close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Secde Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feżûkû bimâ nesîtum likâe yevmikum hâżâ innâ nesînâkum(s) veżûkû ‘ażâbe-lḣuldi bimâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tadın azabı, şu güne ulaşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı, şüphe etmeyin ki biz de unuttuk sizi ve tadın ebedi olarak azabı yaptıklarınıza karşılık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Öyleyse bu (azap) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza (küfür ve kötülüklere dalmanıza) karşılık (şimdi) azabı tadın (bakalım)! Biz de şimdi gerçekten sizi (nimet ve rahmetimden mahrum etmekle) unuttuk; (unutacağız ve cehennemde kendi halinize bırakacağız,) yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın!" (buyrulacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık bu güne kavuşmayı unutup, umursamamanın cezasını çekin bakalım. Şimdi biz de sizi unuttuk, öyleyse yapmış olduğunuz her türlü kötülükten dolayı, bu ebedi azabı tadın bakalım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O gün onlara: “Bu güne kavuştuğunuzda, hesabını vereceğiniz sorumlulukları unutmanız sebebiyle şimdi cezanızı tadın bakalım. Aslına bakarsanız, biz de sizi, size rahmetimizle muameleyi unuttuk. İşlediğiniz ameller dolayısıyle ebedî azâbı tadın.” diyeceğiz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 45/34; 78/27-30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O halde, bu güne kavuşacağınızı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonu gelmeyen azabı tadın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, melekler onlara şöyle der): “- O halde, bu günümüze kavuşmayı unutmanız, (O'na imanı terk etmeniz) yüzünden tadın azabı!...Biz de sizi unuttuk, (sizi cehennemde bıraktık). İşlemiş olduğunuz küfür ve isyan sebebiyle bitmez tükenmez azabı tadın bakalım...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlara:) “Bu gününüz ile buluşmaya hazırlığı bıraktığınız için, azabı tadın!.. Gerçekten Biz de sizi burada böylece bırakırız. Ve yaptıklarınızdan dolayı ebedî azabı tadın!” (deriz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Suçlulara, “Bu gününüze kavuşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı cezanızı çekin! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı süreli azabı tadın!” denilecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bugüne kavuşmayı unutmanın cezasını tadınız, biz de sizi unuttuk, yaptığınız iş yüzünden, tadasınız sonsuz olan azabı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza (umursamamanıza) karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk (umursamadık). Yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı tadın!”
Ayette geçen “unuttuk” terimi umursamamak anlamında mecâzi bir ifadedir. Yani “nasıl siz ahirete kavuşmayı umursamadıysanız, biz de sizin azap görmenizi umursamıyoruz” demektir. Kur’an’da çokça tekrarlanan bu ifade; Allah’ın kulunu azaba terk etmesi, onun bu durumunu umursamaması demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu güni unutdığınızın cezâsını çekiniz. Biz de sizi unutduk, yapdıklarınızdan dolayı ’azâb-ı ebedîyi göriniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın" deriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Onlara denecek ki:) “Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanız sebebiyle cezayı tadın bakalım! İşte şimdi biz de sizi unuttuk; haydi yaptıklarınızın bedeli olarak ebedî azabı tadın şimdi!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!
Edip Yüksel
swap_vert close
Bugünkü karşılaşmanızı önemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi önemsemeyiz. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını, işte biz de sizi unuttuk ve tadın huld azâbını yapıb durduğumuz işler yüzünden
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle buyuracağız:) “Öyleyse, bugününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık olarak, tadın azabı. (Dünyada iken yaptıklarınızdan ötürü, müstahak olduğunuz üzere bugün) biz de sizi rahmetimizden mahrum bırakacağız. (O hâlde dünyada iken) yapmış olduklarınıza karşılık, tadın ebedî azabı!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz¹ için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk.² Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.
1- Hesap günü ile ilgili yaptığımız uyarıları dikkate almadığınız için. 2- Pişmanlığınızı, yalvarıp yakarmanızı dikkate almayacağız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azâbı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azâbı!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Öyle ise, bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için (azâbı) tadın (bakalım)! Çünki (bugün de) biz sizi unuttuk; o hâlde yapmakta olduklarınızdan dolayı tadın ebedî azâbı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunlar cehenneme girdikleri vakit, onlara şöyle denilecek): "O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanız, (bu hesap gününü inkâr edip, kötü işler yaptığınız) yüzünden tadın azabı! Biz de sizi (cehenneme) bıraktık ve (dünyadayken) yapmakta olduğunuz (kötü) işler yüzünden (zatım olan Allah’ın dilediği vakte kadar) kalıcı olan azabı tadın!» bakalım.’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin şu andaki karşılaştığınız günü unutmanızdan dolayı, azabı tadın. Şimdi bizde sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak sürekli olan azabı tadın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu gününüze kavuşacağınızı unuttunuz. Buna karşılık, şimdi azabı tadın. İşte Biz de sizi unuttuk. İşlediklerinizden dolayı o sonsuz azabı tadın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bugüne kavuşmayı unutmanız sebebiyle azabı tadın. Siz unutunca biz de sizi unuttuk [⁴] . Amellerinizin cezası olarak daim azabı tadın.
[4] Cehennemde bıraktık.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“O hâlde bu gününüze kavuşmayı unutmanızdan dolayı cezasını tadınız. Muhakkak biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sürekli azabı tadınız!” (denilir.)
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse bu (azap gününüzle karşılaşmayı) unutmanıza karşılık olarak azabı tadın; biz de sizi gerçekten unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ise temelli azabı tadın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Öyleyse, bu Günle karşılaşacağınızı unutup zulüm ve haksızlık peşinde koştuğunuz için, kötülüklerinizin acı meyvesini tadın bakalım! Çünkü sizin vaktiyle Beni unuttuğunuz gibi, şimdi Ben de sizi cehennem azâbında “unutacağım!” O hâlde, yaptıklarınıza karşılık sonsuz azâbı tadın bakalım!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle bunu tadın! Biz de sizi unuttuk (!). İşliyor olduğunuz sebebiyle Huld’un azabını / Sürekli Kalıcı Cehennem’in azabını tadın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık bugünü unutmanızın cezasını çekin. Şimdi de, biz sizi unutacağız. Yaptığınıza karşı tadın sonu gelmez acıları...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü suçlulara şöyle denilecek: "Hesap gününe kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın! Siz nasıl hesap gününü unutarak dünya hayatını yaşadıysanız biz de sizi cehennemde unutacağız. İnkârınıza, yasalarımıza aykırı davranışınıza karşılık ebedi azabı tadın!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; [*] yaptıklarınız nedeniyle [ebedî] azabı tadın!”
Benzer mesajlar: A‘râf 7:51; Tevbe 9:67; Tâhâ 20:126; Câsiye 45:34; Haşr 59:19.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlara o gün): “Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın (cezasını) çekin. Bugün Biz de sizi, gerçekten (cehennemde) unuttuk.¹ Haydi, yaptıklarınıza karşılık ebedî azabı (bolca) tadın bakalım.” denilir.
1 Bu unutma, onların cehennemde unutulmuş gibi bırakılması veya orada ebedî kalacakları anlamınadır, yoksa Allah, asla unutmaz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve Allah, günahkarlara şöyle seslenecek:] “O halde, bu [Hesap] Günü’nün gelip çatacağını umursamamanın [cezasını] çekin bakalım şimdi! [Artık] Biz de sizi bıraktık: öyleyse, yapmış olduğunuz [her türlü kötülük]ten dolayı [bu] ebedî azabı tadın!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Haydi vaktiyle bu buluşma gününü unutmanızın cezasını çekin bakalım. Biz de bugün sizi unuttuk, öyleyse yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın. 45/34-35, 59/19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Haydi, bu buluşma gününü[³⁶⁹⁶] hatırlanmaya değer bulmadığınız için azabı tadın bakalım! Çünkü artık Biz de sizi hatırlanmaya değer bulmuyoruz. Haydi, yapmakta ısrar ettiklerinizden dolayı ebedî mahrumiyeti tadın![³⁶⁹⁷]
[3696] Lafzen: “gününüzü..” İronik bir çağrışımla “gününüzü görün bakalım” der gibi. [3697] Allah’ı ve âhireti unutmanın Allah’a bir ziyanı yok. Bundan ziyan gören insandır. Zira Allah’ı ve âhireti unutunca kendini unutuyor, kendini kaybediyor (59:19 ve 9:67).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu yüzden onların yalvarmaları boşunadır, onlara ey kafirler) "Şu gününüze kavuşmayı (Rabbinizin huzurunda hesap vereceğinizi) unutmanın cezasını tadın, doğrusu biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık tadın sonsuza dek sürecek azabı” diyeceğiz.
Osman Fırat
swap_vert close
Bu gününüzle (Allah’a hesap vermeyi) karşılaşmayı unutmanızın cezâsını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü sürekli olan azâbı tadın! (denilecek)
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Artık tadın, bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte Biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî azabı tadın.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı! ” [45, 34; 78, 27-30]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Siz rabbinize mülâkî olacağınızı unutdınız, biz de sizi unutduk. İmdi, 'amellerinizin cezâsı olarak dâimî 'azâbı tadınız" didiğimiz zamân görsen.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara; "Bugünkü yüzleşmeyi umursamamanızın karşılığını görün; biz de sizi umarsamıyoruz. Yaptıklarınıza karşılık sizi hiç bir şekilde öldürmeyecek azabı tadın" deriz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bugüne kavuşmayı unuttuğunuz için şimdi tadın azabı! Bu defa da Biz sizi unuttuk; yaptıklarınızdan dolayı ebediyet azabını tadın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık o uzun süreli azabı tadın!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes daduñ anuñ-içün kim unıttuñuz görmegi günüñüzi uşbu bayıķ biz unıttuķ sizi. daħı daduñ ebedlık 'aźābını andan ötürü kim işlerdüñüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes daduñuz ‘aẕābı unutduġuñuz sebebi‐le bu günüñ liḳāsını. Biz daḫı terkidevüz raḥmetden. Daḫı daduñuz cehennemde ebedī ‘aẕābı ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Kafirlər Cəhənnəmə girdikdə Allah onlara belə buyurar: ) “Bu günə yetişəcəyinizi unutduğunuza görə indi dadın (əzabı)! Biz də sizi unutduq. (Cəhənnəmdə köməksiz buraxdır). Etdiyiniz əməllərin cəzası olaraq dadın əbədi əzabı!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So taste (the evil of your deeds). Forasmuch as ye forgot the meeting of this your day, lo! We forget you. Taste the doom immortality because of what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Taste ye then - for ye forgot the Meeting(3646) of this Day of yours, and We too will forget you - taste ye the Penalty of Eternity for your (evil) deeds!"
3646 Cf. n. 1029 to 7:51. "Forget" here is in the sense of "to ignore deliberately, to reject with scorn". In the sense of mistake or defect of knowledge it is inapplicable to the All-Perfect Being, for we are expressly told, "My Lord never errs, nor forgets": 20:52 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَذُوقُوا
öyle ise tadın
بِمَا
o şeyden dolayı ki
نَس۪يتُمْ
unuttunuz
لِقَٓاءَ
kavuşmayı
يَوْمِكُمْ
gününüze
هٰذَاۚ
bu
اِنَّا
Biz de
نَس۪ينَاكُمْ
sizi unuttuk
وَذُوقُوا
ve tadın
عَذَابَ
azabı
الْخُلْدِ
ebedi
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
(O gün onlara şöyle deriz) "Bugüne kavuşmayı unuttuğunuzdan dolayı (şimdi azabı) tadın (bakalım)! Çünkü (bugün) Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınızdan ötürü tadın ebedi azabı!"
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
لِقَٓاء
Fiilimsi-III
ل ق ي
Kavuşma, karşılaşma
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
خُلْد
İsim
خ ل د
Ebedilik, ölümsüzlük
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı