close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şuarâ Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feftah beynî vebeynehum fethan veneccinî vemen me’iye mine-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle beraber bulunanları da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ya Rab (artık) benimle onların (inanmayanların) arasını ayır. Beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar" (diye yakarmıştı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık benimle onlar arasını hükmederek ayır ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Artık benimle onların arasında, hakkı ortaya koyanla, hakkı baskı altına alanları açığa çıkaracak kesinkes hükmünü vererek durumu açıklığa kavuştur. Beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 54/10-14.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver ve hem beni, hem de beraberimde olan müminleri kurtar.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
117, 118. Nuh: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. Benimle onlar arasında hükmünü ver. Beni ve benimle beraber inananları kurtar..” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
117,118. Nûh, “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Aramızda gereğince sen hükmet; kurtarasın beni de, benimle inanlı olanları da!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”
Cemil Said
swap_vert close
117, 118. Nûh "Yâ rabbî benim kavmim bana yalancı diyor benim ile ânlardan birimizi intihâb it. Beni ve bana îmân idüb de beni ta’kîb idenleri halâs iyle" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
117,118. Nuh: "Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık benimle onların arasındaki durumu sen hükmünle açıklığa kavuştur, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver
Emrah Demiryent
swap_vert close
117-118. (Nûh, ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi bilen Rabbine, kulluğunun gereği olarak yalvararak, şöyle) dedi: “Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı. (Artık) benimle onların (inanmayanların) arasını, (onlara vereceğin bir azap hükmü ile) ayır. Beni ve beraberimdeki mü’minleri de (onlara gelecek olan azaptan) kurtar.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Binâen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve berâberimdeki mü'minleri kurtar».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Artık, benimle onların arasını ayırarak aç (aramızda hüküm ver); beni ve benimle berâber bulunan mü'minleri de kurtar!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
‘’Benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları (onların zulüm ve kötülüklerinden) kurtar!” dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Benimle, beni yalanlayanların arasını kesinlikle ayır, beni ve benimle beraber inanmış olanları da kurtar” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık benimle birlik olanların arasını Sen yargıla. Beni de, benimle birlikte inananları da Sen kurtar.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
117, 118. Nuh dedi ki «— Yâ Rab! Kavmim beni yalancı saydılar, benimle onların arasında lâyıkıyle hükmet, beni de, benimle beraber mü/min olanları da kurtar».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Benimle onların arasında hükmü Sen ver [f’eftah]. Beni ve benimle beraber olan mü’minleri kurtar.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır da beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Öyleyse, benimle onlar arasında nihâî hükmünü ver; beni ve benim yanımda yer alan müminleri bu zâlimlerin elinden kurtar yâ Rab!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Artık benim ve onların aramızı iyice aç! Beni ve Müminler’den benimle birlikte olan kimseleri kurtar!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
117,118. Nuh: " Ya Rab! halkım beni yalanladı. // Bari benimle onlar arasını adamakıllı aç da beni ve yanımdaki müminleri kurtar. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Benimle inkâr edenlerin arasını ayır! Aramızda adaletle hükmünü ver! Kim haklı kim haksız ortaya çıksın! Beni, benimle beraber olan müminleri azabından koru! Rahmetinle kucakla!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Benimle onlar arasında hükmünü ver ve hem beni hem de benimle birlikte inananları kurtar!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Devamla): “Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar!” (dedi.)
Muhammed Esed
swap_vert close
bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; ⁵² beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!”
52 Yahut: “benimle onlar arasında açık, kesin bir yargıda bulun”. Çeviride iftah (“aç”, yani gerçeği) sözcüğü için benimsediğimiz karşılık hk. 7:89’a dair 72. notumuzda açıklama yapılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Artık sen benimle onların arasında kesin bir hüküm ver, beni ve benimle birlikte inananları kurtar.” 71/sure
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
artık benimle onlar arasında kesin bir hüküm[³²³⁶] ver ve hem beni hem de benimle birlikte olan mü’minleri kurtar!”
[3236] Lafzen: “..aç!” Feth, Kur’an’da lafzî mânasıyla da kullanılır (7:89, not 71). Bir engeli açmak, ya o engeli kaldırmakla ya da onu engel olmaktan çıkarmakla gerçekleşir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Artık benimle onlar arasında hükmünü Sen ver!.. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar" diye dua ve niyazda bulundu.
Osman Fırat
swap_vert close
Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü’minleri kurtar!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü'minleri necâta erdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
117, 118. Nûh: “Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî! ” [54, 10-14]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Benimle onların arasını feth iyle ve beni mü'minlerden benimle berâber olanları kurtar" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Artık benimle onların arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri bunlardan kurtar” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Benimle onlar arasında hükmünü ver; beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“pes hükm eyle benüm aramda daħı anlaruñ arasında hükm eylemek daħı ķurtar beni daħı anları kim benüm-ile-dür mü’minlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḥükm eyle benümle anlar ortasında. Daḫı ḳurtar beni, benümle olanmü’minleri daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Artıq mənimlə onlar arasında Sən hökm ver, məni və mənimlə birlikdə olan mö’minləri (bu əzabdan) qurtar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Therefor judge Thou between us, a (conclusive) judgment, and save me and those believers who are with me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Judge Thou, then, between me and them openly, and deliver me and those of the Believers who are with me."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَافْتَحْ
artık aç
بَيْن۪ي
aramı
وَبَيْنَهُمْ
ve aralarını
فَتْحاً
bir açma ile
وَنَجِّن۪ي
ve beni
kurtar
وَمَنْ
ve o kim-seler ki
مَعِيَ
benimle beraberdir
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerden
"Artık benimle onların arasını açarak sen hükmünü ver! Beni ve beraberimdeki mü'minleri de kurtar!"
فَتَحَ
Fiil-I
ف ت ح
Açtı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
فَتْح
İsim
ف ت ح
Fetih, açmak
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan