close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ erselnâke illâ kâffeten linnâsi beşîran veneżîran velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz, seni bütün insanlara, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz Seni bütün insanlığa (dünyada hürriyet ve adalet şartlarını; ahiret hazırlığında ise cennet ve ebedi saadet yollarını gösterici) ve müjdeleyici, (ayrıca) uyarıp inzar (ve irşad) edici (küfür ve kötülüklerden ve onların acı neticelerinden ikaz ve ıslah edici) olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu (bu gerçekleri) bilmeyen (cahil ve gafil takımıdır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlığa, ancak bir müjdeci ve uyarıcı olman için gönderdik. Fakat insanların çoğu, bu gerçeği anlamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz seni bütün insanların haklarının korunması, iyiliği için, ancak rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/116; 7/158; 12/103; 25/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara bir müde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), biz, seni ancak bütün insanlara cenneti müjdeleyici, azabı haber verici olarak peygamber gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler (bunu tasdik etmezler).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Biz seni, ancak bütün insanlar için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, seni bütün insanlara sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz ancak seni bütün insanlara hem müjdeci, hem de kocundurucu olarak göndermişizdir, insanların pek çoğuysa bilmezler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.
Bkz. 7/119, 17/105, 25/56, 33/4, 35/24, 48/8  
Cemil Said
swap_vert close
Seni insânlara tebşîrâtda ve aynı zamânda tehdîdâtda bulunmak içün gönderdik. Lâkin insânların ekserîsi bilmezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir; fakat insanların çoğu bilmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak bütün insanlara gönderdik; fakat insanların çoğu bunu anlamıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz seni tüm halka bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak halkın çoğu bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Seni de başka değil, ancak bütün insanlara şamil bir risaletle rahmetimizin müjdecisi, azâbımızın habercisi gönderdik ve lâkin insanların ekserisi bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu (bu hakikati) bilmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, seni bütün insanlığa yalnızca haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bu gerçeği anlamıyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) seni (rahmetimizin) müjdeci (si, azabımızın) haberci (si ve) bütün insanların peygamberi olmakdan başka (bir sıfatla) göndermedik. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz seni (belli bir çağa ve belli bir topluma değil) ancak (kıyamete kadar) bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. *
(*) Bu âyet Hz. Peygamberin risaletinin belirli bir toplum, ulus, dil ve coğrafya ile sınırlı olmayıp evrensel, yani bütün zamanlar ve mekânlar için geçerli olduğunu açıkça gösterir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz seni, insanların hepsine yalnızca, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu bunu bilmiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci, Allah azabıyle korkutucu olarak gönderdik. Fakat nâs/ın pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Biz seni bütün insanlara ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.¹⁶ Fakat insanların pek çoğu bilmezler.
16 Krş. Bakara, 2/119; En’âm, 6/19  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Biz seni, sadece belli bir çağa ve belli bir topluma, belli bir bölgeye bir Peygamber olarak değil, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlığı rahmetimizle müjdelemen ve azâbımızla uyarman için gönderdik; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz seni ancak bütün İnsanlar için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz seni bütün insanlığa müjdeci ve uyarıcı olarak görevlendirdik. Ama çokları, söylenenleri kavramış değil.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara [*] ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak [*] gönderdik fakat insanların çoğu bilmezler.
Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.,Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz seni, ancak bütün insanlara (rahmetimizin) müjdecisi, (azabımızın) habercisi olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.¹
1 Peygamber (s.a.v) tüm akıllılar âlemine rahmet (Enbiyâ: 107) ve tüm insanlara Allah’ın rahmetinin müjdecisi, azabının korkutucusu olarak gönderilmiştir. Bk. (Furkan: 56, Fâtır: 24, Fetih: 8) Bütün bunlardan Peygamberimizin evrenselliği net bir şekilde anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY MUHAMMED, sana gelince,] Biz seni insanlığa ancak bir müjdeci ve uyarıcı olman için gönderdik; fakat insanların çoğu [bunu] anlamazlar,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlık için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat onların çoğu bunu bile bilmiyorlar. 22/49, 48/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY NEBÎ!) Biz seni ancak, bütün insanlık için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama insanların çoğu bunun farkına dahi[³⁸⁴⁶] varmamış olacaklar
[3846] Yani: müjde ve uyarının ne anlama geldiğinin farkına dahi...  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz seni ancak, bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki, insanların çoğu bilmezler. (Uyarılarının gerçek olduğunu bilip, kabul etmezler de)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve seni, ancak bütün insanlar için bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik. Fakat insanların pek çoğu bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Resûlüm! Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdecisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik, lâkin insanların ekserisi bunu bilmezler. [7, 158; 25, 1; 6, 116; 12, 103]
Bu âyet Hz. Muhammed (a.s.)’ın risaletinin belirli bir millet, dil ve coğrafya ile sınırlı olmayıp evrensel, yani bütün zamanlar ve mekânlar için geçerli olduğunu açıkça gösterir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Biz seni ancak kâffe-i nâsa müjdeci ve korkudıcı olarak gönderdik ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ama çoğu insan bunu böyle bilmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara, ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat, onların çoğu bilmiyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz seni bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz seni, bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, başka değil! Ama insanların çokları bilmiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribimedük seni illā dükeli ādemįlere muştılayıcı daħı ķorķıdıcı velįkin eyregi ādemįlerüñ bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz seni göndermedük yā Muḥammed, illā barça ḫalḳa beşāret itmeg‐içüncenneti ve ḳorḳutmaġ‐ıçun cehennemden. Lākin ḫalḳuñ çoġı bilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz səni (təkcə öz qövmünə deyil) bütün insanlara (mö’minlərə Cənnətlə) müjdə verdən, (kafirləri isə Cəhənnəm əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər olaraq göndərdik. Lakin insanların (Məkkə müşriklərinin) əksəriyyəti (bunu) bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have not sent thee (O Muhammad) save as a bringer of good tidings and a warner unto all mankind; but most of mankind know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have not sent thee but as a universal (Messenger)(3832) to men, giving them glad tidings, and warning them (against sin), but most men understand not.
3832 Allah's Revelation, through the Prophet, was not meant for one faith or tribe, one race or set of people. It was meant for all mankind, to whom, if they turn to Allah, it is a Message of the glad tidings of His Mercy, and if they do not turn to Him, it is a warning against sin and the inevitable Punishment. That the Punishment does not come immediately (as far as they perceive) is no reason for doubting it. It has been declared in clear and unequivocal terms, and nothing can be more certain. Why delay? Why ask carping questions? Why not profit by the Message, turn to Allah in repentance, and bring forth the fruits of righteousness?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ
ve seni göndermedik
اِلَّا
an- cak
كَٓافَّةً
hepsine
لِلنَّاسِ
insanların
بَش۪يراً
bir müjdeci
وَنَذ۪يراً
ve bir uya- rıcı olarak
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَ
çoğu
النَّاسِ
insanların
لَا يَعْلَمُونَ
bilmezler
(Resulüm!) Biz seni bütün insanlara ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu (bunu) bil(ip idrak et)mezler.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كَٓافَّة
İsim
ك ف ف
Hep birden, topyekûn, hepsi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
بَشِير
İsim
ب ش ر
Müjdeci, müjdeleyici
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi