close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 38. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yes’avne fî âyâtinâ mu’âcizîne ulâ-ike fî-l’ażâbi muhdarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onlar ki delillerimizi boşa çıkarmaya uğraşırlar, onlardır, azapta hazır bulundurulanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ayetlerimizi (ve bazı hükümlerimizi) etkisiz bırakmak (artık bunlar gereksiz deyip geçersiz kılmak) için çaba harcayanlar var ya; işte onlar da azabın içine (atılmaya) hazır hale getirilmişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz kılmak için, çaba gösterenler de, azabın içine getirilip konulacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı, ilkelerimizi hükümsüz, tesirsiz bırakmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan güç ve iktidar sahipleri, ilim adamları ve yazarlar ise azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlara gelince işte onlar da azabın içine getirilirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çaba harcayanlar; işte onlar da azabın içine getirilmişlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Âyetlerimizi reddetmek için yarışırcasına gayret sarfedenler ise, onlar cehennem azabına hazırlanmışlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bizden kurtulacaklarını sanarak ayetlerimize karşı gelmek için koşturanlar ise, işte onlar azap içinde yakalanıp getirilecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âyetlerimizi geçersiz kılmaya gayret edenlere gelince, işte onlar da azaba atılacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi çürütmeye uğraşanlar, işte onlar, azaba hazırlanmışlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ayetlerimizi geçersiz kılmak (onları etkisiz hale getirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin bizim âyâtımızı ibtâl itmeğe sa’y iyleyenler ’azâba dûçâr olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz kılmaya çalışanlar; işte onlar, azabla yüz yüze bırakılırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âyetlerimizi etkisiz kılmak için çaba gösterenler ise azap içinde bırakılacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Âyetlerimizi boşa çıkarmaya çalışanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayetlerimize meydan okuyanlar azapta kalacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, işte onlar Hakk'ın huzuruna azab içinde getirileceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimizi hukümsüz bırakmak için yarış ederek çalışanlar ise hakkın huzuruna onlar azâb içinde ihzar edileceklerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âyetlerimizi geçersiz kılmak için, yarışırcasına çaba harcayanlara gelince... İşte onlar (o gün) azabın içine getirilmişlerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz kılmak için uğraşanlar, işte onlar azapla karşı karşıya kalacak olanlardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Birbiriyle yarışırcasına âyetlerimizin içinde koşanlar (yok mu?) onlar da azabın içerisine ihzaaren getirilenlerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) acze düşürmeye çalışan kimseler olarak(yarışırcasına) uğraşanlara gelince, işte onlar (o gün) azâb içinde hazır bulundurulacak olanlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizi geçersiz kılmak (hükümlerimizi etkisiz hâle getirmek, nesh olduğunu iddia etmek veya değiştirmek) için çaba gösterenler var ya; işte onlar azapta hazır kılınacaklardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çaba sarf edip koşturanlar ise, azap içinde hazırda bekletileceklerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Belgelerimizi çürütmek için çırpınanlara gelince, onlar da azap içinde derleneceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bizi âciz düşürmek emeliyle âyetlerimize karşı gelmek için didinenlerse azaba hazır olup ondan kurtulamayacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayetlerimizi geçersiz/âciz kılmak için koşuşturanlara gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacak olanlardır [muhdarûn].
Kadri Çelik
swap_vert close
(Kendi akıllarınca) Aciz bırakıcılar olarak ayetlerimiz hakkında çaba harcamış olanlar (var ya), işte onlar azapta hazır bulundurulmuş olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kur’an’ın hükmünü geçersiz kılmak amacıyla ayetlerimize karşı mücâdele edenlere gelince, onlar da cehennemde korkunç bir azâba mahkûm edilecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âyetlerimizi geçersiz kılmak üzere çabalayan kimselere gelince; işte onlar Azap’ta hazır tutulmuşlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sözlerimizi etkisiz hale getirmek için habire koşuşturanlar ise, ceza mahalline tutuklu ihzarlı getirtileceklerdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yasalarımıza karşı çıkmak için yarışanlar var ya işte onlar cezalandırılmak üzere hesap günü hazır bulundurulacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayetlerimizi aciz bırakmak için karşılıklı olarak uğraşanlara gelince, onlar da azapta hazır kılınacaklardır. [*]
Ayetlerin iptal edilmesi ve işlevsiz bırakması anlamına gelen klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51, Sebe’ 34:5 ve Fussilet 41:42. ayetler ışığında değerlendirilmelidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi küçük düşürmek için uğraşanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
mesajlarımızı etkisiz kılmak için çaba gösterenler ise azapla yüzyüze geleceklerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama ayetlerimizi geçersiz kılmak için uğraşanlar var ya; işte onlar, cehenneme atılacaklar. 23/66, 39/71, 43/74...78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama âyetlerimizin amacını geçersiz kılmaya çalışan kimseler, azabın içerisinde (yaptıklarıyla) yüzleşecekler.[³⁸⁵⁵]
[3855] Muhdarûn, “hazır bulunmak, huzura çıkmak, yargılanmak için yargıç önüne çıkmak” gibi anlamlara gelen hudûrdan. İhdâr, yüzleştirmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak. Fî edatı zaten “içinde bulunmayı” ifade ettiği için muhdarûn mücerret tekitten öte bir anlam taşır (İbn Âşûr, 30:16’nın tefsirinde). Bu da bizce “yaptıklarıyla yüzleşme” ya da “kendisiyle yüzleşme” demektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ayetlerimizi hükümsüz kılmaya (halkı doğru yoldan alıkoymaya) yeltenenlere gelince, onlar, azapla yüzyüze bırakılacaklardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki âyetlerimiz hakkında (bizi) aciz sanar oldukları halde koşar dururlar. Onlar azap içinde ihzar edilmiş kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Âyetlerimize karşı koymak için Peygamberlerimizle mücadele edenlerve elimizden kaçıp kurtulacaklarını zannedenler ise zorla getirilip azabın içine atılacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayetlerimizi etkisiz kılmağa çalışanlara gelince, onlar da azabın içine getirileceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bizi 'âciz zannıyla âyâtımızı ibtâle ve halkın 'adem-i kabûlüne sa'y idenler cehennem 'azâbına ihzâr olunurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Âyetlerimizi değersizleştirmeye çalışanlar da azap içindeyken yakayı ele vereceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için koşturanlar ise, işte onlar, azaba hazırlananlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için yarışanlar ise, tutuklanıp azap içine atılacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için koşuşanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulacaklardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim dürişürler nişānlarumuzda ilerü geçicilerken ķurtılu anlar 'aźābda ḥāżır olınmışlardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ol kişiler ki dürişürler bizüm āyetlerümüzi bāṭıl itmege. Anlar ‘aẕābdadāyim ḳalurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bizi) aciz buraxacaqlarını sanaraq ayələrimizi batil etmək üçün cəhd göstərənlər isə (qiyamət günü) gətirilib əzaba düçar ediləcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And as for those who strive against Our revelations, challenging, they will be brought to the doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who strive against Our Signs, to frustrate them,(3847) will be given over into Punishment.
3847 Cf. 34:5, where the argument was urged that human efforts to defeat Allah's Plan will only bring humiliation to those who indulge in them. Here the argument is rounded off by the statement that such efforts, besides their failures, will land them in an abyss of punishment contrasted with the "dwellings on high" of the blessed ones.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
يَسْعَوْنَ
çalışıyorlar
ف۪ٓي اٰيَاتِنَا
âyetlerimiz hakkında
مُعَاجِز۪ينَ
âciz bırakmaya çalışanlar olarak
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
فِي الْعَذَابِ
azap içinde
مُحْضَرُونَ
hazır bulunduru- lacak olanlardır
Âyetlerimizi âciz (ve hükümsüz) bırakmak için çalışanlara gelince, işte onlar da (cehennemde) azap için hazır bulundurulacaklardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
سَعٰى
Fiil-I
س ع ي
Çalıştı, koştu, uğraştı, çabasını gösterdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مُعَاجِز۪ين
Etken fiil-III
ع ج ز
Âciz bırakmaya çalışanlar olarak
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُحْضَر
Edilgen fiil-IV
ح ض ر
Hazır edilmiş, hazır bulundurulan