şüphesiz bu [kıssada insanlar için] bir ders vardır, ⁵⁴ onların çoğu [buna] inanmasa da.
54 Burada özellikle îma edilen mesaj için bkz. 111-115. ayetler ve keza yukarıda 50. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır. Fakat onların çoğu yine de iman etmediler. 14/44-45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Elbet bu (Nûh kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki bunda da bir ibret vardır. Fakat, (ne yazık ki sonraki ümmetler, bu kıssadan ders almadılar ve içlerinden) bir çoğu imana gelmedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserîsi imân etmiş olmadılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elbette bunda alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bunda kudret-i bâliğamıza âyet vardı. Lâkin onların ekserîsi imân idenlerden olmadılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu olayda kesin bir ibret var ama bunların çoğu inanacak değillerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanacak değillerdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregį anlaruñ mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı degül‐idi çoġı anlaruñ mü’minler degül‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, bunda (Nuhun bu hekayətində) bir ibrət vardır. Halbuki onların (Nuh tayfasının, yaxud bu hekayətə qulaq asanların) əksəriyyəti iman gətirmədi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.(3193)
3193 This and the following verse run like a refrain throughout this Surah, and give the keynote to the subject matter: how the Message of Allah is preached, how it is rejected in all ages, and how it triumphs at last, through the Mercy of Allah. See 26:8-9, 67-68, 103-104, here (121-122), 139-140, 158-159, 174-175, and 190- 191. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp-hesiz
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَةًۜ
elbette bir âyet
وَمَا كَانَ
ama olmadı
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
مُؤْمِن۪ينَ
iman edenler
Şüphesiz bunda (anlamak isteyenler için) bir âyet (Allah'ın kudretine bir delil ve ibret) vardır; ama onların çoğu iman etmediler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan