Ama âyetlerimizin amacını geçersiz kılmaya çalışan kimseler, azabın içerisinde (yaptıklarıyla) yüzleşecekler.[³⁸⁵⁵]
[3855] Muhdarûn, “hazır bulunmak, huzura çıkmak, yargılanmak için yargıç önüne çıkmak” gibi anlamlara gelen hudûrdan. İhdâr, yüzleştirmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak. Fî edatı zaten “içinde bulunmayı” ifade ettiği için muhdarûn mücerret tekitten öte bir anlam taşır (İbn Âşûr, 30:16’nın tefsirinde). Bu da bizce “yaptıklarıyla yüzleşme” ya da “kendisiyle yüzleşme” demektir.