Ve eğer, biz dilemiş olsaydık (herkese özgür bir irade vermeseydik ve inanmaya mecbur kılsaydık) elbette herkese hidayetini verirdik (herkesi zorla doğru yola getirebilirdik, ama bunu yapmadığımız gibi insanı özgür iradesiyle de baş başa bıraktık). Ancak (kendi özgür iradeleriyle inkârı, sapıklığı, zulmü ve azgınlığı tercih edip, her türlü kötü işlerde bulunmaları sebebiyle azabı) hak edenlere, Benim şu sözüm gerçekleşmiştir: “Elbette cehennemi cinnlerden ve insanlardan (inkâr edenlerle, zalimlerle, azgın ve suç işleyenlerle) tamamıyla dolduracağım.”*
(*) Bu âyetlerde âhiret sahnelerinden biri canlı bir biçimde tasvir edilip güçlü bir uyarı yapılmaktadır: Dünya hayatının var ediliş hikmeti olan sınavın süresi sona erdikten sonra iman etmenin ve pişmanlık sergilemenin hiçbir değeri olmayacaktır; bu sebeple herkes ecel gelip çatmadan aklını başına toplamalı ve Allah’ın ezelî ilmindeki gerçekle yüz yüze gelmeden kendisine tanınan fırsatı değerlendirmelidir. Yüce Allah dileseydi elbette herkesi dünya hayatında doğru yolu izlemesine zorlayabilirdi; fakat O, özgür bir irade vererek bu hayatı şuurlu varlıklar için bir imtihan alanı kılarak anlamlandırmayı murat etmiş, yükümlü tuttuğu varlıklara da bunu bildirmiştir. Bu sebeple Allah Teâlanın inkâr, sapıklık, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle cehennemi hem insanlardan hem de cinlerden bir kısmı ile dolduracağını haber vermesi onları peşinen mahkûm etme değil, aksine kendilerine tanınan fırsatı hatırlatma anlamı taşımaktadır. Nitekim 14. âyette, günahkârlara verilen cezanın gerekçeye bağlandığı, bu cezanın mutlaka kendi yaptıklarına karşılık olduğu belirtilmektedir. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 353) Aşağıdaki tefsir metninde de ayetin verdiği mesaj şöyle açıklanıyor: Eğer biz, insanları zorla hidayete getirmek isteseydik, onları da diğer canlı türleri gibi iradesiz olarak yaratırdık ve o zaman imtihan gereği olan seçme hakkına sahip olamazlardı. Yani kendileri istemeden iman etmeye zorlanacaklardı. Hâlbuki imtihana tabi tutulabilmek için insanın özgür bir iradeye sahip olması gerekir. والمعنى : لو شئنا لجبلنا كل نفس على الانسياق إلى الهدى بدون اختيار كما جبلت العجماوات على ما ألهمت إليه من نظام حياة أنواعها فلكانت النفوس غير محتاجة إلى النظر في الهدى وضده ، ولا إلى دعوة من الله إلى طريق الهدى..الخ ) (التحرير والتنوير.) معناه الاخبار عن قدرته انه يقدر على إلجائهم إلى الايمان بان يفعل أمراً من الامور يلجئهم إلى الاقرار بتوحيد الله، لكن ذلك يبطل الغرض بالتكليف، لان المقصود استحقاق الثواب، والالجاء لا يثبت معه استحقاق الثواب (التبيان الجامع لعلوم القرآن)