close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul in daleltu fe-innemâ edillu ‘alâ nefsî(s) ve-ini-htedeytu febimâ yûhî ileyye rabbî(c) innehu semî’un karîb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ben sapıtmışsam suçu, bana ait ve eğer doğru yolu bulmuşsam bu da ancak Rabbimin bana vahyetmesiyle; şüphe yok ki o, her şeyi bilir ve bize bizden de yakındır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Eğer Ben yanılıp şaşıracak olsam, ancak kendi nefsim aleyhine sapmış olurum ve eğer hidayeti bulmuşsam, bu da Rabbimin Bana vahyetmekte olduğu (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz O, (her şeyi) İşitip duyandır, (kullarına) Yakın olandır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ben sapıtmışsam, sapıtmamın vebali bana aittir. Eğer doğru yolu bulmuşsam, bu da ancak Rabbimin bana vahyetmesiyle olmuştur. Şüphe yok ki O, herşeyi bilir ve bize bizden de yakındır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Eğer başıma buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti tercih etmişsem, günah işleyerek, helâkime, felâketime sebebiyet vermiş olurum. Eğer hak yolu tercih ediyor, İslâm'da sebat ediyorsam, bu da Rabbimin bana vahyettiği Kur'ân sayesindedir. O her şeyi işitir ve kuluna yakındır.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Eğer sapıtırsam kendi aleyhime sapıtmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam bu Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O duyandır, yakın olandır."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum; eğer hidayeti bulacak olsam, bu da Rabbimin bana vahyetmekte olduğu (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakın olandır.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Eğer ben yanılırsam, ancak kendi nefsimin aleyhine (cezası bana olarak) yanılırım. Eğer doğru yolu bulmuşsam, bu da Rabbimin bana vahy vermesiyledir. Çünkü O, Semî'dir= size söylediklerimi işitiyor, (hem bana, hem size) yakındır, (bizi hesaba çekecektir).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Eğer sapıtmışsam, ben ancak kendi aleyhime sapıtmış olurum. Eğer doğru yolda olsam, o, Rabbimin bana gönderdiği vahiy iledir. Şüphesiz Rabbim (her şeyi) işiten, (her şeye) yakın olandır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ben, bir yanlış yaparsam kendi aleyhime yapmış olurum. Eğer doğru bir iş yaparsam biliniz ki bu, Rabbimin bana vahyettiği Kur'ân sayesindedir. Şüphesiz ki O, işitendir; yakındır.”
Besim Atalay
swap_vert close
De ki: «Ben sapıtmışsam, sapkınlığım kendime; doğru yolu bulmuşsam bu, Tanrımın bana vahiy etmesinden»; O işitir, O yakındır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, (her şeyi) hakkıyla işitendir, kullarına çok yakındır.”
Cemil Said
swap_vert close
"Eğer dalâlete sapar isem kendim zarar göririm. Eğer tarîk-i hidâyete gider isem rabbimden gelen vahy üzerinedir. O her şeyi işidir ve kullarının ümîdlerine yakındır" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Doğru yolda olursam, bu Rabbim'in bana vahyetmesiyledir. Doğrusu O, işitendir, yakın olandır"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Şayet ben yanlış yolda isem bunun vebali banadır. Eğer doğru yolda isem bu da rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O her şeyi işitmektedir, çok yakınımızdadır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Eğer (haktan) saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Saparsam, kendi kusurumdandır, yolu bulursam Rabbimin bana vahyetmesindendir. O İşitendir, Bilendir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendi adıma yanılırım. Ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: eğer ben yanılırsam yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam bilmeli ki rabbımın bana vahiy vermesiyledir, çünkü o yakındır, işitir, işittirir
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “(*Farz-ı muhâl) eğer ben (sizin iddiâ ettiğiniz gibi haktan) sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Şâyet doğru yoldaysam (ki hiç şüphesiz öyleyim), bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’ân) sayesindedir. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla işitendir ve (kullarının her hâlini bilmesi ile manen) onlara yakındır.”
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Eğer yanlış yola sapmışsam sadece kendi zararıma sapmış olurum. Eğer doğru yoldaysam, bilesiniz ki Rabb'imin bana verdiği vahiy sayesindedir. O, Her Şeyi Duyan'dır, En Yakın Olan'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Eğer ben (hakdan) sapmışsam bu sapışım (ın günâhı) nefsime âiddir. Doğru yolu bulmuşsam bu da Rabbimin bana vahyetmekde olduğu (Kur'an ve hikmet) sayesindedir. Şübhesiz O, en yakın (tek) işidendir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Eğer dalâlete düşersem, o takdirde ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Ama hidâyete ermiş isem, artık (bu da) Rabbimin bana vahyettiği (Kur'ân) sâyesindedir.” Şübhesiz ki O, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Karîb (herşeye çok yakın olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yine onlara) de ki: “Eğer (sizin iddia ettiğiniz gibi) saparsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) ile olmuştur! Şüphesiz O (her şeyi) işitendir, (kuluna çok) yakındır.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Eğer ben doğru yoldan sapmışsam, yalnızca kendimi saptırmış olurum. Yok, eğer doğru yolu bulmuşsam, ancak Rabbimin bana vahy ettiği (Kur’an) ile doğru yolu bulmuşumdur. O her şeyi işiten ve her şeye yakın olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sapacak olursam kendime karşı sapmış olurum. Doğru yolu tutacak olursam bu da çalabımın gönlüme bildirmesiyle olmuştur. Çünkü O işiticidir, yakındır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki ben sapacak olursam vebali yalnız bana aittir, hidayet bulursam bu da Rabbimin bana olan vahyi sayesindedir. Çünkü O, niyazları işitir. Niyaz edenlere yakındır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Eğer ben saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidâyete ermişsem o da Rabbimin bana vahyetmesi sayesindedir. Muhakkak ki O, Semî’dir, Karîb’dir.”²²
22 Karîb: Çok yakın olan, insana şah damarından da yakın olan anlamındadır. Bkz. Kâf, 50/16  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Eğer ben sapacak olsam, artık kendi nefsim aleyhine sapmış olurum. Eğer hidayeti bulacak olsam, bu da Rabbimin bana vahyetmekte olduğu (Kur'an) sayesindedir. Hiç şüphesiz O işitendir, yakın olandır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara de ki: “Eğer ben sizin iddia ettiğiniz gibi doğru yoldan sapmışsam, bunun vebali ancak bana aittir, siz bundan sorumlu değilsiniz fakat eğer doğru yoldaysam, —ki öyleyim— bu da Rabb’imin bana vahyettiği Kur’an sayesindedir. Siz bilmeseniz de, Rabb’im doğru yolda olduğumu biliyor ya! Hiç kuşkusuz O her şeyi işitir, bize bizden daha yakındır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “(Yolu) Şaşırdıysam, kendi aleyhime şaşırıyorum. Hidayete erdiysem, rabbimin bana vahyetmesi sayesindedir. O, çok yakın işitendir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer ben, yolumu şaşırmışsam, bunun ceremesi bana çıkar. Eğer ben doğru yolda isem unutmayın ki, Rabb'im bana vahyediyor. Çünkü her şey, onun yakın takibindedir... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Eğer sapıtmış yoldan çıkmışsam; kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru bir yola girmişsem; Rabbimin bana vahyettiği ayetler sayesindedir. Şüphesiz Rabbim hakkıyla bilendir. İnsanlara çok yakındır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “(Gerçeklerden) saparsam, sadece kendi aleyhime sapmış olurum. Doğru yolu bulursam bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. [*] Şüphesiz ki O duyandır, yakındır.”
Bu ayet hidayete erebilmenin yolunun vahiy ile buluşmaktan geçtiğinin açık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Kâf 50:45.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bir de onlara): “Eğer (haktan) saparsam, kendi hatamdan dolayı sapmış olurum.¹ Yok, eğer hak yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, (kullarına) çok yakındır.” de.
1 Bu ifâdeden Peygamberin de kendi kendine ictihat ile hareket ettiğinde hata edebileceğine veya Peygamberlerin de hata edebileceklerine işaret vardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Eğer sapkınlığa düşmüş olsaydım [kendi yüzümden ve] kendi aleyhime sapmış olurdum; ⁶² ama eğer doğru yoldaysam, yalnızca Rabbimin bana vahyi sayesindedir: kuşkusuz O, en yakın olan, her şeyi işitendir!”
62 Zemahşerî’ye göre, parantez içindeki “kendi yüzümden” sözleriyle ifade edilen düşünce yukarıda îma edilmiştir, çünkü “kişinin [manevî değerlerine] ters düşen her şey, bizâtihî kendi eseridir.” (Bkz. 14:4, not 4.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Eğer buna rağmen ben sapkınlığa düşmüşsem bunun vebali benim boynumadır. Ama eğer doğru yola girmişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği Kuran sayesindedir. Zira O, her şeyi işitendir ve insana çok yakındır. 3/103, 93/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Ben yoldan sapmışsam, kendi aleyhime sapmışımdır; yok doğru yolu bulmuşsam, bu da Rabbimin bana yol göstermesi sayesindedir: şüphesiz O her şeyi işitir, O (kuluna şah damarından) çok daha yakındır.[³⁸⁶⁸]
[3868] Krş: “Biz insana şahdamarından yakınız” (50:16).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki: "Eğer ben sapacak olursam ancak, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidâyete erersem o da; Rabbimin bana vahyettiği Kur'an sayesindedir. Şüphe yok ki O, her şeyi hakkıyle işitendir. (Kullarına şah damarından daha) çok yakındır. (Bütün hallerini, dua ve niyazlarını görür ve işitir)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’ân) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Eğer ben sapıtmış isem şüphe yok ki, kendi şahsım aleyhine sapıtır olurum ve eğer doğru yola ermiş isem bu da Rabbimin bana vahyettiği şey sebebiyledir. Muhakkak ki, O (Rabbim) işiticidir, pek yakındır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Eğer ben yoldan saparsam, kendi aleyhime olarak saparım. Şayet doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyetmesi sayesindedir. O herşeyi işitir, kullarına pek yakındır. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Eğer yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Eğer ben dalâletde isem benim dalâletim kendi nefsimedir. Eğer hidâyete irersem rabbimin bana olan vahyi sâyesindedir. Rabbim işidici ve yakîndir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki:" Ben sapıtmışsam[*], bu sadece beni etkiler. Doğru yolu bulmuşsam Sahibimin (Rabbimin) bana vahyettiği şey sebebiyledir O işitir, pek yakındadır."
[*] 'Delalet içerisindeysem' Delalet: Klavuzsuz kalmak, yanlı yolda olmak, sapıtmak  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Eğer saparsam, sapmam ancak kendi aleyhimedir. eğer doğru yola girersem bu da Rabbim bana vahyettiği içindir. O, herşeyi işitir, o çok yakındır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Eğer ben sapmışsam, kendi aleyhime sapmışımdır. Doğru yolu bulmuşsam, o da Rabbimin bana vahyettikleri sayesindedir. Şüphesiz ki O herşeyi işitir, herşeye yakındır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Eğer saparsam, öz benliğim aleyhine saparım. Doğruyu ve güzeli bulursam bu, Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Çünkü O, Semî'dir, Karîb'dir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “eger azar isem bayıķ azarın gendüzüm üzere daħı eger ŧoġru yol dutar- isem anuñ-iledür vaḥy olunur baña çalabum. bayıķ ol işidicidür, yaķındur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: Eger ben azarsam öz nefsüm‐içün azar‐men ve eger hidāyet bulursamol nesne‐y‐ile buluram ki baña vaḥy eyler Tañrım. Ol her nesne[yi] işidi‐cidür, yaḳındur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Əgər mən (haqq yoldan) azsam, bunun zərəri (günahı) ancaq mənə olar. Yox, əgər doğru yolla getsəm, bu da Rəbbimin mənə vəhy etdiyi (Qur’an) sayəsindədir. Həqiqətən, O (kimin nə dediyini) eşidəndir, (dua edən bəndələrinə) yaxındır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: If I err, I err only to my own loss, and if I am rightly guided it is because of that which my Lord hath revealed unto me. Lo! He is Hearer, Nigh.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "If I am astray, I only stray to the loss of my own soul: but if I receive guidance, it is(3862) because of the inspiration of my Lord to me: it is He Who hears all things, and is (ever) near."
3862 If it could possibly be supposed that the Prophet was a self-deceived visionary, it would affect him only, and could not fail to appear in his personality. But in fact he was steady in his constancy and Faith, and he not only went from strength to strength, but won the enduring and wholehearted love and devotion of his nearest and dearest and of those who most came into contact with him. How was this possible, unless he had the Truth and the inspiration of Allah behind him? This is the fifth and last argument in this passage.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اِنْ
eğer
ضَلَلْتُ
dalâlette isem
فَاِنَّـمَٓا
artık ancak
اَضِلُّ
saparım
عَلٰى نَفْس۪يۚ
kendi aleyhime
وَاِنِ
ve eğer
اهْتَدَيْتُ
hidâyette isem
فَبِمَا
o şey sa- yesinde ki
يُوح۪ٓي
vahyeder
اِلَيَّ
bana
رَبّ۪يۜ
Rabb- im
اِنَّهُ
muhak- kak O
سَم۪يعٌ
Semî''dir
قَر۪يبٌ
Karîb'tir
De ki: "Eğer ben dalâlette isem kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidâyette isem bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'ân) sayesindedir. Muhakkak ki O, Semî''dir, Karîb'tir (her şeyi ve herkesi işiten, her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olandır)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın