close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyekûlûne metâ hâżâ-lva’du in kuntum sâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve derler ki: Ne vakit yerine gelecek bu vait, doğru söylüyorsanız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (kâfirler mü’minlere): "Eğer doğru sözlü iseniz, bu va’ad (ettiğiniz azap) ne zamanmış?" diye (sorup durmakta ve kendi akıllarınca Kur’ani haber ve yorumları alaya almaktadırlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bu sebeple sorarlar, bu yeniden dirilip, hesap görülme zamanı ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğruyu söylüyorsanız ey mü'minler! Buna cevap verin!
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Eğer sözünüzde doğru iseniz, bu va'dettiğiniz, tehdit ettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?” diyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?" diyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar: 'Eğer doğru söylülor iseniz, bu va'd(ettiğiniz azab) ne zamanmış?' derler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar (Mekke, kâfirleri) diyorlar ki: “-Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu vukuu vaad edilen kıyamet ne zaman?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve diyorlar ki: “Eğer doğru iseniz, (bize) söz verdiğiniz bu mesele (ahiret,) ne zaman olacaktır?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar derler ki: «Gerçekseniz işbu va'it ne zaman?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız, şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
"Bu va’d olunan kıyâmet ne vakit olacak doğrı sözli isen söyle" diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek” diyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman gerçekleşecek, söyleyin bakalım!” diyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer sözünüzde doğru iseniz bu vâdettiğiniz (kıyamet) ne zaman kopacak? derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Doğru söylüyorsanız o söz ne zaman gerçekleşecek?" diyerek meydan okuyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve: "Eğer gerçekçiyseniz bu vaad ne zaman olacak?" diyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve «ne vakıt bu va'd eğer gerçekseniz?» diyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (müşrikler), “Eğer doğru söylüyor iseniz, bu vaat (ettiğiniz azap) ne zamanmış?” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdit ettiğiniz uyarı ne zaman?” diyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar: «Eğer (sözünüzde) gerçek söyleyenlerseniz bu va'd (in tehakkuku) ne zaman»? derler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir de “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen kıyâmet) ne zaman?” diyorlar.(2)
(2)“Dünyanın eceli ve sekerâtı olan kıyâmet vakti muayyen (belirli) olsa idi, kurûn-ı ûlâ ve vustâ (ilk ve orta çağlar) fikr-i âhiretten pek az müteessir olacaktı. Kurûn-ı uhrâ (son asırlar), dehşet-i mutlaka (tam bir dehşet) içinde bulunacaktı. O vakit ne hayât-ı dünyeviyenin lezzeti ve kıymeti kalırdı ve ne de havf u recâ(korku ve ümid) içinde ihtiyâr ile (isteyerek) itâatkârâne (itâat ederek) olan ubûdiyetin (kulluğun) ehemmiyeti ve hikmeti bulunurdu. Hem eğer muayyen olsa idi, bir kısım hakāik-ı îmâniye bedâhet derecesine girerdi (apaçık bir duruma gelirdi), herkes ister istemez tasdîk ederdi. İhtiyâr ve irâde ile bağlı olan sırr-ı teklîf (imtihan sırrı)ve hikmet-i îman bozulurdu.” (Şuâ‘lar, 5. Şuâ‘, 73)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (iman edenlere), “İddianızda doğru ve samimi iseniz, mutlaka gelecek deyip durduğunuz şu vaat (edilen yeniden dirilme ve yargılanma günü) ne zamanmış?” derler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar “Eğer doğru söyleyenler den iseniz söyleyin, vaat edilen (kıyamet) ne zaman?” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derler: "Eğer siz doğru kimseler iseniz, hani söz verdiğiniz o kalkış günü?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Sözünüzde gerçekseniz bu vaadolunan kıyamet ve azap, ne zaman vücude gelecektir» derler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eğer doğru sözlü iseniz bu vaat ne zamandır?” diyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu vaat (ettiğiniz azap) ne zamanmış?” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu yüzden soruyorlar: “Eğer dedikleriniz doğru ise, söyleyin bakalım, bu yeniden dirilme ve yargılanma vaadi ne zaman gerçekleşecek?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bu Vaad ne zaman?” diyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir de durup durup: " Sahi şu kıyamet olayı ne zaman? " diye soruyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar derler ki: "Tehdit ettiğin ceza ne zaman gelecek? Biz beklemekten bıktık! Haydi! Cezamızı verin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Neml 27:71; Secde 32:28; Yâsîn 36:48; Zâriyât 51:12; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bir de o kâfirler): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.
1 Kâfirlerin bu sözleri azaba gerçekten inandıklarından değil, bilakis azabı inkârlarından dolayıdır. Aynı âyet için Bk. (Yûnus: 48, Enbiyâ: 38, Neml: 71, Yasin: 48, Mülk: 25)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bu sebeple sorarlar: “Bu [yeniden dirilme ve yargılanma] vaadi ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğruyu söylüyorsanız [ey müminler, buna cevap verin!]” ³⁶
36 Bu saçma soruya Kur’an’ın cevabını 7:187’de bulabiliriz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve bir de kalkıp şöyle diyorlar: – Eğer iddianızda doğruysanız haydi söyleyin bakalım bizi tehdit ettiğiniz o vaat ne zaman? 6/57, 21/38-39, 26/135...139
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki, “Bu vaad ne zaman gerçekleşecek; eğer sözünüze sadıksanız (söyleyin)?” diyorlar.[³⁸⁴⁷]
[3847] Bu sorunun cevabı verilmiştir: “Onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır; onun vaktini O’ndan başka da ortaya koyacak kimse yoktur” (7:187).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Eğer doğru sözlüler iseniz, o va’dedilen kıyamet ne zaman kopacak? (Bize bildirin bakalım, diye alay ederler)
Osman Fırat
swap_vert close
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdidiniz ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve derler ki: «Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz ne vakit bu vaad?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
29, 30. Bir de: “Eğer doğru söylüyorsanız vâd ettiğiniz kıyamet ne zaman gerçekleşecek? ” derler. De ki: “Sizinle öyle bir buluşma günümüz var ki ondan ne bir saat ileri geçebilirsiniz, ne de bir saat geri kalabilirsiniz. ! ” [42, 18; [71, 4; 11, 104-105]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Diyorlar ki: "Doğru iseniz bu tehdid(ettiğiniz azap) ne zaman (olacak)?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer sâdıklar iseniz bu va'd olunan kıyâmet ne vakitdir?" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
"İddianız doğruysa bu vaad ne zaman gerçekleşecek?" derler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve diyorlar ki: -Eğer doğru söylüyorsanız, Bu söz ne zaman gerçekleşecek?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Diyorlar ki: “Doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz bu şey ne zaman?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Diyorlar: "Doğru sözlülerseniz, bu tehdit ne zaman?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eydürler “ķaçandur uşbu va'de eger olduñuz ise [230a] girçekler?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve eydürler ki: Ne vaḳt olur bu va‘de, eger girçekler‐iseñüz? didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (Məkkə müşrikləri): “Əgər doğru danışırsınızsa, (bir xəbər verin görək) bu və’d (əzab və’dəsi) nə vaxt yerinə yetəcəkdir?” – deyə soruşarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they say: When is this promise (to be fulfilled) if ye are truthful?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They say: "When will this promise (come to pass) if ye are telling the truth?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَقُولُونَ
ve derler
مَتٰى
ne za- man
هٰذَا
bu
الْوَعْدُ
vaad
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
صَادِق۪ينَ
doğru söyleyenler
Onlar (bir de) "eğer doğru söyleyenlerden iseniz (söyleyin bakalım) bu vaad (ettiğiniz kıyamet) ne zaman (gerçekleşecek)?" derler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَتٰى
Soru eki
مَتٰى
Ne zaman
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık